POLİTİKA - 21 Ocak 2026 Çarşamba 19:11

İstanbul Emniyeti, Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda sunum yaptı

A
A
A
İstanbul Emniyeti, Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda sunum yaptı

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda sunum yaptı. Sunumda, suç örgütlerinin dijital platformlar aracılığıyla çocukları suça özendirici propaganda faaliyetinde bulunduğu öne çıktı.


TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Toplantıda İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü sunum yaptı. Toplantının açılışında konuşan Komisyon Başkanı Durgut, "Bugün komisyon toplantımıza bizleri derinden sarsan çok acı kaybımız Atlas Çağlayan evladımızı anarak başlamak istiyorum. Atlas henüz 16 yaşında bir gençti, İstanbul’da çevresi tarafından sakin, çalışkan, sevecen birisi olarak biliniyordu. Eğitimini sürdürürken ailesine destek olmaya çalışan, ikiz kardeşiyle büyüyen, geleceğe dair idealleri, hayalleri ve planları olan tertemiz bir çocuktu ancak 14 Ocak akşamı bir yan bakma iddiasıyla başlayan sözlü taciz geri dönülemez bir trajediye dönüştü. Evinin yakınında her zaman gittiği bir kafede maruz kaldığı bu sözlü saldırı kafeden ayrıldıktan sonra bıçaklı saldırı olarak devam etti ve Atlas hayatının en güzel çağında onu çok seven ailesinden, arkadaşlarından ve hayatından koparıldı. Atlas’ın hayatına vahşice son veren failin yaşının 15 olduğunu öğrendik. Bu elim hadise yalnızca bir suç istatistiği değil, bir insanın, bir ailenin ve bir geleceğin kaybıdır. Atlas Çağlayan’ın hayatını kaybetmesi hepimizin vicdanında derin bir yara açmıştır. Bu acının kelimelerle tarif edilemeyeceğinin farkındayız. Atlas çocuğumuzu çok derin bir üzüntü ve rahmetle anıyorum" dedi.



"Suça sürüklenen çocuk, kavramına suçun mahiyetini yok sayan tek tip bir yaklaşımı doğru bulmuyorum"


Faillerin yaşının küçük olsa dahi hayat hakkı elinden alınan çocuğun hukuki ve vicdani üstünlüğünün geri plana itilmesinin kabul edilebilir bir tarafının olmadığını dile getiren Durgut, "Bizler çocukları korumaktan söz ederken Türkiye’de ve dünyada değişen çocuk suçlu profillerini, dijitalleşmeyle birlikte dönüşen suç türlerini ve bu alandaki güncel eğilimleri dikkate alan bir anlayışla hareket etmek zorundayız çünkü bugün çocuk suçluluğu bireysel, tesadüfi ya da yalnızca sosyoekonomik nedenlerle açıklanamayacak kadar örgütlü, dijital mecralarla iç içe ve giderek daha ağır suç tiplerine evrilen bir yapı göstermektedir. Komisyon olarak elbette ki önleme, rehabilitasyon ve onarıcı adalet politikalarını esas alıyoruz ancak şunun altını özellikle çizmek isterim; ‘Suça sürüklenen çocuk’ kavramına suçun mahiyetini yok sayan tek tip bir yaklaşımı doğru bulmuyorum. Vahşet içeren, organize, dijital mecralar üzerinden planlanan ve süreklilik arz eden suçlarla korumasızlık, ihmal ya da yönlendirilme sonucu ortaya çıkan fiilleri aynı hukuki kategoride değerlendirmek ne çocuğu ne de toplumu korur" ifadelerini kullandı.



"Çocuklarımızın silahla tanıştıkları ilk yerler sosyal medya mecraları ve oyunlar olabiliyor"


Konuya ilişkin sunum yapan İstanbul Ataşehir Emniyet Müdürü Abdulkadir Bilen, "Mobil telefon kullanım oranı Türkiye Dijitalleşme Raporu’nda yüzde 98’lerin üzerinde. Yine aynı şekilde, akıllı telefonu, dizüstü ve masaüstü bilgisayarı, tableti büyük oranda hem çocuklarımız hem yetişkinlerimiz de kullanıyor. Tabii, yine, teknolojisinin gelişmesiyle birlikte yapay zeka destekli sanal gerçeklik araçları, akıllı ev gereçleriyle birlikte son dönemde yoğun bir şekilde teknik araçları kullanıyoruz. Oyunların çocuklarımıza etkisi genelde silahlı ve savaş oyunları olduğu için aslında silahla tanıştıkları ilk yerler sosyal medya mecraları ve oyunlar olabiliyor. Bu açıdan da ailelerinin çocuklarımızın bu oyunları oynayıp oynamadıklarını kontrol etmesi ve özellikle bilgisayar başında ne kadar vakit geçiriyorlar, bilgisayar başında neler yapıyorlar, bunları kontrol etmesi çok çok önemli. Tabii, 18 yaş üzerinde de çokça oynanan oyunlar var. Her yaştan, belki hepimizin telefonunda mutlaka bir oyun kuruludur ve bir şekilde hayatımızın bir döneminde oyun oynamışızdır" diye konuştu.



"Suç örgütleri propagandasını İnstagram ve TikTok üzerinden yapar iletişimi Telegram, Whatsapp ve Discord üzerinden kurar"


Çocukları kullanan suç çetelerinin örgütlendikleri dijital platformları değerlendiren İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürü Alperen Süer, "Genelde suç örgütleri propaganda amaçlı İnstagram ve TikTok üzerinden propaganda yaparlar, keza iletişim de az da olsa vardır. Daha sonra iletişim Telegram, Whatsapp ve Discord üzerinden kurar genel akım bu şekildedir. Suç örgütlerinin çocuklara yönelik dijital platformda yaptıkları propagandayı ilk başta ilgi çekmek, daha sonra o ilgi kapsamında kendilerine bağlamak, bağladıktan sonra pozisyonuna ve kabiliyetine göre de suç örgütü faaliyetlerinde kullanmak olarak sıralayabiliriz. Propagandada ilk başta lüks hayatı özendirici paylaşımlar yaparlar. Villalarda ve havuz başlarında fotoğraflar, lüks araçlarla gezintiler gibi. Ardından kendileriyle özdeştirdikleri sembolleri bol bol kullanırlar. Yeni nesil suç örgütlerinin kullandıkları fotoğraflarda kartal, gülen yüz işareti gibi işaretler. Farklı fonksiyona sahip silahları temin ederek fotoğraf çekip paylaşım yaparak bu da kendilerini güçlü olarak gösterirler Mafyatik dizi, film karakterleri ve yeni nesil rap müziklerle suç örgütlerini bağdaştıracak, birleştirecek özendirici paylaşımlarda bulunmak. Keza, bu rap müziklerinde ima hâlinde defaatle adli işlem yaptığımız da oldu. Daha sonra siber şubede tespit edip de gerekli adli birimlere bildirdiklerimiz de oldu" dedi.



İstanbul Emniyeti, Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu’nda sunum yaptı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bolu 13 yaşındaki çocuğun yumruğuyla ölen Alperen’in ailesine tehdit mesajları Bolu’da 15 yaşındaki Alperen Ömer Toprak’a yumruk atarak ölümüne sebep olan biri tutuklu 2 sanığın yargılanmasına devam edildi. 13 yaşındaki tutuklu sanığın olaydan yaklaşık 1 saat önce sosyal medya hesabından tabancalı fotoğraf paylaştığı ortaya çıktı. Ayrıca acılı aileye yurt dışına kayıtlı numaralardan, tehdit mesajları geldiği öğrenildi. Olay, 12 Haziran 2025 tarihinde İsmetpaşa Caddesi’nde bulunan Kültür Park’ta meydana geldi. İddiaya göre, 13 yaşındaki S.Ş. ile 15 yaşındaki Alperen Ömer Toprak arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine S.Ş., Toprak’a yumruk attı. Darbenin etkisiyle yere yığılan Toprak’ın kalbi durdu. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, kalp masajı ile Alperen Ömer Toprak’ı hayata döndürdü. Hastaneye kaldırılan Toprak, yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili 13 yaşındaki S.Ş. ile yanında bulunan 14 yaşındaki arkadaşı E.Y., Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alındı. İfadeleri alınan şüphelilerden S.Ş. tutuklanırken, E.Y. ise adli kontrolle serbest bırakıldı. Olaya ilişkin açılan davanın ikinci celsesi, Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle duruşma kapalı oturumda yapıldı. Mahkeme heyeti, önceki celsede Adli Tıp Kurumu’ndan talep edilen otopsi raporunun henüz dosyaya ulaşmaması nedeniyle duruşmayı 4 Mart’a erteledi. Aileye tehdit mesajları Öte yandan hayatını kaybeden Alperen Ömer Toprak’ın ailesine, yurt dışına kayıtlı numaralardan, ‘Sizin kafanızı kesip, köpeklere yem edeceğim’, ’Oğlunuzu öldüren kardeşlerime helal’, ’Alperen nasıl öldü ama, çok zevkli değil miydi?’ gibi tehdit mesajları geldiği öğrenildi. Olaydan önce silahlı paylaşım Alperen Ömer Toprak’ın ölümüne neden olan olayda tutuklu sanık S.Ş.’nin, olaydan yaklaşık 1 saat önce sosyal medya hesabından tabancalı bir fotoğraf paylaştığı da ortaya çıktı. Duruşma sonrası adliye önünde açıklama yapan ailenin avukatı Alper Coşkun, ailenin tehditlere maruz kaldığını belirterek, "Bugün davanın ikinci duruşması yapıldı. Adli tıptan rapor bekliyoruz. Şu an dosyanın kararı çıkması için tek eksik adli tıptan beklenen rapor. Umarım bir an önce sonuçlanır. Aile bu süreç boyunca ’Alperen ne güzel öldü’ gibi mesajlar aldı" şeklinde konuştu.
İstanbul Galatasaray’da 2 değişiklik Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, son oynadıkları Gaziantep FK maçının 11’ine göre Atletico Madrid karşısında 2 değişikle çıktı. UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 7. haftasında Galatasaray evinde İspanyol ekibi Atletico Madrid ile karşı karşıya geliyor. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, son oynadıkları Gaziantep FK maçının 11’ine göre Madrid temsilcisi karşısında 2 değişiklik yaptı. Buruk; İlkay Gündoğan ve Mauro Icardi’nin yerine Lucas Torreira ve Victor Osimhen’e görev verdi. Sarı-kırmızılılarda takımla çalışmalara başlayan fakat teknik heyet kararıyla bekletilen Wilfried Singo ve sakatlığı bulunan Arda Ünyay kadroda yer almıyor. Kazımcan Karataş da UEFA’ya verilen listede olmadığı için kadroda yok. Sakatlığından dolayı Gaziantep FK müsabakasında oynamayan Gabriel Sara, son antrenmanda kendini denedi ve maçta yedek kulübesinde bekledi. Victor Osimhen 11’de, Ismail Jakobs yedek Galatasaray’da milli takımlarıyla Afrika Uluslar Kupası’nda mücadele eden Nijeryalı futbolcu Victor Osimhen ile Senegalli futbolcu Ismail Jakobs, görevlerini tamamladıktan sonra takıma katıldı. Takımla iki antrenmana çıkan Osimhen, Atletico Madrid karşısında 11’de yer alırken, İstanbul’a yeni gelen Jakobs ise yedeklerde yer aldı. İki futbolcu, Afrika Uluslar Kupası sürecinde Trendyol Süper Lig, Turkcell Süper Kupa ve Ziraat Türkiye Kupası’nda 2’şer olmak üzere toplam 6 müsabakada oynamadı. Galatasaray’ın 11’i Sarı-kırmızılılar mücadeleye; Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı, Mario Lemina, Lucas Torreira, Yunus Akgün, Leroy Sane, Barış Alper Yılmaz ve Victor Osimhen 11’i ile başladı. Yedeklerde ise Batuhan Şen, Günay Güvenç, Ismail Jakobs, Gabriel Sara, Mauro Icardi, İlkay Gündoğan, Ahmed Kutucu, Kaan Ayhan, Yusuf Demir, Yusuf Dağhan Kahraman, Eyüp Karasu ve Furkan Koçak bekledi. Tribünlere Galatasaray bayrağı bırakıldı Galatasaray yönetimi, Atletico Madrid maçı için RAMS Park tribünlerine yaklaşık 50 bin sarı-kırmızılı bayrak bıraktı. Galatasaraylı taraftarlar, seremoni sırasında bayrakları sallayarak güzel bir atmosfer oluşturdu. Tribünler doldu Galatasaray taraftarı, Atletico Madrid karşılaşmasında takımını yalnız bırakmadı. RAMS Park tribünleri dolduran sarı-kırmızılı taraftarlar, müsabaka öncesinde tek tek futbolcuları tribüne çağırırken, yaptıkları tezahüratlarla da takımı maça hazırladı. Öte yandan İspanya’da yaşanan tren kazasında hayatını kaybedenler için mücadele öncesinde 1 dakikalık saygı duruşu yapıldı.
Düzce Düzce Üniversitesi üst basamaklarda Times Higher Education (THE) tarafından açıklanan "THE World University Rankings by Subject 2026" sonuçlarına göre Düzce Üniversitesi, farklı alanlarda elde ettiği derecelerle hem ulusal hem de uluslararası ölçekte önemli bir başarıya imza attı. Yenilikçi eğitim anlayışı, araştırma performansı ve sürdürülebilir kalkınma misyonuyla öne çıkan Düzce Üniversitesi, özellikle genç üniversiteler arasında konumunu güçlendirdi. Mühendislikte Türkiye birinciliği THE World University Rankings by Subject 2026 sonuçlarına göre mühendislik alanında Dünya genelinde 401–500 bandında, Türkiye Üniversiteleri arasında 7. sırada yer alarak önemli bir yükseliş gösteren Düzce Üniversitesi, 2000 yılından sonra kurulan devlet üniversiteleri arasında 1. sırada yer aldı.2025 sonuçlarına göre aynı alanda 501-600 bandında ve Türkiye sıralamasında 10. sırada yer almış olan Üniversitemiz; 2026 sonuçlarında elde ettiği yükseliş ile kayda değer bir ivme yakaladı. Yaşam bilimleri alanında uluslararası konum Yaşam Bilimleri alanında Dünyada 1001+ bandında, Türkiye üniversiteleri arasında 27. sırada yer alan Düzce Üniversitesi, aynı alanda 2000 yılından sonra kurulan devlet üniversiteleri arasında 5. sırada bulunarak genç üniversiteler arasında güçlü bir konuma sahip olduğunu gösterdi. Tıp ve sağlık alanında güçlü performans Tıp ve Sağlık alanında Düzce Üniversitesi, Dünya genelinde 1001+ bandında, Türkiye üniversiteleri arasında 43. sırada, 2000 yılından sonra kurulan devlet üniversiteleri arasında ise 7. sırada yer aldı. Sağlık alanında yürütülen bilimsel yayınların niteliği, sağlık eğitimimizin altyapısı ve araştırma kapasitesini gözler önüne seren Düzce Üniversitesi, tıp ve sağlık alnındaki istikrarlı gelişimimizin somut bir göstergesi oldu. Uluslararası arenada önemli güçlenme Düzce Üniversitesi’nin değer üretme misyonu doğrultusunda yürüttüğü akademik ve bilimsel çalışmaların uluslararası arenada karşılık bulduğunu gösteren bu başarılar, genç üniversiteler arasında akademik rekabet gücünün arttığını ve bölgesel kalkınma misyonuyla ulusal ve uluslararası platformlarda konumunu güçlendirdiğini ortaya koymaktadır.
Düzce Rektör Sözbir’den teşekkür belgesi Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, 2025 Yılı Akademik Birim İç Değerlendirme Süreci’ne katkı sağlayan üniversitenin mensuplarıyla bir araya gelerek teşekkür belgesi takdim etti. Programa; Rektör Prof. Dr. Nedim Sözbir, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ali Öztürk ve Prof. Dr. Emrah Evren Kara, Genel Sekreter Nihat Yıldız, Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Kütük, Genel Sekreter Yardımcısı ve İletişim ve Tanıtım Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert ile iç değerlendirme ekip üyeleri katıldı. Düzce Üniversitesi Akreditasyon, Akademik Değerlendirme ve Kalite Koordinatörlüğü koordinesinde; Kalite Komisyon üyeleri, Akademik Birim Kalite Komisyon üyeleri, idari yöneticiler ve öğrencilerin katılımı ile 08-19 Aralık 2025 tarihleri arasında Akademik Birim İç Değerlendirme Süreci başarıyla gerçekleştirilmişti. Kurumsal kalite güvencesi yaklaşımının güçlendirilmesi ve sürekli iyileştirme kültürünün yaygınlaştırılması amacıyla yürütülen süreçte; Düzce Üniversitesi’nin kalite yönetim uygulamaları, işleyiş mekanizmaları ve süreç yönetimi bütüncül bir bakış açısıyla ele alındı. İç değerlendirme çalışmaları kapsamında toplam 26 akademik birim ziyaret edilerek, birimlerin kalite yönetim sistemlerinin işleyişi yerinde incelendi; güçlü yönler ile gelişmeye açık alanlar değerlendirilerek süreçlerin etkinliğini artırmaya yönelik istişareler gerçekleştirildi. Ziyaretlerde, sürecin verimli ve etki odaklı yürütülmesi için Birim Yöneticileri ile Kalite Komisyonu üyelerinin katılımının önemi vurgulandı. Değerlendirmeler sonucunda elde edilen veriler online ortamda sistematik şekilde toplanarak analiz sürecine dahil edildi. Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nedim Sözbir, 2025 Yılı İç Değerlendirme Süreci kapsamında; kalite güvencesi kültürünün geliştirilmesi, sürekli iyileştirme anlayışının güçlendirilmesi ve kurumsal hedeflere ulaşılması amacıyla gerçekleştirilen çalışmalara sağladıkları özverili ve değerli katkıları için iç değerlendirme ekip üyelerini tebrik ederek teşekkür belgesi takdim etti.