POLİTİKA - 22 Nisan 2026 Çarşamba 13:45

Bakan Tekin: "23 Nisan, milletimizin istiklal mücadelesini anlamla taçlandırdığı bir gündür"

A
A
A
Bakan Tekin: "23 Nisan, milletimizin istiklal mücadelesini anlamla taçlandırdığı bir gündür"

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "23 Nisan, milletimizin istiklal mücadelesini anlamla taçlandırdığı, egemenlik bilincini çocuklarımıza emanet ettiği ve dünya çocukları arasında dostluk ve kardeşlik köprülerinin kurulduğu müstesna bir gündür" dedi.


Bakan Tekin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle bir mesaj yayımladı. Mesajında 23 Nisan’ın Türk milletinin istiklal mücadelesindeki en anlamlı günlerden birini olduğunu belirten Tekin, çocukları geleceğin teminatı olarak gördüklerini ifade etti. Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına da değinen Bakan Tekin, bu saldırılar için gerekli adımların ivedilikle atılacağını belirtti.



"Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarımızda yaşanan menfur silahlı saldırılar, hepimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir"


Okullara yönelik saldırıların ivedilikle aydınlatılacağını ifade eden Bakan Tekin, "Aziz milletimiz, değerli eğitim ailemiz, sevgili çocuklar. Yüce Meclisimizin açılışının 106’ncı yıl dönümünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir sorumluluk bilinciyle idrak ediyoruz. Ancak bu yıl, kalbimizi derinden yaralayan hadiselerin gölgesinde bu anlamlı günü karşılıyoruz. 14 Nisan’da Şanlıurfa’da ve 15 Nisan’da Kahramanmaraş’taki okullarımızda yaşanan menfur silahlı saldırılar, hepimizi derin bir üzüntüye sevk etmiştir. Hayatını kaybeden evlatlarımıza ve fedakar öğretmenimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Aziz milletimiz müsterih olsun; çocuklarımızın güvenliği için gereken her adım atılacak, hiçbir ihmal alanı karşılıksız bırakılmayacak, hiçbir risk unsuru göz ardı edilmeyecektir. Bu acı hadiseler, eğitim ortamlarının güvenliğine dair sorumluluğumuzu her yönüyle yeniden değerlendirme ve daha güçlü tedbirler alma kararlılığımızı pekiştirmiştir. Bilimin rehberliğinde sağduyuyla ve kararlılıkla hareket ederek, evlatlarımız için daha güvenli eğitim ortamları tesis etmeyi en öncelikli vazifemiz olarak görüyoruz" dedi.



"Devlet ve millet el ele, şefkat ve güven iklimini kuvvetlendirmek istiyoruz"


Her türlü sosyal ve psikolojik sorunu Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve toplumla birlikte aşabileceklerinin altını çizen Tekin, "Bu süreç, evlatlarımızın dünyasına daha yakından bakmayı zaruri kılmaktadır. Her hadisenin merkezinde onların incinen kalbi, sessizce anlaşılmayı bekleyen iç dünyası yer alır. Çocuk; görülmek, duyulmak ve olduğu haliyle kabul görmek ister. Kalbine dokunulan her çocuk, hayata daha güçlü tutunur. Zamanın hızlanan ritmi, kalabalıkların ortasında büyüyen bir yalnızlığı da beraberinde getirmektedir. Modern zamanın hızla değişen yapısı yalnızca yetişkinleri değil, çocuklarımızı da derin bir yalnızlıkla karşı karşıya bırakmakta ve onları kalabalıklar içinde sessizleştiren, görünmez kılan bir iklim üretmektedir. Bu durum karşısında evlatlarımızın kendilerini yalnız hissetmediği, gönül coğrafyamızda sahici bağlar kurabildiği bir iklim inşa etmek hepimizin mesuliyetidir. Bencilliği ve şiddeti büyüten her türlü sosyal, psikolojik ve dijital zemini dönüştürerek devlet ve millet el ele, şefkat ve güven iklimini kuvvetlendirmek istiyoruz. Nitekim bu bağlamda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’yle işaret ettiğimiz ve müfredatın odağına yerleştirdiğimiz ’iyi insan’ idealinin tahkimi için son derece kararlıyız. Bu ideal; ahlaklı ve erdemli, milleti ve insanlık için iyi, doğru ve güzel olanı yapmayı içselleştirmiş; adalet, merhamet ve sorumluluk bilinciyle hem kendine hem çevresine hem de tüm insanlığa karşı duyarlı bir neslin inşasıdır" ifadelerine yer verdi.



"23 Nisan, milletimizin istiklal mücadelesini anlamla taçlandırdığı bir gündür"


23 Nisan’ın sadece çocuklar için değil, Türk milletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:


"23 Nisan, milletimizin istiklal mücadelesini anlamla taçlandırdığı, egemenlik bilincini çocuklarımıza emanet ettiği ve dünya çocukları arasında dostluk ve kardeşlik köprülerinin kurulduğu müstesna bir gündür. Mustafa Kemal Atatürk’ün ’Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin asırlar süren arayışlarının özü ve onun bizzat kendisini idare etmek şuurunun canlı bir timsalidir’ sözü, milletimizin köklü istiklal davasının ve kendi kaderine sahip çıkma iradesinin en berrak ifadesidir. Yüce Meclisin açılışıyla birlikte egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu hakikati tarihe güçlü bir şekilde nakşedilmiş; derin bir medeniyet birikiminden beslenen bu irade, Türkiye Cumhuriyeti’nde sürekliliği olan bir diriliş ufkuna dönüşmüştür. Dünyanın hızla değiştiği bir çağda çocuklarımızın kendi kimliğini taşıyan, başkasını anlayabilen ve ortak değerler etrafında buluşabilen bireyler olarak yetişmesi, hayati bir sorumluluk taşımaktadır. Güçlü bir gelecek; değer gördüğünü bilen, sorumluluk alan ve insanlığa iyilikle dokunan nesillerin omuzlarında yükselecektir. Zamanın ruhunu okuyabilen, dünyaya söyleyecek sözü olan, milli şuur ve evrensel sorumluluk bilinci taşıyan nesiller yetiştirmek başlıca vazifemizdir. Türkiye Yüzyılı hedefi doğrultusunda düşünen, üreten, merhametiyle derinleşen, emeğiyle değer katan bireyler yetiştirme kararlılığımızı aynı istikametle sürdürüyoruz. Nitekim bu anlayış doğrultusunda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde ’Maarifin kalbinde çocuk’ temasını eğitim süreçlerimizin merkezinde yer alan yön verici bir anlayış olarak hayata geçiriyoruz. Nisan ayı boyunca 81 ilimizde öğrencilerimizin aktif katılımıyla gerçekleştirilecek etkinliklerle milli egemenlik bilincini güçlendiren, değerlerimizi görünür kılan ve çocuklarımızın söz aldığı, ürettiği ve deneyimlediği bir eğitim iklimi oluşturmayı hedefliyoruz. Ailelerin gönüllü katılımıyla zenginleşen bu süreçte çocuklarımızın hak temelli bir bakışla kendilerini ifade edebildiği, aidiyet duygusunu güçlendirdiği ve milli-manevi değerlerimizi hayatın içinde tecrübe ettiği bir ortak öğrenme zemini tesis ediyoruz."



"Sizler bu ülkenin en kıymetli emanetisiniz"


Çocuklara da seslenen Bakan Tekin, Bakanlık olarak her türlü zorlukta çocukların yanında olacaklarını belirterek, "Sizler bugünün umudu ve yarının en güçlü teminatısınız. Unutmayın, yalnız değilsiniz. İçinden geçtiğimiz bu zor günlerde bilmenizi isteriz ki sizlerin yanındayız. Bu ülkenin yarınları, sizin yüreğinizde taşıdığınız umutla, kudretle, iyilikle şekillenecek. Okullarınızda kendinizi emniyet içinde hissetmeniz, arkadaşlarınızla birlikte yarınlara güvenle bakmanız için gereken her adım büyük bir titizlikle atılmaktadır. Sizler bu ülkenin en kıymetli emanetisiniz. 23 Nisan’ın bizlere hatırlattığı en derin anlam da budur. Bu ülkenin geleceği sizlerin kalbinde, hayallerinde ve umutlarında şekillenir. Sizden isteğimiz; çalışmaktan, üretmekten, hayal kurmaktan vazgeçmemeniz, bize güvenmeniz ve iyiliği çoğaltmanızdır. Bu ülkenin her köşesinde sizin için atan bir yürek, sizin için sorumluluk taşıyan bir irade vardır; müsterih olun. Zamanımızı, emeğimizi ve bütün imkanlarımızı sizlerin daha güvenli, daha huzurlu ve daha güzel bir geleceğe ulaşmanız için seferber ediyoruz. Aziz hatırası önünde saygıyla eğildiğimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere kahraman ecdadımızı rahmet ve minnetle yad ediyoruz. Kahramanmaraş ili Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’ndaki menfur saldırıda hayatını kaybeden sekiz evladımıza ve onları korumak için kendini siper eden kıymetli Ayla Öğretmen’imize Allah’tan rahmet diliyoruz. Onların hatırası, bu milletin kalbinde daima yaşayacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor, tüm çocuklarımızı sevgiyle kucaklıyorum" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Okan Buruk: "Mağlubiyeti rakibi önemsememize bağlamak istiyorum" Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, Gençlerbirliği’ne elenmelerini sürpriz olarak ifade ederken, bu mağlubiyetin de rakibi önemsemediklerinden dolayı olduğunu söyledi. Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde Galatasaray evinde karşılaştığı Gençlerbirliği’ne 2-0 yenildi ve kupaya veda etti. Müsabakanın ardından Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Hedeflerinin kupayı kazanmak olduğunu, elendikleri için de bunun üzüntüsünü yaşadıklarını söyleyen Buruk, "Rotasyon yaptık. Çok değerli, önemli oyunculara sahibiz. Rakibimizin de çok fazla rotasyonu oldu. İlk yarının boşa giden bir 45 dakika olduğunu söyleyebilirim. Lemina’yı oyundan alma sebebim kırmızı karta yakın bir pozisyonda oynaması, hafta sonunki maçı düşünerek onu korumak istedim. İkinci yarı biraz daha fazla ürettiğimiz bölümdü. 1-0 geriye düştük, bu bizim için sürprizdi. Devamında hamlelerimiz oldu. Şanssız bir şekilde ikinci golü yedik. 2-1’i erken bulsak 2-2’yi bulabilirdik. Üzgünüz, bizim için sürpriz oldu. Herkes için sürpriz oldu. Bu maçları daha çok önemsek gerekiyor. Rakibimizin savunmadaki dizilişine doğru bir şekilde cevap vermedik, hareketliliğimiz iyi değildi. Bireysel yetenekleri ilk yarıda kullanamadık. İnanılmaz derecede top kaybı vardı. Günün sonunda üzgünüz. Kupayı kazanmak istiyorduk. Galatasaray’ın oynadığı her maç önemli ve değerli" diye konuştu. "Kendimizi affettirmek için hafta sonu önemli bir şansımız var" Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında pazar günü oynayacakları Fenerbahçe derbi için ise sarı-kırmızılıların teknik direktörü, "3 gün sonra bizim için çok önemli bir maça çıkacağız. Bir yandan kafamızda bunun olması da normal. Bu tür maçlarda zorluklar çıkarabiliyor. Kendimizi affettirmek için hafta sonu önemli bir şansımız var. Ligde şampiyonluğa yürüyoruz. Bu hafta sonu oynayacağız maç belki sezonun en önemli maçı. Bunun için hazırlanacağız. Moralimizi bozmayacağız" şeklinde konuştu. "Stadın büyük bir bölümünün Günay’a verdiği desteği söylemek gerekiyor" Kaleci Günay Güvenç’in yaşadığı ıslıklanma olayına da değinen 52 yaşındaki teknik adam, "Maçın sonuna doğru Günay’ın yaşadığı şeyler oyuncuları daha çok üzdü. Belki bu da bir motivasyon olacak. Stadın büyük bir bölümünün Günay’a verdiği desteği söylemek gerekiyor. Ufak tefek Günay’a şeyler oldu ama maçtan sonra UltrAslan taraftar grubunun olduğu tribün ve diğer tribünlerden Günay’a destek oldu. Bu desteği her zaman bize veriyor. Bu desteği hak etmek için pazar günü onlar için oynayacağız" ifadelerini kullandı. "Mağlubiyeti rakibi önemsememize bağlamak istiyorum" Mağlubiyeti rakibi önemsemediklerine bağlayan Okan Buruk, "Nasıl olsa kazanırız diye 45 dakika gitti. İkinci ayrı golü yiyince gol atma isteği oluştu. Yorgunluk veya mental yorgunluk olduğu bir durum değil. Bence maça iyi odaklamadığımızı düşünüyorum. Burada da kendimi suçlayabilirim. Demek ki oyuncuları daha iyi hazırlamamız gerekiyor. Burada da kendimi suçlayacağım. Bugünkü oyunu ortaya koyuyorlarsa birinci suçlu kendimi görüyorum" değerlendirmesinde bulundu. Buruk ayrıca geriye düştükleri maçlarda galibiyet almaları için daha iyisini yapmak zorunda olduklarını ifade etti.
Denizli Milli Egemenlik Kupasında ilk düdük çaldı Görme Engelliler Futbol Süper Ligi yeni sezonu öncesi hazırlık turnuvası anlamı taşıyan Milli Egemenlik Kupası Denizli’de başladı. Ankara, Isparta, Denizli ve Bursa temsilcilerinin yer aldığı turnuvada Şirinköy Engelliler Sahası, yenilenmiş haliyle ilk kez görücüye çıktı. 22-23 Nisan 2026 tarihlerinde dörtlü turnuva şeklinde organize edilen Milli Egemenlik Kupası Hazırlık Turnuvası Denizli’nin ev sahipliğinde başladı. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile Türkiye Görme Engelliler Federasyonunun organizasyonunda yapılan yarışmalara Ankara, Isparta, Denizli ve Bursa temsilcileri katılıyor. Önümüzdeki hafta sonu Görme Engelliler B1 Süper Ligi yeni sezonu start alacak. Süper Lig öncesinde ekipler için son durumlarını görebilmek için Milli Egemenlik Kupası turnuvası planlandı. Centilmence geçen ilk gün müsabakalarında takımlar sahada performanslarını sergiledi. Kısa bir süre önce baştan aşağı yenilenen Şirinköy Engelliler Sahasında yeni haliyle ilk müsabakalar oynandı. Türkiye Görme Engelliler Federasyonu tarafından Milli Takım Kampları, lig ve kupa müsabakaları gibi birçok organizasyona ev sahipliği yapan Şirinköy Sahasında sahaya çıkan sporcular memnuniyetlerini dile getirdi. Türkiye Görme Engelliler Federasyonu Başkan Vekili Orhan Tanrıkulu, yaptığı açıklamada yenilenen tesisin standartlarına dikkat çekerek, "Denizli’nin kendileri için ayrı bir yeri olduğunu, uluslararası standartlarda olan bu tesiste ikinci etap kadınlar ve erkekler Milli Takım kamplarını yapmak istediklerini söyledi.