POLİTİKA - 22 Nisan 2026 Çarşamba 12:52

Bakan Göktaş: "‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz"

A
A
A
Bakan Göktaş: "‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları tüm kurumlarımızla iş birliği içinde kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu sistem sayesinde vatandaşlarımızın yaşlılık döneminde ister evlerinde, ister bakım merkezlerinde ihtiyaç duyacakları desteklere daha kolay, güvenli ve sürdürülebilir şekilde erişmelerini sağlamayı hedefliyoruz" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla Cumhurbaşkanlığı himayelerinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından 2. Yaşlılık Şurası kapanış programı düzenlendi. Yaşlı bireylerin yaşam kalitesinin arttırılmasını, sorunlarına çözüm bulunmasını ve hak temelli yaşlanma politikalarının geliştirilmesini amaçlayan şurada konuşan Bakan Göktaş, ‘2026-2035 Aile ve Nüfus 10 Yılı’ vizyonu kapsamında yaşlılara yönelik politika, hizmet ve uygulamaların bütüncül bir yaklaşımla ele alındığı şuranın ilerleyen döneme yön verecek güçlü bir zemin oluşturacağına inandığını belirtti. Göktaş, "Türkiye, 2025 yılında yaşlı nüfus oranına göre 194 ülke arasında 75’inci sırada yer almaktadır. Ülkemizde yaşlı nüfus oranı 2000 yılında yüzde 5,7 iken, 2023 yılında ilk kez yüzde 10’un üzerine çıkarak Türkiye’yi ‘çok yaşlı ülkeler’ grubuna taşımıştır. TÜİK tahminlerine göre demografik göstergelerdeki mevcut yapı devam ederse 2025 yılında yüzde 11,1 olan yaşlı nüfus oranımızın 2030 yılında yüzde 13,5, 2100 yılında ise yüzde 33,6 olacağı öngörülmektedir. Bu veriler Türkiye’nin hızla yaşlanan bir nüfus yapısına sahip olduğunu ve demografik bir dönüşümün eşiğinde olduğumuzu göstermektedir" diye konuştu.


2025 yılında 62 ilde yaşlı nüfus oranının yüzde 10’un üzerine çıktığını aktaran Göktaş, bu durumun yaşlanmanın artık ülke genelinde yaygın bir demografik gerçeklik haline geldiğini söyledi.



"‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları sürdürüyoruz"


Bakan Göktaş, yaşlıları sadece korunması gereken bir kesim olarak değil, toplumsal gelişime yön veren temel bir güç olarak gördüklerini dile getirerek, "Orta Vadeli Programımız (OVP) çerçevesinde ülkemizin değişen demografik yapısına uyum sağlamak ve yaşlı nüfusumuz için bakım hizmetlerini güçlendirmek öncelikli hedeflerimiz arasındadır. Bu doğrultuda ‘Uzun Süreli Bakım Sigortası’ sisteminin hayata geçirilmesine yönelik çalışmaları tüm kurumlarımızla iş birliği içinde kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu sistem sayesinde vatandaşlarımızın yaşlılık döneminde ister evlerinde, ister bakım merkezlerinde ihtiyaç duyacakları hemşirelik, bakım hizmeti ve tıbbi ekipman gibi desteklere daha kolay, güvenli ve sürdürülebilir şekilde erişmelerini sağlamayı hedefliyoruz" açıklamasında bulundu.


Yaşlı bireylere sundukları hizmetlerin kapsamını ve niteliğini genişlettiklerini anlatan Göktaş, sözlerine şöyle devam etti:


"2002 yılında 63 resmi huzurevinde yaklaşık 5 bin yaşlımıza hizmet sunulurken, bugün 178 resmi huzurevinde yaklaşık 15 bin vatandaşımıza hizmet veriyoruz. Buna ek olarak diğer kamu kuruluşlarımızda ve özel huzurevlerinde toplamda yaklaşık 30 bin vatandaşımız kurumsal bakım hizmetlerinden yararlanıyor. 2026 yılı içinde de 8 ilimizde 900 kapasiteye sahip yeni huzurevlerini hizmete alarak bu altyapıyı daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu hizmetleri barınma ile sınırlı görmüyor; sağlık, psiko-sosyal destek, rehabilitasyon ile sosyal, sportif ve kültürel faaliyetleri bütüncül bir anlayışla sunuyoruz. Aynı yaklaşım doğrultusunda hayata geçirdiğimiz Yaşlı Yaşamevi Projesi’yle ev ortamına yakın hizmet modellerini yaygınlaştırıyoruz. Ayrıca ailelerin ihtiyaç duyduğu dönemlerde bir yıl içinde 45 güne kadar misafir bakım hizmeti sunarak, ailelerimize ve yaşlılarımıza destek oluyoruz."



"Yaşlı bireylerimizin toplumsal hayata aktif katılımını desteklemek amacıyla projeler yürütüyoruz"


Yaşlı bireylerin kendi yaşam ortamlarında desteklenmesini esas alan toplum temelli hizmetlerini geliştirdiklerine değinen Bakan Göktaş, "Yaşlı vatandaşlarımıza sunulan evde bakım yardımı ile gündüzlü bakım ve aktif yaşam merkezlerimiz sayesinde aile yapısını güçlendirmeyi, yaşlılarımızın sosyal hayata katılımını artırmayı ve kurumsal bakım ihtiyacını azaltmayı hedefliyoruz. Yerel yönetimlerimizi de sürece dahil eden Yaşlı Destek Programımızla evde bakım, psiko-sosyal destek ve kültürel faaliyetleri bütünleşik bir yapıda ele alarak yerelde güçlü bir hizmet ağı oluşturduk. Yaşlı bireylerimizin toplumsal hayata aktif katılımını desteklemek amacıyla da önemli projeler yürütüyoruz. ‘Torunum Olur Musun?’ projesi ile kuşaklararası dayanışmayı güçlendiriyor, huzurevlerimizde düzenlediğimiz spor ve sosyal etkinliklerle yaşlılarımızın aktif yaşam sürmelerini ve toplumsal bağlarını güçlendirmelerini sağlıyoruz" dedi.



"Geliştirilecek öneriler, hizmetlerimizin niteliğini daha ileri bir seviyeye taşıyacaktır"


Bakan Göktaş, koruyucu ve önleyici politikalar geliştirmeyi ve hizmetlerini daha isabetli bir zeminde planlamayı hedeflediklerine dikkati çekerek, "Önümüzdeki dönemde temel mesele, hayatın ilerleyen yıllarını daha nitelikli, bağımsız ve güvenli kılan bir düzeni kalıcı hale getirmektir. Uzun dönem bakım hizmetlerinden aktif yaşlanma politikalarına, bakım güvence sistemi ve finansmanından yaşlı girişimciliği ve istihdamına, dijital uyumdan yaşlı dostu kentleşmeye kadar uzanan geniş bir alanda geliştirilecek öneriler, hizmetlerimizin niteliğini daha ileri bir seviyeye taşıyacaktır. Kurumlar arası koordinasyonu pekiştiren, yerel ve merkezi düzeyi ortak bir paydada buluşturan bu yaklaşım, yaşlılık alanında daha etkin, güçlü ve sürdürülebilir bir yapı kurulmasına katkı sağlayacaktır. Elde edilecek çıktılar, strateji belgelerinden mevzuat düzenlemelerine kadar geniş bir çerçevede somut karşılık bulacak; yaşlı bireylerimizin hayatın her alanında daha aktif, daha bağımsız ve daha güvenli bir şekilde yer almalarına imkan tanıyacaktır" değerlendirmesinde bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik Başkan Yardımcısı Özkahya, "Osmaneli neden üvey evlat muamelesi görüyor" Osmaneli Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Özkahya, Bilecik’e yapılan dev spor yatırımlar ile ilgili olarak, "Osmaneli’nin spor yatırımlarında unutulan payı oldu. Neden liste dışı kaldık" diye sordu. AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, AK Parti Bilecik İl Başkanı Serkan Yıldırım ve AK Partili belediye başkanları Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’ın talimatlarıyla, Spor Toto Teşkilat Başkanı Mehmet Ata Öztürk öncülüğünde spor yatırımları imza törenine katıldılar. Bilecik kent merkezi Söğüt ve Bozüyük’e yarı olimpik yüzme havuzları, İnhisar’a spor salonu Gölpazarı’na fitness salonu, açık voleybol ve basketbol sahaları, Pazaryeri’ne fitness salonu, kadın spor merkezi, açık sahalar, Dodurga’ya mahalle tipi gençlik merkezi ve Gülümbe, Ahmetler ve Küre köylerine halı sahalar yatırımları programa alındı. "Osmaneli 16 bini aşan nüfusuyla, 18 farklı branşta bin 200’ü aşkın lisanslı sporcusuyla, onlarca milli sporcu yetiştirmiş" Yapılan spor yatırımlarında Osmaneli’nin olmamasına tepki gösteren Osmaneli Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Özkahya, "Sporun birleştirici gücüne, gençlerimizin fiziksel ve zihinsel gelişimine yapılacak her türlü yatırım, geleceğimize yapılmış en büyük yatırımdır. Ancak listenin detaylarına indikçe, Osmaneli halkı olarak içimizi sızlatan bir gerçekle yüzleşmek zorunda kaldık: Listede Osmaneli yok. Peki, nasıl olur da 16 bini aşan nüfusuyla, 18 farklı branşta bin 200’ü aşkın lisanslı sporcusuyla, onlarca milli sporcu yetiştirmiş, Türkiye’nin dört bir yanındaki elit kulüplere oyuncu göndermiş, taekwondo ve karate branşlarında Avrupa şampiyonları yetiştirmiş, ilimizi ve ülkemizi gururlandırmış bir ilçe, bu devasa yatırım pastasından neden koca bir sıfır alır. Osmaneli, sadece kendi yağıyla kavrulan bir ilçe değil; yaptığı tesislerle, ev sahipliği yaptığı altyapı turnuvalarıyla, başarılarıyla ismini duyurmuş bir yerdir. Bugün BAL Ligi finalinde karşı karşıya gelecek iki takımın da Osmaneli’nden çıkması tesadüf değildir. Ancak gelinen noktada, spor salonumuz için yıkım kararı alınmış, ilçe stadyumumuzun tribünü kullanılamaz hale gelmiş, stadyum zemin halısı yetersiz olup acilen değiştirilmesi gerekmektedir, açık yüzme havuzumuz ise il genelinde yenilenmeyen tek havuz olarak kalmıştır. İlimizdeki diğer tüm açık havuzlar yıkılıp yeniden yapılırken, Osmaneli’ndeki havuz halkımız mağdur olmasın diye belediyemizin kendi imkânlarıyla onarılmaya çalışılmıştır. Buna rağmen artık kullanılamaz durumdadır" dedi. "İlçemizin yönetim kademesi her fırsatta gençlerimiz sporla buluşsun diye çaba sarf ediyoruz" Osmaneli Belediye Başkan Yardımcısı Cemil Özkahya, açıklamasının devamında, "Osmaneli Belediyesi, geçmişten bugüne kendi bütçesinden, yer temini, tesisleşme ve saha kazandırma konularında attığı adımlar ilçemizdeki lisanslı sporcu sayısının artmasında ve genç yeteneklerin keşfedilmesinde büyük rol oynamış üzerine düşen görevi fazlasıyla yapmıştır. Osmaneli Belediyesi olarak üzerimize düşeni yaptık. Ücretsiz kapalı yüzme havuzu için yer tahsisini gerçekleştirdik. Belediye Başkanımız Sayın Bekir Torun defalarca Ankara’ya giderek ilçemizin ihtiyaçlarını iletti. Ancak tüm bu çabalara rağmen ilçemize tek bir somut yatırım yapılmamıştır. İlçemizin yönetim kademesi her fırsatta gençlerimiz sporla buluşsun diye çaba sarf ederken, bakanlık yatırımlarının planlanması aşamasında Bilecik merkez ve diğer 6 ilçe Listede yer alırken yalnızca Osmaneli İlçesi dikkate alınmadığı büyük bir soru işaretidir. Planlama eksikliği mi, ilçemizin yeni spor tesisi ihtiyacı mı bulunmuyor. İhmal mi, ilgili kurumlar, Osmaneli’nin sportif altyapıya duyduğu ihtiyacı, nüfus yoğunluğunu ve mevcut potansiyelini doğru analiz edemedi mi. Osmaneli’nde zaten yeterince tesis var, yeni yatırıma gerek yok gibi bir düşünce mi hâkim. Eğer öyleyse, mevcut tesislerin bakım ve modernizasyon ihtiyaçları bu listede neden yer almadı. Diğer ilçelere yapılan yatırımlar Osmaneli’ne neden yapılmamaktadır. Görmezden gelinen neden Osmaneli olmuştur. Osmaneli, Bilecik’in bir ilçesi değil midir?. Spor yatırımı, bir lütuf değil, gençlerin en temel hakkıdır. Bir ilçeyi hizmetten mahrum bırakmak, o ilçenin geleceğine vurulan bir darbedir. Osmaneli’nin yerel imkânlarla başardığı bu büyük sportif başarılar, Bakanlık tarafından görmezden gelinemeyecek kadar büyüktür. Osmaneli İlçesi, sporun sadece izleyicisi değil, aktif bir öznesidir. Yetkilileri, bu yanlıştan dönmeye ve ilçemize hak ettiği spor yatırımlarını kazandırmak için acilen yeni bir planlama yapmaya davet ediyoruz. Bizler Osmaneli halkı adına şeffaf, adil ve hakkaniyetli bir yönetim anlayışıyla mücadele etmeye devam edeceğiz. Ancak bu sessizliği kabul etmiyoruz. Osmaneli’nin hakkını istiyoruz. Bu ilçenin gençleri, sporcuları ve geleceği yok sayılacak kadar değersiz değildir" dedi.
Gaziantep Yılmaz’dan 23 Nisan mesajı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, milli egemenliğin teminatı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106. yıldönümünü büyük bir gururla kutladıklarını belirterek, bu anlamlı günün çocuklara armağan edilmesinin, geleceğe duyulan güvenin en güçlü göstergesi olduğunu ifade etti. Başkan Yılmaz, mesajında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 23 Nisan’ı çocuklara armağan ederek dünyada bir ilki gerçekleştirdiğini vurguladı. Çocukların sadece bugünün değil, yarının da mimarları olduğunu dile getiren Yılmaz, onların daha iyi şartlarda, güvenli ve umut dolu bir gelecekte yaşamaları için tüm imkanları seferber ettiklerini kaydetti. Şehitkamil Belediyesi olarak çocukların eğitimine, sosyal gelişimine ve kültürel faaliyetlerine büyük önem verdiklerini belirten Yılmaz, ilçede hayata geçirilen projelerle çocukların daha donanımlı bireyler olarak yetişmesine katkı sunduklarını söyledi. Çocuk dostu bir şehir oluşturma hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Yılmaz, parklar, eğitim merkezleri, spor alanları ve kültürel etkinliklerle çocukların hayatına dokunmaya devam ettiklerini dile getirdi. 23 Nisan’ın aynı zamanda milli iradenin ve bağımsızlığın simgesi olduğuna dikkat çeken Başkan Yılmaz, "Bizler de bu bilinçle hareket ederek, çocuklarımıza daha güçlü bir Türkiye bırakmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Gözlerindeki umutla yarınlarımızı aydınlatan tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı yürekten kutluyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, milli mücadelemizin tüm kahramanları ile Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullara düzenlenen saldırıda hayatı kaybeden evlatlarımıza bir kez daha Allah’tan diliyor, rahmet ve minnetle anıyorum. Çocuklarımızın gülüşünün hiç eksik olmadığı, barış ve huzur dolu bir gelecek diliyorum" ifadelerine yer verdi.
Ankara Türkiye’nin elektrik kurulu gücü 125 bin megavatı aştı Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, mart ayı sonu itibarıyla 125 bin 78 megavata yükseldi. Güneş kurulu gücünün toplam kurulu güç içerisindeki payı, 26 bin 478 megavat ile yüzde 21,2’ye ulaştı. Verileri değerlendiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Güneş ve rüzgâr yatırımları, büyük bir hızla devam ediyor. Bu yıl sonunda toplam kurulu güçte en büyük pay güneşin olacak" dedi. Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, 2026’nın mart ayında da yükselişini sürdürdü. Türkiye’nin elektrik kurulu gücü, mart ayı sonu itibarıyla 125 bin 78 megavata yükseldi. Toplam elektrik kurulu gücünün yüzde 62,4’üne karşılık gelen 78 bin 281 megavatlık kısmını yenilenebilir enerji oluşturdu. Mart ayı sonu itibarıyla elektrik kurulu gücünde 26 bin 478 megavat ile güneşin payı yüzde 21,2’ye ulaştı. 15 bin 39 megavata ulaşan rüzgârın payı da yüzde 12 oldu. Güneş ve rüzgâr kurulu gücünün toplamı ise Mart’ta yüzde 33,2’lik pay ile 41 bin 517 megavata yükselmiş oldu. Böylece, toplam kurulu gücün 3’te 1’i rüzgâr ve güneşten oluştu. "Yıl sonunda toplam kurulu güçte en büyük pay güneşin olacak" Verileri değerlendiren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Elektrik kurulu gücümüz her geçen gün artmaya devam ederken, yenilenebilir enerjinin kurulu gücümüz içerisindeki payı da yükselişini sürdürüyor. Mart ayı sonu itibarıyla elektrik kurulu gücümüzde 26 bin 478 megavat ile güneşin payı yüzde 21,2’ye ulaştı. 2025 yılında yaklaşık 6 bin megavat güneş, 2 bin megavat rüzgâr kurulu gücünü devreye alarak bu alanda bir rekor kırdık. Güneş ve rüzgâr yatırımları, büyük bir hızla devam ediyor. Bu yıl sonunda toplam kurulu güçte en büyük pay güneşin olacak" açıklamasında bulundu.