POLİTİKA - 29 Eylül 2025 Pazartesi 21:57

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 500 bin sosyal konut müjdesi

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 500 bin sosyal konut müjdesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Çevre Bakanlığımız eliyle 81 ilimizin tamamında 500 bin sosyal konut inşa etmek için düğmeye basıyoruz" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu. Konuşmasının başında Türk edebiyatının usta kalemlerinden Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi, şair, yazar, mütefekkir Yavuz Bülent Bakiler için rahmet dileğinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 haftalık aradan sonra yaptıkları kabine toplantısında gündemlerinde iç ve dış politikaya dair kritik konuların olduğunu kaydetti. 15 Eylül’de Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı-Arap Ligi Olağanüstü Zirvesi’ne katıldıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Orada Filistin’in yanı sıra Lübnan, Yemen, İran, Suriye ve son olarak Katar’a saldıran İsrail karşısında ortak tavır almanın önemine işaret ettik. Ziyaretimiz dostumuz, kardeşimiz ve müttefikimiz Katar’la dayanışmamızı göstermek açısından da manidardı. 17 Eylül’de ise Dışişleri Bakanlığımızın yeni yerleşkesinin temellerini attık. İki yıl içinde tamamlanması planlanan projeyle Hariciye Teşkilatımızı 334 bin 500 metrekare kapalı alana sahip modern, işlevsel ve çevre dostu bir yerleşkeye kavuşturacağız" dedi.


18 Eylül’de şehit yakınları, gazi ve gazi yakınlarının kamu kurumlarına yerleştirilmesi kura törenini icra ettiklerini belirten Erdoğan, "Çektiğimiz kuralarla 630 kardeşimizin daha kamuya atamasını yaptık. Böylece kamu kurumlarımızda istihdam ettiğimiz şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayımız 51 bin 947’ye yükseldi. Yeni atamalarımızın bir kez daha hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyor; göreve başlayan kardeşlerime yüce Allah’tan başarılar diliyorum. 19 Eylül’de Türkiye Kooperatifler Buluşması’nda ’2025-2029 Türkiye Kooperatifçilik Strateji ve Eylem Planı’nın tanıtımını yaptık. Buluşmada kooperatiflerimiz için yeni müjdelerimizi paylaştık. Geçtiğimiz yıl kooperatiflerimizin yararlanabileceği destek kalemlerinde iki kat artış yapmıştık. bu yıl destek tutarını 2,5 katına çıkardık. Aynı şekilde makine, ekipman ve demirbaş alım desteğini 400 bin liradan 1 milyon liraya, sergi ve fuar katılım desteklerini 60 bin liradan 150 bin liraya yükselttik" açıklamasını yaptı.



"İŞKUR Gençlik Programı kontenjanını 150 bine çıkarmayı kararlaştırdık"


Nitelikli personel istihdamı desteğini 1 kişi için yıllık 204 bin liradan 266 bin liraya, 2 kişi için 408 bin liradan 532 bin 800 liraya çıkardıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunların da hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. Milli teknoloji hamlesinin en büyük sahnesi TEKNOFEST’in 13’üncüsü 17-21 Eylül tarihleri arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlendi. 19 Eylül Cuma günü TEKNOFEST 2025’i ziyaret ederek, gençlerimizin coşkusuna ortak olduk. Eserleriyle, fikirleriyle, projeleriyle Türkiye’nin istikbal yürüyüşüne eşlik eden genç arkadaşlarımın tamamını ayrı ayrı tebrik ediyorum. Şunu da bir kez daha tüm kalbimle ifade etmek istiyorum: TEKNOFEST nesli, tıpkı mirasını devraldıkları Alparslanlar, Fatihler, Yavuzlar, Kanuniler gibi inşallah tarih yazacak, tarihi değiştirecek. Biz de bu gençliğin hayallerine ulaşmasını kolaylaştırmak için üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yapıyoruz. Örneğin bu yıl başında üniversite öğrencilerine yönelik geliştirilen İŞKUR Gençlik Programımızdan geçen dönem 100 bin öğrencimiz faydalandı. Bu dönemki kontenjanımızı yine 100 bin olarak ilan etmiştik. Ancak gençlerimizin programa yoğun teveccühü dolayısıyla bugünkü kabine toplantımızda kontenjanı 150 bine çıkarmayı kararlaştırdık" açıklamasını yaptı.



"İsrail’in engelleme çabalarına rağmen 80’inci Genel Kurul’a Filistin davası damgasını vurmuştur"


2028 yılı sonuna kadar toplam 1 milyon öğrenciyi İŞKUR Gençlik Programı’ndan faydalandırmayı hedeflediklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üniversiteli gençlerimize hayırlı uğurlu olsun diyorum. Bu sene güçlü bir heyetle iştirak ettiğimiz Birleşmiş Milletler 80’inci Genel Kurulu genel görüşmelerini her açıdan en verimli şekilde değerlendirdik. Türk-Amerikan toplumunun öncü isimlerinden Amerikan iş çevrelerine, düşünce kuruluşlarından uluslararası yatırımcılara kadar pek çok kesimle bir araya geldik. Bu toplantılarda özellikle Türkiye’nin sunduğu yatırım ve ticaret fırsatlarını misafirlerimize anlattık. Birleşmiş Milletlerin tam karşısındaki Türkevimiz, diplomasinin kalbinin attığı bir merkez olarak yine göz doldurdu. Bir diğer dikkat çekici husus şudur: İsrail’in engelleme çabalarına rağmen 80’inci Genel Kurul’a Filistin davası damgasını vurmuştur" diye konuştu.


22 Eylül Pazartesi günü Fransa ve Suudi Arabistan eş başkanlığında düzenlenen iki devletli çözüm konferansına ilginin oldukça yoğun olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Konferansa katılarak ülkemizin duruşunu çok net biçimde kayda geçirdik. Ertesi gün Başbakanlık dönemim dahil 13’üncü defa Genel Kurul’a hitap ettim. Hitabımızda Gazze’de yaşanan ve artık soykırım boyutunu aşıp ’toplu kıyıma’ evrilen vahşete vurgu yaptık. Gazzeli kardeşlerimizin 23 aydır kesintisiz maruz kaldığı zulmü rakamlarla, fotoğraflarla ortaya koyduk. Uluslararası toplumu İsrail’in Filistin halkına uyguladığı barbarlıklara karşı harekete geçmeye çağırdık. Gazze’deki katliamın yanı sıra, Afrika’dan Asya’ya, Balkanlardan Latin Amerika’ya, Türkiye’nin dış politikasında özel yer tutan bölgelere yönelik mesajlar verdik. Kıbrıs Türkünün haklı davasını bir kez daha çok güçlü biçimde savunduk. Ada’da ’iki ayrı devlet ve iki ayrı halk’ olduğu gerçeğinden hareketle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanıma çağrımızı tekrarladık. Küresel bir harekete dönüşen Sıfır Atık Projemiz ile aile kurumuna yönelik saldırıları yine insanlığın gündemine taşıdık. Hitabımız, Türkiye’nin 360 derecelik bakış açısıyla yürüttüğü, doğuya ve batıya aynı anda bakan çift başlı Selçuklu kartalından ilhamını alan dış politikasının adeta özü, özeti, çerçevesi niteliğindeydi" dedi.


ABD Başkanı Trump’ın ve bölge liderlerinin katıldığı Gazze konulu toplantının son derece verimli geçtiğini sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toplantıda Gazze’de akan kanı durdurmak için neler yapabiliriz, liderler olarak bunu masaya yatırdık. İklim zirvesinde 2053 Net Sıfır Emisyon hedefimiz doğrultusunda devreye aldığımız uygulama ve reformlardan bahsettik. Genel Kurul marjında ayrıca aralarında Suriye, Libya, Kuveyt, Endonezya, Fransa, Kanada ve Vietnam’ın da olduğu birçok ülkeden muhataplarımızla ikili görüşmelerimiz oldu. Avrupa Birliği Komisyon Başkanı ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri de yine görüştüğümüz isimlerdendi" ifadelerini kullandı.


"Gerek ikili görüşmelerimizde gerekse bu toplantılarda şuna bir kez daha şahitlik ettik: Yolsuzluk soruşturmalarından dolayı iyice köşeye sıkışan Netanyahu’nun sırf koltuğunu korumak uğruna bölgeyi, hatta dünyayı ateşe sürüklediğini artık hemen herkes kabul ediyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ortada bir devlet aklının değil, kandan ve kaostan beslenen bir katliam kadrosunun olduğu çok net görülüyor. Bir avuç ülke dışında hemen hiç kimse İsrail’le ve Netanyahu hükümetiyle yanyana gelmek, fotoğraf vermek istemiyor. 80’inci Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bunun bir nevi turnusolü oldu. Genel Kurul’da Birleşik Krallık ve Fransa’nın içinde yer aldığı 10 Batılı ülke daha Filistin’i tanıdıklarını açıkladı. Her ne kadar gecikmiş de olsa Güvenlik Konseyi üyesi iki ülkenin Filistin devletini tanıması fevkalade önemlidir" değerlendirmesini yaptı.


Filistin’i tanıyan ülke sayısının 158’i aşmasından bu mücadelenin adeta öncülüğünü üstlenen bir ülke olarak büyük memnuniyet duyduklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tanıma, ilk adım olarak elbette takdire şayandır. Bundan sonra yapılması gereken ise tanımanın hakkını vermektir. Bunun yolu da 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’nin vücut bulması için çaba harcamaktan geçiyor. Diğer türlü, atılan adım eksik kalacaktır. İsrail’in tüm gayreti de zaten bunun içindir. Batı Şeria’yı ilhak etme ve Gazze’yi insansızlaştırma politikalarının arka planında özgür Filistin Devleti ihtimalini tamamen yok etme niyeti vardır. Bunun da maksadı ’Büyük İsrail’ projesini hayata geçirmektir" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye‘nin şu an her iki projenin de karşısındaki en büyük engellerden biri olduğunun altını çizdi. Erdoğan, "Ülkemizin ve şahsımızın son dönemde hedefe konulmasının esas sebebi, kararlı duruşumuzu çok net ortaya koymamızdır. Ne küresel siyonist lobinin baskılarına eyvallah ediyoruz ne de onların içimizdeki tetikçilerinin karalama kampanyalarına boyun eğiyoruz. Topraklarını, özgürlüklerini ve onurlarını savunan Filistin halkının yanında dimdik duruyoruz" açıklamasında bulundu.



"Muhalefetin geçirdiği histeri nöbetleri karşısında bizim tavrımız yıllardan beri hiç değişmemiştir"


Türkiye’nin bugün özgürlük için adalet için mücadele eden mazlumların yanında olduğunu dost-düşman herkesin çok iyi bilmekte olduğunu dile getiren Erdoğan, muhalefete tepki göstererek, "Bunu bilmeyen, bilse bile kabullenemeyen bir tek ana muhalefettir. Daha düne kadar Ortadoğu’ya bakınca sadece bataklık görenlerin, Gazze’nin kahraman evlatlarına terörist iftirası atanların, ’Bize ne Gazze’den, bize ne Suriye’den, Libya’dan, Somali’den’ diyen vicdansızların, bugün çıkıp bizi eleştirmesinin zerre kadar kıymeti yoktur. Bunlar dün de gönül coğrafyamıza yabancıydı, bugün de dünyada ne olup bittiğinden habersizler. Bunlar dün de vizyonsuzdu, ufuksuzdu, kifayetsizdi, ülkemizin başarılarını çekemiyorlardı; bugün de haset çukurunda debelenip duruyorlar. Hükümetimizin uyguladığı vicdanlı, ilkeli, itibarlı, cesur ve çok boyutlu dış politikayı bir türlü kavrayamıyorlar. Böyle giderse hiç anlamayacaklar. Ne diyelim? Yazık, gerçekten çok yazık. Muhalefetin geçirdiği histeri nöbetleri karşısında bizim tavrımız yıllardan beri hiç değişmemiştir" dedi.


86 milyonun emanetini taşıdıklarını, yüklerinin de, vazifelerinin de çok ağır olduğunu sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nefesimizi boş işlerle, boş tartışmalarla, boş siyasetçilerle heba edemeyiz. Küçük düşünen, dış politikaya sığ bakan, yolsuzluklarına destekçi bulmak için Batılı patronlarına ’sizin çıkarınızı en iyi biz koruruz’ diye yalvaran zavallıları kale almadık, bugün de onları ademe mahkum ediyoruz. Varsın gözünü kin ve nefret kaplamış muhterisler idrakinde olmasın. Bize Filistinli mazlumların duası yeter, bize Gazzeli masumların duası yeter. Filistin halkının ve milletimizin hayır duasına mazhar olabiliyorsak, onların takdirini alabiliyorsak ne mutlu bize. Gerisi boştur, laf-ü güzaftır. Rabbim bizi ömrümüzü adadığımız Filistin davasını hakkıyla savunmaktan geri koymasın diyorum" ifadelerini kullandı.



"25 Eylül’de Beyaz Saray’da Sayın Trump ve heyetiyle kapsamlı, verimli, içerikli bir görüşmemiz oldu"


New York’taki yoğun temaslarının ardından ABD Başkanı Trump’ın davetine icabetle Washington’a bir ziyaret gerçekleştirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "25 Eylül’de Beyaz Saray’da Sayın Trump ve heyetiyle kapsamlı, verimli, içerikli bir görüşmemiz oldu. İkili ticaret, yatırım, enerji, savunma sanayii konuları başta olmak üzere birçok hususu kendisiyle dostane bir ortamda ele aldık. Sayın Trump’ın ilk döneminde beraber belirlediğimiz 100 milyar dolarlık ticaret hedefine ulaşmak için atılacak adımları istişare ettik. Gazze mezalimi, İsrail’in artan saldırganlığı, Rusya-Ukrayna savaşı ve bölgemizdeki gelişmeler, gündemimizin üst sırasındaydı. Suriye’deki istikrarın muhafazası ve Ortadoğu’da barış ortamının egemen kılınmasına yönelik hususları da ayrıntılı bir şekilde değerlendirdik. Bir defa şunu altını çizerek özellikle belirtmek isterim: Siyasetçisiyle, gazetecisiyle, yorumcusuyla muhalefetin tam bir cinnet halinde Amerika ziyaretimizi kötülemeye çalışmasının tek nedeni ziyaretin ’fevkaladenin fevkinde başarılı’ geçmesidir. Onlar başka şeyler bekliyorlardı, ama hevesleri kursaklarında kaldı. Hayal kırıklığına uğradılar, şimdi bunun öfkesiyle sağa sola saldırıyorlar. Ama ne yapsalar beyhude. Güneşi balçıkla kapatamazlar; hakikatlerin üzerini yalanlarla örtemezler. Bizim temel prensibimiz Türkiye’nin menfaatlerini her zeminde en güçlü şekilde savunmaktadır" ifadelerini kullandı.


"Milletimizin kısa, orta, uzun vadeli çıkarları neyi gerektiriyorsa, biz 23 yıldır hep onu yaptık; yarın da aynısını yapacağız" diyen Erdoğan, "Şayet biz muhalefetin ne dediğine baksaydık Türkiye sahip olduğu altyapı ve üstyapı yatırımlarının hiçbirine bugün sahip olamazdı. Ne Marmaray olurdu, ne İstanbul Havalimanı olurdu, ne TOGG olurdu, ne hızlı trenler olurdu, ne 785 milyar metreküplük Karadeniz gazının ne de Gabar’daki petrol rezervlerinin keşfi mümkün olurdu. Biz, dış politikadan ulaştırmaya, enerjiden savunma sanayiine, turizmden sağlığa her hamlemizi müzmin muhalefete rağmen başardık. Bunların ülkenin ve milletin hayrına bir cümle kurması ontolojik olarak mümkün değildir, biz de böyle bir beklenti içinde değiliz" şeklinde konuştu.



"(ABD ile) Doğalgaz ve nükleer enerjiye dair imzalanan mutabakat, bu yönde atılmış çok stratejik bir adım olmuştur"


Türkiye ekonomisi büyüdükçe, yıllık enerji talebinin de artmakta olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Enerji sepetimizi genişletme çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Bir taraftan arama ve sondaj faaliyetlerimizle kendi yer altı kaynaklarımızı ortaya çıkarırken, diğer taraftan kaynak çeşitlendirmesine gidiyoruz. Tek bir gayemiz vardır; o da Türkiye’nin artan enerji talebinin kesintisiz, sorunsuz ve güvenilir bir şekilde karşılanmasıdır. Rusya-Ukrayna savaşının ilk döneminde Avrupa’nın yaşadığı sıkıntılar, bu politikamızın ne kadar isabetli olduğunu göstermiştir. İmzaladığımız sözleşmeler sayesinde hem sanayide çarkların dönmesini hem de vatandaşlarımızın kışı rahat geçirmesini sağladık. Diğer tedarikçi ülkeler gibi Amerika’yı da önemli bir ortak olarak görüyoruz. Doğalgaz ve nükleer enerjiye dair imzalanan mutabakat, bu yönde atılmış çok stratejik bir adım olmuştur" değerlendirmesini yaptı.




Türkiye’nin hava yolu taşımacılığında son yıllarda katettiği büyük mesafenin herkesin takdirini toplamakta olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu rakamlara, ekranları başında bizi izleyen vatandaşlarımızın dikkat etmesini özellikle rica ediyorum. 2002 yılında 10,4 milyon yolcuya hizmet veren Türk Hava Yolları’nın filosu sadece 65 uçaktan, uçuş ağı ise 103 destinasyondan oluşuyordu. 2024 sonu itibarıyla yıllık yolcu sayısı 85 milyona ulaşırken, filo büyüklüğü 470’in üzerine çıkmış, uçuş ağı ise 350 destinasyona yükselmiştir. Böylece yolcu sayısında 8 kattan fazla, uçak sayısında 7 kata yakın, uçuş noktasında ise 3 katı aşan bir artış yaşanmıştır. Şirketimizin 2025 hedefi ise 90 milyonun üzerinde yolcu taşımaktır. Filoya 2006’ta 100’üncü, 2012’de 200’üncü, 2016’ta 300’üncü, 2023 yılında 400’üncü uçak katılmıştır. 500’üncü uçak da önümüzdeki aylarda filoya dahil olacaktır. Şirketimizin yüzüncü yılını kutlayacağı 2033 yılı filo hedefi ise 813 uçaktır. Gerek Airbas’a 2023’te verilen 335 uçak siparişi, gerekse Eylül 2025’te Boeing firmasına verilen 225 uçaklık siparişi buna yönelik hazırlıklardır" ifadelerini kullandı.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhalefetin açıklamalarına tepki göstererek, "Uçak almak, muhalefetin sandığı gibi bakkaldan süt almaya benzemez. İhtiyacınızı belirleyecek, planlamasını yapacak; sonra görüşecek, pazarlık edecek ve neticede uzun müzakereler sonunda anlaşmaya varacaksınız. Aynı yaklaşım, özel havacılık şirketlerimiz için de geçerlidir. Yani ortada ana muhalefetin saçmalıklarından öte Türk havacılığını daha da güçlendirmeyi amaçlayan uzun vadeli bir vizyon bulunuyor. Tabii rüşvetsiz selam dahi almayanların bunu anlamasını beklemiyoruz. Gırtlaklarına kadar yolsuzluğa batanlara tavsiyemiz, akıllarının ermediği konularda büyük laf etmesinler; bizi de lütfen kendileriyle karıştırmasınlar. Ana muhalefetin başındaki zatın görevi önüne gelene çamur atmak değil; şayet yüreği yetiyorsa genel merkezinin 13’üncü katına kadar ulaştığı söylenen rüşvet çamurunu temizlemektir. Bunun dışında yaptığı her iş boştur, havanda su dövmekten ibarettir. Sayın Trump’la yaptığımız görüşmenin olumlu sonuçlarını önümüzdeki dönemde hep beraber göreceğimize inanıyorum" açıklamasını yaptı.



"Çevre Bakanlığımız eliyle 81 ilimizin tamamında 500 bin sosyal konut inşa etmek için düğmeye basıyoruz"


Daha önceki kabine toplantısında yasadışı sanal bahis, şans oyunları ve kumarla mücadele kararlılığını ifade ettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"İnternetin ve akıllı cep telefonlarının günlük hayatımızın vazgeçilmezleri haline gelmesiyle sanal kumar ve bahis sorunu da büyümeye başladı. Güvenlik birimlerimiz, yargı teşkilatımız ve MASAK’ımız bu konuyu bir süredir zaten mercek altına almıştı. Çok sayıda insanımızı pençesine düşüren, nice ocağı söndüren bu bela daha da çetrefilleşmeden kökünün kurutulması gerektiğinin bilincindeyiz. Bugünkü kabine toplantımızda Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’ın riyasetinde hazırlanan kapsamlı eylem planını gözden geçirdik. Dijital alemin kontrolsüzlüğü işimizi zorlaştırsa da, sanal kumar ve bahis meselesinin üzerine tüm kapasitemizle gideceğiz. Siyaset üstü bir konu olarak gördüğümüz bu meselede herkesin, toplumun tüm kesimlerinin desteğini bekliyoruz. Bir diğer gündem maddemiz sosyal konut projesiydi. Çevre Bakanlığımız eliyle 81 ilimizin tamamında 500 bin sosyal konut inşa etmek için düğmeye basıyoruz. Bu projemizde de şehit ve gazilerimize, emeklilerimize, gençlerimize, üç çocuğu olan ailelerimize özel bir kontenjan ayıracağız" ifadelerini kullandı.



"Bin hakim-savcı yardımcısı alım sürecini başlatıyoruz"


İlk kez kiralık konut uygulamasını TOKİ eliyle hayata geçireceklerini bildiren Erdoğan, "Sosyal konutlarımızın bir kısmını vatandaşlarımıza uygun şartlarla kiralayacak, dar gelirli ailelerimizi inşallah rahatlatacağız. 500 bin sosyal konut projemizle vatandaşlarımızın konuta ulaşımını çok daha uygun maliyetlerle kolaylaştırmış olacağız. Projemizin detaylarını önümüzdeki günlerde yapacağımız 500 bin sosyal konut tanıtım programında milletimizle paylaşacağız. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum. 2025 yılı için Sağlık Bakanlığımıza 37 bin yeni personel tahsis etmiş, 19 binin personelin alımını gerçekleştirmiştik. Şimdi 18 bin personel için daha ilana çıkıyoruz. Adalet hizmetlerinin iyileştirilmesi amacıyla farklı kategorilerde 20 bin personel alım sürecini geçtiğimiz günlerde başlatmıştık. Şimdi de bin hakim-savcı yardımcısı alım sürecini başlatıyoruz" açıklamasını yaptı.



Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 500 bin sosyal konut müjdesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesi hayata geçiyor Voleybolun Unutulmazları Derneği (VUD) tarafından hayata geçirilen proje kapsamında, depremde vefat eden voleybolcu çocuklar ve voleybol camiasının kıymetli üyelerinin hikayeleri özel bir ansiklopedide buluşacak. Voleybolun Unutulmazları Derneği tarafından, Samandağ Belediyesi ve AXA Sigorta desteğiyle hayata geçirilen ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesi, 6 Şubat 2023 depreminde yaşamını yitiren voleybolcu çocuklar ve voleybol camiasının kıymetli üyelerinin anısını yaşatmayı amaçlıyor. Tüm ülkeyi sarsan deprem felaketinde Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya’da; geleceğe umutla hazırlanan genç voleybolcuların da bulunduğu sporcu, antrenör, hakem ve kulüp yöneticilerinden oluşan 56 voleybol emekçisi hayatını kaybetti. Voleybolun unutulmaz evlatları için bir vefa projesi Bu büyük acının ardından bir araya gelen eski milli voleybolcular tarafından kurulan Voleybolun Unutulmazları Derneği, kaybedilen isimleri ve yarım kalan hikayeleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla kapsamlı sosyal sorumluluk projeleri geliştirdi. Bu çalışmaların en yeni halkası ise ’Voleybolun Unutulmaz Evlatları Depremle Unutmadıklarımız Anıt Parkı’ oldu. Samandağ’da Anıt Park açılacak Projenin ilk ayağı, 16 Mayıs 2026 tarihinde Samandağ’da hayata geçirilecek. Depremde hayatını kaybeden voleybolcu çocuklar ve voleybol emekçilerinin anısına açılacak parkta bu voleybolcuların isimlerini taşıyan anlamlı bir anıt duvar, voleybol sahaları, yine voleybol sevgisini simgeleyen bir heykel, sosyal alanlar, yürüyüş parkurları ve çocuk parkı yer alacak. Açılışta ve anma gününde depremde yaşamını yitiren genç sporcuların aileleriyle bir araya gelinecek, plaket ve ansiklopediler kendilerine armağan edilecek. Yaşayan sosyal ve sportif bir mekan olması planlanan parkta genç voleybolcular, VUD üyesi eski milli sporcularla birlikte o sahalarda ilk smaçlarını vuracak. Projenin ilerleyen süreçte Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta devam etmesi planlanıyor. Yarım kalan hikayeler ansiklopedide yaşayacak Projenin yayın ayağında ise tamamen gönüllü bir ekip tarafından hazırlanan 352 sayfalık ’Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ ansiklopedisi bulunuyor. Eserde, depremde yaşamını yitiren voleybolcu çocuklar ve voleybol emekçilerinin aileleriyle iletişime geçilerek; hayat hikayeleri, anıları, hayalleri ve fotoğrafları bir araya getirildi. Her sayfa, yarım kalan hayatlara ve unutulmaması gereken anılara ışık tutuyor. Gülnur Özfer Görgün: "Unutmamak ve Unutturmamak Bizim Elimizde" Projenin nasıl ortaya çıktığını anlatan Voleybolun Unutulmazları Derneği Kurucusu Gülnur Özfer Görgün, "Deprem sonrası voleybol ailemizden gelen kayıp haberleri hepimizi derinden sarstı. O gençlerin isimlerini, hikayelerini ve anılarını yaşatmak zorunda olduğumuzu hissettik. ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesini de tam bu duyguyla hayata geçirdik. Bu çalışma yalnızca bir anma değil; vefa, dayanışma ve kolektif hafızayı geleceğe taşıma sorumluluğudur. Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz ama onları unutmamak ve unutturmamak bizim elimizde. Bu proje, voleybol ailemizin yitirdiği evlatlarına bir vefa borcudur. Bu anlamlı projede yanımızda olan, katkıda bulunan, destek veren tüm kişi ve kurumlara teşekkür ederiz" diye konuştu.
Afyon Cilt kanseriyle ilgili önemli açıklama: Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğünden cilt kanseriyle ilgili yapılan açıklamada cilt kanseri gelişiminde en önemli risk faktörün güneş ışınları olduğu uyarısında bulunuldu. Konuyla ilgili yapılan yazılı açıklamada, Mayıs ayının cilt kanserine dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla "Cilt Kanseri Farkındalık Ayı" olarak kabul edildiği belirtildi. Açıklamada, "Özellikle yaz aylarında artan güneş maruziyeti öncesinde vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesi önem arz etmektedir. Cildimiz, vücudumuzu dış etkenlere karşı koruyan en büyük organımızdır. Cilt kanseri ise deri hücrelerinin kontrolsüz çoğalması sonucu gelişen ve oldukça yaygın görülen bir kanser türüdür. Her cilt değişikliği kanser anlamına gelmemekle birlikte, erken dönemde fark edilen şüpheli değişikliklerin değerlendirilmesi tanı sürecinde büyük önem taşımaktadır. Cilt kanseri gelişiminde en önemli risk faktörü güneş ışınlarıdır. Özellikle ultraviyole (UV) ışınlarına uzun süre ve korunmasız maruz kalmak riski artırmaktadır. Bunun yanı sıra solaryum kullanımı, açık ten yapısı, aile öyküsü ve bağışıklık sisteminin zayıf olması da risk faktörleri arasında yer almaktadır. Unutulmamalıdır ki cilt kanserlerinin önemli bir kısmı önlenebilir ve erken teşhis ile başarılı şekilde tedavi edilebilir. Bu nedenle herkesin kendi cildini tanıması ve düzenli olarak kontrol etmesi hayati önem taşımaktadır" ifadelerine yer verildi.
Muğla Akyaka sahilinde gökyüzü uçurtmalarla renklendi Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Engelliler Haftası kapsamında Akyaka’da bu yıl dördüncüsü düzenlenen Engelsiz Uçurtma Şenliği’nde 400 engelli birey ve aileleri doyasıya eğlendi. Muğla Büyükşehir Belediyesi, Engelliler Haftası etkinlikleri kapsamında geleneksel hale getirdiği Engelsiz Uçurtma Şenliği’ni bu yıl da Akyaka Plajı’nda yoğun katılımla gerçekleştirdi. Gökyüzünü rengârenk uçurtmaların süslediği etkinlikte engelli bireyler ve aileleri unutulmaz bir gün yaşadı. 400’e yakın katılımcı bir araya geldi Ula ilçesi Akyaka Plajı’nda düzenlenen etkinliğe Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Ula Belediye Başkanı Mehmet Caner, Genel Sekreter Tayfun Yılmaz, STK’lar, engelli bireyler ve aileleri katıldı. Şenliğe ayrıca Menteşe, Milas, Fethiye, Marmaris, Bodrum, Datça, Yatağan ve Ortaca ilçelerinde hizmet veren Kısa Mola Merkezi üyeleri de katılım sağladı. 400 engelli birey ve ailelerinin katıldığı etkinlikte birlik, dayanışma ve paylaşım duyguları ön plana çıktı. Atölyeler ve gösterilerle dolu bir gün Şenlik boyunca uçurtma uçurma etkinliğinin yanı sıra çeşitli atölye çalışmaları, yüz boyama etkinlikleri ve müzikli gösteriler düzenlendi. Katılımcılar hem eğlenme hem de sosyal bir ortamda bir araya gelme fırsatı buldu. Program sonunda engelli bireyler, aileleriyle birlikte Kadın Azmağında tekne turuna katıldı. Başkan Aras: "Yerel yönetimler olarak ailelere destek olmak için her türlü yatırımı yapıyoruz" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Her şeyden önce insanın içinde insan sevgisi olmalı; her şeyin temel ihtiyacı budur. Biz de işimizi samimiyetle ve sevgiyle yapıyoruz. Yapacağımız daha çok iş var. Yerel yönetimler olarak ailelere destek olmak için her türlü çalışmayı ve yatırımı yapmak zorundayız; bu bizim görevimizdir. Bu çalışmaları yürütürken ortak akılla, derneklerimizle birlikte hareket ediyoruz. Muğla’da ilk olacak bir merkezimiz için proje hazırlıyoruz. Bu merkezde rehabilitasyon hizmetleri ve ihtiyaçlara yönelik tüm eğitimler yer alacak. Aynı çalışmaları tüm ilçelerimizde de hayata geçireceğiz. Bizim için bundan daha acil bir iş yok. Bugün düzenlediğimiz uçurtma şenliğine katılan tüm katılımcılara keyifli ve eğlenceli bir gün diliyorum" dedi.
Ankara Ankara yeşil alanları ile yaz aylarına hazırlanıyor Pursaklar Belediyesi, park, bahçe ve yeşil alanları yapılan çalışmalarla yaz sezonuna hazırlıyor. Pursaklar Belediyesi, ilçe genelindeki park, bahçe ve yeşil alanlarda yaz mevsimi öncesi bakım ve yenileme çalışmalarını hızlandırdı. Vatandaşların daha temiz, düzenli ve konforlu sosyal yaşam alanlarına kavuşması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında parklar ve yeşil alanlarda kapsamlı bakım gerçekleştiriliyor. Yaz aylarının yaklaşması ile birlikte vatandaşların huzurla vakit geçirebilmeleri için yeşil alanlarda yoğun mesai harcadıklarını belirten Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ‘‘Pursaklar’ımızın her geçen gün daha modern, daha yeşil ve daha yaşanabilir bir ilçe olması adına çevre düzenleme ve peyzaj çalışmalarımıza devam ediyoruz. Göreve geldiğimiz ilk günden itibaren yeşile değer veren belediyecilik anlayışıyla hareket ediyoruz. Yaz aylarında vatandaşlarımızın yoğun olarak kullandığı yeşil alanlarda bakım çalışmalarımızı artırıyoruz. Hemşehrilerimizin aileleriyle birlikte huzur içerisinde vakit geçirebileceği yeşil alanlarımızı yaz sezonuna en güzel şekilde hazırlamış olacağız. Daha yeşil ve daha temiz Pursaklar için çalışmalarımız aralıksız devam edecek’’ dedi. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri tarafından sürdürülen çalışmalar çerçevesinde çim biçme, ağaç budama, mevsimlik çiçek dikimi, sulama sistemlerinin kontrolü ve çevre düzenlemeleri yürütülüyor. Özellikle çocuk oyun grupları ile spor alanlarında bakım ve güvenlik kontrolleri yapılarak, vatandaşların güvenli şekilde kullanımına uygun hale getiriliyor.