POLİTİKA - 21 Kasım 2025 Cuma 13:45

Emine Erdoğan, Burundi’deki foruma video mesaj gönderdi: "Sorunları çözmek, çok yönlü ve kapsayıcı yaklaşımlarla mümkün"

A
A
A
Emine Erdoğan, Burundi’deki foruma video mesaj gönderdi: "Sorunları çözmek, çok yönlü ve kapsayıcı yaklaşımlarla mümkün"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, çağın sorunlarını çözmenin kapsayıcı yaklaşımlarla mümkün olabildiğini belirterek, "Mesela, çocukları eğitim hakkına kavuşturmak için sadece okul yapmak artık yeterli değil. Bunun için çevre sorunlarını, çatışmaları ve ekonomik eşitsizlikleri de ortadan kaldırmak gerekir" dedi.


Emine Erdoğan, Burundi Devlet Başkanı Evariste Ndayishimiye’nin eşi Angeline Ndayishimiye’nin ev sahipliğinde Bujumbura’da gerçekleştirilen "Burundi 6. Kadın Liderler Üst Düzeyli Forumu"na bir video mesaj gönderdi. Forumun tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyen Emine Erdoğan, bugün dünyanın 10-19 yaşları arasında yaklaşık 2 milyar çocuk ve gençle tarihin en kalabalık ergen kuşağına ev sahipliği yaptığını belirtti. Bu rakamın omuzlarındaki sorumluluğun büyüklüğünü de açıkça gösterdiğini ifade eden Erdoğan, onlara sunacakları fırsatların, eğitim olanakları ve güvenli yaşam koşullarının, sadece bireysel kaderlerinin değil, yarınlarının da belirleyicisi olacağını söyledi.



"Bazı çocuklar sınırsız imkanlara sahipken, bazıları temel haklardan bile mahrum"


Giderek derinleşen küresel eşitsizliklerin terazinin dengesini bozduğuna ve insanlığı büyük çelişkilerle karşı karşıya getirdiğine işaret eden Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:


"Mesela, bazı çocuklar sınırsız imkanlara sahipken, bazıları temel haklardan bile mahrumlar. Bir bakıyorsunuz dünyanın bir ucunda çocukların ekran süresi, alarm verici bir şekilde günde 7 saate ulaşıyor. Sosyal medya ve video oyunları gibi bağımlılıklar, gelişimlerine büyük zararlar veriyor. Dünyanın başka bir ucundaysa okul çağındaki 1 milyardan fazla çocuk, eğitimleri için gerekli olan internete erişemiyor. Bir yanda öğünleri işlenmiş hızlı gıdalardan ibaret olan çocuklar çocukluk çağı obezitesine yakalanırken, diğer yanda 181 milyon çocuk ağır gıda yoksunluğu çekiyor. Aile yuvası bir çocuğun en iyi yetişebileceği ortamken, 140 milyondan fazla çocuk dünya yetim nüfusunu oluşturuyor."


Ergenlerin karşı karşıya olduğu risklere bakıldığında yeni nesil sorun alanlarının açıldığını belirten Emine Erdoğan, bugüne kadar akran zorbalığı ya da aile içi şiddet gibi başlıklar gündemi oluştururken, günümüzde iklim değişikliğine bağlı artan afetler, göç ve çevresel yıkım gibi birçok etkenin ergenlerin ruh sağlığı literatürüne "iklim kaygısı" gibi yeni terminolojiler eklediğini vurguladı.



"Sorunları çözmek, çok yönlü ve kapsayıcı yaklaşımlarla mümkün"


Kontrolsüz büyüyen dijital alanın beraberinde çevrimiçi istismar ve siber zorbalık gibi sınırları belli olmayan büyük riskler getirdiğini dile getiren Emine Erdoğan, "Teknoloji hızla ilerliyor ama doktorluğa merhamet, öğretmenliğe ideal, mühendisliğe insan sevgisi katan manevi ve etik değerlerin eğitim sistemi içindeki yeri küçülüyor. Çağımızın sorunları, artık o kadar karmaşık ve birbiriyle ilintili bir yapıya sahip ki onları çözmek ancak çok yönlü ve kapsayıcı yaklaşımlarla mümkün olabilir. Mesela çocukları eğitim hakkına kavuşturmak için sadece okul yapmak artık yeterli değil. Bunun için çevre sorunlarını, çatışmaları ve ekonomik eşitsizlikleri de ortadan kaldırmak gerekir. Benzer olarak sağlıklı bir nesil yetiştirmek, açlığı gidermekten çok daha fazlasını, yani temiz tarımı desteklemeyi ve modern beslenme alışkanlıklarını dönüştürmeyi de gerektirir. Şahsen böylesine büyük bir dönüşümün ve her anlamda sağlıklı nesiller yetiştirmenin ilk adımının ailenin, okulun ve toplumun aynı çabada buluştuğu, güçlü bir iş birliğini tesis etmek olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.


Emine Erdoğan, forumun insanlığa yepyeni ufuklar açacağına yürekten inandığını vurgulayarak, Burundi Devlet Başkanının eşi Angeline Ndayishimiye’ye çocuklar adına ortaya koyduğu liderlik, vicdanlı duruş ve samimi gayretleri için şükranlarını iletti.


Angeline Ndayishimiye de hitabı sırasında programa video mesajla katılımı için Emine Erdoğan’a teşekkürlerini sundu.


Emine Erdoğan, NSosyal hesabından "Burundi 6. Kadın Liderler Üst Düzeyli Forumu"na ilişkin yaptığı paylaşımda ise şunları kaydetti:


"Her anlamda sağlıklı nesiller yetiştirmenin ilk adımının ailenin, okulun ve toplumun aynı çabada buluştuğu, güçlü bir işbirliğini tesis etmek olduğuna inanıyorum. Bu bağlamda çocuklarımız için ortak sorumluluğun öneminin vurgulandığı Burundi 6’ncı Kadın Liderler Üst Düzeyli Forumu’nun insanlığa yepyeni ufuklar açmasını diliyorum. Böylesi önemli bir konuya öncülük eden Burundi Devlet Başkanı’nın eşi Angeline Ndayishimiye Ndayubaha Hanımefendi’ye teşekkür ediyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.