POLİTİKA - 09 Aralık 2025 Salı 16:52

Bakan Göktaş: "Türkiye, sosyal kooperatif modeli için hazırdır"

A
A
A
Bakan Göktaş: "Türkiye, sosyal kooperatif modeli için hazırdır"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Türkiye, sosyal kooperatif modeli için hazırdır. Sosyal kooperatiflerle amacımız, ailelerin, kadınların, çocukların, yaşlıların ve engelli bireylerin iyi olma halini güçlendirmektir" dedi.


Sosyal Hizmetler ve Bakım Hizmetlerinin Sunulmasında Sosyal Kooperatifler Çalıştayı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı iş birliğinde Ankara Hakimevinde düzenlendi. Çalıştaya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve Ticaret Bakan Yardımcısı Mehmet Gürcan katıldı.


Programda konuşan Bakan Göktaş, bugün, toplumun ortak ihtiyaçlarına kalıcı çözümler üretmenin en güçlü yolunu konuşmak için bir araya geldiklerini aktararak, "Bu çalıştayla, sosyal kooperatifçiliği sağlam bir kurumsal zemine taşımayı hedefliyoruz. Şu an bu salonda, bu hedefi başarıyla gerçekleştirecek irade, birikim ve heyecan var. Çalıştayın sonunda ortaya çıkacak öneriler, yol haritaları ve iş birlikleriyle sosyal kooperatifçiliği kalıcı ve yaygın bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.



"Türkiye, sosyal kooperatif modeli için hazırdır"


Göktaş, kooperatiflerle amaçlarının toplumun iyi olma halini güçlendirmek olduğunu vurgulayarak, "Türkiye, sosyal kooperatif modeli için hazırdır. Şimdi yapılması gereken; iyi örnekleri çoğaltmak, yaygınlaştırmak ve sağlam bir mevzuat altyapısıyla bu çalışmaları kalıcı kılmak. Sosyal kooperatiflerle amacımız, ailelerin, kadınların, çocukların, yaşlıların ve engelli bireylerin iyi olma halini güçlendirmektir. Çocuklara güvenle büyüyecekleri bir ortam, yaşlılara sağlıklı ve nitelikli, engelli bireylere ise bağımsız bir yaşam sunmaktır. Bu doğrultuda kaliteli, erişilebilir ve sürdürülebilir bakım ve sosyal modelleri geliştirmek büyük önem arz ediyor. Çünkü sosyal hizmetler ve bakım hizmetleri, sosyal uyumu artıran ve toplumsal dayanışmayı güçlendiren stratejik alanlardır. Bu alana yapılan her yatırım, toplumsal refah olarak geri döner" şeklinde konuştu.



"Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planımız, bakım ekonomisine yönelik önemli hedefler içeriyor"


12. Kalkınma planına da değinen Göktaş, "12. Kalkınma Planımızda bakım ve sosyal hizmetler alanında kaliteli ve erişilebilir bakım modellerinin geliştirilmesi temel hedefler arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra sosyal hizmetlerin çeşitlendirilip yaygınlaştırılması ve toplum temelli bakım uygulamalarına öncelik verilmesi de planın öncelikleri arasında. 2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planımız, bakım ekonomisine yönelik önemli hedefler içeriyor. Yaygın eğitim verilen kurumlarda çocuk bakım ve oyun odalarının artırılmasına kadar geniş yelpazede bunları öneriyoruz. Bakım sorumluluğunun ebeveynler ve kurumsal hizmetler arasında paylaşılmasını sağlayacak destek ve teşviklerin geliştirilmesi, yaşlı ve engelli bakımının çeşitlendirilmesi ile erken çocukluk bakım ve eğitiminde ortak düzenlemelerin yapılması da öncelikler arasında" açıklamasında bulundu.


2025 Aile Yılı kapsamında aile dostu hizmetleri, güvenli ve nitelikli bakım imkanlarını yaygınlaştırdıklarına dikkati çeken Göktaş, "Aile ve Nüfus 10. Yılında da bu vizyonu daha da güçlendirerek çocuklara, yaşlılara, engelli bireylere ve ailelere yönelik hizmet ağımızı genişleteceğiz" diye konuştu.



"Bugün atacağımız adımlar, geleceğe miras bırakacağımız yeni bir sosyal hizmet kültürünün inşa etmektir"


Sosyal kooperatiflerin kimsenin yalnız bırakılmadığı bir sosyal hizmet ekosistemi kurmanın anahtarı olduğunu aktaran Göktaş, "Bugün atacağımız adımlar, geleceğe miras bırakacağımız yeni bir sosyal hizmet kültürünün inşa etmektir. 5 yıl sonra, 10 yıl sonra şunu söylemek istiyoruz; Türkiye’nin sosyal kooperatif modeliyle sosyal hizmet kapasitesini büyüttü, kadın istihdamını artırdı, aileyi güçlendirdi ve bakım ekonomisinde yeni bir başarı hikayesi yazdı. Bu çalıştaydan çıkacak her görüş, her öneri bu hikayenin bir parçası olacaktır. Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen 2025 Uluslararası Kooperatifler Yılında, ülkemizin bu alandaki deneyim ve uygulamalarını küresel ölçekte görünür kılacağız" değerlendirmesinde bulundu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Evcil hayvan beslenmesinde yeni dönem: Postbiyotik mama Türkiye’de evcil hayvan beslenmesine yönelik geliştirilen postbiyotik içerikli yeni nesil mama, Tuzla’da bulunan bir otelde düzenlenen lansmanla tanıtıldı. Uzun süren Ar-Ge çalışmalarının ardından geliştirilen ürünün hem besleyici hem de destekleyici özellikleriyle öne çıktığı belirtildi. Hermos Gıda ile Cihan Grup iş birliğiyle geliştirilen ve "Flexi" ile "Flexi For" markalarıyla piyasaya sunulacak olan yeni nesil hayvan mamasının, postbiyotik bileşenler içermesiyle dikkat çektiyor. Yaklaşık 1 yılı aşkın Ar-Ge süreci sonucunda ortaya çıkan ürünün, Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk olduğu, dünya genelinde ise mama kategorisinde öncü bir adım olarak değerlendiriliyor. Yeni nesil mama içerisinde yer alan postbiyotik bileşenlerin, sindirim sistemine destek sağladığı ve ürünün yalnızca besleyici değil aynı zamanda destekleyici özellik taşıdığı aktarıldı. Bu doğrultuda geliştirilen ürünün, evcil hayvanların daha sağlıklı ve dengeli beslenmesine katkı sunmasının hedeflendiği vurgulandı. Ürünün kısa süre içerisinde Türkiye genelinde satışa sunulacağı, aynı zamanda yaklaşık 30 ülkeye ihracatının planlandığı öğrenildi. "Bu inovasyon Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk" Tanıtım lansmanında konuşan Cihan Grup CEO’su Mehmet Hanifi Çiftçi, çok heyecanlı olduklarını ve bir seneden fazladır çalışma içinde olduklarını dile getirerek şunları söyledi: "Flexi ve Flexi For markası adı altında. Postbiyotik hem destekleyici hem besleyici yeni nesil bir mama. Bu inovasyon Türkiye’de ve Avrupa’da bir ilk, hatta Amerika’da da sadece belli katkı ürünlerinde var. Biz mama olarak dünyada bir ilke şu anda adım atıyoruz, bu konuda çok heyecanlıyız. Umarım tüketicilerimize de çok daha nitelikli ve iyi bir mamayı sunuyor olacağız. Yeni bir besleme stili, Türkiye’de evcil hayvan sayısı oldukça çok. Yaklaşık 20 milyona yakın bir evcil hayvan var. Sahiplik belki daha düşük ama bu giderek daha da artıyor. Artık evcil hayvan yeni yaşam stilinde ailenin bir bireyi noktasında, o anlamda da herkes evcil hayvanına kendi yediği besin kalitesinde vermeye çalışıyor. Biz de bu özenle zaten böyle bir ürünü geliştirdik. Artık insan nasıl sağlıklı besleniyorsa hayvanlarımız da bu sağlıklı beslenmeye sahip olacaklar Flexi ve Flexi For markasıyla birlikte. Ürüne tüm Türkiye’de ulaşabilecekler, bu anlamda zaten satış altyapımız mevcut. Aynı zamanda yaklaşık 30’a yakın ülkede de bu ürünü ihraç ediyor olacağız." "Ürün sadece besleyici bir ürün değil, aynı zamanda destekleyici" Hermos Gıda Genel Müdürü ve Şirket Ortağı Yılmaz Akın ise uzun zamandır Cihan Grup’la ürün üzerinde çalıştıklarını belirterek, " Güzel bir ürün ortaya çıktı. Bu ürünün özelliği postbiyotik bir ürün bu, dünyada belki de ilk diyebiliriz, Türkiye’de kesinlikle yok bu ürün. Nedir bu postbiyotik? Postbiyotik probiyotikleri biliyoruz, probiyotikler canlı bakterilerdir. Postbiyotik ise bunların doğrudan sonuçlarıdır. Yani biz bu doğrudan sonucu alıp ürünlerimizin içerisinde kullanmaya başladık. İnanılmaz bir sindirim desteği sunuyor bu ürün, stabilite sağlıyor. Ürün sadece besleyici bir ürün değil, aynı zamanda destekleyici bir ürün. Yeni nesil mama diyebiliriz buna. Mutluyuz bunun Cihan Grup’la birlikte yapılması, Flexi For markasıyla birlikte çıkması bize ayrı bir gurur veriyor. Biz de merakla bekliyoruz" dedi.
İstanbul İstanbul’da lale zamanı başladı, Pendik Korusu’nda renk cümbüşü yaşandı İstanbul’da lale mevsiminin başlamasıyla birlikte parklar ve korular renklenirken, Pendik Korusu da binlerce lale, nergis ve sümbülle birlikte ziyaretçilerine kapılarını açtı. Pendik Belediyesi ekiplerince dikilen 22 bini lale toplam 32 bin bitki, baharın gelişiyle Pendik Korusu’nu adeta bir açık hava sergisine dönüştürdü. İstanbul’da baharın simgesi haline gelen laleler açmaya başlarken il genelinde birçok park ve koru, rengarenk görüntülere sahne olmaya başladı. Bu kapsamda Pendik’te bulunan Pendik Korusu da çiçeklenen alanlar arasında yer aldı. Pendik Belediyesi ekiplerince sonbaharda dikilen laleler, nergis ve sümbüllerin açmasıyla koru, ziyaretçilerine adeta görsel bir ziyafet yaşattı. Koruyu ziyaret eden vatandaşlar, açan çiçekleri yakından inceleyerek hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmedi. Pendik Belediyesi tarafından bu yıl Pendik Korusu’na 22 bini lale olmak üzere toplam 32 bin bitki dikildi. Her yıl kasım ayında toprakla buluşturulan renkli bitkilerin nisan ayı sonuna kadar canlılığını koruduğu belirtildi. Şehir genelinde olduğu gibi Pendik’te de baharın renklerini yansıtan bu görüntüler, özellikle hafta sonları yoğun ilgi görmeye devam ediyor. "Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu" Pendik Korusunu ziyarete gelen Büşra Demir, "Arkadaşlarımızla beraber geldik. Laleleri görünce içiniz kıpır kıpır oldu. Her yer rengarenk lalelerle dolmuş. İstanbul’da da lale zamanı, arkadaşlarla fotoğraf çektirdik. Bahar geldi, Pendik Korusu da laleler ile birlikte çok güzel oldu. İstanbulluları, Pendiklileri laleler ile fotoğraf çekinmeye davet ediyorum" diye konuştu.
Elazığ Kardiyoloji Uzmanı Demirkıran: "Sağlıklı bir kalp için sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır" Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak, dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar" dedi. Elazığ Medilines Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, kalp sağlığı hakkında açıklamalarda bulundu. Kalp sağlığının genel sağlığın temel taşlarından birisi olduğunu aktaran Kardiyoloji Uzmanı Dr. Suat Demirkıran, "Yaşam kalitesini doğrudan etkiler. Sağlıklı bir kalp için düzenli egzersiz yapmak dengeli ve sağlıklı beslenmek, sigara ve aşırı alkolden uzak durmak büyük önem taşır. Aynı zamanda yüksek tansiyon diyabet ve yüksek kolesterol gibi risk faktörlerini kontrol altına alınması, kalp hastalıklarının önlenmesinde kritik rol oynar. Bu nedenle yaşam tarzımızı sağlıklı alışkanlıklarla şekillendirmek kalp hastalıklarının gelişimini engellemenin en etkili yoludur. Kalp hastalıklarının erken teşhisi ve tedavisi yaşam süresini uzatırken, komplikasyon risklerini de azaltır. Düzenli sağlık kontrolleri ve kardiyolojik muayeneler, potansiyel sorunların zamanında tespit edilmesine imkan tanır. Ayrıca, stres yönetimi ve yeterli uyku alışkanlıkları da kalp sağlığını korumada, önemli faktörler arasında yer alır. Bireylerin kendi sağlık durumlarına dikkat etmeleri ve gerektiğinde uzman hekimlere başvurmaları uzun vadede kalp sağlığını güvence altına alır. Son olarak toplum olarak kalp sağlığını ön planda tutmak ve bilinçlendirme çalışmalarını arttırmak büyük önem taşır. Kamu sağlığı programları ve eğitim seminerleriyle farkındalık oluşturmak kişilerin risk faktörlerini anlamasını ve korucuyu adımlar atmasını sağlar. Her bireyin katkısıyla daha sağlıklı bir toplum inşa etmek mümkündür. Sağlıklı yaşam biçimlerini benimsemek ve kalp sağılığını korumak hem bireysel hem de toplumsak düzeyde sürdürülebilir bir yaşamın anahtarıdır. Kalbinize değer verin, içinde sevdikleriniz var" ifadelerini kullandı.