GÜNDEM - 21 Nisan 2026 Salı 13:29

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Hiçbir bağımlılık türünü diğerine kıyasla daha masum ya da kabul edilebilir görmek mümkün değildir"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Hiçbir bağımlılık türünü diğerine kıyasla daha masum ya da kabul edilebilir görmek mümkün değildir"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Bağımlılıklar arasında belirgin bir geçirgenlik söz konusu olduğu için hiçbir bağımlılık türünü diğerine kıyasla daha masum ya da kabul edilebilir görmek mümkün değildir" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen "Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu Toplantısı"nda konuştu. Bağımlılıkla mücadelenin her alanda devam ettiğine dikkat çeken Yılmaz, tüm bağımlılıklar arasında bir bağlantı olduğunu ve hiçbirinin diğerinden daha az önemli olmadığını söyledi.



"Amacımız benzer acıların bir daha yaşanmaması için riskleri henüz erken aşamada tespit edip önlemektir"


Sözlerine ilk olarak Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarında hayatını kaybedenler için başsağlığı yaralılar için ise şifa dileyerek başlayan Cevdet Yılmaz, "Tüm milletimizin başı sağ olsun diyorum. Devletimiz ilk andan itibaren tüm birimleriyle sahada olmuş gerekli adli ve idari soruşturmalar derhal başlatılmış ve titiz bir şekilde sürdürülmektedir. Olayla ilgili çok boyutlu, son derece titiz bir çalışma yürütülmektedir. Aynı anda orta ve uzun vadeli olarak da bu tür hadiselerin yaşanmaması adına neler yapılması gerektiği hususunda da kapsamlı değerlendirmeler yapıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından dün açıklandığı üzere proaktif ve çok boyutlu bir mücadeleyi orta ve uzun vadeli olarak da kararlılıkla hayata geçireceğiz. Amacımız benzer acıların bir daha yaşanmaması için riskleri henüz erken aşamada tespit edip önlemektir. Bugün bu çerçevede her türlü bağımlılıkla önümüzdeki dönemde mücadelemizi daha ileriye taşıyıcı çalışmaları planlamaları hep birlikte yapacağız" ifadelerini kullandı.


"Bağımlılıkla mücadelede vatandaşlarımızın ve ailelerimizin özellikle önem verdiği zorunlu tedavi sürecinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar öncelikli olarak gündemimizde yer alıyor"


Toplantıda konuşulacak konulardan ve bağımlılıkla mücadelenin öneminden bahseden Cevdet Yılmaz, "Sahanın gerçeklerine ve taleplerine duyarlı, yenilikçi, kaynakları etkili kullanan ve daha kalıcı sonuçlar elde etmeye odaklı olarak eylem planımızı dinamik bir şekilde gözden geçirmeye ve kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Bugün kurulumuzda 2025 yılında yapılan son toplantımızdan bu yana ilerlemeleri eylem planındaki gerçekleşmeleri sahadaki ihtiyaç ve yenilikçi önerileri dikkate alarak kapsamlı bir istişare gerçekleştireceğiz. Bağımlılıkla mücadelede vatandaşlarımızın ve ailelerimizin özellikle önem verdiği zorunlu tedavi sürecinin iyileştirilmesine yönelik çalışmalar öncelikli olarak gündemimizde yer alıyor. Bağımlılıkla mücadeleyi klinik bir süreç olmanın ötesinde önleyici faaliyetler, erken teşhis, psikososyal destek ve topluma yeniden uyumu kapsayan çok katmanlı ve bütüncül bir süreç olarak görüyoruz. Bu perspektifle Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı, Sağlık, Adalet, İçişleri, Aile ve Sosyal hizmetler, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarımız ve Yeşilay işbirliğinde oluşturulan özel bir teknik çalışma grubu zorunlu tedavi sürecini, buna ilişkin şartları titiz bir şekilde çalışmıştır. Oluşturulan çalışma grubu vatandaşlarımızın ve ailelerimizin taleplerini aldı, önerilerini dinledi, sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi ve bu çerçevede ailelerin, vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına cevap veren hızlı, etkili ve kolaylaştırılmış bir süreç tasarımı gerçekleştirdi. Bugün bunu hep birlikte ele alacağız" diye konuştu.



Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırıları altında yatan çok yönlü nedenler kurulda değerlendirecek


Zorunlu tedavi sürecini toplumun ve ailelerin beklentilerine daha uygun bir model olarak hızla hayata geçirmek için kamu, sivil toplum işbirliğinde çalışmaya devam ettiklerini söyleyen Yılmaz, "Bugün ayrıca bağımlılıklarla ilgili etkili mücadele için sivil toplum kuruluşlarının kapasitesinin arttırılmasına yönelik Yeşilay tarafından geliştirilen önerileri de kurulda ele alacağız. Bağımlılıkla mücadelede ailelerimiz ve sivil toplum çözüm sürecimizin en güçlü paydaşlarıdır. Kamu, sivil toplum, aile üçlü sacayağı üzerinde bu işbirliğini sahada yaygın ve etkin bir mücadele için ülkenin her köşesine uzanan hayati önem taşıyan kılcal damarlar olarak görüyoruz. 14-15 Nisan’da Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiselerin altında yatan çok yönlü nedenleri de çok katmanlı bir yaklaşımla kurulda değerlendirecek risklerin erken aşamada önlenmesi için proaktif ve bütüncül olarak sistemsel tedbirleri ele alacağız. Bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından yürütülen lise öğrencilerine yönelik bağımlılık ve şiddet araştırması bulgularını değerlendirerek ihtiyaca odaklı bilimsel temelli ve yenilikçi politika önerilerini ele alacağız" ifadelerini kullandı.



"Hiçbir bağımlılık türünü diğerine kıyasla daha masum ya da kabul edilebilir görmek mümkün değildir"


Öğrenciler, eğitimciler, anne babalar, gençler, bağımlılık açısından riskli gruplar başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerini kapsayan yaygın eğitim ve farkındalık çalışmaları yürüttüklerini söyleyen Yılmaz, "Bunların yanı sıra sahada görev yapan kamu personeline de düzenli ve sistematik eğitimler vererek kurumsal kapasitenin güçlenmesini sağlıyoruz. Bağımlılıklar arasında belirgin bir geçirgenlik söz konusu olduğu için hiçbir bağımlılık türünü diğerine kıyasla daha masum ya da kabul edilebilir görmek mümkün değildir. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri oyun bağımlılığı nedeniyle azalan aile içi iletişimin gençleri tütün ürünü, alkol ve uyuşturucu madde kullanımına ilişkin risklere karşı açık hale getirmesidir. Nitekim bilimsel çalışmalar özellikle tütün ürünlerinin çoğu zaman diğer bağımlılık türleri için bir başlangıç zemini oluşturduğunu da ortaya koymaktadır. Bu gerçeklikten hareketle bağımlılıkla mücadele yüksek kurulumuz tütün, alkol, uyuşturucu gibi madde bağımlılıklarının yanı sıra dijitalleşmenin etkisiyle giderek yaygınlaşan sanal oyun ve kumar gibi davranışsal bağımlılıkları da kapsayan geniş ve dinamik bir çerçevede çalışmalarını sürdürmektedir. Tüm bu alanlar birbiriyle etkileşim içinde olan çok boyutlu bir yapı arz ettiğinden politikalarımız merkezi ve yerel düzeyde koordineli ve bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmakta bilimsel analizler ışığında veri temelli ve sürdürülebilir müdahale modelleriyle izlenmekte ve değerlendirilmektedir. Özellikle yerelde mülki amirlerimizin liderliğinde yürütülen çalışmaların aileler, sivil toplum, üniversiteler, belediyeler gibi toplumsal taraflarla yönetişim modelleri ve yenilikçi projelerle ülkemizin her köşesinde aynı kararlılık ve hassasiyetle uygulanması kritik öneme sahiptir" ifadelerine yer verdi.



Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu’nda alınan kararların yüzde 93’ü hayata geçirildi


Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçilmesinin ardından Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu’nda toplam 105 karar alındığını söyleyen Yılmaz, "Bu kararların yüzde 93 gibi yüksek bir oranda hayata geçirildiğini ifade edebilirim. Kalan yüzde 7’sine yönelik çalışmalarımızda ise önemli mesafeler almış durumdayız. Bugün de bazı yeni kararlar alacağız inşallah" dedi.


Yüksek Kurul Kararlarının yanı sıra kurumlar tarafından hayata geçirilen çalışmalara dair bilgi veren Yılmaz şöyle devam etti:


"Uyuşturucu arzıyla mücadele eden kurumların teknik, istihbari ve personel kapasitesi arttırılarak planlı operasyonlarla uyuşturucu üretim ve kaçakçılığına yönelik önemli başarılar elde edilmiştir. Yasa dışı kenevir ekimiyle mücadelede ileri teknolojik tarama sistemleri kullanılarak ekim alanlarının tespiti ve imhası titizlikle gerçekleştirilmektedir. Uyuşturucu riskine karşı 143 binden binden fazla metruk binanın yüzde 87’si yıkım veya restorasyonla güvenli hale getirilmiş kalan binalarda çalışmalarımız sürdürülmektedir. Gümrük kapıları ve sınır hatlarında teknik altyapı, personel ve yüksek teknolojili cihazlarla uyuşturucu kaçak tütün girişine karşı önlemler arttırılmıştır. Uyuşturucuyla mücadelede cezalar arttırılırken rehabilitasyon odaklı ilk özel ceza infaz kurumu Adana’da açılmıştır. Adalet Bakanlığımız bu modeli İstanbul, Ankara, İzmir gibi illere yayarak tutuklu hükümlülerin topluma yeniden kazandırılması için adımlar atmayı planlamaktadır. Alo 171 hattı ile 1500’den fazla poliklinik ve mobil ekiplerle sigara bırakmak isteyenlere ücretsiz ilaç ve danışmanlık desteği sağlanırken 81 ilde dijital ortamda çevrim içi poliklinik hizmetleri de devreye alınmıştır. Aile hekimlerinin tütün mücadelesindeki yetkinliği arttırılarak hizmet kırsala yayılmış erişim kolaylığı sayesinde 2025’te başvuran sayısında yüzde 112 artış gerçekleşmiş ve başvuru 173 bini aşmıştır. Büyükşehirlerde deneyimli ekiplerle kapsamlı tütün denetimleri yapılarak pasif etkilenmenin önlenmesi için çalışmalar sürdürülmektedir. Alo 191 hattı 7/24 esasıyla bağımlılık konusunda 559 binden fazla kişiye gizlilik içinde danışmanlık ve tedavi randevusu desteği sunmaktadır. Yeşilay ve sağlıklı hayat merkezleriyle 81 ilde telefonla ve yüz yüze danışmanlık ve destek sunulmakta olup 2025’te sağlıklı hayat merkezlerinde yaklaşık 5 bin bağımlı ve yakınına uyuşturucu danışmanlığı hizmeti verilmiştir. Sağlık Bakanlığı 81 ilde ayakta ve yataklı bağımlılık tedavi hizmetlerini yaygın şekilde sürdürmekte ayrıca rehabilitasyon programlarının kapsamını genişletme çalışmalarına devam etmektedir. İstanbul’da Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile iş gücü uyum programı kapsamında tedavi sonrası istihdama yönelik pilot rehabilitasyon modeli uygulanmakta olup bu modeli daha sonra yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı Türkiye Bağımlılıkla Mücadele Eğitim Programı ile öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve velilerimize farkındalık eğitimi verirken risk altındaki çocuklara yönelik ‘Okulda Bağımlılığa Müdahale Programı’ ile erken müdahale sistemi uygulamaktadır. Risk temelli araştırmalarda öğrencilerin bağımlılık riskleri önceden belirlenmektedir. Bu sayede koruyucu, önleyici ve müdahale edici hizmetleri sistematik olarak uyguluyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığı bağımlılıkla mücadelede farkındalık, gönüllülük ve savunuculuk faaliyetleriyle gençlerin sürece aktif katılımını sağlamaktadır. Bu bağlamda bağımlılık yapıcı maddelere yönelik tutum, bilgi ve risk algılarını ölçmek amacıyla kapsamlı bir saha araştırması çalışması başlatmıştır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ülke genelindeki Aile Eğitim Programlarıyla koruyucu ve önleyici bilgilendirme çalışmalarını sürdürmektedir. Tedavi sonrası bireylerin sosyal uyumunu destekleyen bakanlık riskli gruplara yönelik erken tespit, psikososyal destek ve güçlendirme hizmetleri yürütmektedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımız tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin geri ödeme kapsamını genişleterek iyileşen bireylerin iş gücüne katılımını ve istihdamını desteklemektedir. RTÜK bağımlılıkla mücadelede kamu spotlarının yayınlanmasını sağlarken zararlı alışkanlıkları özendiren medya içeriklerine cezai müeyyideler uygulamaktadır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız ile BTK güvenli internet paketlerini sunmakta ve yasadışı bahis kumar gibi farklı başlıklar altında mücadelede etkin bir rol oynamaktadır. Her kurumun kendi alanında yürüttüğü çalışmalar birbirini destekleyerek daha güçlü bir toplam etki oluşturmaktadır."



"Bu mücadele süreklilik gerektiren bir mücadele, kararlılık gerektiren bir mücadele"


Çocuk ve gençlerin başta olmak üzere toplumun bağımlılıktan korunmasına yönelik adımları kararlılıkla attıklarını ve atmaya da devam edeceklerini söyleyen Yılmaz, "Bu mücadele süreklilik gerektiren bir mücadele, kararlılık gerektiren bir mücadele ve biz de bunu yapmaya devam edeceğiz. Bu noktada elde edilen birikimin somut kararlarla güçlendirilmesi önem taşımaktadır. Toplantımızın bundan sonraki bölümünde bağımlılıkla mücadelede atacağımız yeni adımları karara bağlamak üzere yüksek kurul üyelerimizle basına kapalı istişaremizi gerçekleştireceğiz. Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu Üyeleri başta olmak üzere ilgili tüm bakanlıklarımıza, toplum sağlığını koruma yönünde katkı sunan kurum ve kuruluşlarımıza, bütün bu çalışmalarda teknik koordinasyonu sağlayan Sağlık Bakanlığımıza Türkiye Yeşilay Cemiyeti gibi sahada özveriyle mücadele eden sivil toplum örgütlerimize gönülden teşekkür ediyorum" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Öz kızını öldüren anne ve üvey kardeşi tutuklandı Adıyaman’ın Besni ilçesinde 2014 yılında karnına tek kurşun sıkılmış halde bulunan ve intihar ettiği öne sürülen 17 yaşındaki genç kadının öz annesi ve üvey kardeşi tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre, 23 Mayıs 2014 akşamı intihar ettiği iddia edilen 17 yaşındaki Fatma Koçak, karnından av tüfeğiyle tek kurşunla vurulmuş halde Besni ilçesinde bulunmuştu. İntihar ettiği iddia edilen Fatma Koçak, olay yerinde hayatını kaybetmişti. Cumhuriyet savcılığının dosyayı yeniden açması sonrası polis ekiplerinin araştırmaları neticesinde Fatma Koçak’ın intihar etmediği, cinayete kurban gittiği tespit edildi. Ekiplerin detaylı çalışmaları sonucu olayın şüphelileri anne Ayşe G. ve üvey kardeşi Kadir K., polis ekiplerince gözaltına alındı. İddialara göre, babası vefat eden, annesi Ayşe G. ve üvey erkek kardeşi Kadir K. ile birlikte yaşayan Fatma Koçak’ın bir yakınlarının aracılığıyla tanıştığı Nevşehirli B.A.K. ile evlilik kararı aldığı, yaşı küçük olduğu için annesinin onayı ve mahkeme kararıyla 11 Mart’ta resmi nikahla B.A.K. ile evlendiği öğrenildi. Ekiplerin araştırması sonucu, Fatma Koçak’ın evlendikten sonra Nevşehir’e gittiği ve daha sonra evlendiği eşinden kaçarak Adıyaman’ın Gölbaşı ilçesine geldiği tespit edildi. Evde yaşanan tartışmanın ardından Fatma Koçak’ın av tüfeği ile vurulduğu tespit edildi. Gözaltına alınan anne Ayşe G. ve üvey erkek kardeşi Kadir K., emniyette tamamlanan işlemlerin ardından sevk edildikleri Besni Adliyesi’nde çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Antalya AESOB Başkan Adayı Alkan projelerini tanıttı: "Odalar güçlenecek, bağlar yeniden kurulacak" Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (AESOB) Başkan Adayı Mehmet Ali Alkan, Antalya esnafı için kapsamlı bir dönüşüm hedeflediklerini belirterek, "Bu bir adaylık değil, bir değişim hareketidir" dedi. AESOB Başkan Adayı Mehmet Ali Alkan Mimar Sinan Kongre Merkezinde düzenlenen lansman toplantısında projelerini davetliler ve basın mensupları ile paylaştı. Alkan, burada yaptığı sunumda 17 projeyi tanıttı. Konuşmasına adaylık nedenlerini anlatarak başlayan Alkan, "Antalya esnafının gerçek sorunlarıyla ilgilenen, çözüm üreten bir birlik oluşturacağız" ifadelerini kullandı. "Kurumsal dönüşüm ve yeni birimler" Alkan, AESOB için yapılan planlarını belirterek Ar-Ge, eğitim ve hukuk birimlerinin kurulacağını açıkladı. Sektörel komisyonlar ve Kadın Girişimciler Kurulu oluşturacaklarını ifade eden Alkan, "Esnafım Cebimde" adlı mobil uygulama ile esnafın indirim ve fırsatlara kolay erişim sağlayacağını söyledi. AESOB TV ile dijital yayıncılık alanında da aktif olunacağını belirtti. "Odalar güçlenecek, bağlar yeniden kurulacak" Odaların kurumsal yapısını güçlendirmeyi hedeflediklerini dile getiren Alkan, her odaya web sitesi desteği verileceğini, sosyal medya ve eğitim çalışmalarıyla üyeler arasındaki bağın artırılacağını belirtti. Odalar ile birlik arasındaki kopukluğun giderileceğini ifade eden Alkan, "Amacımız ‘İyi ki odam var’ dedirten bir sistem kurmak" diye konuştu. "Esnaf fuarlara ve yeni pazarlara açılacak" Antalya esnafının vizyonunu büyütmek ve ticaretini geliştirmek adına yurtiçi ve yurtdışı fuar organizasyonları düzenleyeceklerini belirten Alkan, teknik geziler ve iş bağlantılarıyla esnafın yeni pazarlara açılacağını ifade etti. AESOB bünyesine kazandırılacak otobüslerle esnafın bu organizasyonlara katılımının kolaylaştırılacağını söyledi. "Eğitim ve Mesleki Dönüşüm" AESOB Esnaf Akademisi ile esnafı ihtiyaç duyduğu tüm eğitimler ile buluşturacağını açıklayan Alkan, e-ticaret, sosyal medya ve dijital pazarlama alanlarında eğitimler verileceğini, Meslek liseleriyle iş birliği ve gençlerin meslek sahibi olmasının teşvik edileceğini dile getirdi. "Kadın ve genç esnafa özel projeler" Kadın girişimcilerin üretimde daha güçlü olmasının ekonomik bir zorunluluk olduğunu aktaran Alkan, kadınlara yönelik satış alanları oluşturulacağını, e-ticaret eğitimleri verileceğini söyledi. "Ekonomik destek ve indirim ağı kurulacak" "Esnafım Cebimde" uygulaması ile esnafın yapılan indirim anlaşmalarını uygulama üzerinden 7/24 görebileceğini belirtti. Hastane, akaryakıt, banka ve çeşitli sektörlerde indirimlerden faydalanacağını açıklayan Alkan, esnafın günlük hayatına dokunan projeler yapılacağını ekledi. "Enerji maliyetleri düşürülecek, hukuk desteği sağlanacak" Enerji giderlerinin azaltılması için çatı GES projelerinin yaygınlaştırılacağını ifade eden Alkan, esnafa enerji verimliliği danışmanlığı verileceğini belirtti. Ayrıca kurulacak hukuk ve mali danışmanlık merkezi ile esnafa ücretsiz ilk danışmanlık hizmeti sunulacağını dile getirdi. "Kayıt dışı ile mücadele ve denetim" Kayıt dışı ve korsan faaliyetlerle mücadele edeceklerini belirten Alkan, ilçe bazlı denetim ekipleri kurulacağını ve mobil sistemlerle iş yerlerinin takip edileceğini söyledi. Vergisini ödeyen esnafın hakkını koruyacaklarını ifade etti. "Turizm ile esnaf buluşturulacak" Turizmden esnafın daha fazla pay alması için projeler geliştireceklerini belirten Alkan, "Güvenilir Esnaf" sistemi kurulacağını, turistlerin şehir merkezine yönlendirileceğini ve yerel ürünlerin öne çıkarılacağını aktardı. "Sosyal projeler ve yeni yatırımlar" Sobacılar Çarşısı’nın yeniden cazibe merkezi haline getirileceğini belirten Alkan, burada Esnaf Kafe kurulacağını, ayrıca yeni bir hizmet binası yapılacağını da ifade etti. Toplantı hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Çorum Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu: "Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir" Çocukların ekran başında geçirdiği sürenin etkileriyle ilgili ailelere önemli uyarılarda bulunan Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu, "Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda sosyal etkileşim azaldığı için beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir" dedi. Hitit Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayhan Babaroğlu, son dönemde gündeme gelen çocukların teknolojik cihaz kullanımıyla ilgili önemli uyarılarda bulundu. Dijital cihazların çocuklar için hem fırsat hem de risk barındırdığına dikkat ceken Doç. Dr. Babaeoğlu, "Teknoloji doğru kullanıldığında öğrenmeyi destekler, ancak kontrolsüz kullanım çocukların dikkat, duygu yönetimi ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilir" dedi. Çocuk beyninin özellikle ilk 5 yılda çok hızlı geliştiğini belirten Babaroğlu, bu dönemde çevresel etkileşimin hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Beyin ’kullan ya da kaybet’ prensibiyle çalışır. Çocuk neyle daha çok vakit geçirirse beyin o yönde gelişir. Sürekli ekranla vakit geçiren çocuklarda sosyal etkileşim azaldığı için beyin gelişimi dengesiz ilerleyebilir" diye konuştu. "Gelişimi olumsuz etkileyebilir" Beynin "yönetim merkezi" olarak bilinen prefrontal korteksin gelişimine dikkat çeken Babaroğlu, bu bölgenin dikkat, planlama, sabır, dürtü kontrolü ve doğru karar verme gibi hayati becerilerden sorumlu olduğunu belirtti. Hızlı dijital uyaranların çocuk gelişimine doğrudan etki ettiğini kaydeden Babaroğlu, "Prefrontal korteks çocukluk ve ergenlik boyunca gelişir. Yani bir çocuğun kendini kontrol etme, sabretme ya da doğru karar verme becerisi zamanla olgunlaşır. Ancak hızlı, sürekli değişen dijital uyaranlar bu gelişimi olumsuz etkileyebilir" şeklinde konuştu. "Öğrendiklerini kalıcı hale getirememesine yol açıyor" Aşırı ekran kullanımının çocuklarda dikkat süresini kısalttığını, odaklanmayı zorlaştırdığını ve ani tepki verme eğilimini artırdığını belirten Babaroğlu, sürekli hızlı içerik tüketen çocukların gerçek hayattaki daha yavaş süreçlere uyum sağlamakta zorlanabildiğine vurgu yaptı. Babaroğlu, tablet, telefon ve sosyal medya kullanımında beğeniler ve oyun içi ödüller çocukların beyninde dopamin salgısını arttırdığını ve bunun da sabırsızlık, dikkat dağınıklığı ve kontrol kaybına sebep olabileceğini söyledi. Ekranlardan yayılan mavi ışığın çocukların uyku düzenini bozduğuna dikkat çeken Babaroğlu, "Yatmadan önce kullanılan telefon ve tabletler uyku hormonunu baskılıyor. Bu da çocukların hem daha az uyumasına hem de öğrendiklerini kalıcı hale getirememesine yol açıyor" ifadelerini kullandı. Yoğun ekran kullanımının çocukların empati kurma, duygu kontrolü ve sosyal iletişim becerilerini zayıflatabileceğini belirten Babaroğlu, yüz yüze iletişimin yerinin doldurulamayacağını söyledi. Babaroğlu, çocukların sağlıklı gelişimi için ailelere şu önerilerde bulundu: "0-2 yaşta ekran kullanımından kaçınılmalı, 2-5 yaşta günde en fazla 1 saatle sınırlandırılmalı, yatmadan en az 1 saat önce ekran kapatılmalı. Çocuklar ekranı tek başına değil, ebeveynle birlikte kullanmalı. Hızlı ve aşırı uyarıcı içerikler sınırlandırılmalı. Açık hava oyunları ve sosyal aktiviteler artırılmalı. Ekran ’susturma aracı’ olarak kullanılmamalı, ev içinde ortak dijital kurallar oluşturulmalı ve aileler çocuklara örnek olmalı."
Kayseri Başkan Büyükkılıç’tan Kartal Katlı Kavşağı’na yakın takip: "Verimli bir şekilde çalışmalar sürüyor" Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kartal Katlı Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi’ndeki çalışmaları yerinde inceleyerek son duruma ilişkin bilgi aldı. Projenin planlanan takvim doğrultusunda, uyum içerisinde, verimli bir şekilde ilerlediğini belirten Büyükkılıç, yılbaşında hizmete alınmasının hedeflendiğini ifade etti. Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kartal Katlı Kavşağı ve Bağlantı Yolları Projesi’nde çalışmalar aralıksız sürüyor. Kent içi ulaşımın önemli noktalarından biri olan Kartal Kavşağı’nda ekipler, yoğun tempoyla sahada görev yapıyor. Başkan Büyükkılıç sahada inceledi Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, proje sahasında incelemelerde bulunarak yetkililerden bilgi aldı. Başkan Büyükkılıç, Erciyes Kayak Merkezi’nin kente sağladığı katkılara dikkat çekerek, merkezin 3 milyon 300 binin üzerinde ziyaretçiyi ağırladığını belirtti. Bu yoğun ilginin Kayseri’ye hem ekonomik hem de sosyal anlamda önemli kazanımlar sunduğunu ifade eden Büyükkılıç, Erciyes’in uluslararası alanda artan bilinirliği sayesinde şehrin "Dünya Spor Başkenti" olma yolunda güçlü bir ivme yakaladığını vurguladı. Kartal Katlı Kavşağı’nda çalışmaların koordineli şekilde ilerlediğini dile getiren Başkan Büyükkılıç, şantiye ortamının düzenli ve verimli bir şekilde yönetildiğini vurguladı. "Verimli ve uyumlu bir süreç yürütülüyor" Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, yüklenici firmanın deneyimli, samimi ve gayretli bir ekipten oluştuğunu ifade ederek, "Uyum içerisinde, verimli bir şekilde çalışmalar sürüyor" dedi. Fore kazık çalışmalarında kısa sürede yüzde 17 seviyesine ulaşıldığını belirten Başkan Büyükkılıç, ekipman takviyeleriyle sürecin hız kazandığını kaydetti. Hedef yılbaşında hizmete açılması Projede gelinen aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Büyükkılıç, çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini dile getirerek, Kartal Katlı Kavşağı’nın yılbaşında hizmete açılmasının hedeflendiğini söyledi. Başkan Büyükkılıç, "İnşallah seyrinde gidecek ve yılbaşında Kartal Katlı Kavşağı’mız hizmete girecek diye umut ediyor, inanıyoruz. Cenab-ı Allah kaza, bela ve nazarlardan esirgesin" dedi. Sürecin sorunsuz tamamlanması temennisinde bulunan Büyükkılıç, sahada görev yapan personele de kolaylıklar diledi. Başkan Büyükkılıç’a inceleme esnasında Genel Sekreter Yardımcısı Ufuk Sekmen ile Fen İşleri Daire Başkanı Sedat Erdoğan da eşlik etti. Dünya Bankası finansmanı ve İller Bankası koordinasyonunda yürütülen "İklim ve Afetlere Dayanıklı Şehirler Projesi" kapsamında hayata geçirilen çalışma, yalnızca ulaşım altyapısını güçlendirmekle kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilir şehircilik hedeflerine de katkı sunuyor. Şehir içi trafik yoğunluğunu azaltmak, ana arterlerde kesintisiz ulaşımı sağlamak ve bağlantı yollarını daha işlevsel hale getirmek amacıyla etaplar halinde sürdürülen proje, Kayseri’nin ulaşım vizyonuna önemli katkı sağlayacak.