POLİTİKA - 13 Ocak 2026 Salı 12:29

Bakan Tekin: "Eğitim cephesinde merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya gayret ediyoruz"

A
A
A
Bakan Tekin: "Eğitim cephesinde merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya gayret ediyoruz"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Eğitim cephesinde, okullarımızda çocukların kendini emniyette ve kıymetli hissedeceği, merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya; aileyi onaran bir dil ve iklim için paydaşlarımızla birlikte katkı sunmaya gayret ediyoruz" dedi.


Milli Eğitim Bakanı Tekin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın düzenlediği ‘Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Koordinasyon Kurulu 2’nci Toplantısına’ katıldı. Ankara Hakimevi’nde gerçekleştirilen toplantıda, aile yapısının korunması ve güçlendirilmesine yönelik yürütülen mevcut çalışmaların ele alınırken, aile kavramındaki gelişmelerin önümüzdeki döneme ilişkin yol haritası belirlendi. Bu kapsamda, farklı kamu kurum ve kuruluşlarının yürüttüğü faaliyetlerin değerlendirilmesi ve yeni politika önerileri görüşüldü. Bakan Tekin, toplantıda yaptığı açıklamalarda, aileyi merkeze alan eğitim politikalar, ebeveynlere yönelik rehberlik çalışmalar ve aile-okul iş birliğini güçlendirmeye yönelik projeler hakkında bilgiler verdi. Bakan Tekin ayrıca, okulda öğrenci-öğretmen-ebeveyn ilişkisini güçlendirmek için Milli Eğitim Bakanlığı olarak Aile Yüzyılı çerçevesinde çalışmalarını yürüttüklerini, ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ kapsamında da EBA ve TRT EBA üzerinden ailelere yönelik kısa ‘ebeveyn bültenleri’ ve rehberlik içeriklerinin oluşturulduğunu belirtti.



"Anne ve baba çocuğunu korumak istiyor ama hangi yöntemle mücadele edeceğini kestiremiyor"


Programda açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, sahada hem öğretmenlerle hem öğrencilerle hem de velilerle uzun yolculuk içerisinde olduklarını belirterek, "Öğretmenler odasında yaptığımız sohbetlerde, sahadaki temaslarımızda, annelerle ve babalarla yüz yüze geldiğimiz her ortamda aynı tabloyla karşılaşıyoruz. Anne ve baba çocuğunu korumak istiyor ama hangi içerikle, hangi yöntemle mücadele edeceğini kestiremiyor. Öğretmen, çocuğu hayata hazırlamak istiyor ama evde karşılık bulmayan bir emeğin eksikliğini hissediyor. Eskiden mahallenin, akrabalığın, büyük aile yapısının paylaştığı yük, bugün çoğu zaman iki yetişkinin omzuna biniyor. Böyle bir tabloda eğitimi aileden bağımsız işleyen bir hizmet gibi düşünmemiz mümkün değil. Aile güçlenmeden, okulun gösterdiği gayretin tam karşılığını bulması kolay olmuyor. Okul aileyle aynı istikamete bakmadan da çocuğun dünyasında kalıcı bir değişim üretmek mümkün olmuyor. Biz eğitim cephesinde, okullarımızda çocukların kendini emniyette ve kıymetli hissedeceği, merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya; aileyi onaran bir dil ve iklim için paydaşlarımızla birlikte katkı sunmaya gayret ediyoruz. Bu yüzden Bakanlık olarak aileyi eğitimin asli ortağı kabul eden bir çizgi izlemeye çalışıyoruz. ‘Aile Okulu’ programıyla, anne ve babaların çocuklarıyla birlikte öğrenebildiği, ebeveynlik tecrübesini öğretmenlerle ve uzmanlarla istişare edebildiği, derdini rahatça anlatabildiği bir zemin kuruyoruz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz kapsamında EBA ve TRT EBA üzerinden ailelere yönelik kısa ‘ebeveyn bültenleri’ ve rehberlik içeriklerini çoğaltarak, anne ve babanın da çocukla aynı kavram haritasına, aynı değer diline sahip olmasını önemsiyoruz" ifadelerini kullandı.



"Aileyi ‘Haberimiz Olsun’ projesiyle daha doğrudan temas eden bir boyuta taşıyoruz"


Milli Eğitim Bakanlığı olarak bütüncül bir yaklaşım ve çözümlerle, her ilde aile odaklı eylem planları hazırladıklarını vurgulayan Bakan Tekin, "Son dönemde hayata geçirdiğimiz ‘Haberimiz Olsun’ projesiyle aileye daha doğrudan temas eden bir boyuta taşıyoruz. Öğrencilerimizin aktif katılımıyla hazırlanan ve EBA, EBA YouTube ile TRT EBA üzerinden yayımlanan haber bültenleri, çocuklarımızı bilgi ve medya okuryazarlığı açısından güçlendirirken bu birikimin ev ortamına da taşınmasını sağlıyor. Çocuğun haber seçtiği, metni yazdığı, dili tarttığı bu içeriklerin ailece izlenmesini özellikle önemsiyoruz. Aynı ekrana bakan anne-baba ile çocuğun, doğru bilgiye ulaşma, haber dilini sorgulama, şiddet ve mahremiyet gibi başlıklarda ortak bir hassasiyet geliştirmesi için doğal bir zemin oluşuyor. Çocuğun dijital dünya ile ilişkisini sadece yasak-serbest ikilemine sıkıştırmadan, izlediğini birlikte yorumlayan, gördüğünü birlikte tartışabilen aile ortamlarını çoğaltmaya gayret ediyoruz. Öğretmenlerimiz için travma duyarlı sınıf yönetimi, aileyle sahici iletişim, teknoloji ve madde bağımlılığıyla mücadele, dijital dünyanın çocuk ruh sağlığına etkileri gibi başlıklarda sürekli mesleki gelişim imkanları hazırlıyoruz. Bütün bu adımlarla, çocuğun hayatında yan yana duran iki ana sütunu aileyi ve okulu, aynı dili konuşan, aynı istikamete bakan, birbirinin yükünü hafifleten iki paydaş haline getirme iradesini somutlaştırmaya çalışıyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, bu Kurul’un sahada 20 milyona yakın öğrenciyle, velileriyle, öğretmenleriyle her gün temas eden yüzüyüz" diye konuştu.



"Kaygı ve çatışma biçimlerinde izlediğimiz her değişim; doğurganlık kararlarına, evlilik ve boşanma göstergelerine yansır"


Toplumda yaşanan durumların, özellikle okullarda yaşanan olumsuzlukların, ilerleyen yıllarda aile istatistiklerine de yansıma ihtimali olduğunun altını çizen Bakan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Sınıf ikliminde, devamsızlık ve okul terk örüntülerinde, akran ilişkilerinin dilinde, rehberlik süreçlerine taşınan kaygı ve çatışma biçimlerinde izlediğimiz her değişim; birkaç yıl sonra aile istatistiklerine, doğurganlık kararlarına, evlilik ve boşanma göstergelerine toplumsal eğilim olarak yansır. Bugün ergenlik dönemi uzayan, aidiyet duygusu zayıflayan, hayata ve aileye dair beklentileri daha kırılgan hale gelen bir gençlik profiliyle karşılaşıyorsak; bunun gerisinde, ekonomik kaygıların ötesine geçen ve tabloyu asıl derinleştiren, hayat tasavvurunu köklü biçimde etkileyen kültürel kodlar, hız ve haz eksenli yeni yaşam biçimleri ile mahremiyet ve sadakat anlayışındaki aşınmaların önemli bir payı bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, Aile Enstitümüzün yürüttüğü araştırmalarla, Nüfus Politikaları Kurulu’nun ortaya koyacağı çerçeveyle ve bugün burada bir araya gelen tüm kurumlarımızın tecrübesiyle daha sıkı bir eş güdüm içinde çalışmaya hazırız. Her ilde aile odaklı eylem planları hazırlanırken, o ilin okullarından, öğretmenlerinden, rehberlik birimlerinden süzülen verinin de bu planlara dahil edilmesini, sahadaki iyi örneklerin ve risk alanlarının eğitim cephesinden beslenmesini kıymetli görüyorum."


Düzenlenen toplantıya Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve siyasi isimler katılım sağladı.



Bakan Tekin: "Eğitim cephesinde merhamet ve aidiyet duygusunun güçlendiği bir ortam kurmaya gayret ediyoruz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Başkan Çavuşoğlu’ndan bayram mesaisindeki personele ve hastalara ziyaret Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Kurban Bayramı’nın birinci gününde; halkın sağlığı, huzuru ve güvenliği için fedakarca çalışan sağlık personeli, emniyet güçleri ve itfaiye ekiplerini görev yerlerinde ziyaret ederek bayramlaştı; hastanelerde tedavi gören vatandaşlara ise geçmiş olsun dileklerini ileterek moral verdi. Bayram mesaisinin en yoğun ve kritik geçtiği noktaların başında gelen sağlık kuruluşlarını ziyaret eden Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu Pamukkale Üniversitesi Hastanesi, Denizli Devlet Hastanesi ve Servergazi Devlet Hastanesi’nde görev yapan doktor, hemşire ve tüm sağlık çalışanları ile bir araya gelerek bayramlarını tebrik etti. Sağlık personelinin kutsal bir görev icra ettiğini belirten Başkan Çavuşoğlu, ardından hastanelerde tedavi gören vatandaşları ve hasta yakınlarını ziyaret etti. Hastalarla yakından ilgilenerek durumları hakkında bilgi alan Başkan Çavuşoğlu, kendilerine acil şifalar ve geçmiş olsun dileklerini iletti. Kahraman itfaiyecilere ve emniyet güçlerine moral ziyareti Başkan Bülent Nuri Çavuşoğlu, şehrin can ve mal güvenliği için 7/24 teyakkuzda bekleyen kahraman itfaiye personelini de unutmadı. Bahçelievler, Kınıklı ve Kayalık İtfaiye İstasyonlarını ziyaret eden Başkan Çavuşoğlu, tatil gözetmeksizin büyük bir özveriyle çalışan personelin bayramını kutladı. Ziyaret programı kapsamında Denizli İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü’nü de ziyaret eden Başkan Çavuşoğlu, kentin huzur ve güvenliğini sağlamak için görev yapan emniyet mensupları ile bayramlaşarak, gösterdikleri hassasiyet ve fedakarlıklar için teşekkür etti ve görevlerinde kolaylıklar diledi.
Sakarya Kayalıklara sıkışan motosikletliye patpatlı kurtarma operasyonu Sakarya’nın Akyazı ilçesinde kros motosikletiyle ormanlık alanda gezinirken dere yatağına düşen ve ayağı kayalıkların arasına sıkışan sürücü, ekiplerin çalışmasıyla kurtarılarak hastaneye kaldırıldı. Olay, Akyazı ilçesi Altındere Gündoğan Mahallesi şelale mevkiindeki ormanlık alanda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, İsmet D.D. isimli sürücü, yeni satın aldığı motosikletiyle deneme sürüşü yaptığı sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek dere yatağındaki kayalık alana düştü. Düşmenin etkisiyle sürücünün ayağı kaya bloklarının arasına sıkıştı. Motosiklet sürücüsünün yanında bulunan arkadaşının durumu bildirmesi üzerine bölgeye itfaiye, jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Coğrafi yapısı nedeniyle araç ulaşımının mümkün olmadığı zorlu arazi şartlarında ekipler, kazanın meydana geldiği noktaya yürüyerek ulaşım sağladı. Patpat ile ambulansa taşındı İtfaiye ekiplerinin çalışması neticesinde ayağı sıkıştığı yerden çıkarılan yaralı sürücü, sedyeye alındı. Sedyeyle taşınan yaralı, bölgedeki patpat olarak tabir edilen tarım aracına bindirilerek hazır bekleyen ambulansa ulaştırıldı. Olay yerinde sağlık ekiplerince ilk müdahalesi yapılan İsmet D.D., Akyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hastanede tedavisi süren yaralının genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Edirne Edirne’de sağanak ve dolu hayatı felç etti: İş yerleri sular altında kaldı Edirne’de etkili olan sağanak yağış ve dolu, hayatı olumsuz etkiledi. Cadde ve sokaklar göle dönerken, birçok iş yeri, apartman girişi ve bodrum katını su bastı. Kentte altyapı ve belediye hizmetlerinin yetersiz olduğunu belirten vatandaşlar tepki gösterdi. 1. Murat Mahallesi Güngören Mazlum Caddesi ile Zübeyde Hanım Caddesi’nde çok sayıda dükkan ve iş yeri sular altında kaldı. Yağışın ardından cadde üzerinde büyük su birikintileri oluşurken, esnaf iş yerlerine dolan suyu kendi imkanlarıyla tahliye etmeye çalıştı. Bazı noktalarda araçlar ilerlemekte güçlük çekerken, vatandaşlar yoğun yağış nedeniyle zor anlar yaşadı. Tıkanan rögar suyu bodrum katlara doldu Abdurrahman Mahallesi Bahariye Çıkmaz Sokak’ta ise tıkanan rögar nedeniyle geri tepen pis su, bir inşaatın temeline ve çevrede bulunan binaların bodrum katlarına dolmaya başladı. Mahalle sakinleri kötü koku ve taşkın nedeniyle tepki gösterirken, altyapının özellikle yoğun yağışlarda yetersiz kaldığını ifade etti. İstinat duvarı devrildi 100. Yıl Mahallesi’nde bulunan 100. Yıl Parkı yanında yer alan istinat duvarı da yağış sonrası toprağın suya doymasıyla birlikte büyük bir gürültüyle devrildi. Yağmurun şiddetiyle oluşan su baskısı ve biriken sular, olayın boyutunu gözler önüne sererken, çevrede kısa süreli panik yaşandı. Şans eseri olay sırasında bölgede kimsenin bulunmaması muhtemel bir faciayı önledi. Dolu araçların camlarını kırdı Kentte etkili olan dolu yağışı da maddi hasara yol açtı. Abdurrahman Mahallesi Şehit İstiklal Vardar Caddesi’nde park halinde bulunan bir aracın camları, dolunun etkisiyle patladı. Vatandaşlar, kısa sürede etkisini artıran dolu nedeniyle araçlarını korumaya çalışırken, bazı bölgelerde dolu tanelerinin yoğun şekilde yağdığı görüldü. "Altyapı yetersiz" tepkisi Yaşanan su baskınları ve hasarların ardından vatandaşlar, belediye hizmetleri ile altyapının yetersiz kaldığını savundu. Özellikle her yoğun yağış sonrası benzer görüntülerin ortaya çıktığını belirten mahalle sakinleri, rögar taşmaları, yetersiz drenaj sistemi ve su tahliye eksikliklerine tepki gösterdi. Kent genelinde ekiplerin su tahliye ve temizlik çalışmaları sürerken, vatandaşlar kalıcı çözüm için altyapı çalışmalarının hızlandırılmasını istedi.