EĞİTİM - 09 Kasım 2025 Pazar 20:03

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Atanamayan öğretmenler değil, ataması yapılmamış öğretmenlerdir"

A
A
A
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Atanamayan öğretmenler değil, ataması yapılmamış öğretmenlerdir"

Türkiye Eğitim, Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) Genel Başkanı Talip Geylan, "Atanamayan öğretmenler değil, ataması yapılmamış öğretmenlerdir. Bunun böyle bilinmesini istiyoruz" dedi.


Kamu Personel Seçme Sınavı’na (KPSS) 2024 yılında girip yüksek puanlar alarak dereceye girmiş fakat ataması olmayan öğretmenler, Ankara Ulus’ta bulunan Atatürk heykeli önünde eylem gerçekleştirdi. Türk Eğitim-Sen’in destek verdiği eyleme birçok ilden öğretmenler ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan katıldı. Eylemde 24 Kasım Öğretmenler Günü öncesi ek atama talep edildi.



"Atanamayan öğretmenler değil, ataması yapılmamış öğretmenlerdir"


KPSS 2024’de sınava girip derece yapan ve ek atama bekleyen öğretmenlere seslenen Geylan, "Atanamayan öğretmenler değil, ataması yapılmamış öğretmenlerdir. Bunun böyle bilinmesini istiyoruz. İlk 30’a da girseniz ilk 40’a, 50’ye, ilk 100’e de girseniz atamanız yapılmadı. 24 ilde dahi ücretli öğretmen sayısı 22 bin 552, norm açığı 30 bin 72. Öğretmen açığı var arkadaşlar. 2024 KPSS sonucuna göre 15 bin kontenjan verildi. Bu yıl yaklaşık 20 bin öğretmen emekli oldu MEB’den. Bu 15 bin bırakın öğretmen ihtiyacını karşılamayı, bu yıl emekli olmuş arkadaşlarımızın oluşturacağı boşluğu dahi doldurmaktan uzak duruyor. Dolayısıyla 15 bin atamayı asla kabul etmiyoruz. 86 milyonun tamamı üstüne düşen fedakarlığı gerektiğinde illaki yapar ama eğitimde tasarruf olmaz. Okullarımızı, eğitim kurumlarımızı en son teknolojik gelişmiş donatımla donatabilirsiniz. Ancak sınıfta öğretmeniniz yoksa öğretmen açığınız varsa eğitime yapmış olduğunuz tasarrufların bir noktadan sonra anlamı kalmaz" diye konuştu.



"Bugün 500 bini aşmış sayıda genç öğretmenimiz atama bekliyor"


Geylan, konuşmasına şöyle devam etti:


"Bütçenin yüzde 15,3’ü yani 1 trilyon 944 milyar lira, 2026 yılında eğitime ayrıldı. Peki öğretmen açığını gideremiyorsak biz bu bütçeye yeterli diyebilir miyiz? Asla. Bugün 500 bini aşmış sayıda genç meslektaşımız, genç öğretmenimiz atama bekliyor. Bu devasa bir rakamdır. Bu durumun sorumlusu bu arkadaşlarımız değil. Sorumlusu olmadıkları bir mağduriyeti de bu arkadaşlarıma çektirmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Sayın Cumhurbaşkanım bu kardeşlerimiz fikri, vicdanı, irfanı hür nesilleri yetiştirerek Türkiye Yüzyılını inşa edecekler. Onun için, hizmet etmek için okullarıyla, sınıflarıyla öğrencilerle buluşmak istiyorlar. Lütfen bu sese kayıtsız kalmayın diyorum. 24 Kasım Öğretmenler Günü öncesinde bu mağduriyeti giderecek sayıda atama müjdesini verin diyoruz."



Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Geylan: "Atanamayan öğretmenler değil, ataması yapılmamış öğretmenlerdir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.