SAĞLIK - 11 Şubat 2026 Çarşamba 12:29

Uzmanından kritik uyarı: "Dizde sesle birlikte ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı varsa mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir"

A
A
A
Uzmanından kritik uyarı: "Dizde sesle birlikte ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı varsa mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir"

Güven Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan İltar, "Dizde sesle birlikte ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı varsa; kireçlenme, kıkırdak aşınması, menisküs ya da bağ lezyonu açısından mutlaka hekim değerlendirmesi gerekir" dedi.


Güven Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Serkan İltar, dizden gelen tıkırtı ve çıtırtı seslerinin çoğu zaman tek başına endişe nedeni olmadığını fakat ağrı ve şişlik olması durumunda mutlaka doktora başvurulması gerektiğini belirtti. İltar, diz ekleminden gelen tıkırtı ve benzeri seslerin son dönemde hastaların en sık sorduğu konular arasında yer aldığını ifade ederek, bu seslerin her zaman bir hastalık anlamına gelmeyebileceğini söyledi.



"Normalde dizimizden ses gelmesi endişe edecek bir şey değil"


Seslerin yalnızca eklem içinden gelmediğini ifade eden İltar, "Normalde dizimizden ses gelmesi endişe edecek bir şey değil. Eklem içi ya da eklem çevresi dışındaki kasların, tendonların ya da bağların kemik çıkıntılar üzerinde hareketleriyle ortaya çıkan sesler var. Tıkırtı sesine ağrı eşlik ediyorsa, şişlik gelişiyorsa, hareket kısıtlılığı ortaya çıkıyorsa o zaman kaygılanmalı ve mutlaka doktora müracaat etmeliyiz. Bu sesler; osteoartrit (kireçlenme), kıkırdak aşınması, menisküs lezyonu ya da bağ lezyonu gibi problemlerle ilişkili olabilir. Araya sıkışıp takılan bir şey var mı yok mu araştırılmak üzere doktora başvurulması gerekir" ifadelerini kullandı.



Diz kireçlenmesi için 3 ana risk: Yaş, kilo, genetik


Diz ekleminde kireçlenme gelişimiyle ilgili risk durumlarına da değinen İltar, "Üç majör faktör var. Genetik yatkınlık, fazla kilo ve yaş alma. Birkaç kilo bir şey olmaz demeyelim. Dizin taşıdığı yük çok büyük" cümlelerine yer verdi.



Robotik uygulama önerdi


İleri düzey diz osteoartritinde son aşama tedavilerden birinin diz protezi olduğunu açıklayan İltar, "Robotik uygulama, ameliyattan önce planlamayı hatasız şekilde sunuyor. Daha iyi bağ dengesi kurmaya yardımcı olabiliyor. En önemli dezavantajı günümüz şartlarında ekonomik yük" ifadelerini kullandı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Üniversitelilerden ‘Melek Filo’ ile nefes kesen tatbikat Amasya’da düzenlenen UMKE tatbikatında paramedik eğitimi alan üniversite öğrencileri, felaketlerde hayatlar kurtaran ‘Melek Filo’ bünyesindeki askeri helikoptere sedyede hasta taşıyıp zamanla yarıştı. 4 ilden ekiplerin yer aldığı tatbikat nefes kesti. Amasya, Samsun, Çorum ve Ordu’dan toplam 240 sağlık personelinin görev aldığı 5. bölge illeri Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) tatbikatına Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’ndan 20 öğrenci de katıldı. 2 yıl boyunca aldıkları eğitimin ardından bir ay sonra mezun olacak öğrenciler, Türk Hava Kuvvetleri’nin hayat kurtaran kanatları ‘Melek Filo’ ile işbirliği yaptı. Kanatların çıkardığı hava akımına karşı Merzifon 5’inci Ana Jet Üs Komutanlığı bünyesinde zorlu şartlarda hayatlar kurtarmak için 7 gün 24 saat görev yapan filoya bağlı askeri helikopter havalanarak senaryo gereği acil çağrı bildirilen alana iniş yaptı. Helikopterin kanatlarının çıkardığı hava akımına karşı hareket eden öğrenciler ve UMKE ekipleri zamanla yarışıp deneyim kazandı. "Helikoptere yaklaşmak bambaşka heyecandı" Amasya İl Sağlık Müdürlüğü’nün koordinatörlüğünde gerçekleşen tatbikatı değerlendiren öğrencilerden İlk ve Acil Yardım (Paramedik) Bölümü 2. sınıf öğrencisi Sıla Naz İstifoğlu, "Helikoptere yaklaşmak bile bizim için bambaşka heyecandı" dedi. "Melek Filo hayatlar kurtarıyor" Batı Karadeniz’de 2021 yılında yaşanan sel felaketi ve 6 Şubat 2023’teki asrın felaketi depremlerde tahliye çalışmalarında aktif görev alan ‘Melek Filo’ ekibiyle aynı tatbikatta yer almanın heyecanını yaşadıklarını değinen Alya Doğan da, "Melek Filo hayatlar kurtarıyor. Tatbikat için çağırsalar koşa koşa giderim" diye konuştu. Hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinde görev alacak teknik personellerin yetiştiği okullarından mezun olduktan sonra sağlık ordusuna katılmayı hedeflediklerine değinen Tuğba Akça ise, "Bizde mezun olup atanınca onlarla beraber hayat kurtarmayı, insanların en zor anında yanlarında olmayı çok isteriz" şeklinde konuştu.
Antalya Antalya’da yabancı uyruklu şahıs kedinin üzerine bastı, köpeği tekmeledi Antalya’da yabancı uyruklu bir şahıs mahalledeki esnafın beslediği kediyi ayağıyla ezip ardından bir köpeği tekmeledi. Güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerin sosyal medyada yayılması üzerine şahıs gözaltına alınırken sokak hayvanlarına yapılan eziyet tepki çekti. 10 Mayıs tarihinde Antalya’nın Konyaaltı ilçesi Sarısu Mahallesi 144 Sokak’ta meydana gelen olayda, Rus uyruklu Andria İ. isimli şahıs, sokak üzerinde bulunan bir zincir market şubesinin önüne geldi. İş yerinin güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde şahıs burada yer alan merdivenlerde yatmakta olan kediyi ayağıyla ezdi. Kedinin can havliyle kaçmasının ardından, merdivenlerden inen Andria İ. bu kez merdivenlerin alt kısmında bulunan sokak köpeğini tekmeledi. Kediyi ayağıyla defalarca ezdi İki sokak hayvanı da Andria İ.’nin darbelerinin ardından bölgeden hızla uzaklaştı. Güvenlik kamerasına da yansıyan görüntülerin sosyal medya hesaplarında yayılmasının ardından hayvanseverler, kimliği belirsiz şahsa tepki gösterdi. Kendi hallerinde marketin önünde yatmakta olan kedi ve köpeğe yapılan eziyete tepki gösteren bazı vatandaşlar görüntülerle birlikte polis merkezine giderek şahıs hakkında şikayetçi oldu. Yapılan başvuru üzerine yakalanıp gözaltına alınan Andria İ.’nin emniyet ve savcılık ifadesi sonrası deport edilmek üzere Geri Gönderme Merkezî’ne teslim edildiği bildirildi. "Görüntüleri görünce çok üzüldüm" Şahsın hayvanlara yaptığı eziyeti canice olarak nitelendiren vatandaşlardan Esen Peksoy, "Şahsı tanıyoruz, ancak samimiyetimiz yok. Gelir alışverişini yapan ve gider. 1 yılı aşkın süredir Türkiye’de kalıyor. Buraya savaştan dolayı kaçıp gelmiş. Ama buraya gelip bu hayvanlara zulüm etmesi çok üzücü. Görüntüde hayvanın kafasına basarak, ardından tekme vuruyor. Ondan sonra da aşağıda bir köpeğe tekme vuruyor. Hayvanlar can havli ile kaçıyorlar. Kamerada görünce ben çok üzüldüm. Hayvana zarar veren insana da verir. Böyle insanların cezasını çekmesini tabi ki istiyorum" dedi. "Kediyi olaydan sonra görmedik" Olayın ardından şahsın ayağı ile ezdiği kediyi birkaç gündür görmediklerini belirten Peksoy, "Şu anda kedinin durumunu bilmiyorum. Geçen gün ayağı topallıyordu, mama aldık verdik. Ondan sonra kayboldu gitti. Biz de çalıştığımız için onu takip edemedik. Büyük ihtimale hayvan büyük bir darbe aldığından ölmüş olabilir. Ben olayı kameradan gördüm. Ben çok üzüldüm, o hayvana öyle eziyet etmesi, kafasını ezmesi, vurması, hayvanın bacağını sakatlaması. Sadece bir tek kediye değil, köpeğe de şiddetin her türlüsüne karşıyız. Ama bunlar Allah’ın sessiz kulları doğru değil. Başka bir ülkeden gelip benim ülkemde malıma, canıma, hayvanıma zarar vermesi etik bir durum değil" ifadelerini kullandı.