ASAYİŞ - 19 Ocak 2026 Pazartesi 10:22

Yeni Ankara Adalet Sarayı yükseliyor: Adalet hizmetleri tek merkezde toplanacak

A
A
A

Ankara’da adalet hizmetlerinin kapasitesini önemli ölçüde artıracak yeni Ankara Adalet Sarayı’nın yapımı hızla devam ediyor. Toplam 745 bin 900 metrekare kapalı alana sahip dev proje, tamamlandığında dünyanın en büyük Adalet Sarayı olma özelliği taşıyacak.

Depreme dayanıklı, yatay mimari anlayışıyla ve son teknolojiyle inşa edilen yeni Adalet Sarayı’nda bin 537 hâkim ve Cumhuriyet savcısı odası yer alacak. Yapıda, büyüklükleri 50 ile 400 metrekare arasında değişen 588 duruşma salonu bulunacak. Bu sayıyla birlikte Ankara’daki mevcut duruşma salonu kapasitesinin önemli ölçüde artırılması hedefleniyor. 745 bin 900 metrekare kapalı alana sahip adliye sarayında hukuk, ceza ve icra daireleri ile başsavcılık bölümlerinin ayrı ayrı bloklar halinde yer alacak.

Yeni Ankara Adalet Sarayı yükseliyor: Adalet hizmetleri tek merkezde toplanacak

Mahkumlar ile vatandaşlar adliyeye farklı giriş kapılarından giriş-çıkış yapacak

Adalet Sarayı’nda güvenlik ve işleyiş açısından önemli bir uygulamaya da yer verilecek. Mahkumlar ile vatandaşlar adliyeye farklı giriş kapılarından giriş-çıkış yapacak. Böylece hem güvenlik hem de düzenli bir adli süreç sağlanmış olacak. Ayrıca "Yeşil bina" özelliğine sahip olacak yeni adliyede yenilenebilir enerji kullanılacak.

Yeni Ankara Adalet Sarayı yükseliyor: Adalet hizmetleri tek merkezde toplanacak

Başkent yeni Adalet Sarayı’na 2027’de kavuşuyor

Ankara’da adalet hizmetlerini tek merkezde toplayacak olan yeni Ankara Adalet Sarayı’nda ayrıca 4 bin 180 araç kapasiteli otopark, 610 kişilik konferans salonu ve sığınak alanları da yer alacak. Yeni Ankara Adalet Sarayı’nın inşaat alanı ve son durumu dron ile görüntülendi. Dron görüntülerinde, projenin ulaştığı aşama ve büyüklüğü net bir şekilde ortaya kondu. Yeni adliye binasının hizmete girmesiyle birlikte Ankara’da adalet hizmetlerinin daha hızlı, modern ve etkin şekilde yürütülmesi amaçlanıyor. Adalet altyapısının gücüne güç katacak projenin yapımına 7 gün 24 saat devam edilirken, 1 Eylül 2027 tarihinde hizmete girmesi bekleniyor.

Yeni Ankara Adalet Sarayı yükseliyor: Adalet hizmetleri tek merkezde toplanacak

Ahmet Furkan Gülap - Fırat Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir tarımının yol haritası kooperatiflerle belirleniyor İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın, İzmir tarımını kooperatiflerle güçlendirmek amacıyla başlattığı "Kooperatif Buluşmaları", tarımsal kalkınma kooperatifleriyle devam etti. Başkan Tugay, sürdürülebilir tarım için doğru yöntemlerin önemine dikkat çekerek, sorunların Büyükşehir Belediyesi ve çiftçilerin iş birliğiyle, bilimin rehberliğinde çözüleceğini belirtti. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, kooperatifleşmede Türkiye’nin önde gelen kenti İzmir’de tarımsal kalkınma kooperatifleriyle bir araya geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen "Kooperatif Toplantıları" kapsamında, su ürünleri ve sulama kooperatiflerinin ardından tarımsal kalkınma kooperatifleriyle ilk toplantı gerçekleştirildi. "Kooperatiflerle Büyüyen Dayanışma, Güçlenen Üretim" sloganıyla düzenlenen toplantının ilk etabında Küçük Menderes Havzası’ndaki kooperatifler buluştu. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapılan toplantının moderatörlüğünü Prof. Dr. Yusuf Kurucu üstlendi. Kooperatiflerin sorunları masaya yatırıldı Toplantıda Başkan Tugay, kooperatif temsilcilerine tek tek söz vererek ekimden hasada kadar yaşanan sorunları, talepleri ve önerileri dinledi. Kooperatif temsilcileri; iklim krizi, sulama, markalaşma ve pazarlama, artan girdi maliyetleri, tarımsal eğitim eksikliği ve haksız rekabet gibi birçok başlıktaki sorunlarını dile getirdi. Karşılıklı görüş alışverişiyle tarımda izlenecek yol haritası belirlendi. Kısa vadede çözülebilecek konular için anında talimatlar verilirken, orta ve uzun vadeli sorunlar için planlama yapıldı. Su sorununa dikkat çekti Toplantıda kooperatiflere seslenen Başkan Tugay, İzmir’de farklı sektörlerde geçimini sağlayan insanların sorun yaşamadan, hatta koşullarını iyileştirerek hayatlarını sürdürmesini hedeflediklerini söyledi. En önemli sorunun su olduğuna dikkat çeken Tugay, artan hava sıcaklıkları ve orman yangınlarının tesadüf olmadığını, bu sorunların önümüzdeki yıllarda artarak devam edeceğini vurguladı. Bu noktada "Her şeyi doğru yapıyor muyuz?" sorusunun sorulması gerektiğini belirten Tugay, doğru ürün ve sulama yöntemlerinin seçilip seçilmediğinin, hayvancılığın bilimsel esaslara göre yapılıp yapılmadığının sorgulanmasının önemine işaret etti. Geleneksel yöntemlerin yanı sıra, kısa vadeli beklentilerle ve bilimsel temele dayanmadan yapılan üretim tercihlerinin yaygın olduğuna dikkat çeken Başkan Tugay, tarımda kararların bilgi ve bilime dayalı olarak alınması gerektiğini ifade etti. "Bize düşeni biz yapalım, size düşeni siz yapın" Dünya tarımında bilime dayalı üretim modelini benimseyen Hollanda’yı örnek gösteren Başkan Tugay, "Bizim herkesin bilgisine sonsuz saygımız var. Ama başka ülkelere baktığımız zaman çiftçisinin emeğinin karşılığını aldığını görüyoruz. Biz fidan dağıtıyoruz, fidanların yarısı kuruyor, dikilmiyor. Hayvan dağıtalım diyoruz, bu hayvanları beslemek çoğaltmak yerine satmayı tercih ediyorlar. Bu iş, belediyenin tek taraflı, iyi niyetli adım atmasıyla çözülmüyor. Burada en doğrusu nedir, buna kafa yormamız ve bu kararları birlikte vermemiz gerekiyor. Ondan sonra bize düşeni biz yapalım, size düşeni siz yapın" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin büyük ve güçlü bir kurum olduğunu ifade eden Başkan Tugay, son yıllarda birçok sorunun giderildiğini ve çalışmaların sürdüğünü ifade etti. Tugay, "İzmir Büyükşehir Belediyesi, bundan iki sene öncesine göre daha iyi durumda. Problemli olan birçok şeyi düzelttik; düzeltmeye devam ediyoruz. Ama bazı konular var ki bunlar bizim paramızın olup olmamasıyla ilgili değil. İlla ki yanlış ürün seçilirse, fazla su tüketilirse bu sorunları çözemeyiz" diye konuştu. "Doğru olan neyse, birlikte onu yapacağız" İzmir’in tarım arazileri ve havzalarının zenginliğine dikkat çeken Başkan Tugay, tarımın İzmir için özenle ele alınması gereken bir alan olduğunu vurguladı. Bu konuda kapsamlı değerlendirmeler yaptıklarını belirten Tugay, doğru adımların atılması için kooperatiflerin görüşlerinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Amaçlarının yalnızca toplantı yapmak değil, doğruyu birlikte bulmak olduğunu ifade eden Başkan Tugay, kooperatifleri güçlü ve önemli yapılar olarak gördüklerini belirtti. Kooperatifçiliği desteklemeye devam edeceklerini vurgulayan Tugay, "Kooperatifler birliktir, birlikten gelen güçtür. Doğru olan neyse, birlikte onu yapacağız" dedi. Üngür: İzmir’deki kooperatiflerde 19 bin ortağımız var Toplantıda İzmir’in kooperatif yapısına ilişkin bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, kent genelinde toplam 289 kooperatif bulunduğunu, bunların 163’ünün tarımsal kalkınma kooperatifi olduğunu söyledi. Kooperatif sayısının fazlalığı nedeniyle toplantıları iki etap halinde planladıklarını belirten Üngür, ilk etapta Küçük Menderes Havzası ve Kemalpaşa’daki kooperatiflerin davet edildiğini ifade etti. Üngür ayrıca İzmir’deki kooperatiflerde yaklaşık 19 bin ortağın yer aldığını, kooperatifleşmenin en yoğun olduğu ilçenin Bergama olduğunu; onu Ödemiş, Tire ve Bayındır’ın izlediğini belirtti. Birinci Derece Tarımsal Kalkınma Örgüt Belgesi sayısının 12’ye ulaştığını aktaran Üngür, İzmir’in bu alanda Türkiye genelinde ikinci sırada yer aldığını söyledi. Prof. Dr. Kurucu: Tedbir almazsak 2079’a kadar hiçbir şey kalmayacak Toplantıda konuşan Prof. Dr. Yusuf Kurucu, Türkiye’nin kuraklık haritası verilerini yıllara göre karşılaştırmalı olarak anlattı. Yusuf Kurucu, "Bilim yıllardır iklimin değişeceğini söylüyor. O nedenle ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız. Bir önceki yıla göre daha şiddetli kuraklık yaşıyoruz. Eğer bugünden tedbirimizi almazsak, 2079 yılına kadar çocuklarımıza, torunlarımıza hiçbir şey kalmayacak. Yaz uzuyor, ilkbahar, sonbahar kısalıyor. Her on yılda bir en az yüzde 12 oranında yeraltı suyu ve yağmur sularında azalma var. Bu da tarımda suyun kullanımında çok dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor" ifadelerini kullandı.
İstanbul Tapuda güvenli ödeme dönemi başlıyor Emlak Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, "Ticaret Bakanlığı tarafından görüşe açılan ve 1 Mayıs 2026 itibarıyla zorunlu hale getirilmesi planlanan "Tapuda Güvenli Ödeme Sistemi", taşınmaz satışlarında ödeme ile tapu devrinin eş zamanlı yapılmasını hedefliyor. Düzenlemenin amacı; kayıt dışılığı azaltmak, dolandırıcılık ve sahtecilik risklerini önlemek ve taraflar arasındaki güven sorununu ortadan kaldırmak" dedi. Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, ’Tapuda Güvenli Ödeme Sistemi’ne ilişkin açıklamalarda bulundu. Özelmacıklı, "Ülkemizde 2025 yılında 3 milyon 333 bine yakın taşınmaz satışı gerçekleşirken, toplam tapu harcı geliri 168 milyar TL’yi aşarak rekor seviyeye ulaştı. Güvenli Ödeme Sistemi sahtecilik, dolandırıcılık, hırsızlık ve para güvenliği risklerini azaltacaktır. Hatta taraflar arasındaki güveni artıracaktır. İlke olarak doğru ve desteklenmesi gereken bir adımdır. Ancak sahadaki temel sorunun yalnızca ödeme güvenliği değildir. Asıl mesele gerçek satış bedellerinin beyan edilememesidir. Bugün birçok işlemde, yüksek tapu harçları ve değer artış kazancı vergisi yükü nedeniyle gerçek satış bedeli yerine daha düşük tutarlar beyan ediliyor. Güvenli ödeme sistemi gelse bile bu davranış kalıbı aynen devam edecektir. Piyasa gerçekleri ele alınmadığı sürece beklenen etkiyi tam olarak oluşturamayacaktır" dedi. "Kalıcı çözüm için değer barışı ve harç indirimi şart" Özelmacıklı, "Güvenli Ödeme Sistemi’nin gerçek anlamda kayıt dışılığı azaltabilmesi için vergisel uyum düzenlemeleriyle birlikte hayata geçirilmesi gerekir. Bu sistemin bir değer barışı uygulaması ve tapu harcı oranlarının makul seviyelere çekilmesiyle birlikte ele alınması gerekir. Aksi halde sistem güvenliği artırır ama kayıt dışılığı kalıcı olarak azaltamaz. Amaç cezalandırmak değil, gönüllü uyumu teşvik etmek olmalıdır. Dubai gibi ülkelerde değer artış kazancı vergisi olmadığı için alım-satımlar gerçek bedeller üzerinden yapılabiliyor. Bu da piyasanın doğru değer haritalarının oluşmasını sağlıyor. Bizde ise bu vergi, çoğu zaman düşük beyanı teşvik eden bir unsur haline geliyor. Bu nedenle sistemin bu yönüyle de yeniden ele alınması gerekiyor" dedi. "Piyasa yavaşlamamalı, emlak işletmeleri sürece dahil edilmeli" Yeni sistemin tapu işlemlerini yavaşlatmaması gerektiğine dikkat çeken Özelmacıklı, "Teknik aksaklıkların ve ek bürokrasi piyasa üzerinde olumsuz etki oluşturmamalı. Hizmet bedeli kabul edilebilir ve taraflardan eşit olarak alınmalı. Ayrıca yetki belgeli emlak işletmeleri de sisteme dahil edilmeli. Emlak işletmeleri bu piyasanın en önemli aktörleridir. Hizmet bedellerinin de güvenli ödeme sistemine entegre edilmesi, hem taraflar arasındaki uyuşmazlıkları azaltır hem de kayıtlı ekonomiyi güçlendirir" dedi. Altın Emlak Global’den "Global Güç, Ortak Vizyon" buluşması Şirket, Türkiye genelindeki ve yurtdışındaki temsilcilerini İstanbul’da düzenlenen Temsilciler Toplantısı’nda bir araya getirdi. "Global Güç, Ortak Vizyon" mottosuyla gerçekleştirilen organizasyona yoğun katılım sağlanırken, etkinlikte sektörün güncel dinamikleri, yeni dönem beklentileri ve büyüme stratejileri ele alındı. Gün boyunca ticari gayrimenkul, teknoloji, global yatırım ve yeni nesil iş modelleri başlıklarında düzenlenen panellerde alanında uzman isimler bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Toplantı kapsamında ayrıca motivasyon konuşmacısı Barış Kılıçarslan’ın sunumuyla temsilcilere hedef belirleme, zihinsel dönüşüm ve sürdürülebilir başarı konularında özel bir eğitim verilirken, Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı da yeni yıla ilişkin piyasa beklentileri ile markanın 2026 yılına yönelik strateji ve politikalarını katılımcılarla paylaştı. Etkinliğin, şirketin ulusal ve uluslararası ölçekte büyüme vizyonunu pekiştirdiği aktarıldı.
Bursa Alaçam kar Festivali’ndeki aksaklıklarla ilgili Başkan Ferhat Erol’dan açıklama Bursa’nın Kestel ilçesine bağlı Alaçam Mahallesi’nde bu yıl ilk kez düzenlenen Alaçam Kar Festivali sonrası, etkinlik alanında yaşanan ulaşım aksaklıklarıyla ilgili Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol açıklamalarda bulundu. Başkan Erol, festival kararının hava şartları nedeniyle kısa sürede alındığını belirterek, organizasyonun planlama sürecinin oldukça hızlı ilerlediğini söyledi. Erol, normal şartlarda daha ileri bir tarihte yapılması planlanan etkinliğin, kar yağışı ihtimali nedeniyle çarşamba günü alınan kararla iki gün içerisinde hazırlandığını ifade etti. Festivalin, Bursa’nın dört bir yanından yoğun ilgi görmesiyle birlikte bazı olumsuzlukların yaşandığını dile getiren Erol, özellikle trafik yoğunluğu ve yürüme mesafelerinin bu durumun başlıca nedenleri olduğunu belirtti. Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilk kez düzenlenen bir organizasyon olması ve hızlı planlama sürecinin, bazı alanlarda eksikliklerin ortaya çıkmasına yol açtığını vurguladı. Tüm aksaklıkların tespit edildiğini kaydeden Başkan Erol, önümüzdeki yıllarda yapılacak festivaller için gerekli önlemlerin alınacağını ifade ederek şunları söyledi: "Buna göre, etkinlik alanına çıkan araç sayısı sınırlandırılacak, otopark alanları köy girişinde oluşturulacak ve hava şartlarına uygun ek düzenlemeler yapılacak. Alaçam Kar Festivali Uludağ’a alternatif bir kış turizmi alanı oluşturdu. Gelecek yıl organizasyonun daha kapsamlı, daha planlı ve mümkün olması halinde iki güne yayılacak şekilde düzenleyeceğiz"