GÜNDEM - 11 Nisan 2026 Cumartesi 13:52

Göç İdaresi Başkanı Kök: "Türkiye, göç yönetiminde küresel ölçekte örnek bir model ortaya koyuyor"

A
A
A
Göç İdaresi Başkanı Kök: "Türkiye, göç yönetiminde küresel ölçekte örnek bir model ortaya koyuyor"

Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Göç İdaresi Başkanlığının kuruluşunun 13. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Türkiye, göç yönetiminde küresel ölçekte örnek bir model ortaya koyuyor" dedi.


Türkiye’nin göç yönetiminde son yıllarda attığı adımlar, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ve dijitalleşme süreçleriyle birlikte yeni bir aşamaya taşınıyor. Göç İdaresi Başkanlığı’nın 13’üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Hüseyin Kök, Türkiye’nin göç politikalarını hukuk, insan hakları ve milli menfaatler çerçevesinde bütüncül bir yaklaşımla sürdürdüğünü belirtti.


Türkiye, göç yönetiminde küresel ölçekte örnek bir model ortaya koyuyor


Göç İdaresi Başkanı Hüseyin Kök, Göç İdaresi Başkanlığının kuruluşunun 13. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin göç yönetiminde; hukuk, insan hakları ve millî menfaatlerimiz temelinde, medeniyet değerlerimizden güç alarak, kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığından taviz vermeden, tarihi tecrübe, rasyonel bakış açısı ve insani yaklaşımıyla dünyaya örnek bir modeli ortaya koyduğunu belirtti. Başkan Hüseyin Kök, insan haklarını gözeten, kamu düzeni ve güvenliğini önceleyen, aynı zamanda da uluslararası iş birliğini esas alan bütüncül bir model geliştirildiğini belirterek bir tarafta düzensiz göçle mücadelede kararlı adımlar atıldığını, diğer tarafta da düzenli göç yönetiminde dijitalleşme ve kurumsal kapasitenin güçlendirildiğini vurguladı.


"Sadece göçü yöneten değil, göç yönetimine yön veren bir kurumsal yapıya ulaştık"


Hüseyin Kök, Göç İdaresi’nin temellerinin 13 yıl önce atıldığını ve süreç içerisinde önemli bir kurumsal dönüşüm gerçekleştirildiğini belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:


"Türkiye’nin göç alanındaki çalışmaları, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’nin destekleriyle, bütüncül ve stratejik bir bakış açısıyla yönetilmektedir. Göç alanındaki tüm faaliyetler, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı koordinesinde ve ilgili tüm kurumların katılımıyla gerçekleştirilmektedir."


Düzensiz göçle mücadelede insan odaklı ve kararlı duruş


Hüseyin Kök, Türkiye’nin düzensiz göçle mücadelesinin, insan haklarına saygılı, uluslararası hukuka uygun ve kamu düzeninden taviz vermeyen sağlam bir temele dayandırıldığını ifade etti. Başkan Hüseyin Kök, 2021-2025 Strateji Belgesi hedeflerinin yüzde 100 oranında başarıyla tamamlanmasının bu kararlılığın en somut göstergesi olduğunu vurguladı. Başkan Hüseyin Kök, hazırlıkları tamamlanan 2026-2030 Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı’nın da Türkiye’nin düzensiz göçle mücadele sürecine daha büyük bir ivme kazandıracağını belirtti.


Kök, Türkiye’nin düzensiz göçle mücadelede insan haklarına uygun şekilde yürütülen beş ayaklı bir strateji uyguladığını; bunların sorunun kaynağında çözülmesine yönelik tedbirler, etkili sınır güvenlik tedbirleri, ülke içerisinde etkin yakalama, düzensiz iş gücüyle mücadele ve etkin geri gönderme mekanizmaları olduğunu söyledi.


Kaynak ülkelerde diplomasi


Düzensiz göçle mücadelenin yalnızca sınır hattında değil, kaynak ülkelerde yürütülen ikili ilişkiler ve diplomatik çalışmalarla da desteklendiğini belirten Hüseyin Kök, buna örnek olarak gönül coğrafyamız başta olmak üzere birçok ülke ile çalışmalar yürütüldüğünü, bilgi ve tecrübe paylaşımında bulunulduğunu aktardı.


Sınır yönetiminde entegre dönüşüm ve UKORAM modeli


Türkiye’nin sınır güvenliğinin artık yalnızca fiziki tedbirlerle değil, ileri teknoloji sistemleriyle desteklenen proaktif ve entegre bir sınır yönetimi anlayışıyla sağlandığını belirten Hüseyin Kök, son yıllarda bu alanda güçlü bir kurumsal ve yüksek teknolojik kapasitenin inşa edildiğinin altını çizdi.


Sınır hattında güvenlik duvarları, devriye yolları ve aydınlatma sistemlerinin yanı sıra elektro-optik kuleler, sismik algılayıcılar ve insansız hava araçlarıyla desteklenen keşif-gözetleme sistemlerinin aktif olarak kullanıldığını belirten Kök, sınır güvenliğinin çok katmanlı bir yapıyla güçlendirildiğini kaydetti.


Hüseyin Kök, 2021 yılında faaliyete geçirilen Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi (UKORAM) ile düzensiz göç hareketlerinin ve sınır aşan risklerin daha etkin şekilde analiz edildiğini ve raporlandığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:


"Sınır yönetimi alanında ortak strateji oluşturmak ve risk analizi faaliyetleri yürütmek, kontrol edilebilen ve edilemeyen riskleri azaltmak amacıyla uyarılarda bulunmak ve sınır gözetiminden sorumlu olan kamu kurum ve kuruluşlarının risk analizi ile ilgili koordinasyonunu sağlamak amacıyla 2021 yılında faaliyete geçirilen Ulusal Koordinasyon ve Ortak Risk Analiz Merkezi (UKORAM) sayesinde düzensiz göç rotalarından sınır aşan halk sağlığı tehditlerine kadar birçok riski bilimsel analizlerle önceden öngörebiliyoruz. Sınır kapılarımızda gerçekleştirdiğimiz önemli modernizasyon hamleleriyle kapasiteyi üst seviyeye taşıdık. Kilis Çobanbey’den Hatay Cilvegözü’ne kadar kara sınır kapılarımızı modern altyapılarla güçlendirdik. Ayrıca 8 havalimanımızda kabul edilemeyen yolcu (INAD) işlemlerinin devralınmasıyla yabancılara yönelik tüm iş ve işlemlerde uygulama birliği sağladık. ‘Limanlarda Tek Kart’ projesiyle deniz sınır kapılarımızda güvenlik konseptini yeniden kurguladık."


Mobil göç noktaları ile etkin denetim


Yurt içindeki denetim mekanizmalarının da güçlendirildiğini belirten Hüseyin Kök, 19 Temmuz 2023’te İstanbul’da başlatılan ve kısa sürede tüm Türkiye’ye yayılan Mobil Göç Noktası uygulamasının bugün 375 araç ve binlerce personelle sahada aktif olarak görev yaptığını söyledi.


Düzenli göç yönetiminde dijitalleşme


Hüseyin Kök, Türkiye’nin düzensiz göçle mücadelenin yanı sıra düzenli göç yönetimine de büyük önem verdiğini söyledi. Kök, Türkiye’nin düzenli göç süreçlerini de etkin ve şeffaf şekilde yürüttüğünü vurguladı.


Yerli ve millî olarak geliştirilen GÖÇBİL uygulaması ve diğer yazılımlarla yabancıların elektronik ortamda bilgilendirildiğini, işlemlerinin daha hızlı ve kolay bir şekilde yürütüldüğünü; 2015 yılından bu yana uygulanan e-İkamet sistemi sayesinde ikamet izinlerine ilişkin başvuru süreçlerinin dijital ortama taşındığını belirten Başkan Hüseyin Kök, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) ile bildirimlerin elektronik ortamda yapılmaya başlandığını ifade etti. Bu uygulamaların hem veri güvenliğini artırdığını hem de işlem süreçlerini önemli ölçüde hızlandırdığını söyledi.


Uluslararası öğrenciler için yeni kolaylıklar


Türkiye’nin uluslararası eğitim merkezi olma hedefi doğrultusunda önemli adımlar atıldığını belirten Hüseyin Kök, Yükseköğretim Kurulu ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde uluslararası öğrencilerin ikamet başvurularını İl Göç İdaresi Müdürlüklerine gitmek zorunda kalmadan, kendi üniversite yerleşkeleri içinde yapabildiğini ifade etti.


Bu uygulama sayesinde öğrencilerin hızlı bir şekilde Yabancı Kimlik Numarası (YKN) aldığını, resmi işlemlerini kolay şekilde tamamladığını belirten Kök, mezuniyet sonrası sunulan 1 yıllık ikamet imkânı ile Türkiye’de kalış süreçlerinin desteklendiğini söyledi. Ayrıca Türkçe, İngilizce, Arapça, Rusça ve Farsça olmak üzere 5 dilde hizmet veren YİMER 157’yi arayan uluslararası öğrencilerin 2’yi tuşladıklarında doğrudan kesintisiz danışmanlık hizmeti alabildiklerini belirterek bu uygulamaların Türkiye’nin öğrenci dostu göç politikasının somut göstergeleri arasında yer aldığını vurguladı.


Türk ve akraba topluluklar


Türkiye’nin göç yönetiminde tarihi ve kültürel bağlara sahip topluluklara yönelik sorumluluklarını da yerine getirdiğini vurgulayan Kök, bu kapsamda yapılan çalışmalara örnek olarak Ahıska Türklerinin iskan süreçleri hakkında şu bilgileri verdi:


"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararı doğrultusunda Ahıska Türklerinin Erzincan Üzümlü’deki iskân süreçleri tamamlandı. Bitlis’in Ahlat ilçesinde ise iskân çalışmaları devam etmektedir. Soydaşlarımızın sosyal hayata uyumunun sağlanması amacıyla ilgili kurumlarla koordinasyon içinde çalışmalar sürdürülmektedir. Ayrıca bölgesel krizler nedeniyle Türkiye’ye getirilen soydaş ve misafir topluluklara yönelik insani destekler devam etmektedir."


Gönüllü geri dönüşlerde insan onuruna yakışır yönetim


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Biz, göç meselesine binlerce yıllık medeniyetimiz, tarihimiz, bizi biz yapan kadim değerlerimiz merceğinden bakıyoruz" sözünü hatırlatan Kök, "Türkiye dün olduğu gibi gönüllü geri dönüş sürecinde de Suriyeli kardeşlerimizin yanında, tarihin doğru tarafında yer almıştır. Suriye’de meydana gelen gelişmelerin ardından gönüllü geri dönüşler hız kazanmıştır. 8 Aralık 2024 tarihinden itibaren 650 binden fazla Suriyeli ülkelerine gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli dönüş yapmıştır. 2016 yılından bu yana gönüllü geri dönüş yapan Suriyelilerin sayısı ise 1 milyon 390 bini geçmiştir. Geri dönüşlere ilişkin süreç uluslararası standartlara uygun olarak büyük bir hassasiyetle ve şeffaf bir şekilde yürütülmektedir. Gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli olarak gerçekleşen bu dönüşler ‘üçüncü göz’ olarak Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK)’nin şahitliğinde gerçekleşmektedir. Ülkemiz, Suriye krizinin başladığı günden bu yana attığı her adımda dünyaya örnek gösterilen bir göç yönetimi anlayışı ortaya koymuştur" dedi.


"Göç yönetiminde güçlü kurumsal kapasitemizi daha da ileri taşıyacağız"


Kök açıklamasının sonunda, göç yönetiminde uluslararası iş birliği ve gelişmelerin gerek müktesebat gerekse sahada atılan adımlarla yakından takip edildiğinin, göçün uluslararası alandaki domino etkisi gözetilerek proaktif bir yaklaşım sergilendiğinin ve bu alanda görevli tüm kurum ve kuruluşlarla etkin bir koordinasyon içerisinde çalışıldığının altını çizerek; "Kuruluşumuzun 13. yılında edindiğimiz tecrübe ve güçlü kurumsal kapasiteyle hem vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğini hem de ülkemizde bulunan yabancıların hak ve hukukunu gözeten bir göç yönetimi anlayışını sürdürmeye kararlılıkla devam edeceğiz. Türkiye’nin göç yönetimindeki kurumsal kapasitesini ve dünyaya örnek model olma vizyonunu daha da ileriye taşıyacağız" dedi.


(BS-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Akıntıya kapılan genci arama çalışmaları 8. gününde sürüyor Mersin’in Tarsus ilçesinde atladığı suda akıntıya kapılarak kaybolan 18 yaşındaki genci arama çalışmaları 8’inci gününde sürüyor. AFAD koordinasyondaki arama çalışmalarına 448 personel, 33 dalgıç, 52 araç, 9 bot, 1 jetski, 3 sonar cihazı, 7 dron ve 2 arama köpeği katılıyor. Olay, 4 Nisan’da Çağlayan Mahallesi’ndeki Tarsus Şelalesi’nde meydana gelmişti. Batu Yetiş Kerem Kaplan (18) suya atladıktan kısa süre sonra güçlü akıntıya kapılmış, çevredekilerin haber vermesiyle olay yerine polis, itfaiye, sahil güvenlik ve AFAD ekipleri sevk edilmişti. Ekipler, nehir ve çevresinde kapsamlı bir arama çalışması başlatmıştı. Gencin atlama ve akıntıya kapılma anları da cep telefonu kamerasına yansımıştı. Yaklaşık 47 kilometrelik Berdan Nehri’nin her noktası ekipler tarafından titizlikle taranırken, arama çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla nehirde su akışı da kesildi. AFAD koordinasyonda yapılan arama çalışmalarında 448 personel, 33 dalgıç, 52 araç, 9 bot, 1 jetski, 3 sonar cihazı, 7 dron ve 2 arama köpeğinin yer aldığı belirtildi. İlk günden itibaren bölgeye sık sık gelen Mersin Valisi Atilla Toros’un da bugün çalışmaları yerinde incelediği, bota binerek arama faaliyetlerine katıldığı öğrenildi. Milletvekili Faruk Dinç’in de çalışmaları yerinde takip ettiği kaydedildi. Kaplan’ı arama çalışmaları sürüyor.
Ankara Bakan Gürlek: "Lekelenmeme hakkı kapsamında dosyaları en başta ayıklıyor, vatandaşlarımızın gereksiz yere yıpranmasının önüne geçiyoruz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Yaptığımız düzenlemeler ve geliştirdiğimiz uygulamalarla; lekelenmeme hakkı kapsamında dosyaları en başta ayıklıyor, vatandaşlarımızın gereksiz yere yıpranmasının önüne geçiyoruz" dedi. Bakan Gürlek, resmi sosyal medya hesabından Bakanlık olarak gerçekleştirilen düzenlemeler ve geliştirilen uygulamalar ile ilgili açıklamada bulundu. Gürlek, lekelenmeme hakkı kapsamında dosyaların en başta ayıklandığını, vatandaşların gereksiz yere yıpranmasının önüne geçtiklerini belirtti. Aynı zamanda Gürlek, hakim başına düşen dosya sayısını azaltarak her bir dosyaya daha fazla zaman ayrılmasının sağlandığını bildirdi. "Lekelenmeme hakkı kapsamında dosyaları en başta ayıklıyor, vatandaşlarımızın gereksiz yere yıpranmasının önüne geçiyoruz" Bakan Gürlek, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: "Vatandaşlarımızın adalet hizmetlerine daha hızlı ve etkin erişimi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Yaptığımız düzenlemeler ve geliştirdiğimiz uygulamalarla; Lekelenmeme hakkı kapsamında dosyaları en başta ayıklıyor, vatandaşlarımızın gereksiz yere yıpranmasının önüne geçiyoruz. Hakim başına düşen dosya sayısını azaltarak her bir dosyaya daha fazla zaman ayrılmasını sağlıyoruz. Soruşturma ve dava süreçlerini hızlandırarak yargılamaların daha kısa sürede sonuçlanmasını mümkün kılıyoruz. Daha hızlı işleyen, daha adil ve vatandaş odaklı yargı sistemini güçlendirmeye kararlılıkla devam ediyoruz."
İstanbul Bakan Memişoğlu: "Gökbey Ambulans Helikopterlerimiz Türkiye’nin bu alandaki üretim kapasitesinin en somut göstergesidir" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu: "Sağlık Bakanlığımız ve savunma sanayimizin güç birliği ile yerli olarak geliştirdiğimiz, Gökbey Ambulans Helikopterlerimiz, kalp akciğer pompası, solunum cihazları, OED (Kalp ritim ilk yardım) cihazları, mobil röntgen cihazları ve hasta başı monitörlerimiz, Türkiye’nin bu alandaki üretim kapasitesinin en somut göstergeleridir" dedi. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu İstanbul’da düzenlenen 2.Cansağlığı Uluslararası Tıp Öğrenci Kongresi’nde üniversiteli öğrencilerle bir araya geldi. Bakan Memişoğlu ile programa BAYKAR Yönetim Kurulu Üyesi ve Cansağlığı Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Selçuk Bayraktar, akademisyenler, hekimler üniversite öğrencileri, ile çok sayıda davetli katıldı. "Bugün yerli ve milli teknolojilerimizle, yapay zekâ destekli sistemlerimizle dünya ile yarışıyoruz" Konuşmasında genç öğrenci hekimlere seslenen Bakan Memişoğlu, "Hekimliğin özü, engin mesleki donanımı şefkat ve vicdanla harmanlamaktır. Edindiğiniz mesleki bilgiler; hastanızın gözündeki umudu anlayan, merhametli bir bakışla taçlandığında şifaya dönüşür. Bugün yerli ve milli teknolojilerimizle, yapay zekâ destekli sistemlerimizle dünya ile yarışıyoruz. Ancak en gelişmiş cihaz, en ileri teknoloji bile, bir hekimin hastasına gösterdiği merhametin, bir çift samimi sözündeki sıcaklığın ve şefkatin yerini tutamaz. Hiçbir yapay zekâ bu samimiyeti kopyalayamaz. Ülkemizde eğitim veren 127 tıp fakültemizdeki 129 bin 559 kıymetli evladımız ve şifa ordumuza yakın zamanda katılan 16 bin 671 genç meslektaşımız, bu bayrağı yarınlara taşıyacak en büyük teminatımızdır" ifadelerini kullandı. "Gökbey Ambulans Helikopterlerimiz Türkiye’nin bu alandaki üretim kapasitesinin en somut göstergesidir" Gökbey ambulans helikopterinin gökyüzü ile buluştuğunu hatırlatan bakan Memişoğlu, "Gökbey Ambulans Helikopterlerimiz, kalp akciğer pompası, solunum cihazları, OED cihazları, mobil röntgen cihazları ve hasta başı monitörlerimiz, Türkiye’nin bu alandaki üretim kapasitesinin en somut göstergeleridir. Tıp dünyası artık sadece "tedavi eden" değil; veriyi kullanarak "öngören" ve hastaya özel "kişiselleştirilmiş" hizmetler sunan bir yapıya evrilmiştir. Bizler de Sağlık Bakanlığı olarak, "Sağlıklı Türkiye Yüzyılı" vizyonu ile "Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık" modelimiz kapsamında bu küresel dönüşümü sağlık ekosistemimizin merkezine aldık. Bu vizyon doğrultusunda Bakanlığımızın inovasyon gücü TÜSEB koordinasyonunda dev bir ekosistem kuruyoruz. Bugün Türkiye, kanserle mücadelede çığır açan CAR-T hücre tedavisini kamu bünyesinde yerli imkânlarla üretebilen; hastanın kendi hücresini laboratuvarda şifaya dönüştürebilen bir ülkedir" şeklinde konuştu. "Ar- Ge çalışmalarımız kapsamında 6 senelik akciğer risk skorlarını tahmin edebilecek bir noktaya geliyoruz" Programda konuşan BAYKAR Yönetim Kurulu Üyesi ve Cansağlığı Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Selçuk Bayraktar, Milli Teknoloji Hamlesi projesi kapsamında sağlık alanında yapılan çalışmaları örnek göstererek, "Ar-Ge çalışmalarımız kapsamında Sivil Modeliyle 6 senelik akciğer risk skorlarını tahmin edebilecek bir noktaya geliyoruz. Bu projeyi Sağlık Bakanlığımız ile ortak yürütüyoruz. Şu anda pilot hastanelerde Ar-Ge çalışmalarımız aktif olarak ilerliyor, günde yaklaşık 200 hastanın görüntüsü işleniyor, şimdiye kadar da 7 bin hastaya ulaşıldı. Dünyanın en güçlü sağlık sistemlerinden birime sahibiz. Ülkemizde büyük ve güçlü bir ver kaynağı var hedefimiz bu veri kaynağı sayesinde 2026 yılında en az 100 bin kişilik havuzdan elde edilen verilerle Sivil Modeli üzerinde dünyanın en büyük validasyon çalışmasını yayınlamak" dedi Genç hekimlere çağrıda bulunan Bayraktar, "Artık sadece tıp öğrenmek yetmiyor, yeni nesil hekimlerin mutlaka mühendislik formasyonuna da sahip olmak gerekiyor. Geleceğin tıbbında algoritmayı anlamayan, veriyi yorumlayamayan hekim eksik kalacak, sizler yapay zeka modellerini eğitecek, Da Vinci benzeri robotik cerrahi sistemleri üretecek ve veriyle teşhis koyacaksınız. Birileri ileri tekniğin gücünü kullanıp insanlığı köleleştirmek tahakküm altına alma adına, her yeri yangın yerine çevirmeye dünyayı tüm kurumlarıyla yıkıp, insanlığı yok ederken; Sizler medeniyetimizin merhamet, iyilik ve adalet ve hatta hürriyet değerleriyle tekniğin gücünü birleştirip insanlığın şifasına vesile olacaksınız" diye konuştu.