POLİTİKA - 31 Mart 2025 Pazartesi 11:11

MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Herkesi ‘Türkiye’nin kutlu geleceğini birlikte inşa etmeye’ çağırıyoruz"

A
A
A
MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Herkesi ‘Türkiye’nin kutlu geleceğini birlikte inşa etmeye’ çağırıyoruz"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin gerçeğe dönüşmek üzere olduğunu belirterek, "Türkiye, milli birliğin tahkim olduğu, barış ve huzurun kalıcılaşacağı bir döneme girdi. Ülkede, yeni bir siyasi ve toplumsal hayat oluşmakta. Herkesi ‘Türkiye’nin kutlu geleceğini birlikte inşa etmeye’ çağırıyoruz" dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son dönemdeki olaylar ve gelişmelerle ilgili düşüncelerini bir gazeteye değerlendirdi. Türkiye’de bölücü terör örgütü PKK’nın feshedilmesiyle yeni bir gün doğumuna şahitlik edildiğini belirten Bahçeli, ‘Terörsüz Türkiye’ hedefinin gerçeğe dönüşmek üzere olduğunu söyledi. Türkiye’nin milli birliğin tahkim olduğu, barış ve huzurun kalıcılaşacağı bir döneme girdiğini vurgulayan Bahçeli, ülkede yeni bir siyasi ve toplumsal hayatın vasat bulmakta olduğunu kaydetti.

"Türkiye için bir fırsata dönüştürmek mümkündür"

İmralı’dan yapılan tarihi çağrıdan sonra milletin umutlu bir bekleyiş içerisinde olduğuna dikkati çeken Bahçeli, "Bu beklentiyi hüsrana değil sevince dönüştürmek elimizdedir. Terörsüz Türkiye demokrasinin daha güçlendiği bir Türkiye olacaktır. Yeni bir dünya düzeninin şekillendiği dönemde bu gelişmeyi Türkiye için bir fırsata dönüştürmek mümkündür" ifadelerini kullandı. ‘Terörsüz Türkiye’den rahatsızlık duyanların devrede olduğunu belirten Bahçeli, "Terörden çıkar devşirenler, süreci enfekte etme yarışında. O sebeple barış ve huzurun inşasında herkese sorumluluk düşmekte. Bu kapsamda gecikmemek, geciktirmemek ve sahip çıkmak öncelikli meseledir. Terörsüz Türkiye, Türkiye’nin barış içinde yeni bir siyasi ve sosyal yaşama kavuşmasına vesile olacaktır" dedi.

"İmralı’nın çağrısında yer aldığı üzere silahlar bırakılmalı"

Büyük değişimlerin fırsatlarla birlikte riskleri de içerdiğini dile getiren Bahçeli, "Bu nedenle birçok dinamik dikkatli yönetilmeli. Öncelikle İmralı’nın çağrısında yer aldığı üzere silahlar bırakılmalı, süratle kongreyi toplayıp PKK’nın tüm bileşenleriyle tasfiye edilme kararı hayata geçirilmelidir. Kapsamlı reformlarla milli birliğimiz daha da güçlendirilmeli, adalet ve eşitlik esas olmalıdır" diye konuştu.

"Türkiye’nin kutlu geleceğini hep birlikte inşa etmeye çağırıyoruz"

Milli ve kapsayıcı, demokratik yeni bir anayasa ile darbe kalıntılarının tamamen temizleneceğini belirten Bahçeli, "Önemli olan herkesin kendisini içinde bulacağına inandığı bir yapı inşa etmektir. O sebeple Terörsüz Türkiye sürecinde tüm vatandaşlarımızı ’Her şeyden önce Türkiye’ ve ’Herkes eşittir Türkiye’ anlayışı ile millî birlik ve kardeşlikte buluşmaya, Türkiye’nin kutlu geleceğini hep birlikte inşa etmeye çağırıyoruz" açıklaması yaptı. Son dönemdeki olaylar, gerçekler ve gelişmelerle ilgili düşüncelerini değerlendiren Bahçeli, "Türkiye’de, yaklaşık elli yıldır devam eden bölücü terör örgütü PKK’nın feshedilmesiyle yeni bir gün doğumuna şahitlik edilmektedir" dedi. Dezenformasyonlara, tahriklere, yalan ve iftiralara kulak asmadan kararlı bir tavır gösterilmesi şart olduğunu aktaran Bahçeli, "Toplumsal barışın güçlendirilmesi ve kutuplaşmanın azaltılması için siyasi aktörlerin kapsayıcı bir dil kullanmasına ihtiyaç vardır. Kullanılacak dilin devletimizin bekasından, milli birlik ve beraberlikten, huzur ve barıştan yana olması tahrikleri boşa çıkaracaktır. İhtiyacımız; çatışmacı değil uzlaşmacı, ayrıştırıcı değil bütünleştirici, kavgacı değil barışçı, ötekileştirici değil kucaklayıcı, bölen değil birleştiren, kaostan değil huzurdan beslenen bir anlayışa, Türkiye’yi ve Türk milletini geleceğe birlikte taşıma iradesinedir. Takdirle ifade etmek gerekir ki TBMM’nde temsil edilen siyasi partilerin ve siyasetin büyük bir ekseriyeti toplumsal uzlaşmaya dönük mutabakattan yanadır" ifadelerini kullandı.

"PKK’nın tüm bileşenleriyle tasfiye kararı hayata geçirilmeli"

Terörsüz Türkiye’nin büyük değişimler, fırsatlarla birlikte riskleri de içermekte bu nedenle birçok dinamiğin dikkatli yönetilmesini zaruri kıldığını dile getiren Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, Türkiye’nin barış içerisinde yeni bir siyasi ve sosyal yaşama kavuşmasına, böylesi bir sorunu çözdüğü için demokratik siyaset kurumuna toplumun duyduğu itimadın artmasına vesile olacaktır. Bu kapsamda öncelikle İmralı’nın çağrısında yer aldığı üzere silahlar bırakılmalı, süratle kongreyi toplayıp PKK’nın tüm bileşenleriyle tasfiye edilme kararı hayata geçirilmelidir. Türkiye için tarihi bir fırsat olan PKK’nın silah bırakması ve fesih sürecinin uzun vadeli beklenen başarıya ulaşması için siyasi, ekonomik ve toplumsal açıdan yeni atılımlar ve kapsamlı reformlarla milli birliğimiz daha da güçlendirilmeli, toplumsal uzlaşı, adalet ve eşitlik esas olmalıdır. Bunu mümkün kılacak siyasi ve sosyal şartlar mevcuttur. Yönetim sistemimiz etkinlik ve esneklik sağlayabilecek özelliktedir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi siyasî ve toplumsal uzlaşmanın ön plana çıktığı bir yönetim yapısıdır. Şartlara ve gelişmelere cevap veren dinamik demokratik bir tercihtir. Güçlü devlet, güçlü yönetim, demokratik istikrar gayeleri sistemin ana omurgasıdır" değerlendirmesinde bulundu. Dış politikada, siyasette ve ekonomide Türkiye’yi köşeye sıkıştırmaya yönelik faaliyetlerin önüne geçmenin Türk devletinin ve Türk milletinin bekâsına yönelik tüm tehditleri ortadan kaldıracağına dikkati çeken Bahçeli, Türkiye’yi "kudretli bir devlet" haline getirecek idari, hukuki ve siyasi tüm reformları hayata geçirmenin insan hak ve hürriyetlerini mümkün olan en geniş boyutta temin ettiğini ifade etti.

Oğuzhan Halil Özbek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da ilkbaharın gelmesiyle yeşeren meralar oğlak ve kuzuların sesleriyle şenlendi Türkiye’nin önemli küçükbaş hayvan yetiştiriciliği merkezlerinden biri olan Erzincan’da, ilkbaharın gelmesiyle birlikte yeşeren meralar oğlak ve kuzuların sesleriyle şenlendi. Yaklaşık 1 milyona yakın küçükbaş hayvan varlığıyla Türkiye’nin önde gelen hayvancılık merkezlerinden biri olan Erzincan’da, karların erimesiyle birlikte doğa yeniden canlandı. Kış mevsiminin sert geçtiği kentte uzun süre karla kaplı kalan meralar, havaların ısınmasıyla birlikte koyun, kuzu, keçi ve oğlaklarla şenlendi. Kışın çetin geçtiği ve yılın büyük bir bölümünde soğuk hava ve kar yağışının etkili olduğu Erzincan’da ilkbaharın gelmesi ve meralardaki karların erimesiyle otlar büyümeye başladı. Besiciler, hayvanlarını doğal ortamda otlatmanın mutluluğunu yaşarken, ortaya çıkan manzara ise güzel bir görüntü oluşturdu. Hayvanlarını meraya çıkaran Kadir Akkaya, "Baharın gelişi ile birlikte hayvanlarımızı meralara çıkardık. Son günlerde güzel bir yağmurda yağdı. Ova yağmurdan sonra yeşerdi. Yem ve samandan tasarruf ediyoruz. Son 6 aydır hayvanlarımıza içerde bakıyorduk. Artık dışarı çıkardık ve oldukça rahatladık" dedi. Zorlu bir kış mevsiminin ardında hayvanlarını meraya çıkardıklarını söyleyen çiftçilerden Muhammed Demir ise, "Bu sene kırsalda kış mevsimi oldukça zorlu geçti. Karların erimesi ile birlikte hayvanlarımızı dışarı çıkardık. Şuan hayvanlarımızı merada otlatıyoruz" şeklinde konuştu.
Bayburt Besiciler oğlak ve kuzuları büyütme telaşında Bayburt’ta yaşayan besiciler, köylerinde sesleri yankılanan yeni doğmuş oğlak ve kuzuları sağlıkla büyütme telaşına girdi. Demirözü ve Aydıntepe ilçelerine bağlı köylerde, yaylaların ve ormanlık alanların geniş yer kaplaması hayvancılık faaliyetlerine büyük katkı sağlıyor. Köylerde yaşayan besiciler de yıllardır sürdürdükleri küçükbaş hayvan yetiştiriciliğiyle geçimini sağlıyor. Her mevsim hayvanlarıyla ilgilenen besiciler, yaklaşık bir ay önce dünyaya gelen baharın müjdecisi oğlak ve kuzuların bakımı nedeniyle meşakkatli günler geçiriyor. Günün belirli saatlerinde ahırlara giden besiciler, yüzlerce keçi ve koyunu samanlıklarda istifledikleri yem bitkileriyle besledikten sonra oğlak ve kuzuları anneleriyle buluşturuyor. Ahırlardaki kapıların açılmasıyla sürünün içine karışan oğlak ve kuzular, kısa sürede annelerini koku ve seslerinden bulup emdikleri sütle besleniyor. Tüm zorluklara göğüs geren besiciler, aç kalan bazı oğlak ve kuzuları da biberonla besleyip sağlıklı büyütmeye çalışıyor. Sevimli halleriyle ahırları şenlendiren oğlak ve kuzular, havaların iyice ısınınca meralara çıkarılıp otlatılacak. Besicilerden Murat Turgut, uzun yıllardır küçükbaş hayvancılıkla ilgilenerek geçimini sağladığını söyledi. Koyun ve keçilerin genellikle mart-nisan arasında yavruladığını ifade eden Turgut, "Bütün zamanımızı hayvanların içerisinde geçiriyoruz. Onlara yavrulama döneminde adeta bir veteriner gibi yardımcı oluyoruz. Kuzu ve oğlakları günde 2 defa anneleriyle buluşturarak süt içmelerini sağlıyoruz. Belirli bir süreden sonra da oğlak ve kuzuları annelerinin yanından alıp farklı bölmelerde tutuyoruz." dedi. Turgut, annesi tarafından sahip çıkılmayan oğlak ve kuzuları biberonla beslediklerini anlatarak, "Küçükbaş hayvancılığın biraz zorluğu var ama bu iş hoşumuza gidiyor ve güzeldir. Sürekli doğadayız ve farklı canlılarla karşılaşıyoruz. Hayvanlar bana çok güzel enerji veriyor." ifadelerini kullandı.
Erzincan Erzincan’da çiftçiler mesaiye başladı Erzincan’da havalarının ısınmasıyla birlikte çiftçiler, tarlalarını sürmeye başladı. Uzun süren kışın ardından mesaiye başladı. Tercan ilçesine bağlı Mercan Beldesinde çiftçiler, baharın gelmesiyle birlikte tarla ekimine başladı. Karlı dağlar arasında yer alan tarlalarına arpa, buğday, korunga ve fiğ ekimi yapan çiftçiler, bereketli bir sezon geçirmeyi umut ediyor. Erzincan’da, uzun süren kış mevsiminin ardından çiftçiler traktörleriyle tarlalarına gelerek ekim çalışmalarına başladı. Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan çiftçiler, ekim alanlarında toprakla buluştu. Tarlasına arpa ve buğday ektiğini belirten çiftçilerden Murat Özdemir, "Her yıl nisan ayının başında ekim yapmaya başlıyoruz. Yedinci ayda biçim işine giriyoruz. Hayvanlarımızın yemi için saman ve ot üretimi yapıyoruz. Tüm çiftçilerimize hayırlı ve bereketli bir sezon diliyorum" dedi. Çiftçi Kenan İpek ise, "Sezonumuzu açtık, inşallah bereketli ve hayırlı mahsuller alırız. Şu an kuraklık olsa da Nisan ayında yağmur yağarsa bol verim elde ederiz. Yeğenimle birlikte ekim yapıyoruz, şimdi arpa ekeceğiz" ifadelerini kullandı. Çiftçiler, zorlu kış şartlarının ardından umutla başladıkları ekim sezonunda bereketli bir yıl geçirmeyi temenni ediyor. Erzincan’da Nisan ayı ile birlikte başlayan çiftçilerin mesaisi, hasat döneminde ektikleri mahsulleri alınca son buluyor.