POLİTİKA - 21 Nisan 2026 Salı 18:01

CHP lideri Özel: "Okul saldırıları maalesef münferit olaylar değil. Bir ihmalin ve çöküşün çok açık bir yansıması"

A
A
A
CHP lideri Özel: "Okul saldırıları maalesef münferit olaylar değil. Bir ihmalin ve çöküşün çok açık bir yansıması"

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Okul saldırıları maalesef münferit olaylar değil. Bir ihmalin ve çöküşün çok açık bir yansıması" dedi.


CHP lideri Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Zor bir haftayı geride bıraktıklarını dile getiren Özel, "Önce Şanlıurfa’da, bir gün sonra da Kahramanmaraş’ta okullarımızda yaşanan silahlı saldırılarla sarsıldık, kahrolduk. Halen daha bu travmanın etkisi altındayız. Grup toplantımızın en başında hayatını kaybeden evlatlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar, ailelere sabır diliyorum. Bir kez daha milletimizin başı sağ olsun. Böyle acılarla bir daha karşılaşmamayı ümit ediyorum" diye konuştu.


"Trump’ın yeni düzenini Türkiye’de ilan etmeye kalkıyorlar"


Antalya’da düzenlenen Diplomasi Forumu’nda konuşan ABD Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın "Ortadoğu’da demokrasi işlemiyor. Yerine monarşi lazım. Güçlü liderler lazım" şeklindeki ifadesini eleştiren Özel, "Trump’ın yeni düzenini, dünya düzeni olarak dayatıyor. Artık Ortadoğu’da devlet dışı unsurlar yok, devletlere tabii olsun ama her devletin başında benim dediğim olsun. Benim dediğim gibi yönetsin, benim çıkarlarımı onlar korusun’ dedikleri kukla lider modelini Türkiye’de söyleyip, kendi tercihlerini ve yönetim biçimini, yani Trump’ın yeni düzenini Türkiye’de ilan etmeye kalkıyorlar. Bu hadsiz daha önce de çıkıp ‘Trump, akıllı adam. Erdoğan’a onda olmayanı verdi. Her şeyi aldı. Daha da alacak’ diyordu. Bu konuşma yapıldığında Erdoğan, İstanbul’da Junior Trump ile konuşup, ‘Babanız randevu verirse, Boeing alacağım. Pahalı gaz alacağım. Nadir toprak elementlerinin hepsini ona vereceğim. Yeter ki bir randevuyu bana ayarlayın’ deyip, çocuktan baba için randevu istiyordu. Bunu deşifre ettik. Önce sustular. Tam inkar edeceklerdi, Trump doğruladı" şeklinde konuştu.


"Herkes layığı ile sevdiği ile beraber"


İspanya’nın Barselona şehrinde düzenlenen Küresel İlerici Seferberlik toplantısı hakkında değerlendirmede bulunan Özel, "İspanya Başbakanı Pedro Sanchez ile birlikte dünyanın bütün demokratlarını, başta Avrupa’daki Sosyalist Enternasyonal ile İlerici İttifak ayrılığını ortadan kaldıran, PES çatısı altında birleştiren, Amerika’dan Brezilya’ya bütün demokratları davet eden ve küresel bir seferberlik ilan eden bir toplantıyı 1,5 yıllık bir uğraşın sonunda Barselona’da hayata geçirdik. Orada o toplantıya biz Barselona’dayken, İtalya Milano’da Avrupa’nın aşırı sağcıları tepki gösterdi. İslamofobik söylemlerin sahipleri, Türkiye düşmanları, yabancı düşmanları, her türlü aşırı sağı yapanlar dünyanın demokratlarına karşı orada toplanıp, bizim toplantıya laf ettiler. Türkiye’den de bizim toplantıya Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Sekreteri, sözcüleri laf ettiler. Herkes layığı ile beraber. Herkes sevdiği ile beraber. Herkes benzer hayaller kurduklarıyla beraber. Onlar Avrupa’nın aşırı sağıyla, onları destekleyen Trump’la, Trump’ın desteklediği Netanyahu ile aynı hattalar. Biz, Filistin Kurtuluş Örgütü’yle, Pedro Sanchez’le, Brezilya’da Lula’yla, dünyanın bütün demokratlarıyla aynı saftayız ve birlikteyiz" dedi.


"Okul saldırıları maalesef münferit olaylar değil. Bir ihmalin ve çöküşün çok açık bir yansıması"


Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki okul saldırıları hakkında konuşan Özel, "Saldırılar maalesef münferit olaylar değil. Bu durum yıllardır biriken bir ihmalin, devletin eğitim ve sosyal politika alanlarındaki çöküşünün çok açık bir yansıması. Yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi olarak söylüyoruz. Sorunları tespit ediyoruz, önerilerde bulunuyoruz. Tüm anketlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin en güçlü yönlerinden birinin milli eğitim politikaları olduğunu seçmenler de takdir ediyorlar. Bu konuda yapılan tüm çalışmaları büyük bir açıklıkla, toplumla, sendikalarla, veli dernekleriyle, okul aile birlikleriyle, siyasi partilerle, hatta iktidarla hem kamuoyu üzerinden hem de raporlarımızı açıkça paylaşarak çözüm önerilerini ifade ediyoruz. Okullardaki eğitimin kalitesi ile ilgili sıkıntılardan, atanmayan öğretmen sorunundan, okul yemeği ihtiyacından, hijyen sorunları, güvenlik açıklarına kadar hiçbir tanesi daha önce tespit edip, uyarıp, çözüm önermediğimiz alanlar değil. Eğitim ve okul meselesini hep siyaset üstü bir yerden aldık, konuştuk. Ancak bunların hiçbirini dert etmeyen bir iktidarla muhatabız" ifadelerini kullandı.


"Evlatlarımızı günü gelince tam olarak ücretsiz okutacağız"


İktidara geldiklerinde eğitimin ücretsiz olacağını belirten Özel, "Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde ülkenin bütün okullarında üç kap sıcak yemek ücretsiz verilecek, sular kana kana ücretsiz içilecektir. Bizim yönettiğimiz hiçbir okulda dışarıdan gelenlerin okulun güvenliğini tehdit etmesi ya da akran zorbalığı ile baş edilememesi gibi ya da hijyen sorunları gibi sorunlar olmayacak, evladını okula yollayan aklı okulda kalmayacak, okula giden hiçbir çocuk okulda yeni sorunlar edinerek ve dertlerle, tasalarla evine dönmeyecek, bu sistem her birimizin evladını eşit, ayrımsız ve günü gelince de tam olarak ücretsiz okutacaktır. Söz veriyoruz" dedi.


"Bu ülkede emekliler 20 bin lira emekli maaşıyla yaşam mücadelesi veriyorlar"


Türkiye’nin ilk defa gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa birincisi olduğunu kaydeden Özel, "Bunun içinde Avrupa Birliği’ne üye olan ülkeler olduğu gibi olmayan ülkeler de dahildir. Bir tarafta mutfak tüpüne özel tüketim vergisi ödeyenler, bir tarafta pırlanta koleksiyonuna tek kuruş özel tüketim vergisi ödemeyenler vardır. Bir tarafta 28 bin lira asgari ücretle bir ay geçinenler, diğer tarafta bu 28 bin lirayı bir öğlen yemeğinde ‘pos’tan çektirenler vardır. Bir tarafta ömür boyunca çalışsa bir ev alamayanlar, diğer tarafta tapuları üst üste konulduğunda boyunu aşanlar vardır. Bir yanda 12 maaşın üçünü gelir vergisi olarak ödeyen beyaz yakalılar, mavi yakalılar; diğer tarafta iktidar yakını olduğu için ödemesi kesinleşmiş vergileri sıfırlananlar ve vergileri silinerek kıyak çekilen yandaşlar vardır. Bir tarafta zengini, yandaşı koruyan bugünkü iktidar; öbür tarafta halkı için iktidara hazırlanan Cumhuriyet Halk Partililer vardır. Bu ülkede emekliler 20 bin lira emekli maaşıyla yaşam mücadelesi veriyorlar. Geçim falan kalmadı, yaşam mücadelesi veriyorlar. 17 milyon emekli var. Ortalama emekli maaşı 23 bin lira. Yani eskiden 20 bin liraysa en düşük emekli maaşı, ortalama maaş 29 bin liraydı. 30 bin liraydı, 31 bin liraydı. Yüzde 50’nin hemen üstünde ya da altında oluyordu. Şimdi en düşük maaş 20 bin lira, kola kutusu gibi ezilmiş emekliler. Ortalama maaşları 23 bin lira" diye konuştu.


"Adıgüzel hakkında hiçbir iddia, tek bir kanıt yok"


Gazeteciler, sendikacılar ve siyasetçilerin cezalandırıldığını ifade eden Özel, " Bu rejim, hakkını arayan millete karşı ve çıkış yolu arayan siyasete karşı savaş açmış durumda. En son hedef Ataşehir Belediye Başkanımız olmuştur; Onursal Adıgüzel. Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir evladı. Çocukluktan partide büyümüş, gençlik kollarında çalışmış, Cumhuriyet Halk Partisi’nin her kademesinde görev almış, ön seçimle milletvekili olmuş, üç dönem görev yapmış. Kendi isteğiyle, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarına inanıp, milletvekili adayı olmamış. ‘Kazanırsam yürütmede görev alırım’ demiş. Kazanamamışız, mücadeleye devam etmiş. Belediye başkan adayı olmuş. AK Parti’nin Kadıköy’den koparıp kendine ayırdığı Ataşehir’de aday gösterilip, yüzde 56 rekor oyla; hem de ittifaksız yüzde 56 ile başkan seçilmiş. Onursal’ın hak yemediğini, kimsenin hakkını yedirmediğini bilmeyen yoktur. Dün sorgulandı kendisi. En son değil, aralarda bir yerde. Hiçbir iddia yok. Tek bir kanıt yok" ifadelerini kullandı.


"Sandığı milletin önüne koyalım duyursunlar sesini"


Ara seçimin bir anayasal zorunluluk olduğunu belirten Özel, "Sandığı milletin önüne koyalım duyursunlar sesini. Ki geçmişte de var örnekleri. Erken seçimin gelmesine vesile olsun. Anayasada açık hüküm var. Anayasa 78.’inci maddesinde ‘30 ay geçtikten sonra ara seçim yapılır.’ İlk 30 ayda yapacaksan yüzde 5’lik boşluk aranır, sonra ara seçim yapılır’ şeklinde ifade var. Buradan çok net söylüyorum, çok net. Hatay bizce dolu, ama boş derseniz, orayı yine Can Atalay’la doldururuz. Afyon’da Kastamonu’da, Kırıkkale’de, Adıyaman’da, Kocaeli’nde ve İstanbul birinci bölgede, İstanbul’da iki, diğerlerinde birer tane milletvekilliği boştur. Şunu açıkça hatırlatırım ki; o boş olan yerlerde son seçimde AK Parti açık ara birinci partiydi. Adıyaman’da da Kocaeli’nde de. İstanbul birinci bölgede de Afyon’da da. Şimdi diyoruz ki ‘Gelin o birinci olduğunuz yerlerde ara seçim yapalım. Seçimden kaçıyorlar. Çünkü milletin sandığı ilk bulduğunda ne yapacağını biliyorlar" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla Gelişim Derneği’nin hedefi ‘Hipodrom Projesi’ni hayata geçirmek Muğla’da gönüllülük temelli çalışmalar yürüten Muğla Gelişim Platformu, dernekleşerek resmi açılışını gerçekleştirdi. Yoğun katılımla düzenlenen tanıtım toplantısında hipodrom projesi ve kent için yeni hedefler kamuoyuyla paylaşıldı. Muğla’da 2015 yılından bu yana gönüllülük esasıyla faaliyet gösteren Muğla Gelişim Platformu, kurumsallaşma sürecini tamamlayarak "Muğla Gelişim Derneği" olarak resmi açılışını gerçekleştirdi. MUTSO Konferans Salonu’nda düzenlenen tanıtım toplantısına kent protokolü, siyasi parti temsilcileri ve iş dünyası yoğun ilgi gösterdi. Toplantıya; Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, TJK Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkan, AK Parti, CHP ve MHP il ve ilçe başkanları ile çok sayıda STK temsilcisi katıldı. Burak Nizamoğlu: "Siyaset üstü bir yapıyla Muğla için çalışıyoruz" Dernek Başkanı Burak Nizamoğlu, 11 yıl önce bir arkadaş grubuyla başlayan yolculuğun bugün profesyonel bir yapıya dönüştüğünü belirtti. Farklı siyasi görüşlerin ve meslek gruplarının bir araya gelmesinin büyük bir zenginlik olduğunu vurgulayan Nizamoğlu, "En önemli hedefimiz, Muğla’nın ihtiyaçlarına cevap verecek olan hipodrom projesini hayata geçirmek ve eğitim alanında öğretmenlerimize destek olmaktır" dedi. Gonca Köksal Aras: "Ortak akıl kentimizi güçlendirecek" Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras ise platformun dernekleşme sürecini "önemli bir dönüşüm" olarak nitelendirdi. Köksal, "Muğla için ne yapabiliriz sorusu etrafında birleşen bu yapının, yerel yönetimlerle iş birliği içinde kentimize büyük değer katacağına inanıyorum" şeklinde konuştu. Tören, derneğin yönetim kurulu üyelerinin tanıtılması ve projelere dair görüş alışverişinde bulunulmasıyla sona erdi. Ahmet Aras, "Geleceğe kalıcı eserler bırakmalıyız" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, sivil toplum kuruluşlarının önemine dikkat çekerek hipodrom projesine tam destek verdi. Aras, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Saman alevi gibi uçup gitmeyen, kalıcı projelerle uğraşmak zorundayız. Hipodrom projesi, kadim tarihimizle bağımızı güçlendirecek ve gençlerimizi teknoloji bağımlılığı gibi tehditlerden uzaklaştıracak bir çalışma olacaktır. Belediyemizin tüm imkânlarıyla bu projenin arkasındayız"
Bilecik Okul tuvaletinde silah ve tehdit notu bulundu Bilecik’te bir okulun tuvaletinde temizlik yapan görevliler kızlar tuvaletinde saklanmış kurusıkı tabanca ve tehdit notu buldu. Olay, geçtiğimiz gün Bilecik’in Bozüyük ilçesinde eğitim veren Mehmet Akif Ersoy Ortaokulu’nda meydana geldi. Okulun kız öğrencilerine kullandığı tuvalette temizlik yapan görevli, gizlenmiş bir kurusıkı tabanca ile bir kağıt parçasına yazılmış notu fark etti. Durumun vakit kaybetmeksizin okul idaresine bildirilmesi üzerine eğitim kurumuna çok sayıda polis ekibi yönlendirildi. Olay yerine ulaşan emniyet birimlerinin yaptığı ilk teknik incelemede, ele geçirilen notta okul müdürü ve bazı öğrencilere yönelik doğrudan tehdit ifadelerinin yer aldığı tespit edildi. Delil niteliği taşıyan kurusıkı silaha el konuldu. Uzman ekipler, hem materyaller üzerinde parmak izi çalışması başlattı hem de failin kimliğini belirlemek amacıyla güvenlik kamera kayıtlarını mercek altına aldı. Olayın ardından velilere mesaj gönderildi Yaşanan olay sonrası okul yönetimi tarafından velilere, "Değerli velilerimiz, okulumuzda 20 Nisan 2026 tarihinde yürütülen rutin denetim ve kontroller sırasında, güvenlik prosedürlerimiz gereği titizlikle üzerinde durduğumuz bazı bulgulara rastlanmış, konu hiçbir gecikmeye mahal verilmeden ivedilikle emniyet birimlerimize intikal ettirilmiştir. İlçe Milli Eğitim Müdürümüzün de okulumuzu bizzat ziyaret ederek koordine ettiği süreçte; emniyet ekiplerimiz gerekli tüm teknik incelemeleri büyük bir hassasiyetle yürütmektedir. Tüm birimlerimiz, evlatlarımızın huzuru ve güvenliği için her türlü detayı en küçük ayrıntısına kadar ele almaya devam etmektedir. Bu hassas süreçte, tedbir amaçlı olarak çocuklarını eve götürmek veya izin yazdırmak isteyen velilerimize okul idaremiz tarafından her türlü kolaylık sağlanacaktır. Resmi kanallar dışındaki bilgilere itibar etmemenizi rica eder, çocuklarımızın güvenliğinin bizler için her şeyden önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak isteriz" şeklinde cep telefonu mesajı gönderildi.
İstanbul Böcek ailesi davasında sanıklar hakim karşısına çıktı İstanbul’da 4 kişilik Böcek ailesinin zehirlenme şüphesiyle ölümüne ilişkin davada 6 sanık hakim karşısına çıktı. Tutuklu sanık Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin tahliyesine hükmeden mahkeme, diğer sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmederek duruşmayı erteledi. Almanya’dan 9 Kasım 2025’te turistik amaçla İstanbul’a gelerek 13 Kasım 2025’de ‘zehirlenme’ iddiasıyla hayatlarını kaybeden anne Çiğdem Böcek (27) baba Servet Böcek (38) ile 3 yaşındaki Masal ve 6 yaşındaki Kadir Muhammet Böcek’in ölümlerine ilişkin 5’i tutuklu 6 sanık bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme, dosyayı mütalaaya gönderdi. Tutuklu sanık Muhammad Moeen Ud Din Chishti’nin tahliyesine hükmeden mahkeme, diğer sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. Duruşma sonrası ailenin avukatı Yaşar Balcı, Baba Yılmaz Böcek ve Anne Cemile Yılmaz İstanbul Adalet Sarayı önünde açıklamalarda bulundu. "Bunlar sadece üzerindeki baskıyı, suçu birbirinin üzerine atıyorlar" Oğlunu, gelini ve iki torunun kaybeden baba Yılmaz Böcek, "Bunlar sadece üzerindeki baskıyı, suçu birbirinin üzerine atıyorlar. ’Yok efendim ben bilmiyordum, gününü hatırlamıyorum, tarihini hatırlamıyorum, çok kısa bir zaman çalıştım’ diyor. Diğeri ’Emir komutayı başkasından aldım’ diyor. Siz bu firmayı açmışsınız, yönetiyorsunuz, bu firma sizin adınıza kayıtlı. Siz zehirli bir kimyasal madde kullanıyorsunuz haşerelere karşı ve bunları yapan işçilerin hiçbir yetkisi yok, hiçbir belgesi yok. Gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar. Sadece kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar. Tabii ki suçlusunuz. ’Tamam biz hata yaptık’ deyin, ama o yürek yok. Adalet mutlaka yerini bulacaktır " dedi. Yılmaz Böcek, "Adli tıpı suçluyorlar. Yok işte bizim müvekkillerimiz suçsuz. Baktılar işin işinden çıkmıyorlar her şeyi pandemiye bağladılar. Kendilerini kurtarmak için yalan söylüyorlar. Yani gözümüzün içine baka baka yalan söylüyorlar" ifadelerini kullandı. "Ömür boyu ceza alsınlar" Adalet istediklerini söyleyen anne Cemile Yılmaz ise, "Ömür boyu ceza alsınlar. Benim gencecik oğlum, torunlarım, gelinim; ilaçladılar içeriye koydular. Gereken cezayı versinler, benim istediğim bu. Benim çocuklarımın suçu neydi? Torunlarım 3 yaşında, 6 yaşında. Ne gerekiyorsa yapılsın, benim istediğim bu" şeklinde konuştu. Duruşmada sanıkların suçtan kurtulmak için birtakım iddialar ortaya attığını söyleyen Avukat Yaşar Balcı, "Bugün ilk duruşma yapıldı. Duruşmada sanıklar suçtan kurtulmaya yönelik birtakım iddialar ortaya attılar fakat mahkeme bunları dikkate almadı. Tutukluluklarının devamına ilişkin bir karar verdi ve dosyayı mütalaaya hazırlanması için Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdi etti. Sadece dosya kapsamında resepsiyonda görevli olan, kapıyı kilitleyen yabancı uyruklu bir şahıs var, onunla ilgili tahliye kararı verdi. Duruşmayı da 26 Haziran saat 10:30’a erteledi" diye konuştu. "Biz yüce Türk adaletine güveniyoruz" Adalete güvendiklerine değinen Balcı, "Biz yüce Türk adaletine güveniyoruz, bizim de birtakım taleplerimiz oldu bu olaylarla ilgili. Bunlara ilişkin de bir değerlendirme yapıldı mahkemede. Mütalaayı hazırladıktan sonra savcı, biz de bunlara ilişkin beyanlarımızda bulunacağız. Tabii bizim daha önce de izah ettiğim gibi öncelikle hedefimiz adaletin yerini bulması, hak ettiği cezayı sanıkların alması. Çok ciddi ihmaller zinciri var burada, bir aile yok oldu. Bununla ilgili özellikle olası kasttan mahkemenin bir değerlendirme yapacağı inancındayım. Adalete de güveniyoruz, suçluların cezalandırılmasını istiyoruz" diye konuştu.
Manisa Mesir Ticaret Fuarı kapılarını 32’nci kez açtı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında yer alan Manisa Mesir Ticaret Fuarı, kapılarını 32’nci kez açtı. Açılış töreninde konuşan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa’nın 7 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin ekonomi devleri arasında yer aldığını ve Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam ettiğini vurguladı. 486’ncı Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali kapsamında, bu yıl 32’nci kez düzenlenen Manisa Mesir Ticaret Fuarı törenle açıldı. Manisa Büyükşehir Belediyesi Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilen açılışa Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP İl Başkanı İlksen Özalper, Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Baro Başkanı Sevgi Başak Yeşil, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Ulaş Aydın, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu, Ahmet Ata Temiz ve Erk Kayabaş, Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri ve sivil toplum örgütlerinin temsilcileri katıldı. Fuarın açılış konuşmasını TACT fuar Yönetim Kurulu Başkanı Didem Simsaroğlu yaptı. Manisa Valisi Vahdettin Özkan, fuarın 32 yıldır festival havasında geçerek şehrin yaşam kalitesini ve ekonomik göstergelerini iyileştirdiğini belirtti. Bu dayanışmanın üretimi teşvik eden bir mahiyette olduğunu söyleyen Vali Özkan, organizasyonun küresel rekabet gücü açısından büyük bir girdi sağladığını ifade etti. Özkan, haftanın sanat ve şifa dolu geçmesini diledi. "Manisa Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam ediyor" Manisa’nın 486 yıllık köklü geleneğini, şehrin ekonomik vizyonuyla birleştirdiklerini dile getiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Geçtiğimiz yıl 300 bin ziyaretçiyi ağırlayarak çıtayı çok yükseğe taşıyan bu fuar, yalnızca Manisa’nın değil, Türkiye’nin ticaret ve sanayi kalbi olduğunun en somut örneğidir. Ekonomik veriler bizlere rakamların ötesinde bir gerçeği, Manisa’nın sarsılmaz üretim iradesini fısıldıyor. Bugün Manisa; 7 milyar doları aşan ihracat hacmiyle Türkiye’nin ekonomi devleri arasındaki yerini koruyan, Ege’nin parlayan yıldızı olmaya devam eden bir şehirdir. Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak; sanayicimizin, ihracatçımızın ve esnafımızın her zaman en güçlü yol arkadaşı olmaya kararlıyız. Hepimizin ortak hedefi Manisa’mızın üretimdeki öncü rolünü pekiştirmek ve bu bereketli toprakların gücünü dünya pazarlarında en üst sıralara taşımaktır" ifadelerini kullandı. Başkan Dutlulu, ortak akıl ve işbirliğine vurgu yaptı Yönetim anlayışlarının merkezinde ‘Ortak Akıl’ olduğunu vurgulayan Başkan Dutlulu, "Manisa hızla büyüyor. Biz bu büyümeyi trafikten imara, otoparktan sanayi alanlarına kadar doğru planlamak zorundayız. Hedefimiz; Ticaret Odalarımızla, OSB’lerimizle, Esnaf Odalarımızla, Ziraat Odalarımızla ve tüm iş dünyası temsilcilerimizle birlikte bir Beyin Takımı kurmaktır. Bu birliktelik, sadece kağıt üzerinde kalan bir yapı değil, Manisa’nın geleceği için yol haritası çizen, şehrin geleceğini belirleyen bir koordinasyon merkezi olacaktır. Şehrimizin jeopolitik avantajlarını kalkınmaya dönüştürmek, yatırımcılarımızın sorunlarına hızlı çözümler üretmek ve bürokrasiyi azaltarak istihdamı artırmak ancak bu güçlü iş birliğiyle mümkündür" diye konuştu. "Yerel ekonomimize ve esnafımıza can suyu oluyor" 486’ncı yaşı kutlanan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali’ni ‘Yaşayan Festival’ konseptiyle kent geneline yaydıklarını söyleyen Başkan Dutlulu, "Mesir coşkusunu sadece bir saçım töreniyle sınırlı tutmayıp; fuarlarla, gastronomiyle, sanatla ve sporla harmanladık. Bu büyük organizasyon sayesinde şehrimize gelen binlerce misafirimiz, yerel ekonomimize ve esnafımıza can suyu oluyor. Ben, bu büyük organizasyonun 32 yıldır kesintisiz sürmesinde emeği geçen, bu bayrağı bugüne taşıyan tüm kurumlarımıza ve emektarlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Fuarımızda yer alan tüm firmalarımıza bereketli kazançlar; ziyaretçilerimize ise Manisa’nın üretim gücünü tamamen hissedecekleri verimli bir fuar diliyorum" dedi. Açılışta konuşan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, fuarların geniş kitlelere ulaşma gücüne vurgu yaptı. Laleli’de bir çadırda başlayan sürecin modern bir ticaret merkezine dönüştüğünü belirten Tanık, bu başarının büyüyerek devam etmesini temenni ettiğini dile getirdi. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Mesir’in şehir kimliğiyle olan kopmaz bağına dikkat çekerek, "Mesir demek, Manisa demek" dedi. Bu etkinliğin şehrin en önemli yüz akı projelerinden biri olduğunu ifade eden Balaban, Manisa’nın bir hafta boyunca güzelliklerle anılacağını vurguladı. Balaban, tüm vatandaşları bu coşkuya ortak olmaya davet etti. Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek, Mesir Festivali ve Ticaret Fuarı’nın şehrin üretim gücünü dünyaya anlatan iki kıymetli marka olduğunu söyledi. Bu organizasyonları daha ileriye taşımak için var güçleriyle çalışacaklarını belirten Şimşek, hedeflerinin Manisa’yı her yönüyle güçlü bir marka şehir haline getirmek olduğunu ifade etti. Şimşek, bu mirasın kültürel ve ekonomik önemine değindi. Konuşmaların ardından protokol üyelerinin katılımıyla 32. Manisa Mesir Ticaret Fuarı’nın açılış kurdelesi kesildi. Ardından stantları ziyaret eden protokol üyeleri, firmalardan ürünler hakkında bilgi aldı.