POLİTİKA - 08 Aralık 2025 Pazartesi 21:06

CHP Genel Başkanı Özel: "Türkiye bugün yüksek enflasyonda Avrupa 1’incisidir"

A
A
A
CHP Genel Başkanı Özel: "Türkiye bugün yüksek enflasyonda Avrupa 1’incisidir"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Türkiye bugün yüksek enflasyonda Avrupa 1’incisidir" dedi.


CHP Genel Başkanı Özel, TBMM Genel Kurulu’nda devam eden 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2024 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi’nin görüşmelerinde konuştu. 2026 bütçesine ilişkin değerlendirmede bulunan Özel, "Bütçe hazırlayarak milletin işi ve aşı üzerinde siyasi tercihlerde bulunan iktidar sahiplerinin bu bütçeyi sahiplenmeleri gerekir. Bu yönetim sistemi başladığında ‘Bu, tek kişilik hükûmet sistemidir; bakanlar artık atanmıştır, o yüzden Meclise karşı sorumluluğu yoktur; Meclise karşı tek sorumlu Cumhurbaşkanıdır’ yaklaşımını hatırlatır, Cumhuriyet Halk Partisi 1 Ekim’de uğradığı haksız saldırılardan dolayı bir günlüğüne bir konuşmayı dinlemeye gelmedi diye ‘Meclise saygısızlık yapıldı’ diyenlere bugün bütçenin gerçek ve tek sahibi ve tek sorumlusunun Meclise gelip bütçesini anlatmak, savunmak, eleştirileri dinlemek yerine İstanbul’da olduğunu hatırlatır ve Meclise saygı olacaksa bir ritüelin olduğu gün gelip bu kürsüden siyasi bir konuşma yapmakla değil gelip bu millete bütçenin hesabını vermekle olduğunu hatırlatırım" ifadelerini kullandı.



"Türkiye bugün yüksek enflasyonda Avrupa 1’incisidir"


Türkiye’nin dünyada en çok suç işlenen ülkelerden biri hâline geldiğini savunan Özel, "Türkiye bugün yüksek enflasyonda Avrupa 1’incisidir. Ekim ayı enflasyonumuz yüzde 2,55, dünyadaki 70 ülkenin yıllık enflasyonundan fazladır. Yanlış duymadınız, ekimdeki enflasyonumuz dünyadaki 70 ülkenin yıllık enflasyonunun üzerindedir. Yoksullukta Avrupa 1’incisidir Türkiye, işsizlikte Avrupa 1’incisidir, yüksek faizde Avrupa 1’incisi, dünya 2’ncisidir. Gıda enflasyonunda dünya ortalamasının 7 katına sahiptir. Yargıya güven yüzde 20’lere düşmüştür. Bu veriler ne kadar doğruysa, iktidarın yürüttüğü propaganda da maalesef o kadar gerçek dışıdır. 2025’te memleketin hâli budur, 2026’nın da böyle geçmemesi için bu bütçenin bir çare üretmesi beklenir. Bütçe görüşmeleri devletin de, milletin de yeni yılı konuştuğu, daha iyisinin umulduğu, vatandaşın da kulak kesildiği görüşmelerdir. Millet döner, bu Meclise bugünlerde bakar; baktığında ne gördü biliyor musunuz? 16,3 trilyon geliri, 19 trilyon gideri olan yani daha ilk sayfasında 2,7 trilyon bütçe açığı verilen bir bütçeyi gördü; bu, öyle böyle bir açık değil. Bu açık ’Ekonomiyi şaha kaldıracağız’ diye yetkinin tek başına talep edildiği Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin ilk bütçesinin tamamının tam iki katıdır, o bütçedeki açığın tam 22 katıdır. Bu rakamlar cumhuriyet tarihinin rekorudur. Aynı şekilde faiz gideri yüzde 40’lık artışla 2,7 trilyon liraya çıkıyor. Cumhuriyet tarihinin en yüksek faiz gideridir. 2017 yılında 100 liralık verginin 10 lirası faize giderken, bu yıl 100 liranın 20 lirası faize ödenecek" dedi.



"Mutfak tüpünden, tırnak makasından ÖTV alınıyor, ama pırlantadan, elmastan, lüks kol saatinden alınmıyor"


Bütçenin yüzde 97,5’inin neredeyse tamamının vergi gelirlerinden oluştuğunu söyleyen Özel, "Peki, bu vergi kimden toplanacak? Her 100 liralık verginin 63 lirası dolaylı vergi arkadaşlar. Yani zengin-fakir ayırmayan, fabrikatörden de fabrikadaki asgari ücretliden de aynı alınan vergi, dolaylı vergi; elektrikten, sudan, temel harcamalardan. Peki, ondan sonraki büyük kalem, 100 liranın 25 lirası çalışanların maaşlarından kesilen gelir vergisi. Geriye ne kaldı? Yüzde 11, kâr eden şirketlerin ödeyeceği kurumlar vergisi. Avrupa’da dolaylı vergilerin bu kadar yüksek, gelir vergisinin bu kadar fazla, şirketlerden alınan verginin bu kadar düşük olduğu bir başka ülke yok. Yani Türkiye vergi adaletsizliğinde de Avrupa 1’incisi. Yeni yılda hep birlikte saniyede 495 bin lira vergi ödeyeceğiz, saniyede 495 bin lira. Vergi gelirinin 8,5 trilyon lirası sadece ÖTV ve KDV’den alınacak. Peki arkadaşlar, bu ÖTV ve KDV kimlerden toplanacak? Bu ülkede temel tüketim ürünlerine özel tüketim vergisi ödeniyor, şaka gibi; mutfak tüpünden, tırnak makasından ÖTV alınıyor, elektrikli süpürgeden, doğal gazdan ÖTV alınıyor, evinizde harcadığınız her şeyden, evinize aldığınız her aletten ÖTV alınıyor ama pırlantadan, elmastan, lüks kol saatinden alınmıyor. Lüks kol saatinin saatinden alınmayan kayışından alınıyor, 50 bin dolarlık saatten değil kordonundan sadece vergi alınıyor. Yattan, kotradan yüzde 8 vergi alınırken, cep telefonundan yüzde 50 vergi alınıyor bu ülkede" şeklinde konuştu.



"Milleti sınıflara bölen ve bu sınıflara göre muamele eden AK Parti’nin kara düzeni budur"


Hastanelerin son 20 yılda yüzde 103 oranında arttığını belirten Özel, "Kamu zayıflamıştır. Sağlık sisteminin üçte 1’i artık özel sektörün elindedir. Aile sağlığı merkezlerinde ve kamu hastanelerindeki sağlık çalışanları ağır sorunlar altındadır. OECD ülkelerinde bin kişi başına 4 hekim, 9 hemşire düşerken Türkiye’de bin kişi başına 2 hekim, 3 hemşire düşmektedir. OECD’de bir hekim günde 25 hasta bakarken, Türkiye’de bu sayının 200’e kadar çıktığı örnekler mevcuttur. Türkiye bu sıralamada da maalesef OECD ülkeleri arasında 1’inci sıradadır. Bugün vatandaşlar ayrıca randevu sırası bekliyorlar; göz, kardiyoloji, ortopedide bile bu süre ayları bulabiliyor, MR için bir buçuk iki ay sonrasına tarih veriliyor. Fakirsen, yoksulsan bu süreyi beklemeye mecbursun ama zenginsen özel hastanede anında işini hallediyorsunuz. İşte, milleti sınıflara bölen ve bu sınıflara göre muamele eden Ak Parti’nin kara düzeni budur" dedi.



"Gıda enflasyonunda OECD’de 1’inci, dünyada 3’üncüyüz"


Türkiye’nin eskiden tarımda kendi kendine yeten ender ülkelerden biri olduğunu hatırlatan Özel, "Şimdi samandan mercimeğe ithalat bağımlısı bir ülke olduk. Gıda enflasyonunda OECD’de 1’inci, dünyada 3’üncüyüz. Düşünün, Türkiye dünyada gıda enflasyonu en yüksek 3’üncü ülke durumunda. 2001’de tarım yapılan 2,5 milyon hektar arazide bugün tarım yapılmıyor; bir Trakya’dan büyük toprak, bundan daha fazla bir alanda artık çiftçiler yok. Çiftçinin ortalama yaşı AK Parti geldiğinde 30’du, bugün 58. Bu üzerinde çok uzun düşünülmesi gereken bir nokta. Tarımda çalışan sayısı 7,5 milyondu, 4,5 milyona düştü. Bu yıl tarım sektörü yüzde 13’le en sert daralmasını yaşadı" diye konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Evcil hayvan beslenmesinde yeni dönem: Postbiyotik mama Türkiye’de evcil hayvan beslenmesine yönelik geliştirilen postbiyotik içerikli yeni nesil mama, Tuzla’da bulunan bir otelde düzenlenen lansmanla tanıtıldı. Uzun süren Ar-Ge çalışmalarının ardından geliştirilen ürünün hem besleyici hem de destekleyici özellikleriyle öne çıktığı belirtildi. Hermos Gıda ile Cihan Grup iş birliğiyle geliştirilen ve "Flexi" ile "Flexi For" markalarıyla piyasaya sunulacak olan yeni nesil hayvan mamasının, postbiyotik bileşenler içermesiyle dikkat çektiyor. Yaklaşık 1 yılı aşkın Ar-Ge süreci sonucunda ortaya çıkan ürünün, Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk olduğu, dünya genelinde ise mama kategorisinde öncü bir adım olarak değerlendiriliyor. Yeni nesil mama içerisinde yer alan postbiyotik bileşenlerin, sindirim sistemine destek sağladığı ve ürünün yalnızca besleyici değil aynı zamanda destekleyici özellik taşıdığı aktarıldı. Bu doğrultuda geliştirilen ürünün, evcil hayvanların daha sağlıklı ve dengeli beslenmesine katkı sunmasının hedeflendiği vurgulandı. Ürünün kısa süre içerisinde Türkiye genelinde satışa sunulacağı, aynı zamanda yaklaşık 30 ülkeye ihracatının planlandığı öğrenildi. "Bu inovasyon Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk" Tanıtım lansmanında konuşan Cihan Grup CEO’su Mehmet Hanifi Çiftçi, çok heyecanlı olduklarını ve bir seneden fazladır çalışma içinde olduklarını dile getirerek şunları söyledi: "Flexi ve Flexi For markası adı altında. Postbiyotik hem destekleyici hem besleyici yeni nesil bir mama. Bu inovasyon Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk, hatta Amerika’da da sadece belli katkı ürünlerinde var. Biz mama olarak dünyada bir ilke şu anda adım atıyoruz, bu konuda çok heyecanlıyız. Umarım tüketicilerimize de çok daha nitelikli ve iyi bir mamayı sunuyor olacağız. Yeni bir besleme stili, Türkiye’de evcil hayvan sayısı oldukça çok. Yaklaşık 20 milyona yakın bir evcil hayvan var. Sahiplik belki daha düşük ama bu giderek daha da artıyor. Artık evcil hayvan yeni yaşam stilinde ailenin bir bireyi noktasında, o anlamda da herkes evcil hayvanına kendi yediği besin kalitesinde vermeye çalışıyor. Biz de bu özenle zaten böyle bir ürünü geliştirdik. Artık insan nasıl sağlıklı besleniyorsa hayvanlarımız da bu sağlıklı beslenmeye sahip olacaklar Flexi ve Flexi For markasıyla birlikte. Ürüne tüm Türkiye’de ulaşabilecekler, bu anlamda zaten satış altyapımız mevcut. Aynı zamanda yaklaşık 30’a yakın ülkede de bu ürünü ihraç ediyor olacağız." "Ürün sadece besleyici bir ürün değil, aynı zamanda destekleyici" Hermos Gıda Genel Müdürü ve Şirket Ortağı Yılmaz Akın ise uzun zamandır Cihan Grup’la ürün üzerinde çalıştıklarını belirterek, " Güzel bir ürün ortaya çıktı. Bu ürünün özelliği postbiyotik bir ürün bu, dünyada belki de ilk diyebiliriz, Türkiye’de kesinlikle yok bu ürün. Nedir bu postbiyotik? Postbiyotik probiyotikleri biliyoruz, probiyotikler canlı bakterilerdir. Postbiyotik ise bunların doğrudan sonuçlarıdır. Yani biz bu doğrudan sonucu alıp ürünlerimizin içerisinde kullanmaya başladık. İnanılmaz bir sindirim desteği sunuyor bu ürün, stabilite sağlıyor. Ürün sadece besleyici bir ürün değil, aynı zamanda destekleyici bir ürün. Yeni nesil mama diyebiliriz buna. Mutluyuz bunun Cihan Grup’la birlikte yapılması, Flexi For markasıyla birlikte çıkması bize ayrı bir gurur veriyor. Biz de merakla bekliyoruz" dedi.
İstanbul İstanbul’da lale zamanı başladı, Pendik Korusu’nda renk cümbüşü yaşandı İstanbul’da lale mevsiminin başlamasıyla birlikte parklar ve korular renklenirken, Pendik Korusu da binlerce lale, nergis ve sümbülle birlikte ziyaretçilerine kapılarını açtı. Pendik Belediyesi ekiplerince dikilen 22 bini lale toplam 32 bin bitki, baharın gelişiyle Pendik Korusu’nu adeta bir açık hava sergisine dönüştürdü. İstanbul’da baharın simgesi haline gelen laleler açmaya başlarken il genelinde birçok park ve koru, rengarenk görüntülere sahne olmaya başladı. Bu kapsamda Pendik’te bulunan Pendik Korusu da çiçeklenen alanlar arasında yer aldı. Pendik Belediyesi ekiplerince sonbaharda dikilen laleler, nergis ve sümbüllerin açmasıyla koru, ziyaretçilerine adeta görsel bir ziyafet yaşattı. Koruyu ziyaret eden vatandaşlar, açan çiçekleri yakından inceleyerek hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi. Pendik Belediyesi tarafından bu yıl Pendik Korusu’na 22 bini lale olmak üzere toplam 32 bin bitki dikildi. Her yıl kasım ayında toprakla buluşturulan renkli bitkilerin nisan ayı sonuna kadar canlılığını koruduğu belirtildi. Şehir genelinde olduğu gibi Pendik’te de baharın renklerini yansıtan bu görüntüler, özellikle hafta sonları yoğun ilgi görmeye devam ediyor. "Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu" Pendik Korusunu ziyarete gelen Büşra Demir, "Arkadaşlarımızla beraber geldik. Laleleri görünce içiniz kıpır kıpır oldu. Her yer rengarenk lalelerle dolmuş. İstanbul’da da lale zamanı, arkadaşlarla fotoğraf çektirdik. Bahar geldi, Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu. İstanbulluları, Pendiklileri laleler ile fotoğraf çekinmeye davet ediyorum" diye konuştu.
Elazığ Kardiyoloji Uzmanı Demirkıran: "Sağlıklı bir kalp için sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır" Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak, dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, kalp sağlığı hakkında açıklamalarda bulundu. Kalp sağlığının genel sağlığın temel taşlarından birisi olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar. Bu nedenle yaşam tarzımızı sağlıklı alışkanlıklarla şekillendirmek kalp hastalıklarının gelişimini engellemenin en etkili yoludur. Kalp hastalıklarının erken teşhisi ve tedavisi yaşam süresini uzatırken, komplikasyon risklerini de azaltır. Düzenli sağlık kontrolleri ve kardiyolojik muayeneler, potansiyel sorunların zamanında tespit edilmesine imkan tanır. Ayrıca, stres yönetimi ve yeterli uyku alışkanlıkları da kalp sağlığını korumada, önemli faktörler arasında yer alır. Bireylerin kendi sağlık durumlarına dikkat etmeleri ve gerektiğinde uzman hekimlere başvurmaları uzun vadede kalp sağlığını güvence altına alır. Son olarak toplum olarak kalp sağlığını ön planda tutmak ve bilinçlendirme çalışmalarını arttırmak büyük önem taşır. Kamu sağlığı programları ve eğitim seminerleriyle farkındalık oluşturmak kişilerin risk faktörlerini anlamasını ve korucuyu adımlar atmasını sağlar. Her bireyin katkısıyla daha sağlıklı bir toplum inşa etmek mümkündür. Sağlıklı yaşam biçimlerini benimsemek ve kalp sağılığını korumak hem bireysel hem de toplumsak düzeyde sürdürülebilir bir yaşamın anahtarıdır. Kalbinize değer verin, içinde sevdikleriniz var" ifadelerini kullandı.