POLİTİKA - 12 Kasım 2025 Çarşamba 14:58

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Uçağımızın kara kutusu bulunmuş, incelemeler başlatılmıştır"

A
A
A

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Uçağımızın kara kutusu bulunmuş, incelemeler başlatılmıştır. Şehitlerimizin 19'unun naaşına ulaştık, son naaşı arama çalışmalarımız sürüyor" dedi.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle millet olarak hepimizin başı sağ olsun. Dün 86 milyonun tamamını hüzne boğan çok acı bir haber aldık. Karabağ Zaferi’nin 5’inci yıldönümü kutlamaları için Azerbaycan’da bulunan birliğimizi taşıyan C130 tipi askeri kargo uçağımız, ülkemize gelmek üzere havalandıktan kısa bir müddet sonra Gürcistan-Azerbaycan sınırına yakın Signagi bölgesinde düştü. Elim hadisede maalesef, 20 vatan evladını şehit verdik" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin isimlerini tek tek sayarak, "Uçuş ekibinden Yarbay Gökhan Korkmaz’ı, Binbaşı Nihat İlgen’i, Binbaşı Serdar Uslu’yu, Üsteğmen Cüneyt Kandemir’i, Astsubay Kıdemli Başçavuş Nuri Özcan’ı, Astsubay Kıdemli Başçavuş Ümit İnce’yi, Astsubay Başçavuş Emrah Kuran’ı, Astsubay Başçavuş Burak Özkan’ı, Astsubay Üstçavuş Emre Altıok’u, Astsubay Üstçavuş Burak İbbiği’yi, yolcu ekibinden Üsteğmen Emre Mercan’ı, Astsubay Başçavuş Ramazan Yağız’ı, Astsubay Başçavuş Hamdi Armağan Kaplan’ı, Astsubay Başçavuş İlker Aykut’u, Astsubay Başçavuş Akın Karakuş’u, Astsubay Üstçavuş Berkay Karaca’yı, Astsubay Üstçavuş İlhan Ongan’ı, Astsubay Kıdemli Çavuş Ahmet Yasir Kuyucu’yı, Uzman Çavuş Cem Dolapci’yi ve Uzman Çavuş Emre Sayın’ı rahmetle yad ediyorum. Cenab-ı Allah şehitlerimizin mekanlarını cennet, makamlarını ali eylesin. Yüreklerimizdeki yangını tarif etmek elbette mümkün değil" dedi.

"Şehitlerimize milletçe ödenmesi imkansız şükran borcumuz bulunuyor"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, duyduğu üzüntüyü dile getirerek, "Gözyaşlarımızı içimize akıtıyor, acımızı kalbimize gömüyoruz. Ancak şunu da biliyoruz; her ne şekilde olursa olsun vatanı için, milleti için, devletinin güvenliği için canını vermek, hiç şüphesiz fedakarlıkların ve kahramanlıkların en büyüğüdür, en onurlusudur. Dün düşen uçakta şehit olan kahramanlarımız, peygamberlikten sonraki en yüksek rütbe olan şehadet makamına erişmişlerdir. Şehitlerimize milletçe ödenmesi imkansız şükran borcumuz bulunuyor. 86 milyonun her bir ferdine, aziz şehitlerimizin kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize sabır ve başsağlığı temenni ediyorum" açıklamasını yaptı.

Olayın haberini alır almaz Milli Savunma Bakanının yanı sıra, İçişleri ve Dışişleri bakanlarının muhataplarıyla temas kurduklarını ifade eden Erdoğan, arama-kurtarma çalışmalarının süratle başlatıldığını, görüntü almaları için Gürcistan makamlarıyla işbirliği içinde insansız hava araçlarının hemen harekete geçirildiğini bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı gün akşam saat 17.00 itibarıyla uçağın enkazına ulaşıldığı bilgisinin geldiğini kaydetti. Uçağın enkazının bulunduğu alanın güvenlik amacıyla kordona alındığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün gece 46 kişilik kaza-kırım inceleme ekibinin bölgeye intikalini sağladıklarını bildirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, düşen uçağın kara kutusunun bulunduğunu ve incelemelerin başladığını aktardı. Şehitlerin 19’unun naaşına ulaşıldığını, son şehidin naaşını arama çalışmalarının sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de bu süreçte önce Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın Aliyev’le, ardından Gürcistan Başbakanı Kobahidze’yle telefonda görüştük. Milletimizle birlikte Azerbaycanlı kardeşlerimizi ve Gürcü dostlarımızı da büyük bir üzüntüye gark eden bu elim olayı tüm yönleriyle araştırıyoruz" dedi.
Gürcistan makamlarının bu süreçte en üst düzeyde gereken kolaylığı ve iş birliğini sergilediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Azerbaycanlı kardeşlerimiz de aynı şekilde gerekli her türlü desteği, her türlü katkıyı veriyor. Milletim şundan emin olsun, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'yle birlikte Gürcistan ve Azerbaycan’ın tüm imkanları da kahramanlarımız için seferber edilmiştir; sahadaki çalışmalar anbean takibimizdedir. Gerekli incelemelerin titizlikle yapılarak, olayın tüm boyutlarıyla aydınlığa kavuşturulmasını temin edeceğiz. Milli Savunma Bakanlığımız ve İletişim Başkanlığımız düzenli bir şekilde kamuoyumuzu bilgilendiriyor; bunu devam ettirecekler" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların yalanlara, manipülasyonlara ve dezenformasyonlara karşı uyanık olmaları ricasında bulundu. Erdoğan, "Bilhassa sosyal medyada kirli siyaset uğruna böyle bir hadiseyi istismar edecek kadar alçalanlara prim vermemelerini istirham ediyorum. Bir kez daha şehitlerimize Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Şehitlerimizin yakınlarına, acılı ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize, aziz milletimize bir kez daha başımız sağ olsun diyorum. Mesaj yayımlayarak veya telefon ederek acımızı paylaşan, taziyelerini ileten tüm dost ve kardeş ülkelere de buradan teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nın 175’incisini gerçekleştirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililere hitap ettiği konuşmasında, "Sizlerin şahsında AK Parti’ye gönül veren tüm vatandaşlarıma, partimizin tüm mensuplarına buradan selam ve sevgilerimi gönderiyorum. 81 ilimizin her köşesinde gece gündüz demeden partimiz ve hareketimiz için samimiyetle gayret gösteren teşkilatımızın değerli mensuplarını, yol ve dava arkadaşlarımı aynı şekilde hürmetle selamlıyorum. Toplantımızın tüm teşkilatımız için, ülkemiz, milletimiz ve demokrasimiz için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum" dedi.

Kasım ayının hem partide hem de Türk demokrasi tarihinde bir dönüm noktasını ihtiva etmekte olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dönemin gazetelerinin 'Anadolu İhtilali' manşetini attığı 3 Kasım 2002 seçimlerinde Türkiye’yi yönetmek için milletimizden ilk defa icazet aldık. Seçimlerden 15 gün sonra 58’inci Türkiye Cumhuriyeti hükümetini kurarak ülkeye ve millete hizmet yolculuğumuza başladık. O günden bu yana tam 23 sene geçti. İktidardaki 23 yılımızın her anını, her gününü Allah’a sonsuz hamdolsun hep hizmetlerle, eserlerle, yatırımlarla geçirdik" diye konuştu.

Çok partili demokrasi tarihinde hiçbir yönetime nasip olmayan başarılara, milletin hayır dualarına ve girdikleri tüm seçimlerde büyük desteğine mazhar olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "23 yıllık süreçte hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesine girmedik, yürümedik. Nice engelle, nice saldırıyla, nice badireyle, nice ihanetle karşılaştık. Hatırlayın milletimizin namusumuza emanet ettiği iradeyi gasp etmek isteyenler çıktı. Tahriklerle, komplolarla, iftira ve ithamlarla üzerimize gelenler oldu. Sınır tanımadılar, ilke tanımadılar; ellerindeki her aracı, her imkanı, her fırsatı bize karşı kullanmaktan asla çekinmediler. Nasıl meyve veren ağaç taşlanırsa, biz de 23 sene boyunca taşlandık. Kimi zaman medya, kimi zaman tetikçi kalemler tarafından, kimi zaman vesayet odakları, kimi zaman terör örgütleri tarafından, kimi zaman da çıkarları tehlikeye giren uluslararası güçler tarafından hedef alındık" açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin büyümesini ve güçlenmesini engellemek amacıyla içeride olduğu kadar dışarıda da partiye yönelik çok büyük tuzaklar kurulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Maalesef bu tuzaklara düşen arkadaşlarımız da oldu. Ama biz neyle karşılaşırsak karşılaşalım sabrımızı yitirmedik, öfkeye kapılmadık, sağduyuyu ve serinkanlılığımızı bir an olsun kaybetmedik. Milletimiz de engin ferasetiyle oynanan oyunları gördü; bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı, desteğini ve hayır duasını bizlerden esirgemedi" dedi.

"Hükümet etmeyi Ankara’ya sıkışıp kalmak sananların aksine 23 yıldır ülkemizin 81 vilayetine, 86 milyonun her bir ferdine ulaşmanın, oy tercihi ne olursa olsun insanımızın gönlüne girmenin mücadelesi içindeyiz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu burada büyük bir gururla ifade etmek isterim, 23 yıla o kadar çok sayıda eser sığdırdık ki, bunların kahir ekseriyetini artık biz bile hatırlamıyoruz. İcraat ve yatırımlarımızı tek tek saymaya kalksak, buna değil saatler, inanın günler bile yetmez. Eser ve hizmet siyasetimizle ülkemizin çehresini değiştirmekle kalmadık, bundan çok daha önemlisi rakiplerimizi de dönüştürdük. Yıllarca anti-demokratik güçlerin yelkenlerini şişirmesiyle siyaset yapanlar gönülsüz de olsa en azından zahirde milli iradeyle barışmak, milletin tercihine saygı duymak zorunda kaldı. Millete 'bidon kafalı' diyen, 'göbeğini kaşıyan adam' diyen, 'dağdaki çobanla benim oyum bir olabilir mi' diyen zihniyet, yenile yenile, burunları sürtüle sürtüle Anadolu insanına saygı göstermeyi öğrendi" ifadelerini kullandı.

"İmtiyazlıların, mütegallibenin, kerameti kendinden menkul elitlerin, milletin kesesinden geçinen tufeylilerin saltanatına son verdik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İmtiyazlıların, mütegallibenin, kerameti kendinden menkul elitlerin, milletin kesesinden geçinen tufeylilerin saltanatına son verdik. Bunu birlikte başardık. Bu değişime birlikte imza attık. Biliyorum, beyefendiler rahatsız olacak ama şu gerçeği Türk siyasetinin son çeyrek asırdaki serencamını bilen herkes kabul ve tasdik ediyor: Ana muhalefet partisi dahil rakiplerimiz birçok konuda bizi takip ediyor, bizim siyasetimizi referans alarak politikalarını belirliyor, siyasetin 'kutup yıldızı' olarak işte bu kadroyu, AK Parti'yi ve Cumhur İttifakı'nı görüyor" dedi.

Ülkenin bekasının garantisi olmasının yanı sıra AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın demokratik siyasetin "mihenk taşı" olarak da önemli bir görev ifa ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün tartışmasız bir şekilde Türkiye’de siyasetin rotasını, eksenini, ana omurgasını ve çerçevesini AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın tayin ettiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Açık söyleyeyim; biz bundan şikayetçi değiliz. Rakiplerimizin kalite ve kalibresini yükseltebiliyorsak, ne mutlu bize. En nihayetinde taklitler aslını büyütür, aslını güçlendirir. Ancak, görüyoruz ki, siyasette nezaket dersini almayı unutanlar var. Bunların en başında da CHP’nin yeni genel başkanı geliyor. Geçen haftaki hezeyanları karşısında, milletimiz gibi bizim de yüzümüz kızardı, bu ülkenin ana muhalefeti adına utanç duyduk. Seleflerine kıyasla yeni genel başkanın, Türk siyasetinin görüp göreceği en ağzı bozuk, en küfürbaz figürlerden biri olduğu görülüyor. Onu da bu zatın çiğliğine, acemiliğine, zayıf karakterine ve vesayet altında siyasetçilik oynamasına veriyoruz. Biz, kendimize ve milletimize saygımız gereği elbette bunların seviyesine inmedik, bundan sonra da inmeyeceğiz. 'Üslub-ü beyan ayniyle insan' diyor; bu şahsın geçen hafta bize, yargı mensuplarımıza ve kamu görevlilerimize yönelik kurduğu pespaye cümleleri kendisine aynen iade ediyoruz" açıklamasında bulundu.
AK Parti tecrübesinin İslam dünyasında da önemli bir referans kaynağı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Asya’dan Afrika’ya, Balkanlardan Ortadoğu’ya birçok yerde AK Parti’nin çok yakından takip edildiğini, hukuk ve demokrasi zemininde yürütülen başarılı mücadelenin örnek alındığını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Demokrasi kültürü, devlet yönetme tecrübesi ve güçlü teşkilat yapısıyla AK Parti, yurtdışında da milyonlara yol göstermektedir. Bugün aynı zamanda dünyada da bir AK Parti gerçeğinden bahsediyoruz. Bundan büyük bir kıvanç duyduğumuzu özellikle vurgulamak istiyorum. Bu vesileyle tüm İl Başkanlarımıza ve yönetimlerine; onların şahsında tüm ilçe, belde başkan ve yönetimlerine; Gençlik Kollarımıza, Kadın Kollarımıza partimize ve milletimize yaşattıkları bu başarılardan dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Aynı şekilde 23 yıl boyunca şehirlerine aşkla hizmet eden Büyükşehir, İl, İlçe ve Belde Belediye Başkanlarımızı, Belediye Meclis ve İl Genel Meclis Üyelerimizi de tebrik ediyor; kendilerine şükranlarımı sunuyorum. Ebediyete uğurladığımız yol arkadaşlarımıza yüce Allah’tan rahmet niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.

Bundan 23 sene önce hangi niyetlerle, hangi gayeyle siyaset yapıyorlarsa bugün de aynı değerlerin rehberliğinde siyaset yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "23 yıl önce hangi ilkeleri savunuyorsak, bugün de aynı prensiplerin izinden gidiyoruz. 23 yıl önce nasıl bir heyecan içindeysek, bugün de aynı heyecanla, aynı aşkla, aynı sevdayla millete ve memlekete hizmet için koşturuyoruz. En küçük bir rehavete kapılmadan, kibre ve tekebbüre meyletmeden; en küçük bir ihmale mahal vermeden, 7 gün 24 saat azimle çalışacağız. Teşkilatla ahenk içinde olacak, Genel Merkez birimlerimizle irtibatımızı her zaman çok sıkı tutacak, kabinedeki arkadaşlarımızla eşgüdüm içinde hareket edeceğiz. Bir kere daha altını çizerek ifade etmek isterim ki tıpkı genel merkezimiz gibi AK Parti il, ilçe ve belde teşkilatlarının kapısı da tüm vatandaşlarımıza ardına kadar açıktır. Aynı şekilde AK Partili belediyeler, milletimizin emrinde ve hizmetindedir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızdan itibaren 30 yılı aşkın süredir hep bu hassasiyetle siyaset yaptık, bundan sonra da bu çizgimizi koruyacağız; milletle bağımızı daha da güçlendireceğiz. Bu salondaki her bir kardeşim; milletin emanetini bize, bizim emanetimizi milletimize ulaştırmak adına bu görevlerde bulunuyor. Her biriniz milletin derdini bize, bizim çözümümüzü milletimize anlatmak üzere bu toplantılara katılıyorsunuz. İllerinize döndüğünüzde bu şuurla hareket etmenizi bekliyor, emanetimize, derdimize, gayretimize sahip çıkacağınıza yürekten inanıyorum. Rabbim, aşkımızı, sevkimizi, sevdamızı daim eylesin, diyorum" diye konuştu.

"Biz aldanan da olmayacağız, aldatan da olmayacağız"

Halktan, sokaktan, vatandaştan kopuk siyaset olmayacağını, olsa da bunun ülkeye ve millete hayır getirmeyeceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugüne kadar gözümüzü ve kulağımızı bir an olsun milletten ayırmadık. İktidarda bulunmanın sorumluluğu, rahmetli Erbakan hocamızın o veciz ifadesiyle, 'Hayra motor, şerre fren' olmayı da gerektirir. Halka hizmet etmekle görevimizi tam manasıyla yerine getiremeyiz; aynı zamanda milletin faydasını gözetmek, çıkarlarını korumakla da mükellefiz. Hep söylüyorum; biz aldanan da olmayacağız, aldatan da olmayacağız. Bu kapsamda mühim bir konuya burada değinmek durumundayım. Sizin de bildiğiniz gibi emlak vergilerindeki artış meselesiyle ilgili toplumun farklı kesimlerinden çeşitli tepkiler yükseliyor. Bilhassa CHP’li belediyelerin yönettiği şehirlerde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinde yüzde 2 bin 500, yüzde 5 bin, hatta bazı bölgelerde yüzde 18 bin 700’lere varan fahiş artışlar yapıldığını görüyoruz. Bu artışlar, doğrudan vatandaşımızın omuzuna haksız bir yük bindiriyor. Tıpkı 'ucuzlatacağız' dedikleri su ve toplu ulaşım fiyatlarında olduğu gibi maalesef burada da verdikleri sözlerin hilafına davranıyorlar. Bunun kabul edilebilir olmadığı açıktır. Kantarın topuzunu kaçıran bu artışlara sesiz kalmamız düşünülemez" dedi.

Bir önceki Merkez Yürütme Kurulu toplantısında bu konuyu enine boyuna değerlendirdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İlgili arkadaşlarımız öncesinde ve sonrasında bir araya geldi, haklı talepleri karşılayacak ama muhalefetin istismarını engelleyecek formüller üzerinde konuştular. Önümüzdeki günlerde çözüm önerimizi Meclis’imizin takdirine sunacağız. Kahraman şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyor, milletçe başımız sağ olsun diyor, Cenab-ı Allah mekanlarını cennet eylesin diyorum. Siz teşkilatıma Türkiye’ye hizmetleriniz için, Türkiye’ye kazandırdıklarınız için tekrar şükranlarımı sunuyorum. Görevi devreden il ve ilçe başkanlarımıza hizmetleri için teşekkür ediyor, yeni görev alan başkanlarımıza Rabbim’den başarılar temenni ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.

Hülya Keklik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Sahilde aradığı parasını kafede düşüren vatandaşın o anları kameraya yansıdı Hatay’da kaybettiği parasını sahilde arayan vatandaşın 7 bin TL’sini iş yerinde bulan duyarlı esnaf, parayı sahibine teslim etti. Para sahibinin desteyi yere düşürdüğü anlar ve işletme sahibinin parayı bulduğu anlar ise kameraya yansıdı. Samandağ ilçesi Atatürk Mahallesi’nde bulunan kafe işletmesinin sahibi Bünyamin Reyhanoğulları, arkadaşlarıyla kafede otururken arkalarından geçen vatandaş 7 bin TL olan para destesini düşürdü. Parasını düşürdüğünü fark etmeyen vatandaş, kafeden uzaklaşarak sahile gitti. Kafede arkadaşlarıyla sohbet eden kafe sahibi Reyhanoğulları, telefonu şarjdan almaya giderken yerdeki para destesini fark etti. Para destesini alan Reyhanoğulları, iş yerinin kameralarını incelerken para sahibini tespit etti. Arkadaşlarıyla çevrede paranın sahibini arayan Reyhanoğulları, 7 bin TL’nin sahibini sahilde para ararken buldu. İşletme sahibi Reyhanoğulları, kafede bulduğu para destesini sahibine teslim etti. Parasının bulunmasına sevinen vatandaş, parayı bulan Reyhanoğulları’na teşekkür etti. Para sahibinin desteyi yere düşürdüğü anlar ve Reyhanoğlulları’nın 7 bin TL’yi yerde bulduğu anlar ise kameraya yansıdı. "Telefonumu almaya kalktığımda arkamda bir para destesi buldum ve şaşırdım" Arkadaşlarıyla otururken müşterinin düşürdüğü para destesini bulup sahibine teslim eden Bünyamin Reyhanoğulları, "Biz arkadaşlarımızla beraber saat 4 gibi dışarıda kahve içiyorduk ve muhabbet ediyorduk. Telefonum da şarjdaydı. Telefonumu almaya kalktığımda arkamda bir para destesi buldum ve şaşırdım. Kim düşürmüş olabilir diye baktım ama bulamadım. Ben iş yeri sahibiyim ve paranın nasıl zor şartlarda kazanıldığını bilen bir insan olarak bu bulduğum parayı sahibine teslim etmek gerekiyordu. Güvenlik kameralarına inceledim ve arkadaşlarımla beraber aramaya çalıştık. Ondan sonra sahibini tespit ettik. Sahibi de sahil tarafında parasını nerede düşürdüm diye arıyordu. Biz de o şahsı görüp ve el salladık paranız burada dedik parasını teslim ettik. O da mutlu oldu, biz de mutlu olduk. Güzel bir şeye vesile oldu, böyle durumla karşılaştık. Böyle durumlarda güvenlik güçlerimize teslim etsinler, güvenlik güçlerimize gerekeni en iyi şekilde yapar" ifadelerini kullandı.
Ankara Bakan Işıkhan: "32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Şu an yaklaşık olarak 32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor, 35 milyondan fazla vatandaşımız iş gücüne katılım sağlıyor" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1 Mayıs programları kapsamında Pursaklar Belediyesi Fen İşleri Şantiyesinde çalışan belediye işçilerini ziyaret etti. Burada konuşan Bakan Işıkhan, " Öncelikle, basın emekçilerimizin, kameranın önünde, arkasında, teknik personele çok teşekkür ediyorum, buraya kadar yoruldunuz. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününüzü de tebrik ediyorum. Burada kıymetli kaymakamımız, kıymetli belediye başkanımız ve fen işlerinde, temizlik işlerinde çalışan, Pursaklar’daki işçi kardeşlerimizle birlikteyiz" diye konuştu. 1 Mayıs kutlamasına bir gün önceden başladıklarını vurgulayan Işıkhan, "Öğlen Gölbaşı’nda savunma sanayiinde çok önemli hizmetler sunan, tedarik sunan bir fabrikada başladık. Çalışma Bakanlığı olarak 1 Mayıs’ı alanlarda kutlamayı saat 4’te başladık. Oradaki işçilerle bir araya geldik. Onların da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günlerini tebrik ettim. Gerçekten savunma sanayiindeki bu gelişmişliği oradaki mühendis kardeşlerimizle, teknisyenlerimizle ve işçilerimizle gördük. Orada başladık, bugün de kıymetli emekçi kardeşlerimizle bir araya geldik. Sağ olsun kıymetli başkanıma teşekkür ediyorum ev sahipliği yaptığı için de. Tabii bu süreç Türkiye Yüzyılı vizyonunda Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sizler de şahit oluyorsunuz gece gündüz üretime katılıyoruz, istihdama katılıyoruz ve iş gücünde inanılmaz rakamlara ulaşıyoruz. Değerli arkadaşlarım işsizlik verileri son 35 aydır tek haneli seviyelerde devam ediyor ve Cumhuriyet tarihinde gerçekten müthiş rekorlara imza atıyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak aynı zamanda Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu başarıları elde ediyoruz" şeklinde konuştu. "32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor" 32 milyondan fazla vatandaşın istihdama katıldığını ifade eden Işıkhan, "Tabii Türkiye’nin iş gücü ve istihdam ekosistemini değerlendirdiğimizde bize çok önemli sorumluluklar da düşüyor. Çünkü şu an yaklaşık olarak 32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor, 35 milyondan fazla vatandaşımız iş gücüne katılım sağlıyor. Ancak burada geleceğe yönelik özellikle atıl iş gücünü de biz harekete geçiriyoruz. 6 Ocak’ta hatırlarsanız Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız gençlerin üretim çağında genç istihdam hamlemizi başlatmıştık. Gençleri de istihdama katmamız gerekiyor. Neet’leri biliyorsunuz siz genç olduğunuz için daha iyi bilirsiniz bunları; ne eğitimde ne istihdamda bulunan gençlerimizin oranı gittikçe artıyor. Buna yönelik çok önemli çalışmalarımız var. Her şeyi bu üretim sürecine katma amacıyla yapıyoruz. Burada tabii ki çok önemli başarılara da imza atıyoruz ve istihdam politikalarımızın temel hedefi de işsizlikle mücadele" ifadelerini kullandı. Sendikaların öneminden bahseden Işıkhan, şunları kaydetti: "Bu çerçevede biliyorsunuz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü olarak dünyanın birçok yerinde kutlanıyor. Özellikle Uluslararası Çalışma Teşkilatı, özellikle çalışma barışının sağlanması, eşit işe eşit ücret, insana yakışır iş koşullarının sağlanması, toplumsal adaletin, eşitliğin sağlanması gibi çeşitli temalarla kutlanabiliyor. Biz de 1 Mayıs’ı bu çerçevede ülkemizde sendikalarımız, dün Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın kabulü vardı, o da çok önemli hürmetlerimi iletiyorum Saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza. Hem sendikalarımız hem de konfederasyonlarımızın temsilcileri hem işçi hem işveren temsilcilerinin katıldığı bir kabul oldu. Böyle yarın da sendikalarımız alanlarda olacak. Bu süreçte de farklı illerde üyeleriyle bir araya gelecekler ve 1 Mayıs’ı adına yakışır şekilde, bayram havasında. Tabii burada şunu da söylemem lazım, 1 Mayıs aynı zamanda işçi haklarının dile getirildiği, taleplerinin dile getirildiği, emeğin, alın terinin kutsallığının ön plana çıkartıldığı ve toplumda bir farkındalık günü olarak kutlanıyor. Biz sizler de şahitsiniz burada işte çiftçilerimiz, esnafımız, memurlarımız, şu an çalışan arkadaşlarımız bakın bizden sonra mesai başlıyor ve Pursaklar özelinde temizlik harekatına başlayacaklar." "1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum" Herkesin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik eden Işıkhan, "Ben tüm emekçi kardeşlerimin huzurlarınızda da onların da 1 Mayıs Emek Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum. Gerçekten Türkiye’nin üretimine, gelişimine katkıda bulunan her emekçinin alın teri bizim için kutsaldır. 25 yıldır bu şekilde politikaları geliştirdik ve bundan sonra da böyle devam edeceğiz inşallah. Ben sizlere de çok teşekkür ediyorum. Ekranları başında bizi izleyen aziz milletime de saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Tabii emeklilerimiz bizim için de çok önemli. Uzun yıllar ülkenin kalkınmasına emek göstermiş emektarlarımızın da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü tebrik ediyorum. Sendikalarımıza da teşekkür ediyorum. Özellikle sosyal diyalog çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bundan sonra da böyle olacak. Çünkü biz aynı gemideyiz. Birlikte hareket ediyoruz ve Türkiye’nin büyümesi, iş gücünün artması, istihdamın artması bizim en önemli hedefimiz. Ve bunlar bizim yol arkadaşlarımız, sendikalarımız. Bugüne kadar da bu şekilde sürdürdük. Ben tekrar teşekkür ediyorum. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü de tebrik ediyorum" dedi. Bakan Işıkhan konuşmanın ardından işçilerle bir araya gelip yemek yedi. Bakan Işıkhan basın mensuplarının da 1 Mayıs’ını kutladı.