SPOR - 23 Nisan 2026 Perşembe 17:35

Rıza Kayaalp ve Güreş Milli Takımı yurda döndü

A
A
A
Rıza Kayaalp ve Güreş Milli Takımı yurda döndü

Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 13. kez şampiyon olarak tarihi bir rekora imza atan Rıza Kayaalp Ankara’ya döndü.


Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda grekoromen stil 130 kiloda kazandığı altın madalyayla 13. Avrupa şampiyonluğuna ulaşarak rekor kıran Rıza Kayaalp ve beraberindeki güreş takımı yurda döndü. Milli güreşçileri Esenboğa Havalimanında kulüp yöneticileri, antrenörleri, çalışma arkadaşları ve aileleri Türk bayraklarıyla karşıladı.



1 altın, 1 gümüş ve 2 bronz madalya


Avrupa Güreş Şampiyonası’nda Grekoromen Güreş Milli Takımı Avrupa ikincisi oldu. 130 kiloda Rıza Kayaalp altın, 67 kiloda Murat Fırat gümüş, 72 kiloda Cengiz Arslan ve 63 kiloda Kerem Kamal ise bronz madalya kazandı.



"Bu şampiyonanın benim için önemi kırılmaz denilen bir rekoru kırmaktı"


Zorlu bir şampiyonayı geride bıraktığını kaydeden Rıza Kayaalp, "Bu şampiyonanın benim için önemi kırılmaz denilen bir rekoru kırmaktı. Allah’a şükürler olsun 13. kez bu zafere ulaştım. 15. kez final yapıp, 13. kez Avrupa şampiyonu olarak grekoromen gibi zor bir branşta bunu elde eden ilk güreşçi olarak tarihe geçmek, ülkemizi temsil etmek bir Türk sporcusu olarak bunun olmasını sağlamak beni çok mutlu etti. Emeklerimin karşılığını almış oldum. Şükürler olsun. Aslında çıkıp güreşmek kolaydı. 2023’te en son Avrupa şampiyonluğumu kazanmıştım. 12. kez kazanarak o zaman egale etmiştim ama ondan sonraki süreçte çok şey geçti başımdan. Bu süreçte hiçbir zaman yılmadım. Bıktığımız zamanlar oldu ama bu küçük yavrumun duası beni her zaman ayakta tuttu. Ona bir söz vermiştim. Tekrar şampiyon olacağım diye. Allah’a şükürler olsun, yılmadım. 4-5 aydır da neredeyse eve gidemedim. Çocuklarımdan ayrı kaldım, ailemden ayrı kaldım. Bu rekoru ülkeme kazandırmak için elimden gelen bütün gayreti, çabayı gösterdim. Artık uzun yıllar boyunca Avrupa şampiyonluğu bir Türk güreşçide kalmış olacak. Bundan dolayı da çok mutluyum" diye konuştu.


Tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayan Kayaalp, dünyanın çocuklar için güzel bir yer olmasını diledi. Konuşmasının ardından kızına "Seni güreşte yenerim" diyen Kayaalp, kızından "Yenemezsin" cevabı aldı. Milli sporcu, kızının büyüyünce iyi bir sporcu olması temennisinde bulundu.



Rıza Kayaalp ve Güreş Milli Takımı yurda döndü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale 57. Alay Birliği, 111 yıl sonra yeniden kuruldu Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay, 111 yıl sonra tekkrar kuruldu. Tarihe damga vuran 19. Tümen’e bağlı 57. Piyade Alayı, Gelibolu’daki 2. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkil edilerek faaliyetlerine başladı. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ’Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadasındaki Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57. Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesiyle her yıl binlerce ziyaretçiye Çanakkale ruhunu yaşatmaya devam ediyor. Adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan, açık hava müzesi niteliği taşıyan Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle, Çanakkale Ruhu’nu ve Çanakkale Destanı’nı daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı, Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda kahraman Mehmetçik 111 yıl önce dünyanın en güçlü donanmalarına geçit vermeyerek ’Çanakkale Geçilmez Destanı’ yazdı. 18 Mart 1915 tarihinde Çanakkale Boğazı’nı donanmanın zorlamasıyla geçemeyen İtilaf güçleri 25 Nisan tarihinde karaya asker çıkararak kara muharebeleri başladı. Karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek, 57’nci Alay büyük bir destan yazdı. Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda 111 yıl önce karadan çıkarma yapan İtilaf Devletleri’ne geçit vermeyerek büyük bir destan yazan 57. Alay, 111 yıl sonra tekkrar kuruldu. Tarihe damga vuran 19. Tümen’e bağlı 57. Piyade Alayı, Gelibolu’daki 2. Kolordu Komutanlığı bünyesinde yeniden teşkil edilerek faaliyetlerine başladı. "Kahraman alay" olarak anılan 57. Piyade Alayı, bundan sonraki süreçte Tarihi Alan’da gerçekleştirilecek resmi törenlerde, saygı nöbetlerinde ve çeşitli canlandırma faaliyetlerinde aktif rol üstlenecek. Askerlerin, döneme ait tarihi kıyafetlerle görev yapacağı bu faaliyetler kapsamında ziyaretçilere de farklı bir deneyim sunulacak. Tarihi Alan’ı ziyaret eden vatandaşlar, gerçekleştirilecek canlandırmalar sayesinde 57. Piyade Alayı’nın savaş dönemindeki yaşamına yakından tanıklık etme imkanı bulacak. Bu uygulamanın, Çanakkale ruhunun gelecek nesillere aktarılmasında önemli katkı sağlaması hedefleniyor. ÇOMÜ’den Dr. Öğretim Üyesi İsmail Sabah, "57. Alay bu zamana kadar 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ’da kurulduğu zannedilmekteydi. Ancak yakın zamanda yapmış olduğumuz arşiv çalışmaları sonucunda gördük ki, 57. Alay’ın kuruluşu bilinenden çok farklı gerçekleşti. 21 Ocak 1915 tarihinde, o esnada 3. Kolordu bünyesi’nde ve 7. Tümen’den alınan bölüklerle Gelibolu’da teşkil edilmiş, 28 Ocak 1915 tarihine geldiğimizde yani İngiliz Savaş Kabinesi’nin Çanakkale’de bir cephe açma kararı aldığı gün 57. Alayın 1. Taburu’da Gelibolu’da duaların edildiği özel bir merasimle teşkil edilmiştir. Bu esnada Sofya Askeriataşe olarak bulunan Mustafa Kemal Bey kendi talebiyle de yeni kurulmakta olan Tümen Komutanlığına atanmış ve İstanbul’a geldiğinde ilk olarak İstanbul’a gelmiş ve burada atandığı tümenin nerede olduğunu aramaya çalışmıştır. Harbiye nezaretinde yapmış olduğu görüşmelerde büyük bir şaşkınlık yaşayan Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey orada tümenin nerede olduğunu bilen herhangi bir kişiye tesadüf edemez. Kendisine 1. Ordu Komutanlığına müracaat etmesi söylenir ve oraya geldiğinde Kurmay Başkanı Kazım Bey ile görüşür ve Kazım Bey ile görüşmesinde kendilerinin kuruluşlarında böyle bir tümenin olmadığını ancak Gelibolu’daki 3. Kolordunun böyle bir teşkilat çalışmasında bulunduğunu ifade ederek bir defa Gelibolu’ya gitmesini söyler. Bunun üzerine Mustafa Kemal Bey, ’yani ben komutan olduğum tümen var mıdır, yok mudur bunu anlamak için Gelibolu’ya mı gideceğim’ dediğinde evet doğrusu budur cevabını alır. Ve bunun üzerine 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Bey, 31 Ocak 1915 tarihinde Gelibolu’ya gelir. 3. Kolordu nezdinde kuruluş ve teşkilat çalışmaları başlayan 19. Tümeni ve 57. Alayı ilk defa burada görür. Ve başkomutanlık emriyle de aynı gün oradan hareket ederek, 1 Şubat 1915 tarihinde Tekirdağ’a varır. Aradan 111 yıl geçmesine rağmen tarihin ilginç bir tesadüfü sonucu olarak 57. Alay tekrardan yine Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Gelibolu’da kurulmuş olduğunu gördük. Bu da 57. Alay’ın kahramanlığını yaşatan ve o kahramanlığı hatırlatan güzel bir tesadüf olarak tarihteki yerini almıştır" dedi.