MAGAZİN - 10 Eylül 2022 Cumartesi 14:35

Antalya’da yılın ilk mango hasadı Ivana Sert’ten

A
A
A
Antalya’da yılın ilk mango hasadı Ivana Sert’ten

Antalya’nın Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde yılın ilk hasadının yapıldığı mango ihracata hazırlanıyor.

Antalya’nın Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde yılın ilk hasadının yapıldığı mango ihracata hazırlanıyor. Gazipaşa’da düzenlenen hasat etkinliğine katılan moda tasarımcısı Ivana Sert, tek tek topladığı mangolara hayran kaldı. 1 milyar doların üzerinde ihracat yapıldığını söyleyen Ziraat Odası Başkanı Göktepe, yeni üretime geçeceklere ise uyarılarda bulundu.


Tropikal meyve üretim hacminin günden güne arttığı Antalya’da eylül ayının başlamasıyla birlikte Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde yılın ilk mango hasadı yapıldı. Gazipaşa ilçesinde yapılan hasada moda tasarımcısı Ivana Sert de katılarak ağaçlardan meyve topladı. Mango ağacından topladığı meyvenin tadına bakan Sert, ürünlerin lezzetinden övgü ile bahsetti. Mangoyu çok sevdiğini ve tükettiğini söyleyen Ivana Sert, “Her yönden faydası var. Aç kaldığınız zamanlarda bir mango yemek doyurucu olur. Şu anda ilk defa mango ağacını görme fırsatım oldu. Çok güzel bir ağaç, çiçek gibi bakılması lazım, değerli ve verimli ağaçlar. Türkiye de artık mango üretiyor. Mutluyum bu konuda, çünkü eskiden sadece tropikal bölgelerde mango tüketiyorduk. Şu anda kendi ülkemizde üretim yapılıyor. Biraz önce çiftçilerle konuştum. Bu işi severek yapıyorlar. Her ağaca bir isim vermişler. Biraz sonra mangoları toplayacağım” dedi.



“Ağaç başı yaklaşık 50 kilogram meyve alıyoruz”


Her yıl üretimin arttığını ifade eden üretici Mustafa Karagöz, “Biz burayı 2019 yılı Ağustos ayında 7 bin metrekare alan olarak ektik. Burada farklı çeşitler ektik. Şimdi 32 bin metrekare yeni bir sera kurduk. Burada iki çeşit üzerinde karar kıldık. Şu an da 32 bin metrekareye 4 bin mango ağacını daha buluşturacağız. Burayı ilk aldığımızda ağaçlar 2 ve 3 yaşlarında ağaçlardı. Şu an ağaç başı yaklaşık 50 kilogram meyve alıyoruz. Bu her yıl yüzde 70 ve yüzde 100 oranında artış göstererek katlanacak” şeklinde konuştu.



Ziraat odası başkanı mango üretimine başlayacakları uyardı


Alanya ve Gazipaşa ilçelerinde ciddi üretim potansiyeli olduğunu ifade eden Alanya Ziraat Odası Başkanı Tahir Göktepe, girdi maliyetlerinin de düşük olduğunu ifade etti. Mango üretimi yapacak çiftçilerin planlı ilerlemeleri gerektiğini söyleyen Göktepe, “Mangonun hem ihracat potansiyeli yüksek hem de girdi maliyetleri daha düşük olduğu için üreticilerimiz hızlı bir geçiş yapıyorlar şu anda. Bizler mango üretimine geçileceği dönemde planlı bir şekilde geçilmesini istiyoruz. Çünkü hem girdi maliyetlerinden dolayı hem de kuraklıktan dolayı tropikal ürünlere geçerken, diğer ürünlerden de arz açığımızın oluşmaması gerekiyor. Şu anda ilçemizde açık ve örtü altı olarak bin 600 dekarda mango üretimi yapılıyor. Tropikal meyve denildiğinde akla ilk olarak muz ve avokado geliyor. Bu ürünler çok ciddi oranda su istiyor. Mango meyvesine baktığımızda bu ürünlere nazaran yüzde 50 daha az sulama yapıyoruz” ifadelerini kullandı.



“1 milyar doların üzerinde ihracat kapasitesi var”


Bölgede hasadın geç başlamasının avantaj olduğunu kaydeden Göktepe, “1 dekar alandan 500 bin TL ile 750 bin TL arasında ağacın yaşı ve ekonomik verim oranına bakılarak bu elde edilebiliyor. Biz geçiş bölgesi olduğumuzdan dolayı rakibimiz sadece İspanya ve Mısır kalıyor. Eylül - Ocak arası bizim hasat dönemimiz. Bu dönemde de birçok yerde hasat bitmiş oluyor. Çok rahat bir şekilde ürünlerimizi hem Avrupa’ya hem de diğer ülkelere pazarlama şansımız var. Şu anda 1 milyar doların üzerinde ihracat kapasitesi var” dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Oğlunun gözü önünde anneyi öldüresiye dövdüler: "’Küfür etmeyin’ dedik diye bu hale geldim" Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bayram günü gittikleri kafede küfür eden grubu uyaran anne ve oğlu feci şekilde darbedildi. Şahısların tekme ve yumruklarına maruz kalarak tanınmaz hale gelen ve yüzünde çok sayıda kırık oluşan 39 yaşındaki Meryem Yıldırım tedavi altına alınırken, yaşananlar da kameraya yansıdı. Dehşet anlarını anlatan Yıldırım, "İnsan olan yapamaz bunu" dedi. Olay, Ramazan Bayramı’nın birinci günü İzmit’teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için mekana gitti. İddiaya göre, kafe önünde bir şahsın darbedildiğini gören Yıldırım, bu kişiye yardım etmek amacıyla onu içeriye çağırdı. Bu sırada şahsı darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal’ın, gruptakileri "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" şeklinde uyarması üzerine arbede çıktı. Gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darbedildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık ve kaburgasında çatlak tespit edildi. Olayın ardından şahıslar gözaltına alındı. Saldırı anı kameraya yansıdı Anne ve oğlunun olay günü kafede saldırı öncesinde birlikte geçirdikleri mutlu anlardan geriye çektirdikleri fotoğraf ve videolar kalırken, feci darp olayının anları çevredeki vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıdı. Kaydedilen görüntülerde, şüphelilerin öfkeli tavırları, küfür ve hakaretler savurdukları ve aralarından bir kadının bardak fırlattığı anlar yer aldı. "Tek hatırladığım yere düşüş anım" Hastanede tedavisi süren ve yüzünde kalıcı hasar oluşma riski bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı dehşet anlarını İHA’ya anlattı. Olaya sadece insani bir tepki verdiklerini belirten Yıldırım, şunları kaydetti: "Darp edilen garsona ’içeri gel’ dedim. O sırada benim oğlum da yanımdaydı. Döven kişi peşinden geldi. Küfür etti. Oğlum ’küfür etme, kadınlar var’ dedi. Benim oğluma saldırdı. Mekanın sahibi Uğur bey oğluma tekme attı. Ben de dışarı çıktım, oğlumu dövmeye başladılar ve duramadım. Kürşat bey tekme attı yüzüme, Emrah bey vücudumun her yerine tekme attı. Komple yüzümde kırk var şu an. Orası kalabalıktı. Tek hatırladığım yere düşüş anım ve yüzüme tekme atan suratı unutamıyorum. Şu anda da tehdit ediliyorum. Kız kardeşim ve oğlum arandı. Hastaneye farklı şekilde geleceklerini, şikayeti geri çekmemizi söylediler. Şikayetimi geri çekmeyeceğim. Oğlum beni kanlar içinde kucağında taşıdı ve ben bu haldeyim." "İnsan olan yapamaz bunu" Özellikle yüzünde ve kaburgasında ağır hasarlar bulunduğuna dikkati çeken Meryem Yıldırım, "Kaburgamda çatlak var, yüzüm zaten eski haline dönmeyecek, kalıcı şekilde çukurlar oluşma ihtimali çok yüksek. Beyne pıhtı atma ihtimalinden dolayı ameliyat da ertelenebilir. Yüzümde kırık olan yerlerde çöküntü kalabilirmiş. Ortada hiçbir şey yokken ’küfür etmeyin’ dedik diye bu hale geldim, hak ettiği cezaları almalarını istiyorum. Bana ettikleri para teklifini de kabul etmedim. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyorum. İnsan olan yapamaz bunu. Oğlumun gözünün önünde bana bunu yaptılar, ceza almadan çıkmalarını istemiyorum. Aralarında bir kadın vardı ve gerisi erkekti. Kadın yüzüme bardak fırlattı. Oğlumla her bayramın birinci günü vakit geçirirdim. Arkadaşımın mekanına gittik, yemek yedik sonra Rita’ya geldik. Orası da arkadaşımın mekanıydı. Arkadaşım oğlumu o adamların arasına atmasaydı biz bugün burada değildik" ifadelerini kullandı. "Annemi kanlar içinde gördüm" Olayın şokunu atlatamayan Talha Kaan İzal ise yaşananları şöyle anlattı: "Sadece keyifle vakit geçirmek için Rita diye bir mekana oturduk. Bir şeyler içip kalkacaktık. O sırada kavga kıyamet koptu dışarıda. Annem de dışarıda dayak yiyen birine, ’içeri geç’ dedi. Annem müdahale edince ben de onu korumak amacıyla ayağa kalktım. Annem kapının eşiğinde oturuyordu ve sırtı dönüktü. Ben de başında duruyordum. Çocuğa küfürler ederek içeriye girdiler. Ben de ’kadınlar var, küfür etmeyin’ şeklinde uyarılar yaptım. Lafımı bitirmeden şahıslardan biri sol gözüme vurdu. Can havliyle ittirdim, zaten arkadaşları üstümüze çullandı. Sema diye bir kadındı, hayatımda ilk kez gördüm onları. O kadın bize bardak fırlattı. Ondan sonra beni dışarıya attılar. Mekanın sahibi tekme vurdu sırtıma, ben dışarıya düştüm. Etrafımı sardılar, tekme yumruk atmaya başladılar. Ben etrafımı görmüyordum, bir de annemi içeride zannediyordum. Arka tarafımı hiç görmedim. Kadın olduğu için vurmazlar diye düşündüm. Ben öyle yetişmedim çünkü, annem beni ’kadına el kalkmaz’ diyerek yetiştirdi. Can havliyle kalabalıktan kendimi kurtardım. Polislerin yanına gittim. polisleri yanıma aldım, annemin yanına dönmek istedim." "Annemi kanlar içinde gördüm" Annesini gördüğü hali anlatırken gözyaşlarını tutamayan genç, "Kanlar içinde annemi görünce kucakladım ve merdivenlerden inerken ayağım kaydı, beraber düştük. Düştükten sonra taşıyamadım ve elim ayağım boşaldı. Bir tane abi annemi aldı, ben de o an sinir krizi geçirdim. ’Anne anne’ diye hıçkırarak ağladım. O abi bir tane sağlam bir tokat attı bana, kendime geldim ve annemin başındaydım. Ambulans geldi, hastaneye geçtik" ifadelerini kullandı. "Herkes yumruk, tekme sallıyordu" Saldırı anında yaşananları detaylandıran ve şüphelilerin en ağır cezayı almasını talep eden İzal, şunları söyledi: "3 kişilerdi. Bana yumruk atan Kürşat’tı. Ben ona ’kadınlar var, küfür etme’ dediğimde direkt yüzüme vurdu. Ben de ona vurdum ve vurduktan sonra Emrah bana yumruk sallamaya başladı. Sırtıma vuran ise mekan sahibi Uğur. Ben hiç kimseyi tanımıyorum. Zaten darp edilince kapandım. Herkes yumruk, tekme sallıyordu. Yere düşseydim büyük ihtimalle sonu ölümle biterdi. Kendimi kurtardım ve polislerin yanına gittim. Adaletin yerini bulacağını temenni ediyorum. Umarım yanlarına kalmaz."