ASAYİŞ - 22 Mart 2026 Pazar 12:59

Oğlunun gözü önünde anneyi öldüresiye dövdüler: "’Küfür etmeyin’ dedik diye bu hale geldim"

A
A
A
Oğlunun gözü önünde anneyi öldüresiye dövdüler: "’Küfür etmeyin’ dedik diye bu hale geldim"

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde bayram günü gittikleri kafede küfür eden grubu uyaran anne ve oğlu feci şekilde darbedildi. Şahısların tekme ve yumruklarına maruz kalarak tanınmaz hale gelen ve yüzünde çok sayıda kırık oluşan 39 yaşındaki Meryem Yıldırım tedavi altına alınırken, yaşananlar da kameraya yansıdı. Dehşet anlarını anlatan Yıldırım, "İnsan olan yapamaz bunu" dedi.


Olay, Ramazan Bayramı’nın birinci günü İzmit’teki bir kafede meydana geldi. Meryem Yıldırım (39) ve oğlu Talha Kaan İzal (21), vakit geçirmek için mekana gitti. İddiaya göre, kafe önünde bir şahsın darbedildiğini gören Yıldırım, bu kişiye yardım etmek amacıyla onu içeriye çağırdı. Bu sırada şahsı darbeden grup da kafeye girerek küfür etmeye başladı. Talha Kaan İzal’ın, gruptakileri "Burada kadınlar var, küfür etmeyin" şeklinde uyarması üzerine arbede çıktı.


Gözü dönmüş grubun saldırısına uğrayan anne ve oğlu darbedildi. Yüzüne ve vücuduna aldığı tekmelerle ağır yaralanan anne Meryem Yıldırım, kanlar içinde kaldı. Oğlu tarafından çağrılan ambulansla hastaneye kaldırılan kadının yüzünde çok sayıda kırık ve kaburgasında çatlak tespit edildi. Olayın ardından şahıslar gözaltına alındı.



Saldırı anı kameraya yansıdı


Anne ve oğlunun olay günü kafede saldırı öncesinde birlikte geçirdikleri mutlu anlardan geriye çektirdikleri fotoğraf ve videolar kalırken, feci darp olayının anları çevredeki vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıdı. Kaydedilen görüntülerde, şüphelilerin öfkeli tavırları, küfür ve hakaretler savurdukları ve aralarından bir kadının bardak fırlattığı anlar yer aldı.



"Tek hatırladığım yere düşüş anım"


Hastanede tedavisi süren ve yüzünde kalıcı hasar oluşma riski bulunan Meryem Yıldırım, yaşadığı dehşet anlarını İHA’ya anlattı. Olaya sadece insani bir tepki verdiklerini belirten Yıldırım, şunları kaydetti:


"Darp edilen garsona ’içeri gel’ dedim. O sırada benim oğlum da yanımdaydı. Döven kişi peşinden geldi. Küfür etti. Oğlum ’küfür etme, kadınlar var’ dedi. Benim oğluma saldırdı. Mekanın sahibi Uğur bey oğluma tekme attı. Ben de dışarı çıktım, oğlumu dövmeye başladılar ve duramadım. Kürşat bey tekme attı yüzüme, Emrah bey vücudumun her yerine tekme attı. Komple yüzümde kırk var şu an. Orası kalabalıktı. Tek hatırladığım yere düşüş anım ve yüzüme tekme atan suratı unutamıyorum. Şu anda da tehdit ediliyorum. Kız kardeşim ve oğlum arandı. Hastaneye farklı şekilde geleceklerini, şikayeti geri çekmemizi söylediler. Şikayetimi geri çekmeyeceğim. Oğlum beni kanlar içinde kucağında taşıdı ve ben bu haldeyim."



"İnsan olan yapamaz bunu"


Özellikle yüzünde ve kaburgasında ağır hasarlar bulunduğuna dikkati çeken Meryem Yıldırım, "Kaburgamda çatlak var, yüzüm zaten eski haline dönmeyecek, kalıcı şekilde çukurlar oluşma ihtimali çok yüksek. Beyne pıhtı atma ihtimalinden dolayı ameliyat da ertelenebilir. Yüzümde kırık olan yerlerde çöküntü kalabilirmiş. Ortada hiçbir şey yokken ’küfür etmeyin’ dedik diye bu hale geldim, hak ettiği cezaları almalarını istiyorum. Bana ettikleri para teklifini de kabul etmedim. Hayatımda ilk kez böyle bir şey yaşıyorum. İnsan olan yapamaz bunu. Oğlumun gözünün önünde bana bunu yaptılar, ceza almadan çıkmalarını istemiyorum. Aralarında bir kadın vardı ve gerisi erkekti. Kadın yüzüme bardak fırlattı. Oğlumla her bayramın birinci günü vakit geçirirdim. Arkadaşımın mekanına gittik, yemek yedik sonra Rita’ya geldik. Orası da arkadaşımın mekanıydı. Arkadaşım oğlumu o adamların arasına atmasaydı biz bugün burada değildik" ifadelerini kullandı.



"Annemi kanlar içinde gördüm"


Olayın şokunu atlatamayan Talha Kaan İzal ise yaşananları şöyle anlattı:


"Sadece keyifle vakit geçirmek için Rita diye bir mekana oturduk. Bir şeyler içip kalkacaktık. O sırada kavga kıyamet koptu dışarıda. Annem de dışarıda dayak yiyen birine, ’içeri geç’ dedi. Annem müdahale edince ben de onu korumak amacıyla ayağa kalktım. Annem kapının eşiğinde oturuyordu ve sırtı dönüktü. Ben de başında duruyordum. Çocuğa küfürler ederek içeriye girdiler. Ben de ’kadınlar var, küfür etmeyin’ şeklinde uyarılar yaptım. Lafımı bitirmeden şahıslardan biri sol gözüme vurdu. Can havliyle ittirdim, zaten arkadaşları üstümüze çullandı. Sema diye bir kadındı, hayatımda ilk kez gördüm onları. O kadın bize bardak fırlattı. Ondan sonra beni dışarıya attılar. Mekanın sahibi tekme vurdu sırtıma, ben dışarıya düştüm. Etrafımı sardılar, tekme yumruk atmaya başladılar. Ben etrafımı görmüyordum, bir de annemi içeride zannediyordum. Arka tarafımı hiç görmedim. Kadın olduğu için vurmazlar diye düşündüm. Ben öyle yetişmedim çünkü, annem beni ’kadına el kalkmaz’ diyerek yetiştirdi. Can havliyle kalabalıktan kendimi kurtardım. Polislerin yanına gittim. polisleri yanıma aldım, annemin yanına dönmek istedim."



"Annemi kanlar içinde gördüm"


Annesini gördüğü hali anlatırken gözyaşlarını tutamayan genç, "Kanlar içinde annemi görünce kucakladım ve merdivenlerden inerken ayağım kaydı, beraber düştük. Düştükten sonra taşıyamadım ve elim ayağım boşaldı. Bir tane abi annemi aldı, ben de o an sinir krizi geçirdim. ’Anne anne’ diye hıçkırarak ağladım. O abi bir tane sağlam bir tokat attı bana, kendime geldim ve annemin başındaydım. Ambulans geldi, hastaneye geçtik" ifadelerini kullandı.



"Herkes yumruk, tekme sallıyordu"


Saldırı anında yaşananları detaylandıran ve şüphelilerin en ağır cezayı almasını talep eden İzal, şunları söyledi:


"3 kişilerdi. Bana yumruk atan Kürşat’tı. Ben ona ’kadınlar var, küfür etme’ dediğimde direkt yüzüme vurdu. Ben de ona vurdum ve vurduktan sonra Emrah bana yumruk sallamaya başladı. Sırtıma vuran ise mekan sahibi Uğur. Ben hiç kimseyi tanımıyorum. Zaten darp edilince kapandım. Herkes yumruk, tekme sallıyordu. Yere düşseydim büyük ihtimalle sonu ölümle biterdi. Kendimi kurtardım ve polislerin yanına gittim. Adaletin yerini bulacağını temenni ediyorum. Umarım yanlarına kalmaz."



Oğlunun gözü önünde anneyi öldüresiye dövdüler: "’Küfür etmeyin’ dedik diye bu hale geldim"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Sosyal risk haritalarında 35 haritadan 11’i için çalışmalar tamamlandı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen sosyal risk haritaları kapsamında hazırlanacak 35 haritadan 11’i için çalışmalar tamamlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatı ile bakanlık tarafından yürütülen sosyal risk haritaları kapsamında hazırlanacak 35 haritadan 11’i için çalışmalar tamamlandı Bu puanların, mevcut durumu tespit etmenin yanı sıra sosyal risklerin erken belirlenmesine ve önleyici hizmetlerin güçlendirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Elde edilen veriler doğrultusunda "Aile Rehberi" ve "Çocuklar Güvende" dijital takip sistemleri kapsamında yeni bir uygulama sürecinin başlatılacağı kaydedildi. Bu kapsamda, farklı bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla koordinasyon içinde risk düzeyi yüksek hanelere yönelik bütüncül destek mekanizmaları devreye alınacak. Dijital takip sisteminin ilk uygulanacağı iller arasında Gaziantep, Manisa, Niğde, Van, Sinop, Edirne, Aksaray, Adana, İzmir, Afyonkarahisar ve Trabzon yer alıyor. Yetkililer, sosyal risk haritalarının klasik sosyal yardım yaklaşımının ötesine geçerek veriye dayalı, hedef odaklı ve önleyici bir modelin temelini oluşturduğunu belirtti. Yeni dönemde eğitim, sağlık, istihdam ve yerel yönetimlerle entegre yürütülecek çalışmalarla ailelerin güçlendirilmesi ve çocukların korunması amaçlanıyor. Sosyal risk puanlarının sahaya yansımasıyla özellikle kırılgan gruplara yönelik erken müdahale kapasitesinin artırılması ve kamu kaynaklarının daha etkin kullanılması hedefleniyor. Bakanlık yetkilileri, illerde elde edilen deneyimlerin ardından modelin kademeli olarak tüm Türkiye’ye yaygınlaştırılacağını bildirdi. Sosyal risk haritası, bireylerin ve toplumun karşılaşabileceği sosyal risklerin veri temelli olarak analiz edilip coğrafi düzeyde görselleştirildiği bir sistem olarak öne çıkıyor. Çalışma kapsamında 648 sosyal gösterge kullanılarak il, ilçe, mahalle hatta hane bazında risk analizleri yapılıyor. Elde edilen veriler sayesinde kırılgan gruplar erken aşamada tespit edilerek koruyucu ve önleyici sosyal hizmet politikaları geliştiriliyor. Sosyal risk haritaları, klasik ’olay sonrası müdahale’ anlayışının ötesine geçerek, riskler ortaya çıkmadan önce müdahale edilmesini hedefleyen bir erken uyarı sistemi işlevi görüyor.
İstanbul Fatih’te çöken binalarda enkaz altında kalanları kurtarılma çalışması devam ediyor Fatih’te doğalgaz patlaması sonucu bitişik yapıda inşa edilen iki bina çöktü. Binalarda yaşayanların yakınları olay yerine gelerek sinir krizi geçirdi. Enkazda kalan 5 kişi kurtarılarak hastanelere sevk edildi. Kurtarma çalışları havadan görüntülendi. Çökmede ilk anlar cep telefonu kamerasıyla görüntülendi. Olay saat 12.00 sıralarında Fatih ilçesi Ayvansaray mahallesi Ebe sokakta meydana geldi. Bitişik halde bulunan iki bina ilk belirlemelere göre doğalgaz patlaması sonucu çöktü. İhbar üzerine olay yerine AFAD, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, itfaiye ekipleri de enkazda mahsur kalanları kurtarmak için çalışma başlattı. Binalarda yaşayanları yakınları olay yerine gelerek feryat etti. Enkaz altında kalan yaraları kurtarma çalışması devam ediyor. Enkaz altında kalan 5 kişi ekipler tarafından kurtarılarak hastanelere sevk edildi. Arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Çökmenin ilk anları ise cep telefonu kamerasına yansıdı. Olay anını anlatan bir kadın, "Bomba gibi bir şey duyduk yatarken yerimizden zıpladık uykudan kalktık" ifadelerini kullandı. Mahalle muhtarı Fahrettin Özer, "Kahvede oturuyorduk. Şuana kadar yaralılar gitti. Allah’a şükür ölü yok. AFAD geldi çalışmalar devam ediyor. Binalar tek katlı. Ölü yok hepsi yaralı" dedi.