POLİTİKA - 28 Nisan 2026 Salı 11:58

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Mesele Ankara’nın istikameti değil, Brüksel’in iki yüzlü siyasetidir"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Mesele Ankara’nın istikameti değil, Brüksel’in iki yüzlü siyasetidir"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız" dedi.


MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Partisinin TBMM Grup Toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Kerkük’te Türk vali atanması ve Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in Türkiye’ye ilişkin sözleri başta olmak üzere gündeme ilişkin birçok konuyu ele aldı.


"Ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir"


Dünyanın sıkıntılı bir imtihandan geçtiğini belirten Bahçeli, böyle zamanlarda kenetlenmenin tarihi bir tavır olduğunu dile getirdi. Bahçeli, "Küresel sistemin sütunlarında çatlaklar belirginleşmekte, jeopolitik zemin kaymakta, ekonomik gerilimler ve siyasal fay hatları daha da sertleşmektedir. Devletler irade, milletler metanet, toplumlar ise sabır testine zorlanmaktadır. Haritalar yerinde dursa bile anlamlar yer değiştirmektedir. Sınırlar sabit görünse bile tehditlerin mahiyeti değişmektedir. İşte böylesi zamanlarda millet olmanın manası da daha da derinleşir. İşte böylesi zamanlarda birbirimize daha sıkı sarılmak tarihi bir zaruret halini alır. İşte böylesi zamanlarda ayrılığı büyüten her dil, gevşekliği çoğaltan her tavır, hafızayı aşındıran her müdahale geleceğe kurulmuş bir tuzak olarak karşımıza çıkar. Onun içindir ki bizler bugünlerde yalnız bugünü konuşamayız. Maziyi de konuşmak zorundayız. İstikbali de konuşmak zorundayız" diye konuştu.


"3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevkidir"


Bahçeli, 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’ne az bir vakit kaldığını söyleyen Bahçeli, "Önümüzdeki günlerde idrak edeceğimiz 3 Mayıs Milliyetçiler Günü, Türk milliyetçiliğinin varoluş tarihinde mümtaz bir mevki, mücadele hafızasında müstesna bir merhale, gönüllerde ise sönmeyen bir meşaledir. ‘Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir’ sözü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet tasavvurunu en veciz şekilde ortaya koyan tariflerden biridir. Millet, yalnızca aynı hudutlar içinde yaşayan insanların toplamı olarak anlaşılmamalıdır. Millet, aynı kaderi yüklenmiş, aynı vatanda yan yana durmayı tarih önünde iradeye dönüştürmüş, zaman içinde birbirinin acısına alışmış, sevincine iştirak etmiş, hafızasını müşterek hatıralarla beslemiş beşerî ve siyasî bir terkiptir" ifadelerine yer verdi.


"3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin Türk gençliğinin omuzlarında yükseldiği gündür"


Türk milliyetçiliğinin geçici heveslerin değil, ülküye adanmışların davası olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Türk milliyetçiliği, günü kurtarmaya memur dar kadroların değil; asırları inşa etmeye namzet olanların mirasıdır. Tarihine yaslanan, töresiyle yaşayan, terbiyesini köklerinde bulanların yegâne sancağıdır. İşte bu nedenle 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin şerefli bir hatırası olmanın da üstünde bir manaya sahiptir. 3 Mayıs, Milliyetçi Hareket Partisi’ni bugüne taşıyan iradenin hangi ateşlerle sınandığının, hangi zincirlerle kuşatıldığının, hangi tertiplerle yolundan koparılmak istendiğinin başlıca timsalidir. 3 Mayıs, millet şuurunun taviz kabul etmeyen bir iradeye dönüşmesidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin yalnız bir fikir cereyanı olarak kalmayıp bir ahlak, bir şahsiyet ve bir mücadele disiplini hâlinde tecelli etmesidir. 3 Mayıs, devrin karanlığı karşısında sinmeyenlerin, tehdit karşısında eğilmeyenlerin, baskı karşısında susmayanların vakur duruşudur. 3 Mayıs, Türk milletinin kendi kimliğine, kendi tarihine, kendi istikbaline ve kendi manevi-milli varlığına sahip çıkma iradesinin billurlaşmış halidir. 3 Mayıs, Türk milliyetçiliğinin Türk gençliğinin omuzlarında yükseldiği gündür" açıklamasında bulundu.


"Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegane kalesidir"


Bahçeli, 3 Mayıs tarihinde mahkeme salonlarında direnenlerin sadece bir fikri savunmadığını belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Geri çekilmek mümkündü. Fakat onlar Türk milliyetçiliğini bir tercih değil, bir mecburiyet olarak gördüler. Başbuğumuz Alparslan Türkeş ise o fikri sadece müdafaa edilen bir mefkûre olmaktan çıkarıp bir teşkilat iradesine dönüştürdü. Şehitlerimizin aziz hatıraları üzerine yükselen Türk-İslam davası, Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte Türk milliyetçisinin yüreğinde kökleşmiş, istikbalinde mevzilenmiştir. Milliyetçi Hareket Partisi, Türk milliyetçiliğinin siyasetteki yegane kalesidir. Milliyetçi Hareket Partisi, devletin ve milletin varlığında kendi varlığını eritenlerin burcudur. Milliyetçi Hareket Partisi, mayası bozulmamışların, tuzu kokmamışların, çizgisi eğrilmemişlerin, hedeften sapmamışların, yoldan çıkmamışların son sığınağıdır."


"Kerkük, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır"


Milliyetçiliklerinin yalnız Anadolu coğrafyasına sıkıştırılabilecek bir itibar davası olarak görülemeyeceğinin altını çizen Bahçeli, nerede bir Türk yaşıyorsa, orasının gönül haritalarının bir parçası olduğunu kaydetti. Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin; sınırları ötesinde bastırılmak istenen Türkmenlerin sesinin muhafızı olduğunu ifade ederek, "Türk milliyetçiliği, unutturulmak istenen tarihin, silinmek istenen hatıraların müdafaa hattıdır. Bu hattın yol bulduğu satıh da Misak-ı Milli coğrafyasıdır. Misak-ı Milli coğrafyası denildiğinde ise yüreklerimize hasret düşmektedir. Bu hasretlerin başında ise Kerkük gelmektedir. Kerkük, ecdadımızın hüzünle yoğrulmuş emaneti, onur mücadelesinin bayraktarı, Türkmen varlığının kadim bir parçasıdır" ifadelerini kullandı.


"Kerkük’ün çilesi büyük olsa da Türkmen’in seciyesi daha büyüktür"


Kerkük’teki yangının ateşini Ankara’dan gördüklerini ve bunu da Türk olmanın bir gereği olarak idrak ettiklerini söyleyen Bahçeli, Kerkük Türkmenlerinin uzun süredir maruz bırakıldığı zulmün, Türk milletinin vicdanına kazınmış kahredici bir imtihan olduğunu belirtti. Bahçeli, birçok Türkmen ailenin yurdundan edilmek istendiğini de söyleyerek, "Türkmeneli’nde Türkçenin sesini kısmaya, tarihi mevcudiyeti bulandırmaya, milli kimliği zayıflatmaya, kadim Türk yurdunu siyasi oyunlar ve demografik tertiplerle özünden koparmaya yeltenenler olmuştur. Ancak bilinmelidir ki Kerkük’ün çilesi büyük olsa da Türkmen’in seciyesi daha büyüktür" dedi.


"Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük’te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır"


Muhammed Seman Ağa’nın Kerkük Valisi seçilmesinin, tarihi acılara bir merhem olduğunu belirten Bahçeli, "Bu gelişme, Kerkük’te Türkmen varlığının ötelenemeyeceğini, görmezden gelinemeyeceğini ve silinemeyeceğini yeniden ilan etmiştir. Şehirde yükselen kardeşlik vurgusu; Türkmen’i yok saymayan, Arap’ı dışlamayan, Kürt’ü ötekileştirmeyen, Süryani’yi silmeyen, herkesin hukukunu tanıyan, fakat Türkmen varlığını da asli ve kurucu bir hakikat olarak teslim eden bir dengenin müjdesidir. Nasıl ki Türkiye Yüzyılının kutlu hedefi terörden arınmış, huzurun hüküm sürdüğü Terörsüz Türkiye ise; gönül coğrafyamızdaki arzumuz da aynı istikamettedir. Türkiye terör belasından kurtuldukça Kerkük’te kurulan yeni düzen bölgeye nefes aldıracaktır. Bizim muradımız; tefrikadan, tahakkümden ve terörden arınmış bir Türkiye ile huzurun ve kardeşliğin kök saldığı bir bölge iklimidir" şeklinde konuştu.


"Ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız"


Bahçeli, Kerkük’ün bir miras, Türkmenlerin ise sahipsiz bırakılmayacak bir emanet olduğunu dile getirerek, "Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Soydaşlarımız canıyla, malıyla, diliyle ve duasıyla yurdundan koparılamayacaktır. Huzurumuz hiçbir karanlık denklemin, hiçbir kalleş müzakerenin malzemesi hâline getirilemeyecektir. Türkçenin sesi kısılamayacak, hiçbir Türkmen ocağının ışığı söndürülemeyecektir. Devran dönmüştür. Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır. Kerkük yaşayacak, Türkmeneli doğrulacak, Allah’ın izniyle de ebediyen yaşayacaktır. Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız. Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız" değerlendirmesinde bulundu.


"Kerkük’ün eski günlerine dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı"


Irak’ın Türkiye için sıradan bir komşu olmadığını aktaran Bahçeli, "Irak’ta huzur güçlendikçe Türkiye’nin güney hattı rahatlar. Irak’ın birliği korundukça bölgesel denge sağlamlaşır. Bu nedenle Türkiye’nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte ilişkilerin ufku enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik bir gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz, Kerkük’ün Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle, Süryanisiyle Irak’ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak’la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalıdır. Kerkük’ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir" diye konuştu.


"Avrupa Komisyonu Başkanı’nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez"


Bahçeli, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen’in ‘Avrupa kıtasının ‘Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğine’ ilişkin sözlerine de tepki göstererek, "Bu söz, sıradan bir cümle gibi geçiştirilemez. Avrupa Birliği yürütme organının en üst siyasi makamından çıkan bu ifade, bir yorumcunun, bir köşe yazarının ya da tali bir aktörün beyanı sayılamaz. Avrupa Komisyonu Başkanı’nın ağzından dökülen bu söz, dilin kazası olarak görülemez; zihnin derinliğinde duran tasnifin, kibrin ve çifte standardın dışavurumudur. Nitekim bu küstah dilin ‘jeopolitik bakımdan sorunlu’, ‘gerçeklikten kopuk’ ve ‘çifte standartlı’ bulunduğu bizzat kendi çevrelerinde dile getirilmiştir" dedi.


"Avrupa Türkiye’siz yapamaz"


Bahçeli, Türkiye’nin bölgesinde bir kilit ülke olduğunu da kaydederek, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Bizim yönümüz asırlardır Batı’yla temas eden, Batı’yı tanıyan, gerektiğinde onunla mücadele eden, gerektiğinde onunla müzakere eden büyük tarih çizgisi içinde şekillenmiştir. Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir. Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir. Buradan açıkça ifade ediyorum; Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz, enerjide yapamaz, göç yönetiminde yapamaz, ulaştırmada yapamaz ve bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Gaziosmanpaşa’da 863 konut hak sahiplerine teslim edildi Gaziosmanpaşa Sarıgöl Mahallesi’nde hayata geçirilen İstanbul Vadi Evleri Projesi’nin 5. Kısım 12C Etabı kapsamında tamamlanan 863 konut ve iş yeri düzenlenen törenle hak sahiplerine teslim edildi. Gaziosmanpaşa’da 2012 yılında başlatılan kentsel dönüşüm hamlesi devam ediyor. Gaziosmanpaşa Sarıgöl Mahallesinde inşa edilen ve 22 bin 278 metrekare yeşil alan, 28 ticari birim, 4 bin 600 metrekarelik okul ve yurt alanı ile bin 3 araç kapasiteli otoparkın yer aldığı projede hak sahipleri anahtarlarını teslim aldı. Proje kapsamında sosyal donatıları, yaşam alanları ve altyapısıyla birlikte vatandaşların hizmetine sunuldu. Proje kapsamında ayrıca spor sahaları, çocuk oyun parkları ve site içi yürüyüş yolları da vatandaşların kullanımına açıldı. "Gaziosmanpaşa’da göreve başladığımız ilk günden itibaren şunu söyledik ’Bu şehirde hiçbir vatandaşımız kendini güvensiz hissetmeyecek’" Programda konuşan Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz, "2012 yılında başlattığı Türkiye’nin büyük dönüşüm hareketi, bugün ülkemizin dört bir yanında kararlılıkla devam ediyor. Biz de Gaziosmanpaşa Belediyesi olarak bu büyük dönüşümün sahadaki güçlü uygulayıcılarından birisi olma sorumluluğuyla hareket ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki ülkemiz bir deprem ülkesi. Bunu defalarca gördük ve yaşadık. Gaziosmanpaşa’da göreve başladığımız ilk günden itibaren şunu söyledik. ’Bu şehirde hiçbir vatandaşımız kendini güvensiz hissetmeyecek’ Önceliğimiz her zaman kentsel dönüşüm. Bugün geldiğimiz noktada Gaziosmanpaşa’da çok önemli bir mesafe kat ettik. Riskli yapıların tespiti, yıkımı ve yeniden inşasını kararlılıkla yürütüyoruz" dedi. "Proje dahilinde 863 konut, 28 ticari birim ve 22 bin metreyi aşan yeşil alan ilçemize kazandırıldı" Proje detayıyla ilgili bilgi veren Karadeniz, "Bu anlayışımızla ilçemizde toplam 14 kentsel dönüşüm projesini hayata geçirmiş olduk. Bu projelerin 9’unda toplam 6 bin 98 bağımsız bölümü tamamlayarak hak sahiplerine teslim ettik. Şu anda 5 projemizde ise 2 bin 294 bağımsız birimin inşası hızla devam ediyor. 5 Aralık 2025’te kura çekimlerini tamamladığımız, bugün anahtarlarını teslim edeceğimiz İstanbul Vadi Evleri 5. Kısım 12C Bölgesi, yaklaşık 48 bin metrekarelik bir alanla hayata geçirilmiş oldu. Proje dahilinde 863 konut, 28 ticari birim ve 22 bin metreyi aşan yeşil alan ilçemize kazandırıldı. Ayrıca okul alanları, yurt alanları, binlerce kapasiteli otoparklar, çocuk oyun alanları, spor sahaları ve yürüyüş parkurları da hizmete sunuldu. 12 yıl önce yıkımını yaptığımız projeyi bugün teslim ediyoruz maalesef. Bunun en temel sebebi yıllar süren yürütmeyi durdurma davalarıydı. Ne yazık ki çivi çakamadığımız dönemler oldu. Fakat son 4-5 senedir Bakanlığımızın resen yaptığı uygulamalarla bu projeyi çok süratli bir şekilde bitirdi ve ben de Bakanımız Murat Kurum’a sizin vasıtanızla teşekkür etmek istiyorum. Aslında bu proje bir sene sonra teslim edilecek bir projeyken bugün teslim etmemizin en temel sebebi Bakanlığımızın, TOKİ’nin ve Sayın Bakanımızın yoğun gayretleridir" ifadelerini kullandı. "863 konutumuz, 28 ticari birimimiz, 22 bin metrekareyi aşan yeşil alanımız var" Konuşmasına devam eden Başkan Vekili Eray Karadeniz, "Göreve gelir gelmez kentsel dönüşüm anlamında çok temel adımlar attık. 16 mahallemizde eşit plan uygulamasına geçtik. Otopark sağlanan binalarla ilgili artı kat uygulamasına geçtik. Bakanlığımızın yoğun gayretiyle ’Yarısı Bizden Kampanyası’nın yanında bugün İstanbul’da 0.66 gibi rakamlarla verilecek kredilerle de önümüzdeki süreçte kentsel dönüşümlerin önü ciddi anlamda açılmış olacak. 863 konutumuz, 28 ticari birimimiz, 22 bin metrekareyi aşan yeşil alanımız var. Ayrıca okul alanımız, yurdumuz ve yürüyüş parkurlarımız mevcut. Gerçekten son derece modern, son derece güvenli ve son derece güzel bir site oldu" ifadelerini kullandı. "Bu süreç içerisinde en önemli konulardan biri de güvenlik oldu" Programda konuşan Gaziosmanpaşa Kaymakamı İskender Yönden ise, "Ben 4 yıl buradayım. Bu binaların nasıl başladığını ve nasıl bittiğini biliyorum. Deprem sonrasında hem burada binalar yapıldı, hem deprem bölgesinde evler bitti. Kentsel dönüşüm bizim için çok kıymetli. Çünkü bütün sorunlarımızın çözümü açısından en önemli araç olarak görüyoruz. Bu süreç içerisinde en önemli konulardan biri de güvenlik oldu. Buradaki suç oranlarına baktığımızda Başkanımızın da ifade ettiği gibi, karşılaştırıldığında oldukça düşük seviyelere geldiğini görüyoruz" şeklinde konuştu. Tören sonrasında anahtar sahipleri duygu ve düşüncelerini dile getirdi.
Bursa Yerli ve milli çift namlulu deniz topları görücüye çıkıyor Ermaksan, 5-9 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenecek SAHA EXPO 2026 fuarında, tamamen yerli imkânlarla geliştirdiği ileri savunma çözümlerini tanıtacak. Bursa merkezli Ermaksan, fuarda THUNDERBOLT 40/70 T Çift Namlulu Deniz Topunu sergileyerek, modern deniz harekâtında yakın savunma ihtiyaçlarına yönelik yerli çözüm yaklaşımını ziyaretçilerle buluşturacak. Sistem; alçak irtifadan yaklaşan insanlı ve insansız hava araçları, helikopterler, seyir füzeleri ve benzeri hava hedefleri, sürü konseptinde seyreden suüstü unsurlar ve kıyıda konuşlu asimetrik tehditler gibi yoğun ve kısa reaksiyon pencereli senaryolara yanıt vermek üzere konumlandırılıyor. 40 mm sınıfındaki sistem; dakikada toplam 600 atım ateş gücü, 736’ya kadar hazır mühimmat kapasitesi, 12 bin 500 m azami menzil, 1000 m/s çıkış hızı ve -13/+85 irtifa ile 360 yanca hareket kabiliyetiyle kısa reaksiyon pencereli, çoklu hedef ve doygun saldırı senaryolarına odaklanıyor. Kompozit kupola yaklaşımı ise düşük radar izi hedefiyle platformun imza yönetimi hedefleriyle uyumu destekliyor. THUNDERBOLT’un üretim sürecinin, Haziran 2022’de imzalanan Stratejik İş Birliği Anlaşması sonrası ivme kazandığı; Temmuz 2025’te Konya/Karapınar’da gerçekleştirilen kara atış testleriyle doğrulama safhasına geçilerek sistemin seri üretim fazına taşındığı belirtiliyor. Ermaksan Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü Ahmet Özkayan, "60 yılı aşkın üretim ve mühendislik tecrübesiyle geliştirilen THUNDERBOLT 40/70 T Türk Tipi Deniz Topu ile Deniz Kuvvetlerimize; ateş gücü yüksek, yerli ve sürdürülebilir bir savunma çözümü sunuyoruz" değerlendirmesinde bulundu.
Kocaeli Selçuk İnan: "Kalan maçlarımızı kazanırsak ligi 8. ya da 7. bitirme ihtimalimiz var" Trendyol Süper Lig’in 32. haftasına oyuncularını hazırlayan Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Eğer kalan maçlarımızı kazanırsak ligi 8. ya da 7. bitirme ihtimalimiz de var. Bu bizim için çok önemli" dedi. Trendyol Süper Lig’in 32. haftasında Kocaelispor, deplasmanda Kasımpaşa ile karşılaşacak. Karşılaşma öncesinde hazırlıklarını yoğun tempoda sürdüren Kocaelispor’da Teknik Direktör Selçuk İnan, antrenman öncesi açıklamalarda bulundu. Geçen hafta oynanan Gençlerbirliği maçına ilişkin konuşan tecrübeli teknik adam, "Hocalar için bu artık biraz klişe oldu. Hedefi olmayan takımlar böyle oynuyor gibi bir söylem var ama ben bunu çok kullanmayı sevmiyorum. Bu düşünceyi oyuncularıma da sürekli aktarıyorum. Biz sahada mücadele ediyoruz, rakibe hazırlanıyoruz. Ancak taktiksel olarak ne kadar hazırlanırsanız hazırlanın, mental olarak hazır değilseniz o maça tam anlamıyla çıkamazsınız. Bunu her zaman oyuncularımla paylaşıyorum. Kolay bir süreç değil. Lig uzun bir maraton ve çok önemli maçlar oynadık. Oyuncularımız ciddi bir yük altında mücadele etti. Bu bir bahane değil, herkes aynı şartlarda. Böyle maçlar oynamak, geçen hafta maça kazanmaya yakın olan taraf bizdik. Gençlerbirliği maçında oyuna istediğimiz gibi başlayamadık ama sonrasında oyunun kontrolü bizdeydi. Rakip çok ciddi bir mücadele ortaya koydu. Biz de aynı şekilde karşılık verdik ancak sonucu alamadık. Lig çok zor ve her takım kazanmak için büyük bir mücadele veriyor" ifadelerini kullandı. "Kazanarak dönmek istiyoruz" Kasımpaşa’nın güçlü bir kadrosu olduğuna dikkat çeken İnan, "Gençlerbirliği gibi güçlü bir kadrosu var. Özellikle hücum hattı çok kaliteli oyunculardan oluşuyor. Sezon boyunca istedikleri performansı her zaman gösteremediler ama yine de güçlü bir kadro. Kasımpaşa’nın da öyle. Çok önemli kariyerli, oyuncuları olan bir takım. Ligin bu son dönemecin çok zorlu maçlara çıkıyoruz. Ne kadar önemli ve zor olduğunun farkındayız. Kasımpaşa için de maç final havasında geçecek. Oyuncularımla sürekli olarak maç kazanma ve puan toplama üzerine konuşuyoruz. Bunu sahaya yansıtmamız gerekiyor. Zor bir deplasman, zor bir takıma karşı oynayacağız. Ama biz de bu tarz maçları daha önce de çok güzel oynadık ve kazandık. Aynı performansı tekrar göstermek istiyoruz. Çalışmalarımız bu doğrultuda devam ediyor. Kazanarak dönmek istiyoruz" diye konuştu. "Çok zor bir süreçten geçtik ama takımın mücadelesinden ve bulunduğu konumdan memnunum" Ligde 36 puan topladıklarına dikkat çeken Selçuk İnan, "Ben hiçbir zaman bulunduğumuz durumdan tatmin olmuyorum. Her maçı kazanmak isterim. Ancak ligin nasıl seyredeceğini de biliyorum. Bence bu sene son yıllardaki en güçlü takımların olduğu bir lig yaşandı. Özellikle Anadolu takımları arasındaki rekabet neredeyse birbiriyle aynıydı. Bu tarafından baktığınız zaman olaya 16 yıl sonra Süper Lig’e çıkmak, belli zorluklarla mücadele etmek ilk 7 haftada yaşadığımız zorluklar. Sezon başındaki zorluklar, geç gelen transferler ve yaşanan sıkıntılar vardı. Çok zor bir süreçten geçtik ama takımın mücadelesinden ve bulunduğu konumdan memnunum. Aşağı yukarı kafamdaki şeyleri yaşıyorum. Ligin bu döneminde bu puanda bu sıralamada olmak bizim önemli olacaktı. Eğer kalan maçlarımızı kazanırsak ligi 8. ya da 7. bitirme ihtimalimiz de var. Bu çok önemli bizim için" dedi. "Keyifli ve mücadele gücü yüksek bir maç olacağını düşünüyorum" Ligin bu zamanında oynamanın final maçı niteliğinde olduğunu ve bunun oyuncular üzerinde baskı oluşturduğunu söyleyen İnan, "Bizim görevimiz onları en iyi şekilde hazırlamak. Ben keyifli ve mücadele gücü yüksek bir maç olacağını düşünüyorum. Türkiye’nin gerçekleri var, ekonomik ve planlama anlamında zaman zaman sıkıntılar olabiliyor. Ama biz süreci yönetiyoruz. Takımın bundan ciddi anlamda etkilendiğini düşünmüyorum. Geçtiğimiz günlerde Kocaelispor’un tiyatro etkinliğini izledim. Gerçekten çok beğendim. Şehir adına güzel bir organizasyondu. Oyuncular da çok etkilendi. Bu tür etkinlikler kulüp kültürü açısından çok değerli" ifadelerini kullandı.
Amasya YEDAŞ’tan Amasya’ya 5 milyar TL’lik enerji yatırımı Geleceğin enerji altyapısını inşa etme vizyonuyla çalışmalarını sürdüren Yeşilırmak Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (YEDAŞ), Amasya’da 2026-2030 yılları arasında 5 milyar TL’lik yatırım ve bakım çalışması gerçekleştirecek. Yapılacak yatırımlarla birlikte şehirde enerji altyapısının daha güçlü, kesintisiz ve sürdürülebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Program kapsamında şebeke yenileme, kapasite artışı, yeni dağıtım trafo merkezleri, yeraltı kablo projeleri ve ileri teknoloji dijital izleme sistemleri gibi birçok alanda önemli çalışmalar gerçekleştirilecek. YEDAŞ, Amasya’da hayata geçireceği yeni dönem yatırım planlarını basın toplantısıyla duyurdu. 9 bin kilometreyi aşan hat uzunluğu ve 250 bini aşkın aboneye hizmet Amasya genelinde 3 binin üzerinde trafo, 9 bin kilometreyi aşan hat uzunluğu ve 250 bini aşkın aboneye hizmet sunan YEDAŞ, 290 MVA’yı aşan kurulu güç ile yıllık 650 bin MWh seviyesindeki tüketimle kentin enerji ihtiyacını karşılıyor. Şirket, bu güçlü altyapıyı yeni trafo binaları, şebeke güçlendirme ve yedekleme yatırımlarıyla daha ileri taşıyarak artan enerji talebine sürdürülebilir çözümler sunmayı hedefliyor. Kesinti adedi ve süresinde önemli iyileşme Son 7 yılda gerçekleştirilen yatırımların etkisi, kesinti göstergelerinde belirgin şekilde ortaya çıktı. Amasya’da abone başına ortalama kesinti süresi yüzde 46 oranında azalırken, kesinti adedi yüzde 38 düşüş gösterdi. 2025 yılı itibarıyla kesinti süresi 616 dakikaya, kesinti adedi ise 8,2 seviyesine geriledi. Bu iyileşmede teknoloji yatırımları önemli rol oynadı. SCADA ve OMS sistemleri sayesinde şebeke uzaktan izlenip yönetilebilir hale gelirken, arızalara müdahale süreleri kısaldı. Uzaktan enerjilendirme oranı yüzde 99 seviyesine ulaşırken, arıza tespit süreçleri saniyeler içinde gerçekleştirilebilir hale geldi. SCADA altyapısındaki gelişimle istasyon sayısında yüzde bin 57 artış sağlandı. Barış Demir: "Hedefimiz kesintisiz ve sürdürülebilir enerji" YEDAŞ İşletme Operasyonları Direktörü Barış Demir, "Amasya’da gerçekleştirdiğimiz yatırımların en önemli çıktısı, vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmet kalitesinde yaşanan somut iyileşmedir. Son yıllarda kesinti sürelerinde ve sıklığında elde ettiğimiz düşüş, doğru planlama ve kararlı yatırım yaklaşımımızın bir sonucudur. Önümüzdeki dönemde teknoloji odaklı yatırımlarımızla Amasya’da geleceğin enerji altyapısını kurmaya ve kesintisiz enerji arzını daha da güçlendirmeye devam edeceğiz" dedi. 5 yıllık dönemde 5 milyar TL’lik yatırım planı YEDAŞ, önümüzdeki 5 yıllık dönemde hayata geçireceği 5 milyar TL’lik yatırım planı ile Amasya’nın enerji altyapısını daha da güçlendirerek, bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlamayı sürdürecek. Büyük Amasya Oteli’nde düzenlenen toplantıya YEDAŞ Bölgeler Koordinatörü Emin Uğur Asan, Amasya Bölge Müdürü Eren Demirkan ve Kurumsal İletişim Müdürü Emin Genç de katıldı.
Ankara Sincan Belediye Başkanı Ercan, Bakan Kurum ile görüşme gerçekleştirdi Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile bir araya geldi. Sincan Belediye Başkanı Ercan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Kurum ile bir araya gelen Murat Ercan, Sincan’daki kentsel dönüşüm çalışmalarını, devam eden projeleri ve ilçeye değer katacak yeni yatırımları ele aldı. Hızla gelişen Sincan’ın büyüme potansiyeline vurgu yapan Bakan Kurum, ilçeye yapılacak yatırımların bu vizyon doğrultusunda şekillenmesi gerektiğini ifade etti. Görüşmede Sincan’ın yeni dönemde hayata geçirilecek projelerle daha da güçlendirilmesi; caddeler, sokaklar, kent mobilyaları, çevre düzenlemesi gibi detayların Sincan’ın kimliğine değer katacak nitelikte olması gerektiği vurgulandı. Yerel yönetim ile merkezi yönetim arasındaki güçlü iş birliğinin sürdürülmesi konusu da gündemin önemli başlıkları arasında yer aldı. Bakan Murat Kurum ziyarete ilişkin paylaşımında, "Sincan Belediye Başkanı Sayın Murat Ercan’ı Bakanlığımızda kabul ettik. Vatandaşlarımızın beklentilerini, ilçemizin öncelikli ihtiyaçlarını değerlendirdik. Yerel yönetimlerimizle güçlü iş birliğimizi sürdürüyoruz" dedi. Murat Ercan ise şu ifadelere yer verdi: "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’u ziyaret ettik. Sincan’ımızdaki kentsel dönüşümü, devam eden projeleri ve planlanan yeni yatırımları detaylıca konuştuk. Nazik ev sahipliği için Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum."