EĞİTİM - 11 Şubat 2026 Çarşamba 13:11

RTÜK Başkanı Daniş: "Zorbalık davranışları, bugün dijital mecralara taşınmış; daha görünmez, daha yaygın ve ne yazık ki daha yıkıcı bir boyut kazanmıştır"

A
A
A
RTÜK Başkanı Daniş: "Zorbalık davranışları, bugün dijital mecralara taşınmış; daha görünmez, daha yaygın ve ne yazık ki daha yıkıcı bir boyut kazanmıştır"

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Geçmişte daha çok yüz yüze ortamlarda karşılaşılan zorbalık davranışları, bugün dijital mecralara taşınmış; daha görünmez, daha yaygın ve ne yazık ki daha yıkıcı bir boyut kazanmıştır" dedi.



RTÜK tarafından medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadeleye yönelik farkındalığın artırılması amacıyla düzenlenen ‘Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım’ çalışmasının sonuç toplantısı düzenlendi. Ankara’da özel bir otelde gerçekleştirilen toplantıda medya içeriklerinde siber zorbalıkla mücadeleye yönelik farkındalığın artırılması planları ele alındığı belirtildi. Ayrıca programın amacının; daha güvenli, bilinçli ve sorumlu bir dijital iletişim ortamının insanlara katkı sunmasının amaçlandığı vurgulandı. Düzenlenen programda açılış konuşmasını yapan Daniş, dijital dünyanın gelişmesinin gençlere olumlu etkisi kadar olumsuz etkisinin de olduğunu, bu olumsuz etkilerden en önemlisinin de ‘siber zorbalık’ konusu olduğunu belirtti.



"Dijital dünya; bilgiye hızlı erişim, anlık iletişim ve pek çok alanda kolaylık sağlama imkanı sunmuştur"


Dijital dünyanın gelişmesiyle birlikte siber zorbalık kavramının ortaya çıktığını belirten Daniş, "Dijital dünya; bilgiye hızlı erişim, anlık iletişim ve pek çok alanda kolaylık sağlama imkanı sunmuştur. Özellikle pandemi döneminde yaygınlaşan çevrim içi eğitim uygulamaları sayesinde gençlerimiz, küresel ölçekte fırsatlara erişme imkanı elde etmiştir. Ancak tüm bu imkanların yanında, hepimizi yakından ilgilendiren önemli bir sorun da bulunmaktadır. Bu da siber zorbalık. Geçmişte daha çok yüz yüze ortamlarda karşılaşılan zorbalık davranışları, bugün dijital mecralara taşınmış; daha görünmez, daha yaygın ve ne yazık ki daha yıkıcı bir boyut kazanmıştır. Özellikle çocuklarımız ve gençlerimiz arasında giderek artan bu sorun, artık küresel ölçekte bir ‘sosyal acil durum’ olarak değerlendirilmektedir. Siber zorbalıkta saldırganın kimliğini gizleyebilmesi, mağdur üzerindeki baskıyı artırmakta ve travmatik etkiyi derinleştirmektedir. Bu nedenle bu sorunu yalnızca bireysel bir davranış problemi olarak değil; empati eksikliği, duygu yönetimi güçlükleri ve başa çıkma becerilerindeki yetersizliklerle beslenen çok boyutlu bir psiko-sosyal mesele olarak ele almak zorundayız. Bu bilinçle Üst Kurulumuz; Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında Batman Üniversitesi ve Selçuk Üniversitesi ile iş birliği içinde ‘Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım Projesi’ni hayata geçirmiştir" diye konuştu.



"Bu proje ile gençlerimizin, hak ve sorumluluklarının farkında bireyler olarak yetişmelerini amaçladık"


Siber Zorbalığa Karşı Dayanıklılık ve Empati Odaklı Yaklaşım Projesi’nin gençlerin dijital dünya mecrasında gelişimlerine katkı sağlayacağını ifade eden Daniş, "Bu proje ile gençlerimizin dijital vatandaşlık bilinci kazanmalarını, empati temelli iletişim becerilerini geliştirmelerini, dijital ortamlarda karşılaştıkları zorluklarla sağlıklı biçimde başa çıkabilmelerini, hak ve sorumluluklarının farkında bireyler olarak yetişmelerini amaçladık. Mayıs 2025’te Batman’da başlayan, Ekim 2025’te Konya’da devam eden ve Şubat 2026’da Ankara’da tamamlanan üç aşamalı bu süreçte; akademisyenlerimiz, öğrencilerimiz ve Üst Kurul uzmanlarımız büyük bir özveriyle çalışmış, güçlü bir sinerji ortaya koymuştur" şeklinde konuştu.



"Proje kapsamında iki önemli rehber hazırlanmıştır"


Kamu spotları ve farkındalık programlarıyla birlikte siber zorbalıkla mücadeleye devam edeceklerinin altını çizen Daniş, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bu doğrultuda proje kapsamında iki önemli rehber hazırlanmıştır. İlk rehberimiz, ‘Zorbalık Haberlerinde Çocuğun Yararının Korunması Rehberi’dir. Bu rehberle; çocukların yer aldığı haberlerde yayıncılık anlayışının nasıl olması gerektiği, gizlilik ve mahremiyet ilkeleri ile çocuğun yararının nasıl korunacağı net biçimde ortaya konulmuştur. Medya kuruluşlarımıza yönelik hazırlanan bu rehberin tüm yayıncılarımızla paylaşılması ve yayın politikalarına entegre edilmesi, çocuklarımızın korunması açısından büyük önem taşımaktadır. RTÜK olarak sorumlu ve etik yayıncılığın güçlenmesi için bu sürecin yakın takipçisi olacağız. İkinci rehberimiz ise, ‘Zorbalık Davranışlarını Tanıma Ebeveyn Rehberi’dir. Bu rehber, uluslararası literatürde ‘Red Flag’ olarak adlandırılan alarm verici davranışlara dikkat çekmekte; ebeveynlerin riskleri erken fark edebilmesini ve bilinçli şekilde müdahale edebilmesini amaçlamaktadır. Ailenin, çocuğun dijital dünyayla kurduğu ilişkinin en önemli rehberi olduğu bilinciyle, ebeveynlerimizi desteklemeyi temel bir sorumluluk olarak görüyoruz. Hazırlanan bu iki rehberi programımızın devamında kamuoyuyla paylaşacağız. Böylece hem medya kuruluşlarımız hem de ailelerimiz için yol gösterici kaynaklar sunmuş olacağız. Bununla birlikte, kamu spotları ve farkındalık programları aracılığıyla siber zorbalıkla mücadelede toplumsal duyarlılığı artırmayı, medya yoluyla güçlü bir bilinç seferberliği oluşturmayı hedefliyoruz."



Düzenlenen programa Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan ve öğrenciler katılım sağladı. Program, öğrencilerle hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.



RTÜK Başkanı Daniş: "Zorbalık davranışları, bugün dijital mecralara taşınmış; daha görünmez, daha yaygın ve ne yazık ki daha yıkıcı bir boyut kazanmıştır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi davasında savcı mütalaasını açıkladı Ankara’da AK Parti Balıkesir Milletvekili İsmail Ok’a yanlış ilaç verilmesi nedeniyle açılan davada cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık doktor ile acil tıp teknikerinin "kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olabilecek şekilde taksirle yaralama" suçundan cezalandırılmasını, hastane müdürünün ise beraatini talep etti. Ankara 36. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, sanık Ali Akçay ve avukatları ile diğer sanık müdafileri hazır bulundu. Dosyaya gelen uzlaştırma raporunda taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığı belirtildi. Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, olay tarihinde 27’nci Dönem Milletvekili olan İsmail Ok’un üst solunum yolu enfeksiyonu şikayetiyle Ankara’daki Özel Koru Hastanesine başvurduğunu, dahiliye uzmanı sanık Ali Akçay tarafından muayene edildiğini belirtti. Mütalaada, Akçay’ın şikayetçi Ok’a uygulanmak üzere kas içine enjekte edilen ‘Muscoflex’ isimli ilacı seçmek isterken, sistemde bu ilacın altında yer alan ve damar içine uygulanan ‘Muscobloc’ isimli ilacı seçerek order sistemine kaydettiği anlatıldı. "Kalbi duran Ok, CPR ile hayata döndürüldü" ‘Muscobloc’ isimli ilacın üst solunum yolu enfeksiyonu tedavisinde kullanılmadığı, genel anestezi ve cerrahi işlemlerde kas gevşetilmesi amacıyla kullanılan, kişinin solunumunun ve kalbinin durmasına neden olabilecek etkiye sahip bir ilaç olduğu ifade edilen mütalaada, ilacın uygulanması için acil servise yönlendirilen İsmail Ok’a, acil tıp teknikeri Şevval Öcal’ın yönlendirmesiyle hemşire tarafından damar yoluyla ilaç uygulandığı belirtildi. Sonrasında ise Ok’un kalbinin durduğu, CPR uygulanarak hayata döndürüldüğü ve daha sonra yoğun bakıma alındığı belirtildi. Mütalaada, Akçay’ın eyleminin ’Kasten öldürmeye teşebbüs’ değil, ’Kişinin yaşamını tehlikeye sokacak şekilde taksirle yaralama’ suçunu oluşturduğu değerlendirildi. Savcı, yargılanan hastane müdürü Mehmet Avcıküçük yönünden ise suç delillerini gizleme kastıyla hareket ettiğine dair delil bulunmadığını belirterek beraatini talep etti. Ara kararını kuran mahkeme heyeti, sanık Ali Akçay’ın yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirinin devamına hükmederek, yazılı savunma hazırlamaları için taraflara süre verdi. Duruşma 24 Eylül’e ertelendi.
Aydın Aydın Cumhuriyet Başsavcılığından "bir öğrencinin okula silah getirdiği" haberlerine yalanlama Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı basın yayın organlarında yer alan "milletvekilinin oğlu okulu silahla bastı" yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Aydın Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, "Bazı basın yayın kuruluşlarında ’milletvekilinin oğlu okulu silahla bastı, Aydın’da milletvekilinin oğlu hakkındaki okulu silahla bastı iddiası CİMER kayıtlarına geçti’ şeklinde ve benzeri haberlerin çıkması üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından basın açıklaması yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Belirtilen şekilde basında yer alan haberler ve yakın tarihte Kahramanmaraş ilinde ve Şanlıurfa ili Siverek ilçesinde orta öğretim kurumlarında meydana gelen elim olaylardan sonra toplumda oluşan hassasiyet göz önüne alınarak Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, basında yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığı, böyle bir olayın meydana gelmediği anlaşılmıştır" denildi. "Ülkemizin iki ayrı şehrinde orta öğretim kurumlarında meydana gelen elim olaylardan sonra toplum üzerinde oluşan hassasiyetten de istifade edilerek hiçbir dayanağı olmayan halkı yanıltıcı bilgi niteliğinde gerçeğe aykırı haber yapmak suretiyle halk arasında endişe, korku ve paniğe neden olan şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanununun 217/A maddesinde düzenlenen halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçundan soruşturma yapılmıştır" denilen açıklamada, "Soruşturmaya konu haber içeriklerinde bir milletvekilinin oğlunun okula silah getirdiği ve okul içerisinde silahla fotoğraf çekildiği, bu durumun okul idaresi tarafından bilindiği halde işlem yapılmadığı yönünde CİMER başvurularının bulunduğu yönündeki iddialar ile ilgili yapılan araştırmada ise CİMER başvurularının şüpheliler hakkında TCK’nın 217/A maddesi kapsamında başlatılan soruşturmadan sonra şüphelileri suçtan kurtarmaya yönelik müracaatlar olduğu, 2024 yılı içerisinde Aydın ilinde faaliyet gösteren bir özel okulda bazı öğrencilerin okula getirdikleri boncuk atan oyuncak tabanca ile fotoğraf çekilmesi olayı ile ilgili okul idaresi tarafından disiplin soruşturması yapıldığı, okula oyuncak tabanca getiren öğrenci hakkında 5 gün okuldan uzaklaştırma cezası verildiği, CİMER başvurusuna eklenen fotoğrafın işbu disiplin soruşturmasına konu fotoğraf olduğu, bu öğrencinin velisinin bir kamu görevlisi ya da milletvekili olmadığı, bu olayın çarpıtılarak ve bağlamından kopartılarak gerçeğe aykırı habere dayanak yapılmaya çalışıldığı anlaşılmıştır" ifadeleri yer aldı.
Samsun Samsunspor, 5 ayrılığı birden açıkladı Samsunspor, 4’ü futbolcu biri teknik ekipten olmak üzere toplam 5 isimle yolların ayrıldığını açıkladı. Yarın oynanacak Göztepe mücadelesi ile sezonu noktalayacak Samsunspor’da takımdan ayrılacak oyuncular belli oldu. Kaptan Zeki Yavru, sol bek Soner Gönül, stoper Lubo Satka ve orta saha Olivier Ntcham’ın gelecek sezon Samsunspor forması giymeyeceği belirtilirken, yardımcı antrenör olarak görev yapan Boa Morte ile de devam edilmeyeceği ifade edildi. Kulüpten konu hakkında yapılan yazılı açıklamada, "Bazı vedalar sadece bir ayrılık değil, birlikte yazılmış bir hikâyenin alkışlarla taçlanan son sayfasıdır. Yarın; formamızı büyük bir aidiyetle taşıyan, mücadeleleri, karakterleri ve Atatürklü Arma’ya verdikleri emekle ailemizin unutulmaz fertleri olan Kaptan Zeki, Soner, Satka ve Ntcham ile Yardımcı Antrenörümüz Boa Morte, son kez sahaya bizimle çıkacak. Maç öncesinde; kulübümüze hem ligde hem de Avrupa’da kattıkları değer ve verdikleri emek adına kendilerine plaket takdim ederek teşekkür edeceğiz. Bu özel ana tüm tribünlerimizin de tanıklık etmesini istiyoruz. Yıllar boyunca aynı heyecana, aynı sevince, aynı mücadeleye ortak olduğumuz sporcularımızla son kez bir araya gelmek; onlara hak ettikleri vedayı hep birlikte yaşatmak için tüm taraftarlarımızı maç öncesinde tribündeki yerlerini almaya davet ediyoruz. Birbirinden kıymetli sporcularımıza ve yardımcı antrenörümüze yakışan vedayı hep birlikte yapalım" ifadeleri yer aldı.