EKONOMİ - 17 Aralık 2025 Çarşamba 21:58

Bakan Işıkhan: "Asgari ücret miktarının çalışanlarımızın gelirlerini enflasyona ezdirmeyecek şekilde belirlenmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz"

A
A
A

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2026 yılı asgari ücret miktarının çalışanlarımızın gelirlerini enflasyona ezdirmeyecek, istihdamı ve makroekonomik dengeleri koruyacak ortak bir noktada belirlenmesi için, komisyon olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.

TBMM Genel Kurulu, Cumhurbaşkanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının yanı sıra Mesleki Yeterlilik Kurumu, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, İletişim Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının bütçelerini görüşmek üzere toplandı.

"Türkiye’nin çalışma hayatını, bu küresel değişimin güçlü bir aktörü haline getirme iradesindeyiz"

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, dünyada çalışma hayatının mevcut durumu ve geleceğe evirilme süreciyle ilgili açıklamalarda bulundu. Dijitalleşme, yapay zeka, yeşil dönüşüm, esnek ve yeni nesil çalışma modelleri gibi kavramların, bizzat hayatın içinde, her çalışanı ve her işvereni doğrudan etkilediğini söyleyen Işıkhan, değişimler arttıkça çalışma ihtiyaçlarının da değiştiğini vurguladı. Işıkhan, şu ifadelere yer verdi:

"Bakanlık olarak biz de, bu bilinçle, Türkiye’nin çalışma hayatını, bu küresel değişimin pasif bir izleyicisi değil; güçlü bir aktörü hâline getirme iradesindeyiz. İşgücü piyasalarımızı daha dayanıklı kılacak, sosyal koruma ve sosyal güvenlik sistemimizi yarınlara hazırlayacak, çalışanlarımızın beceri dönüşümünü hızlandıracak; politikaları hazırlama ve uygulama noktasında, bunu bir mecburiyet olarak görüyoruz. Bugün, sizlerle paylaşacağım çalışmalarımız, hedef ve önceliklerimiz; Türkiye’nin bu küresel dönüşümde güçlü, rekabetçi, üretim odaklı ve aynı zamanda, dikkatinizi çekiyorum, kimseyi dışarıda bırakmayan çalışma hayatı vizyonunun, açık bir göstergesidir."

"Deprem bölgesinde sigortalı sayımız 2 milyon 59 bine ulaşmış durumda."

Işıkhan, Kahramanmaraş depremlerin ardından Bakanlık olarak çok hızlı bir şekilde hareket ettiklerini söyleyen, bölgedeki işverenleri, çalışanları ve ailelerini korumak için bütün imkanları seferber ettiklerini söyledi. Işıkhan, deprem bölgelerinde yaptıkları harcama tutarının, 40 milyar liranın üzerine çıktığını aktardı. Depremden etkilenen 11 şehirde, sigortalı çalışan sayısı yarı yarıya gerilediğini belirten Bakan Işıkhan, "Bugün, çalışan sayısını, depremden önceki seviyenin de üzerine çıkarmayı başardık. Gururla söyleyebilirim ki, şu an sigortalı sayımız 2 milyon 59 bine ulaşmış durumda. Deprem bölgesinde bulunan işverenlerimizin prim borçlarını erteledik, yapılandırma sürelerini uzattık, üzerlerindeki idari ve mali yükü hafifleterek, üretime ve ekonomiye tutunmalarına destek olduk" açıklamasında bulundu.

"2002’de SGK açığının milli gelire oranı yüzde 2,2 iken, yıl sonu bu oranın 0,42’ye kadar düşmesi beklenmekte"

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) hem kapsayıcılığını hem mali sürdürülebilirliğini hem de hizmet kalitesini güçlendirmeyi stratejik bir öncelik olarak ele aldıklarını dile getiren Işıkhan, amaçlarının yeni nesil çalışma modelleriyle uyumlu, vatandaşın kolay erişebildiği bir sosyal güvenlik yapısı inşa etmek olduğunu söyledi. Işıkhan, SGK gelirlerinin arttığını da vurgulayarak, "Bugün geldiğimiz noktada, 2002 yılında SGK’nın gelirlerinin, giderleri karşılama oranı yüzde 71,5 iken, 2025 yılı sonunda bu oranın yüzde 95,3’e çıkacağı öngörülmektedir. Prim gelirlerinin, emekli aylıklarını ve sağlık harcamalarını karşılama oranı aynı dönemde yüzde 60,9’dan, yüzde 75,1’e yükselmiştir. Yine 2002’de, SGK açığının milli gelire oranı yüzde 2,2 iken, 2025 yıl sonu itibarıyla bu oranın 0,42’ye kadar düşmesi beklenmektedir" ifadelerine yer verdi.

"2 milyon iş yerine, 13 milyon 222 bin sigortalıdan dolayı toplam 890 milyar lira teşvik sağladık"

İşverenlerin mali yükünü, prim teşvikleri ve desteklerle hafiflettiklerinin altını çizen Işıkhan, Bakanlık olarak istihdama doğrudan katkı vermeye devam ettiklerini söyleyerek, "1 Ocak 2023-30 Eylül 2025 döneminde yaklaşık 2 milyon iş yerine, 13 milyon 222 bin sigortalıdan dolayı, toplam 890 milyar lira teşvik sağladık. SGK’nın kapsayıcılığını artıran en önemli göstergelerden biri de aktif sigortalı sayısıdır. 2002’de, 12 milyon olan aktif sigortalı sayısı, 2025 Eylül ayı itibarıyla yüzde 120 artarak 26,5 milyona ulaşmıştır. Kayıt dışı istihdam oranı ise 2002’de yüzde 52 iken, 2025 üçüncü çeyrek verilerine göre yüzde 26,9’a gerilemiştir" diye konuştu.

"2024 Aralık-2025 Eylül döneminde, yaklaşık 610 milyon liralık maliyet, SGK tarafından karşılanmıştır"

İlaç ve tedaviye erişimde kapsamı sürekli genişleterek, vatandaşların yanında olmaya devam etiklerini belirten Işıkhan, "2000’li yılların başında geri ödeme listesinde, 3 bin 986 ilaç bulunurken, açıkladığımız 72 ilacın geri ödemeye alınmasıyla ile birlikte bu sayı 8 bin 877’ye yükselmiştir. Yalnızca 2025 yılında, 465 ilaç listeye eklenmiş olup, bunların 56’sı kanser tedavisinde kullanılan özel ilaçlardır. Tip 1 Diyabetli çocuklarımız için, sürekli glikoz izlem cihazlarını geri ödeme kapsamına aldık. 2024 Aralık - 2025 Eylül döneminde, 76 binin üzerinde reçete karşılanmış ve yaklaşık 610 milyon liralık maliyet, SGK tarafından karşılanmıştır. Bu cihazların; ailelerimize sağladığı kolaylık ve çocuklarımızın yaşam kalitesini yükseltmesi, bizim için en büyük memnuniyet kaynağıdır" şeklinde konuştu.

Işıkhan, aile hekimlerinin reçete edebildiği ilaç sayısını 6 bine yükselttiklerinin de altını çizerek, akılcı ilaç kullanımı çerçevesinde raporlu ilaçlar hariç, kutu sınırlaması getirerek israfın önüne geçtiklerini vurguladı.

"Vatandaşın sağlığını ilgilendiren her konuda onların yanında olmaya devam edeceğiz"

Toplam 25 farklı kanser alt türünde kullanılan, 5 immünoterapi ilacını ve kistik fibrozis tedavisinde kullanılan ilacı, Temmuz 2025 itibarıyla geri ödeme listesine aldıklarını söyleyen Işıkhan, "Kistik fibrozis hastası bin hastamız, bu tedavilerden faydalanmıştır. Son dönemde ödemeye aldığımız bu hizmetlerden bazılarını sizlerle paylaşmak isterim. Kanser ilaçlarından 45 bin hasta için 9 milyar lira; SMA’lı 637 hasta için 1,3 milyar lira, hemofilide 788 hasta için 1 milyar lira, aile-vi Akdeniz ateşinde 3 bin 255 hasta için, 500 milyon lira, sürekli glikoz ölçüm cihazlarında, 25 bin hastamız için 810 milyon lira harcama yapılmıştır. SMA’lı bir hastamız için ortalama 2,2 milyon, hemofili hastası bir vatandaşımız için ortalama 2 milyon lira harcama, SGK bütçesinden yapılmıştır. Vatandaşlarımızın sağlığını ilgilendiren ve onların yükünü hafifletecek her konuda onların yanında olmaya devam edeceğiz" bilgilendirmesinde bulundu.

Işıkhan, Bakanlık olarak çalışma hayatında tüm istişare mekanizmalarını aktif bir şekilde kullandıklarını sözlerine ekleyerek, 2025 yılında; ‘Üçlü Danışma Kurulu’nu ve ‘Kamu Personeli Danışma Kurulu’nu topladıklarını ve 14. Çalışma Meclisi’ni de ‘Çalışma Hayatında Dijital Dönüşüm’ başlığıyla yakında toplayacaklarını belirtti.

"1,5 milyon işyerine toplamda 46,8 milyar lira destek sağladık"

Asgari ücret desteğini 2025 yılı için bin liraya çıkardıklarını da hatırlatan Işıkhan, "2025’in ilk dokuz ayında; 1,5 milyon işyerine toplamda 46,8 milyar lira destek sağladık. Ayrıca ücretlilerin asgari ücrete kadar olan gelirlerinden vergileri kaldırmıştık. 2026’da toplam, rakam çok önemli, 1 trilyon 92 milyar lira vergiden bu kapsamda vazgeçmiş olacağız. Bu tutar Bakanlığımızın 2026 bütçe teklif tutarının 2 katından daha fazla olduğunu dikkatinizi çekmek isterim" dedi.

"Asgari ücret miktarının çalışanlarımızın gelirlerini enflasyona ezdirmeyecek şekilde belirlenmesi için çalışmalarımızı sürdüreceğiz"

Bakan Işıkhan, 2026 yılında geçerli olacak asgari ücretin belirlenmesi için, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk toplantısını gerçekleştirildiğini söyleyerek, "İşçi ve işveren temsilcilerimizle görüşerek, sosyal diyalog sürecini aktif bir şekilde sürdürüyoruz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da, 2026 yılı asgari ücret miktarının çalışanlarımızın gelirlerini enflasyona ezdirmeyecek, istihdamı ve makroekonomik dengeleri koruyacak ortak bir noktada belirlenmesi için, komisyon olarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi.

Çalışma ortamlarını sürekli olarak daha güvenli ve daha nitelikli hale getirmeye gayret ettiklerini söyleyen Işıkhan, Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyi’ni toplayarak 2026-30 dönemine yön verecek olan, ‘Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi’nin hazırlık sürecini başlattıklarını bildirdi.

"İncelemeler sayesinde yaklaşık 992 milyon liralık eksik işçilik alacağının, işçilere ödenmesini sağladık"

Işıkhan, 2025 yılı Aralık ayı itibarıyla 10 bin 957 işyerinde rehberlik ve teftiş faaliyetlerini yürüttüklerini dile getirerek, "Bu kapsamda 1 milyon 328 binin üzerinde çalışana ulaştık. Bu incelemeler sayesinde yaklaşık 992 milyon liralık eksik işçilik alacağının, işçilere ödenmesini sağladık" dedi.

Ekim ayında Türkiye’nin, istihdamda tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını belirten Işıkhan, iş gücünün 157 bin kişi artarak 35,8 milyona, istihdam edilenlerin sayısı ise 185 bin kişi artarak 32,8 milyona yükseldiğini kaydetti. Işıkhan, işsiz sayısının ise 27 bin kişi azaldığını bildirerek, işsizlik oranının yüzde 8,5’e gerilediğini ve son 30 aydır tek haneli seyrini sürdürdüğünü söyledi.

Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda oluşacak yatırım ortamının istihdamda ve çalışma hayatında olumlu ettiler sunacağını söyleyen Bakan Işıkhan, "Şırnak’ta 2022 yılında işsizlik oranı yüzde 21,5 idi. GABAR petrolleri ile oluşan yatırım ortamı ve İŞKUR hizmetlerimizle 2024 yılında bu oran yüzde 7,9’a gerilemiştir. Şırnak örneğindeki bu hızlı ve çok önemli iyileşme; Terörsüz Türkiye ile tüm bölgede ve Türkiye’de neden görülmesin? Türkiye’nin her karış toprağında Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın gösterdiği Türkiye Yüzyılı istikametiyle üretmeye, çalışmaya, istihdamı artırmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

Kemal Diri - Ahmet Umur Öztürk - Hidayet Türkyılmaz



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Evcil hayvan beslenmesinde yeni dönem: Postbiyotik mama Türkiye’de evcil hayvan beslenmesine yönelik geliştirilen postbiyotik içerikli yeni nesil mama, Tuzla’da bulunan bir otelde düzenlenen lansmanla tanıtıldı. Uzun süren Ar-Ge çalışmalarının ardından geliştirilen ürünün hem besleyici hem de destekleyici özellikleriyle öne çıktığı belirtildi. Hermos Gıda ile Cihan Grup iş birliğiyle geliştirilen ve "Flexi" ile "Flexi For" markalarıyla piyasaya sunulacak olan yeni nesil hayvan mamasının, postbiyotik bileşenler içermesiyle dikkat çektiyor. Yaklaşık 1 yılı aşkın Ar-Ge süreci sonucunda ortaya çıkan ürünün, Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk olduğu, dünya genelinde ise mama kategorisinde öncü bir adım olarak değerlendiriliyor. Yeni nesil mama içerisinde yer alan postbiyotik bileşenlerin, sindirim sistemine destek sağladığı ve ürünün yalnızca besleyici değil aynı zamanda destekleyici özellik taşıdığı aktarıldı. Bu doğrultuda geliştirilen ürünün, evcil hayvanların daha sağlıklı ve dengeli beslenmesine katkı sunmasının hedeflendiği vurgulandı. Ürünün kısa süre içerisinde Türkiye genelinde satışa sunulacağı, aynı zamanda yaklaşık 30 ülkeye ihracatının planlandığı öğrenildi. "Bu inovasyon Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk" Tanıtım lansmanında konuşan Cihan Grup CEO’su Mehmet Hanifi Çiftçi, çok heyecanlı olduklarını ve bir seneden fazladır çalışma içinde olduklarını dile getirerek şunları söyledi: "Flexi ve Flexi For markası adı altında. Postbiyotik hem destekleyici hem besleyici yeni nesil bir mama. Bu inovasyon Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk, hatta Amerika’da da sadece belli katkı ürünlerinde var. Biz mama olarak dünyada bir ilke şu anda adım atıyoruz, bu konuda çok heyecanlıyız. Umarım tüketicilerimize de çok daha nitelikli ve iyi bir mamayı sunuyor olacağız. Yeni bir besleme stili, Türkiye’de evcil hayvan sayısı oldukça çok. Yaklaşık 20 milyona yakın bir evcil hayvan var. Sahiplik belki daha düşük ama bu giderek daha da artıyor. Artık evcil hayvan yeni yaşam stilinde ailenin bir bireyi noktasında, o anlamda da herkes evcil hayvanına kendi yediği besin kalitesinde vermeye çalışıyor. Biz de bu özenle zaten böyle bir ürünü geliştirdik. Artık insan nasıl sağlıklı besleniyorsa hayvanlarımız da bu sağlıklı beslenmeye sahip olacaklar Flexi ve Flexi For markasıyla birlikte. Ürüne tüm Türkiye’de ulaşabilecekler, bu anlamda zaten satış altyapımız mevcut. Aynı zamanda yaklaşık 30’a yakın ülkede de bu ürünü ihraç ediyor olacağız." "Ürün sadece besleyici bir ürün değil, aynı zamanda destekleyici" Hermos Gıda Genel Müdürü ve Şirket Ortağı Yılmaz Akın ise uzun zamandır Cihan Grup’la ürün üzerinde çalıştıklarını belirterek, " Güzel bir ürün ortaya çıktı. Bu ürünün özelliği postbiyotik bir ürün bu, dünyada belki de ilk diyebiliriz, Türkiye’de kesinlikle yok bu ürün. Nedir bu postbiyotik? Postbiyotik probiyotikleri biliyoruz, probiyotikler canlı bakterilerdir. Postbiyotik ise bunların doğrudan sonuçlarıdır. Yani biz bu doğrudan sonucu alıp ürünlerimizin içerisinde kullanmaya başladık. İnanılmaz bir sindirim desteği sunuyor bu ürün, stabilite sağlıyor. Ürün sadece besleyici bir ürün değil, aynı zamanda destekleyici bir ürün. Yeni nesil mama diyebiliriz buna. Mutluyuz bunun Cihan Grup’la birlikte yapılması, Flexi For markasıyla birlikte çıkması bize ayrı bir gurur veriyor. Biz de merakla bekliyoruz" dedi.
İstanbul İstanbul’da lale zamanı başladı, Pendik Korusu’nda renk cümbüşü yaşandı İstanbul’da lale mevsiminin başlamasıyla birlikte parklar ve korular renklenirken, Pendik Korusu da binlerce lale, nergis ve sümbülle birlikte ziyaretçilerine kapılarını açtı. Pendik Belediyesi ekiplerince dikilen 22 bini lale toplam 32 bin bitki, baharın gelişiyle Pendik Korusu’nu adeta bir açık hava sergisine dönüştürdü. İstanbul’da baharın simgesi haline gelen laleler açmaya başlarken il genelinde birçok park ve koru, rengarenk görüntülere sahne olmaya başladı. Bu kapsamda Pendik’te bulunan Pendik Korusu da çiçeklenen alanlar arasında yer aldı. Pendik Belediyesi ekiplerince sonbaharda dikilen laleler, nergis ve sümbüllerin açmasıyla koru, ziyaretçilerine adeta görsel bir ziyafet yaşattı. Koruyu ziyaret eden vatandaşlar, açan çiçekleri yakından inceleyerek hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi. Pendik Belediyesi tarafından bu yıl Pendik Korusu’na 22 bini lale olmak üzere toplam 32 bin bitki dikildi. Her yıl kasım ayında toprakla buluşturulan renkli bitkilerin nisan ayı sonuna kadar canlılığını koruduğu belirtildi. Şehir genelinde olduğu gibi Pendik’te de baharın renklerini yansıtan bu görüntüler, özellikle hafta sonları yoğun ilgi görmeye devam ediyor. "Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu" Pendik Korusunu ziyarete gelen Büşra Demir, "Arkadaşlarımızla beraber geldik. Laleleri görünce içiniz kıpır kıpır oldu. Her yer rengarenk lalelerle dolmuş. İstanbul’da da lale zamanı, arkadaşlarla fotoğraf çektirdik. Bahar geldi, Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu. İstanbulluları, Pendiklileri laleler ile fotoğraf çekinmeye davet ediyorum" diye konuştu.
Elazığ Kardiyoloji Uzmanı Demirkıran: "Sağlıklı bir kalp için sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır" Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak, dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, kalp sağlığı hakkında açıklamalarda bulundu. Kalp sağlığının genel sağlığın temel taşlarından birisi olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar. Bu nedenle yaşam tarzımızı sağlıklı alışkanlıklarla şekillendirmek kalp hastalıklarının gelişimini engellemenin en etkili yoludur. Kalp hastalıklarının erken teşhisi ve tedavisi yaşam süresini uzatırken, komplikasyon risklerini de azaltır. Düzenli sağlık kontrolleri ve kardiyolojik muayeneler, potansiyel sorunların zamanında tespit edilmesine imkan tanır. Ayrıca, stres yönetimi ve yeterli uyku alışkanlıkları da kalp sağlığını korumada, önemli faktörler arasında yer alır. Bireylerin kendi sağlık durumlarına dikkat etmeleri ve gerektiğinde uzman hekimlere başvurmaları uzun vadede kalp sağlığını güvence altına alır. Son olarak toplum olarak kalp sağlığını ön planda tutmak ve bilinçlendirme çalışmalarını arttırmak büyük önem taşır. Kamu sağlığı programları ve eğitim seminerleriyle farkındalık oluşturmak kişilerin risk faktörlerini anlamasını ve korucuyu adımlar atmasını sağlar. Her bireyin katkısıyla daha sağlıklı bir toplum inşa etmek mümkündür. Sağlıklı yaşam biçimlerini benimsemek ve kalp sağılığını korumak hem bireysel hem de toplumsak düzeyde sürdürülebilir bir yaşamın anahtarıdır. Kalbinize değer verin, içinde sevdikleriniz var" ifadelerini kullandı.