POLİTİKA - 07 Aralık 2025 Pazar 11:05

Bakan Tunç: "1 Ocak 2017’den bugüne kadar müzakere süreci tamamlanan 2 milyon 413 bin 323 dosyanın 2 milyon 2 bin 488’ini uzlaşma ile sonuçlandırdık"

A
A
A
Bakan Tunç: "1 Ocak 2017’den bugüne kadar müzakere süreci tamamlanan 2 milyon 413 bin 323 dosyanın 2 milyon 2 bin 488’ini uzlaşma ile sonuçlandırdık"

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Uzlaştırma uygulamasıyla 1 Ocak 2017’den bugüne kadar müzakere süreci tamamlanan 2 milyon 413 bin 323 dosyanın 2 milyon 2 bin 488’ini uzlaşma ile sonuçlandırdık. Müzakeresi tamamlanan dosyalarda uzlaşma başarı oranımızı yüzde 83’e çıkardık" dedi.


Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda uzlaştırma müessesesinin 2017 yılından beri 2 milyondan fazla davayı mahkemeye taşınmadan çözüme kavuşturduğunu belirtti. Bakan Tunç, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:


"Ceza muhakemesi sistemimize kazandırdığımız uzlaştırma müessesesi ile uyuşmazlıkları mahkeme süreçlerine taşınmadan, daha hızlı, daha yapıcı ve dostane bir şekilde çözüme kavuşturuyoruz. Bu sayede toplumsal barışa doğrudan katkı sağlayan onarıcı bir adalet kültürünü yaygınlaştırıyoruz. Uzlaştırma uygulamasıyla 1 Ocak 2017’den bugüne kadar müzakere süreci tamamlanan 2 milyon 413 bin 323 dosyanın 2 milyon 2 bin 488’ini uzlaşma ile sonuçlandırdık. Müzakeresi tamamlanan dosyalarda uzlaşma başarı oranımızı yüzde 83’e çıkardık. Adalet Bakanlığı olarak Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi’ndeki hedeflerimiz doğrultusunda alternatif çözüm yöntemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: "Meclis alacağı bir ara seçim kararıyla buraları doldurmakla yükümlü" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Hatay, Afyonkarahisar, Kırıkkale, Kastamonu, Adıyaman, Kocaeli ve İstanbul birinci bölgelerindeki seçmenlerin seçtiği milletvekilleri boşaldı, üstünden de 30 aydan fazla süre geçti. Meclis alacağı bir ara seçim kararıyla buraları doldurmakla yükümlü, anayasa bunu tartışmasız şekilde yazmış" dedi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Sol Parti Genel Başkanı Önder İşleyen ile bir araya geldi. Sol Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşen görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Özel, "İran savaşı ve savaşın Türkiye’de özellikle yoksul kesimlere, emekçi kesimlere yüklediği yeni yükler, akaryakıt fiyatlarındaki artışların büyük bir acemilikle doğrudan pompaya yansıtılması ve eşel mobil sistemindeki ÖTV kısmı bittikten sonra bu konuda tedbir almamaları yüzünden yeni bir enflasyon dalgasını oluşturdular. İğneden ipliğe her şeye özellikle de gıdaya inanılmaz zamlar geliyor. Ara seçimi konuşmadan hemen önce ifade etmem lazım ki; bir ara zamla, hem asgari ücrette hem emekli maaşlarında mutlaka bir düzenlemenin yapılıp daha 3 ayda yüzde 10 ve bir yıllık hedef yüzde 16’yken neredeyse 4 ayda bu hedefi tüketecek bir noktadayız. Bunun için dünyadaki bütün demokrasiler toplumun kırılgan kesimleri için tedbirler alıyorlar. Bu konudaki yaklaşımımızı ve Ekonomi Eşgüdüm Konseyimizin önerilerini içeren raporumuzu kendilerine takdim ettik" açıklamasında bulundu. "Meclis alacağı bir ara seçim kararıyla yükümlü" Görüşme sonrası ara seçimin bir ihtiyaç olduğunu aktaran Özel, "Hatay, sonra Afyonkarahisar, ardından Kırıkkale, ardından Kastamonu, Adıyaman, Kocaeli ve İstanbul birinci bölge. Buradaki seçmenlerin seçtiği milletvekilleri boşaldı, üstünden de 30 aydan fazla süre geçti. Meclis alacağı bir ara seçim kararıyla buraları doldurmakla yükümlü, anayasa bunu tartışmasız şekilde yazmış. Zaten buna itiraz eden kimse de yok. Bu seçim bölgelerin son seçiminde AK Parti birinci parti. Yani 2023’teki bu milletin size yetki verdiği seçimdeki gücünü koruyorsanız, 8 tane milletvekilliği var önünüzde. Neden yapmıyorsunuz ara seçimi? Ara seçimi yapıp 7-8 milletvekilini katın" diye konuştu. "Biz hep beraber yürüyeceğiz" Sol Parti Genel Başkanı Önder İşleyen ise, "Bugün bizim burada bir arada olmamız, Türkiye toplumuna bütün direnenlere, bu ülkedeki gençlere, kadınlara, Alevisi ile, Sünnisi ile, Türk’üyle, Kürt’üyle bütün emekçi ezilen halklara, birliğe, birlikte mücadeleye bir çağrı olarak da anlaşılmalıdır. Biz hep beraber yürüyeceğiz. Bugün hep beraber bir umut çizgisi oluşturduk. Bunu doğru ve birleşik adımlarla sürdüreceğiz. Ve umut çizgimiz mutlaka ülkenin daha güzel günlere çıktığı zafer çizgisiyle buluşacaktır. Buna da kalpten ve sonsuz bir inançla mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadelerinde bulundu.