ÇEVRE - 25 Mart 2026 Çarşamba 09:56

Bakan Kurum, BM Genel Kurulu’nda daimi temsilcilere COP31’i anlatacak

A
A
A
Bakan Kurum, BM Genel Kurulu’nda daimi temsilcilere COP31’i anlatacak

COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ‘30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’ nedeniyle New York’ta düzenlenecek programlara katılacak. Bakan Kurum, ABD ziyareti kapsamında BM Genel Kurulu’nda daimi temsilcilere Türkiye’nin COP31 ev sahipliği sürecine ilişkin bilgilendirme yapacak.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, ‘30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü’ etkinlikleri çerçevesinde 25 Mart Çarşamba günü ABD’ye 3 günlük ziyarette bulunacak. Kurum, BM’nin iklim değişikliği ile mücadelede en önemli organizasyonu olan 31. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) Taraflar Konferansı Başkanı sıfatıyla New York’ta bir dizi görüşmeler yapacak. COP31 Başkanı olarak, bugüne kadar BM temsilcileri, önceki dönem COP başkanları, STK’lar, büyükelçiler, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol ile görüşmeler ve toplantılar gerçekleştiren Bakan Kurum, ABD’de de BM nezdinde ikili görüşmeler gerçekleştirip, tanıtım toplantılarına katılacak.



Türkevi’nde STK’lar ile toplantı


Bakan Kurum, New York programı kapsamında ilk olarak 26 Mart Perşembe günü BM Türkevi binasında STK’lar ile bir araya gelecek. Bakan Kurum, 140’a yakın ABD’li iş insanı ve STK temsilcisinin katılacağı bu toplantıda COP31 süreci ve Türkiye’nin Emine Erdoğan himayesinde başlattığı Sıfır Atık Projesi ile ilgili konuşma yapacak.



Bakan Kurum, BM Genel Sekreteri ile görüşecek


Bakan Kurum daha sonra Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Başkanı Alexander de Croo ile ikili görüşme gerçekleştirecek. Bakan Kurum ardından BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşecek. Bakan Kurum görüşme ve toplantılarda Türkiye’nin küresel çevre hareketi Sıfır Atık ve COP31 ev sahipliği sürecine ilişkin bilgiler verecek. Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadele ve çevre politikalarına yönelik sunumlar yapacak. Bakan Kurum’un Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP) İcra Direktörü Inger Andersen ile de COP31 sürecine ilişkin ikili görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.



Bakan Kurum, BM Genel Kurulu’nda Türkiye’nin COP31 vizyonunu anlatacak


Bakan Kurum, 27 Mart Cuma günü ise BM Genel Kurulu’nda Türkiye’nin COP31 ev sahipliği ve başkanlık sürecine ilişkin daimi temsilcilere bilgilendirme yapacak. Kurum, küresel çevre hareketi Sıfır Atık’ın COP31 sürecinde de önemli bir başlık olacağını belirtip, Türkiye’nin yine küresel bir sorumluluk anlayışıyla uluslararası sisteme güveni pekiştirmek için çaba sarf edeceğini anlatacak. Bakan Kurum hitabında Türkiye’nin COP31 vizyonunu; ‘Uygulama’ COP’u olarak belirlediğine dikkat çekecek ve bu vizyonun süreçlerini de diyalog, uzlaşı ve aksiyon ekseninde sıralayacak. Bakan Kurum, Türkiye’nin iklim iş birliği, temiz enerji ve yeşil dönüşüm konularında hedef odaklı bir COP31’in sürecini yürütmeyi hedeflediğini üye ülkelere anlatacak.



BM’de 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü etkinlikleri düzenlenecek


Kurum, Genel Kurul hitabının ardından, "30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü" programlarına katılacak. BM binasında gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında Sıfır Atık Vakfı Onursal Başkanı Emine Erdoğan’ın video mesajı yayımlanacak. Bakan Kurum’un yanı sıra programda, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 İklim Değişikliği Üst Düzey Şampiyonu Samed Ağırbaş, Birleşmiş Milletler Çevre Programı İcra Direktörü Inger Andersen, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) İcra Direktörü Anacludia Rossbach birer konuşma yapacak.



Bakan Kurum, BM Genel Kurulu’nda daimi temsilcilere COP31’i anlatacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.