POLİTİKA - 26 Kasım 2025 Çarşamba 15:02

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Altay: "Göçün merkezinde umutlarıyla, hayalleriyle, hikayeleriyle insanlar var"

A
A
A
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Altay: "Göçün merkezinde umutlarıyla, hayalleriyle, hikayeleriyle insanlar var"

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, "Unutmamamız gereken şey göçün merkezinde umutlarıyla, hayalleriyle, hikayeleriyle insanlar var ve bunu asla gözden kaçırmamamız gerekiyor" dedi.


4. Uluslararası Göç Konferansı, Polis Akademisi Başkanlığı Gölbaşı Yerleşkesinde başladı. 2 gün sürecek konferansın açılışına Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay katıldı.


Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, açılış konuşmalarının ardından ‘Göç Üzerine Çok Boyutlu Değerlendirmeler’ isimli oturumda ‘Yerel Yönetimlerin Göç Yönetimindeki Rolü: Uyum, Hizmet Sunumu ve Kentsel Kapasite’ konulu sunum gerçekleştirildi. Atalay, belediyelerin gündeminde iklim değişikliği ve göç konularının olduğunu ifade etti.


Göçün aşamalarında belediyelerin karar veren merci olmadığını belirten Altay, "Aslında şehirler üçe ayrılıyor. Birincisi göç veren şehirler. Bunların çeşitli problemleri var ve dünyada bununla ilgili gündemler var. İkincisi göç güzergahındaki şehirler ve göçmenlerin şehirler üzerindeki baskısı. Üçüncüsü de göç alan şehirler. Bunların yaşadığı problemler ve biz yerel yöneticiler olarak bu konuda aslında şunu özellikle ifade ediyoruz. Biz bu konuda karar verici değiliz. Yani göçün aşamaların hiçbirisinde yerel yönetimlerin belediye başkanları masanın bir tarafında değil. Ama oluşan durumda ortaya çıkan neticede, şehirler ve dolayısıyla yerel yöneticiler bunun problemleriyle uğraşmak zorundalar" diye konuştu.



"Göçün merkezinde umutlarıyla, hayalleriyle, hikayeleriyle insanlar var ve bunu asla gözden kaçırmamamız gerekiyor"


Göç meselesinin sadece Türkiye’de konuşulmadığını aktaran Altay, "Göç meselesi tüm dünyanın en önemli gündemlerinden birisi. Ama burada unutmamamız gereken şey göçün merkezinde umutlarıyla, hayalleriyle, hikayeleriyle insanlar var ve bunu asla gözden kaçırmamamız gerekiyor. Bizler de şehrimizde gelen herkesin niteliği ne olursa olsun tanımı ne olursa olsun insanca bir yaşam sunmak zorundayız" ifadelerine yer verdi.



"Kentsel dönüşüm için büyük problem oluşuyor"


Göç konusunun bazı temel problemler de oluşturduğunu anlatan Altay, "Özellikle çok hızlı bir şekilde nüfus artışının oluşması insanların barınmayla ilgili temel ihtiyaçlarını giderme adına şehrin kentsel dönüşümü ihtiyacı bulunan bölgelerinde kiralama vasıtasıyla o bölgelerde yaşamlarına başlamalarını oluşturuyor. Bizim açımızdan bir temel sorun; kentsel dönüşüm için çok büyük bir problem oluşuyor. Kira fiyatlarının artması şehirde yaşayan insanlarda bir mutsuzluk oluşturuyor. Yine şehir altyapısı için önemli problemler yaşıyoruz. Konya özelinde konuşacak olursak" şeklinde konuştu.


Konya’nın deprem açısında az riskli olmasının göç potansiyeli oluşturduğunu söyleyen Altay, "Gelenlerin büyük bir kısmı da geri dönmeyi tercih etmiyorlar ve Konya’da yaşamaya devam ediyorlar. Ayrıca eğitim için gelen kardeşlerimiz var. Bunlar da şehrimizin sosyal dokusuna önemli bir katkı sunuyorlar" açıklamasında bulundu.



"Dil konusunda danışmanlık etmeye başladık"


Dil konusunda gelenlere danışmanlık hizmeti vermeye başladıklarını dile getiren Altay, "Tabii en önemli sorun dil bariyeri. Özellikle gelenlerin ilk başta Türkçeyi hiç bilmiyor olmaları ciddi problemler oluşturdu. Onun için özellikle belediye hizmetlerinden faydalanabilmeleri için onlara dil konusunda danışmanlık etmeye başladık. Çünkü bir ev kiraladığınızda elektrik bağlatmanız, suyu açmanız, telefon abonesi olmanız gerekiyor ve bu tür kamusal hizmetleri almak için iletişim kurmanız gerekiyor" dedi.


Altay, göçmenlerin bulundukları şehirdeki katkılarına değinerek sözlerini şunları kaydetti:


Özellikle Afgan göçmenlerimiz olmasa şu anda Türkiye’de gıda güvenliği konusunda çok ciddi bir problem yaşayacağımızın bilinmesi gerekiyor. İkinci konu özellikle Suriyeli kardeşlerimizin bazı sektörlerde ülkemizin üretimine çok ciddi bir katkı sağladığını burada ifade etmemiz gerekiyor. Onun için entegrasyon bizim için çok önemli. Bir de çok kültürlü yaşama alışmamız açısından da bir fayda sağladığını düşünüyorum. Belki bu konuya alışık değildik. Hocamızın ifade ettiği gibi ilk başta hepimiz hazırlıksız yakalandık ama gelinen noktada birlikte yaşamayı çabuk öğreniyoruz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beykoz’daki orman yangını 9 saatte kontrol alındı İstanbul’un Beykoz ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın, ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu yaklaşık 9 saat sonra kontrol altına alındı. Beykoz Kılıçlı Mahallesi’nde saat 15.50 sıralarında başlayan yangın, rüzgarın da etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Beykoz-Şile sınırındaki yangına ulaşımın kısıtlı olması, ekiplerin müdahalesini zorlaştırdı. Yangın ilk olarak saat 18.30 sıralarında kontrol altına alınırken, rüzgarın da etkisiyle yeniden alevlendi. Orman Bölge Müdürlüğü, itfaiye ve AFAD ekiplerinin yoğun çalışması sonucu yangın, saat 01.00 sıralarında tekrar kontrol altına alındı. Yangına 3 helikopter, 51 araç ve 146 personel ile müdahale edilirken, yaklaşık 14 hektarlık ağaçlandırma sahası ile makilik alan zarar gördü. Valilikten açıklama Yangının son durumuna ilişkin açıklama yapan İstanbul Valiliği, "Beykoz İlçesi Kılıçlı Mahallesi’nde ormanlık alanda çıkan ve saat 18.30 sıralarında kontrol altına alınan orman yangını, rüzgarın etkisiyle tekrar etkili olmuştur. Orman Bölge Müdürlüğü, İtfaiye ve AFAD ekiplerinin müdahale ettiği yangın, saat 01.00 sıralarında yeniden kontrol altına alınmış olup, bölgede soğutma çalışmaları devam etmektedir. Yangına 3 helikopter, 51 araç ve 146 personel müdahale etmiş olup, yangında 14 hektarlık ağaçlandırma sahası ve makilik alan zarar görmüştür" ifadelerine yer verdi.
Kayseri Köpek saldırısında yaralanan 3 yaşındaki bebek 34 gün sonra evine kavuştu Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde bir köpeğin saldırısına uğraması sonucu ağır yaralanan ve Ankara’da tedavi edilen 3 yaşındaki bebek geçirdiği 5 operasyonun ardından 34 gün sonra evine döndü. 34 gün boyunca bebeğinin evine dönmesini bekleyen baba bebeğine kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Öte yandan, köpeğin resmi olmayan sahibinin babaya şikayetini çekmesi için para teklif ettiği öğrenildi. Anbar Mahallesi Beydağ Sokak’ta 20 Mart günü yaşanan olayda, başıboş köpek, sokakta oynayan 3 yaşındaki yabancı uyruklu A.D.’ye saldırdı. Olayda A.D. ağır yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye polis, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. Polis ekipleri çevrede güvenlik önlemi alırken, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından talihsiz çocuk ambulansla Kayseri Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Başıboş köpek belediye ekipleri tarafından uyuşturucu iğne ile bayıltılarak barınağa götürüldü. Köpek saldırısı sonucu başından ağır yaralanan çocuk, Kayseri Şehir Hastanesi’ndeki ilk müdahalenin ardından tedavi için Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’ne nakledildi. Köpeğin resmi olmayan sahibi ortaya çıktı Ayrıca, olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında A.D.’ye saldırarak ağır yaralayan köpeğin Ö.Y. tarafından kayıt altına alınmadan sahiplenildiği tespit edildi. Ö.Y.’ye Tarım İl Müdürlüğü ekipleri tarafından ’hayvanın kayıt altına alınmadan beslenmesi’, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü tarafından da ’önlem alınmadan köpek beslemek’ suçundan ceza yazıldığı öğrenildi. Bebeğine kavuşmanın mutluluğunu yaşadı Köpek saldırısına uğrayan 3 yaşındaki A.D. geçirdiği 5 operasyonun ardından 34 gün sonra evine döndü. Kafasındaki ağır yaranın dışından bacaklarında da yaralanan A.D.’nin tedavisi Kayseri’de devam edecek. Bebeğinin eve dönmesiyle büyük mutluluk yaşadığını dile getiren baba Salih D., "Bebeğim Ankara’da 5 tane operasyon geçirdi. 34 gün sonra evine döndü. Evine dönmesine mutlu oldum. Geldiğine inanamadım. Allah’a şükürler olsun. Çocuğumun hastanede tedavisi sürecek. Çünkü hala yaraları mevcut" diye konuştu. Aileye şikayetçi olmamaları için para teklif etmişler Kendilerine mahalle bakkalı aracılığıyla para teklif edildiğini dile getiren Salih D., "Mahallemizdeki bakkalı aracı tutarak şikayetçi olmamamız için para teklif etmişler. Ben oğlumun hakkını istiyorum. Her yeri yara içerisinde Ben çocuğum için varım. Onun için yaşıyorum. Şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.