POLİTİKA - 18 Ocak 2026 Pazar 14:47

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Suriye’nin yeniden yapılanmasının anahtarı bütüncül bir Suriye ordusudur"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Suriye’nin yeniden yapılanmasının anahtarı bütüncül bir Suriye ordusudur"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Suriye’nin yeniden yapılanmasının anahtarı, tek bir çatı altında toplanmış bütüncül bir Suriye ordusudur" dedi.

MHP lideri Bahçeli, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara’nın yayımladığı kararname ve Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin yazılı bir değerlendirme yaptı.

Bahçeli, Suriye’de SDG’nin kuzey ve kuzeydoğu bölgelerinde fiilî kontrol alanları oluşturmasının, yeniden inşa ve istikrar sürecinin önündeki en temel engellerden biri haline geldiğini belirtti. Yeni Suriye yönetiminin merkezi devlet otoritesini yeniden tesis etmeyi hedeflediğini kaydeden Bahçeli, 10 Mart 2025’te SDG ile varılan mutabakatın bu çerçevede önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti.

SDG’nin mutabakatın gereklerini yerine getirmediğini vurgulayan Bahçeli, "Şam yönetimi tarafından Suriye’nin toprak bütünlüğüne yönelik açık bir tehdit olarak algılanmıştır. Merkezi hükümetin bu süreçteki tutumunu güçlendiren en önemli faktörlerden biri, Türkiye’nin Suriye’nin üniter yapısına verdiği açık ve kararlı destek olmuştur. Suriye merkezî hükumetinin, uzlaşılan mutabakat gereğince SDG’nin varlığını sonlandırması ve merkezi yönetime entegre olmasına yönelik çağrısına SDG elebaşı Mazlum Abdi, İsrail’den aldığı destek ve tahrik sonucu olumlu cevap vermemiştir. Mazlum Abdi, özerklik/federasyon talebini dile getirmekle Şam yönetiminden taviz alma girişimlerinde bulunmuşsa da Şara yönetimi ülkede siyasi birlik ve sınır bütünlüğünün tesisinde kararlı davranmıştır. Türkiye’nin de her fırsatta Suriye’nin üniter bir yapıya sahip olması gerektiğine dair söylemde bulunması Şara’ya güç vermiş ve SDG tarafının ayak diremesine karşı merkezi hükümeti cesaretlendirmiştir" ifadelerini kullandı.

Sahada yaşanan gelişmelere de değinen Bahçeli, Suriye ordusunun Halep ve Fırat’ın batısında kontrolü sağlamasının, SDG’nin iddia edildiği kadar güçlü olmadığını ortaya koyduğunu belirterek, "Bu tablo, SDG/PKK açısından zamanın artık lehlerine işlemediğini göstermektedir. Nitekim 17 Ocak tarihinde SDG terör örgütü adına Mazlum Abdi’nin ‘Dost ülkelerin ve arabulucuların çağrıları üzerine; entegrasyon sürecini tamamlama konusundaki iyi niyetimizi göstermek ve 10 Mart anlaşmasının maddelerini uygulamaya olan bağlılığımız gereği; Fırat’ın doğusuna çekilme kararı aldıklarını’ açıklaması Suriye ordusunun caydırıcılığı çerçevesinde olsa da 10 Mart mutabakatının yerine getirilmesi bakımından önemli bir aşamadır. Şam yönetimi, sahada doğrudan ve kapsamlı bir askerî çatışmaya girmeden; siyasi meşruiyetini, bölgesel dengeleri ve yerel unsurların memnuniyetsizliğini kullanarak SDG’nin manevra alanını daraltan bir strateji izlemektedir" dedi.

Bahçeli, Suriye’de Kürtler ile SDG’nin birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Doğru olan da budur; Suriye’de Kürtler başkadır, SDG başkadır. SDG bir terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir" ifadesine yer verdi.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara’nın Kürt dili ve kültürüne ilişkin açıklamaları ile 2026/13 sayılı kararnameyi olumlu bulduklarını belirten Bahçeli, söz konusu düzenlemenin birlik ve istikrara katkı sağlayacağını belirterek, "Mezkur kararname isabetli, anlamlı ve Suriye’de birlik ve bütünlüğü tahkim etme yönünde doğru zamanda atılmış önemli bir adımdır" değerlendirmesinde bulundu.

Kararnamenin SDG’ye taviz olarak yorumlanamayacağını vurgulayan Bahçeli, "Bu kararname, SDG’nin ‘Kürtlerin temsilcisi’ olduğu yönündeki temelsiz iddiayı zayıflatan bir gelişmedir" ifadelerini kullandı.

Bahçeli, Suriye’nin üniter yapısının korunmasının hayati önem taşıdığını belirterek, federasyon ve özerklik tartışmalarına karşı uyarıda bulundu. "Suriye, Fırat’ın batısı ve doğusu şeklinde yapay coğrafi veya etnik bölünmelerle parçalanmamalıdır" diyen Bahçeli, yeni anayasanın kapsayıcı, eşitlikçi ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir anlayışla hazırlanması gerektiğini vurguladı.

Değerlendirmesinde yol haritası da çizen Bahçeli, 10 Mart mutabakatının tüm maddeleriyle uygulanması, SDG ve türev yapıların tamamen feshedilmesi ve "Suriye vatandaşlığı" kavramının güçlendirilmesinin zorunlu olduğunu belirtti. Bahçeli, "Suriye’nin yeniden yapılanmasının anahtarı, tek bir çatı altında toplanmış bütüncül bir Suriye ordusudur" dedi.

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Rasmus Ankersen: "İstediğimiz oyuncuları kadromuza kattık" Göztepe Başkanı Rasmus Ankersen, ara dönemle ilgili açıklamalarda bulunarak, "Sezonun ilk yarısı harikaydı. Puan tablosunda dördüncü sıradayız. Takım, ara dönemde iyi bir hazırlık süreci geçirdi, İstediğimiz yeni oyuncuları kadromuza kattık ve en yüksek verimi almak için onları sezonun başında takıma dahil ettik" ifadelerini kullandı. Göztepe Başkanı Rasmus Ankersen, sezonun ilk yarısına ve ara transfer dönemine dair kulübün sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Yaptığı açıklamayla camiaya seslenen Ankersen, "Sezonun ilk yarısı harikaydı. Puan tablosunda dördüncü sıradayız. Takım, ara dönemde iyi bir hazırlık süreci geçirdi. İstediğimiz yeni oyuncuları kadromuza kattık ve en yüksek verimi almak için onları sezonun başında takıma dahil ettik. Bence sezonun ikinci yarısı için saldırmaya hazırız. Ortak bir hedefimiz var; Avrupa’ya gitme hakkını kazanmak için mücadele edeceğiz. Kolay olmayacak. Yolda bazı engellerle karşılaşacağız. Önemli olan, sezonun ikinci bölümüne, son birkaç yıldır hissettiğimiz ve gösterdiğimiz birliktelik ruhuyla başlamamız. Birlikte pek çok önemli anı paylaştık. Uzun yıllardan sonra ilk kupa yarı finalinden, Romulo’nun satışına kadar... Göztepe’yi gerçekten saygı duyulan ve güvenebileceğiniz bir kulüp haline getirmek için çalıştık. Ama gerçekten aklıma gelen kişisel bir dönüm noktası, geçen sezon kazanmadan geçtiğimiz 11 maç ve o zorlu dönemde taraftarlar, oyuncular ve teknik ekip arasında hissettiğim birliktelik ruhudur. O birliktelik, başarının anahtarı olacak. Tüm Göztepe taraftarlarına sesleniyorum: Sezonun ikinci bölümüne bu birliktelik ruhuyla saldırın! Çünkü bunu yaparsak, istediğimiz hedeflere ulaşma konusunda çok güçlü bir şansımızın olacağını düşünüyorum. Herkese bol şans diliyorum ve Pazartesi akşamı stadyumda sizi görmeyi dört gözle bekliyorum" ifadelerini kullandı.
Manisa Salihli Şoförlerde Samet Balgönül, yeniden başkan seçildi Manisa’nın Salihli ilçesindeki Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın 44. Olağan Genel Kurulu’nda mevcut başkan Samet Balgönül, yeniden seçilerek güven tazeledi. Bin 196 üyesi bulunan Salihli Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nın 44. Olağan Genel Kurulu, Sarıpınar Mahallesi’ndeki Çok Amaçlı Etkinlik Salonu’nda gerçekleştirildi. Genel kurul, Divan Başkanlığını Manisa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Hasan Geriter’in yaptığı toplantıda saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Seçimlere tek liste ile katılan Samet Balgönül, kullanılan oyların tamamını alarak ikinci kez Salihli Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı seçildi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen genel kurulda konuşan Başkan Balgönül, hizmetlere kaldıkları yerden devam edeceklerini belirtti. Odayı daha güçlü bir yapıya kavuşturmak için gece gündüz demeden çalıştıklarını ifade eden Balgönül, bu kurumun başkanı olmaktan gurur duyduğunu dile getirdi. Görev süresi boyunca odaya kurtarıcı ile yağlama ve yıkama istasyonu kazandırdıklarını vurgulayan Balgönül, yeni dönemde ise odaya hasta nakil aracı kazandırmayı, hasta yatak projesini hayata geçirmeyi, üniversite öğrencilerine burs sağlamayı, üyelere muhasebe hizmeti vermeyi ve yeni bina ile düğün salonu projelerini hayata geçirmeyi hedeflediklerini söyledi. Balgönül, özellikle yeni bina ile düğün salonu projesinin Türkiye genelinde ses getireceğini ifade etti. Balgönül konuşmasında, "Karşımıza aday çıkmaması, üzerimizdeki sorumluluğu ve omuzlarımızdaki yükü daha da artırdı. Birliğimiz daim, yolumuz açık, kazancımız bereketli olsun" dedi. Samet Balgönül başkanlığındaki Salihli Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Yönetim Kurulu; Cengiz Yılmaz, Kemal Sezer, Ali Osman Candemir, Hidayet Açıkgöz, Mustafa Çelik, Serdar Orhan, Hamza Özbek ve Zafer Özçil’den oluşurken, denetim kurulu ise Emrah Çelik, Berat Ülfet Öztürk ve Mahsun Akyol’dan oluştu.
Antalya Eski meclis üyesini öldüren eski belediye başkan yardımcısına müebbet hapis cezası Antalya’nın Serik ilçesindeki bir düğünde, eski ilçe belediye meclis üyesi Hasan Ali Tuncer’i (42) tabancayla vurup öldüren eski Serik Belediye Başkan Yardımcısı Ziya Yıldırım (65), ömür boyu hapse mahkum edildi. Antalya’nın Serik ilçesinde, 19 Ağustos 2024 tarihinde yaşanan olayda önceki dönem Serik Belediye Meclis Üyesi Hasan Ali Tuncer (40) ile aynı dönem Serik Belediye Başkan Yardımcısı Ziya Yıldırım arasında daha önce sosyal medya üzerinden başlayan tartışma karşılaştıkları düğünde kanlı bitti. Tartışma sonrası Yıldırım, yanında bulunan tabancayla Tuncer’e ateş etti. Vücuduna 2 kurşun isabet eden Hasan Ali Tuncer yaralandı. Yaralı Tuncer, sağlık ekibi tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından Serik Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Tuncer burada tüm müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Olay sonrası kaçan Ziya Yıldırım, bir süre sonra polise teslim oldu. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ziya Yıldırım, ’kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Serik Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Manavgat 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilirken, İddianamede şüphelinin ’kasten öldürme’ suçundan cezalandırılması talep edildi. Davanın karar duruşmasında sanık Ziya Yıldırım ile yakınları, ölen Hasan Ali Tuncer’in yakınları ve tarafların avukatları hazır bulundu. Karar duruşması görüldü Duruşmada cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında "Sanık Ziya’nın geçmiş yıllarda maktulün öğretmeni olmasından dolayı birbirlerini tanıdıkları, yine sanık ile maktulün aynı siyasi partiden geçmiş dönemlerde belediye meclis üyeliği yaptıkları, sanık Ziya’nın maktul Hasan Ali ve maktulün babası Fatih’in Yükseköğrenim Bilim Vakfı’nın WhatsApp grubuna üye oldukları, 2024 yılının Kurban Bayramı’nda Fatih tarafından gruba yazılan bayramlaşma mesajının sanık tarafından silindiği, devam eden süreçte sanığın Fatih ve maktulü hedef alarak vergi kaçırdıklarından bahisle küçük düşürücü nitelikte mesajlar yazdığı, olay günü maktulün bu hususu konuşmak üzere sanıkla görüşmek istediği, evleri yakın olduğundan önce sanığın evine gittiği, burada bulamayınca sanığın düğünde olduğunu öğrendiği ve kır düğün salonuna gittiği, sanığın yanına yaklaştığında aralarında tartışma yaşandığı ve sanık Ziya’nın yanında bulundurduğu ruhsatlı tabancası ile maktulü hedef alarak ateş ettiği, sanığın kaçmaya çalışan maktulü yine hedef alarak arkasından ateş ederek öldürdüğü, akabinde olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmıştır" diyerek sanığın ’kasten öldürme’ suçundan ömür boyu hapisle cezalandırılmasını istedi. Tuncer’in babası Fatih Tuncer ise duruşmada gözyaşlarıyla verdiği ifadede, çok uzun yıllar süresince Serik’te eczacılık yaptığını söyleyerek, "Oğlum hiçbir suçu olmadığı halde katledilmiştir, sanık oğluma defalarca ateş etmiştir. Olayın ardından doktorların müdahalesi sırasında oğlumun ölmesini seyretmiş ve akabinde kendi arabasına binerek kaçmıştır. Bu benim 70 yaşımdan sonra çekeceğim bir acı değil. Yaşadığım olaydan sonra eczanemi devrettim, hayatımın bir anlamı kalmadı" dedi. Fatih Tuncer sanığın daha önce verdiği ifadelerde kendisini eğitimci olarak tanımladığına dikkati çekerek, "Ben öğrencisini öldüren öğretmeni ilk defa görüyorum. Umarım bu son olsun. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" diye konuştu. Tuncer’in eşi Yıldız Tuncer de şimdi 7 yaşında olan kızının olayın ardından çok ağır travma geçirdiğini belirterek, "Kızım babasının öldürülmesinden sonra hiçbir yerde tek başına kalamıyor. Dışarıda insanların katil olduğunu ve onu da öldüreceğini düşünüyor" dedi. Sanık Ziya Yıldırım ise savunmasında olay gecesi düğün yerinde olduğunu, Hasan Ali Tuncer’in evine gelerek kendisini sorduğunu, ardından düğün yerine geldiğini söyleyerek, "Maktul gelince bana küfürler etti, beni tehdit etti. Bana vurdu ve sırtüstü düştüm. Sonra can havliyle 1 el ateş ettim. Hedef gözetmedim. Öldürme kastım yoktu, onun düğüne geleceğini bilseydim gitmezdim. Olayların buraya gelmesini istemezdim" dedi. Aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Ziya Yıldırım’a ömür boyu hapis cezası verdi.