POLİTİKA - 23 Nisan 2026 Perşembe 13:14

Bakan Çiftçi’den okul güvenliğine ilişkin açıklama: "81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz"

A
A
A
Bakan Çiftçi’den okul güvenliğine ilişkin açıklama: "81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz"

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki saldırıların ardından okul güvenliğinin tüm boyutlarıyla yeniden ele alındığını belirterek, 81 ile kapsamlı tedbirleri içeren genelge gönderileceğini açıkladı.


İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara’nın Gölbaşı ilçesinde bulunan Vilayetler Evi’nde basın mensupları ile bir araya geldi. Bakan Çiftçi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan saldırıların ardından okul güvenliğine ilişkin yeni tedbirlerin hayata geçirileceğini duyurdu.



"81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz"


Bakan Çiftçi, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in katılımıyla valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il millî eğitim müdürleriyle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştirildiğini belirterek, "81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz. Öncelikle bütün okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek; giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergâhları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirilecek. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak. Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak. Kamera sistemleri, giriş-çıkış kontrolü, ziyaretçi usulleri ve güvenli toplanma alanları yeniden değerlendirilecek; eksikler süratle giderilecek. Daha önce yılda iki kez yapılan ‘Okul Güvenliği’ toplantıları artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir ‘güvenlik kurulu’ oluşturulacak. Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz: risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi.


Bakan Çiftçi, akran zorbalığı, dijital riskler ve öğrencilerin psikososyal durumlarının da yakından izleneceğini belirterek, devamsızlık yapan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul-aile-kamu kurumları arasında daha güçlü bir takip mekanizması kurulacağını ifade etti.


Rehberlik ve psikososyal destek hizmetlerinin güçlendirileceğini vurgulayan Çiftçi, ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının yapılacağını, ruhsatsız silahla mücadelenin de kararlılıkla süreceğini kaydetti.


Her ilin kısa, orta ve uzun vadeli plan hazırlayarak tedbirleri düzenli şekilde Bakanlığa raporlayacağını bildiren Bakan Çiftçi, olası olaylara müdahale kapasitesinin de yeniden değerlendirileceğini ifade etti.


Okul saldırılarının ardından dijital mecraların da yakından takip edildiğini belirten Bakan Çiftçi, bazı hesapların suçu övdüğünü, saldırganlığı teşvik ettiğini ve toplumu provoke etmeye çalıştığını söyledi. Bakan Çiftçi, "Kolluk kuvvetlerimizin sanal devriye faaliyetleri kapsamında 2025 yılında 210 bin 234, 2026 yılı 16 Nisan itibarıyla da 86 bin 937 hesap yöneticisi ve kullanıcısı tespit edildi. Sadece bu iki okul saldırısı sonrasında saldırgan içerikli 539, provokatif içerikli 379 hesap yöneticisi veya kullanıcısı hakkında gerekli işlemler başlatıldı. Olaylarla bağlantılı 8 bin 11 URL için içerik çıkarılması ve erişim engellenmesi süreci işletildi; toplamda 8 bin 270 URL hakkında karar uygulandı. ‘C31K’ isimli oluşuma ait Telegram üzerinde faaliyet gösteren 259 kanal kapatıldı. Provokatif paylaşım yapan çok sayıda sosyal medya hesabı tek tek incelendi; bunlarla ilgili adli süreçler devreye alındı. Tutuklama, adli kontrol, erişim engeli ve yakalama süreçleri de eş zamanlı yürütüldü. Ayrıca kamu düzenini bozan, suçu ve suçluyu öven, olayları manipüle eden çok sayıda hesap ve şahıs hakkında erişim engeli talebinde bulunuldu. Muhterem Cumhurbaşkanımızın da ortaya koyduğu kararlı irade doğrultusunda sanal devriye kapasitemizi artırdık. Bizim için dijital alan, hukukun dışında kalan bir alan değildir. Sokakta suça nasıl geçit vermiyorsak, sosyal medya ve dijital mecralarda suçu öven yapılara da aynı kararlılıkla müdahale ediyoruz. Sanal dünya da hukuk dışı bir alan değildir; suçu övene de toplumu provoke edene de dijital mecralarda alan bırakmayacağız"



Gülistan Doku dosyasında yeni gelişmeler


Bakan Çiftçi, Gülistan Doku dosyasına ilişkin de açıklamalarda bulundu. Dosyada maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasının öncelikleri olduğunu belirten Çiftçi, 17 Nisan tarihli onayla dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında ortaya atılan iddiaların incelenmesi için iki mülkiye müfettişi görevlendirildiğini ifade etti.


Aynı tarihte Sonel’in görevden uzaklaştırıldığını ve gözaltına alındığını belirten Bakan Çiftçi, 21 Nisan’da çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandığına dikkati çekerek şu ifadeleri kullandı:


"20 Nisan 2026 tarihli onayla da olay sonrasındaki inceleme, araştırma ve soruşturma süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek üzere 2 Mülkiye Müfettişi ve 2 Polis Müfettişi daha görevlendirildi. Jandarma Genel Komutanlığımız cesedin bulunması için teknik ve lojistik destek sağlıyor. Süreç çok yönlü şekilde devam ediyor. Dün Bakan Yardımcımız Kübra Güran Hanımefendi, hem yerinde incelemeler yapmak, hem de Adalet Bakanlığımızla ortak bir toplantı yapmak üzere Tunceli’deydi. Bizim yaklaşımımız nettir: hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz. Bu dosyada tek hedefimiz vardır: Somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkması."


Bakan Çiftçi, kasten öldürme suçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, temel önceliklerinin her olayın aydınlatılması ve faillerin adalete teslim edilmesi olduğunun altını çizdi. Bakan Çiftçi, "2003’ten bugüne yani AK Parti hükümetimiz döneminde meydana gelen kasten öldürme olaylarının yüzde 97,2’si aydınlatıldı. Özellikle faili meçhul dosyalarda son yıllarda çok ciddi bir düşüş sağladık. 2023, 2024, 2025 yıllarında ve 2026’nın ilk döneminde faili meçhul olay kaydı bulunmuyor. Bu sonuç; kriminal kapasitenin güçlenmesinin, olay yeri inceleme kabiliyetinin gelişmesinin ve emniyet-jandarma koordinasyonunun kuvvetlenmesinin somut sonucudur. Faili firar dosyalarında da mücadelemiz kesintisiz sürüyor" değerlendirmesinde bulundu.



Firari failler için uluslararası takip


Faili firar dosyalarında da mücadelenin kesintisiz sürdüğünü belirten Bakan Çiftçi, 262 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarıldığını, 94 kişi için ise kırmızı bülten talebinde bulunulduğunu bildirdi.


Yurt içine ya da yurt dışına kaçan faillerin yakalanması için tüm ulusal ve uluslararası mekanizmaların devreye alındığını ifade eden Bakan Çiftçi, "Hiçbir dosya sahipsiz değildir; her olay sonuna kadar takip edilir" dedi.


Bakan Çiftçi, kasten öldürme suçlarında hiçbir dosyanın sahipsiz bırakılmadığını vurgulayarak, "Her failin peşine düşüyor, adalete teslim ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Faili meçhul cinayetler ve firari faillere ilişkin de bilgilendirmelerde bulunan Bakan Çiftçi, kasten öldürme gibi insan hayatını hedef alan suçlarda temel önceliklerinin her olayın aydınlatılması ve faillerin adalete teslim edilmesi olduğunu belirtti. Çiftçi, "2003’ten bugüne yani AK Parti Hükümetimiz döneminde meydana gelen kasten öldürme olaylarının yüzde 97,2’si aydınlatıldı. Özellikle faili meçhul dosyalarda son yıllarda çok ciddi bir düşüş sağladık. 2023, 2024, 2025 yıllarında ve 2026’nın ilk döneminde faili meçhul olay kaydı bulunmuyor. Bu sonuç; kriminal kapasitenin güçlenmesinin, olay yeri inceleme kabiliyetinin gelişmesinin ve emniyet-jandarma koordinasyonunun kuvvetlenmesinin somut sonucudur. Faili firar dosyalarında da mücadelemiz kesintisiz sürüyor. 262 kişi hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. 94 kişi için kırmızı bülten görüşü soruldu. Yurt içine ya da yurt dışına kaçmış faillerin yakalanması için ulusal ve uluslararası bütün mekanizmaları devreye alıyoruz. Hiçbir dosya sahipsiz değildir; her olay sonuna kadar takip edilir. Kasten öldürmede hiçbir dosyayı sahipsiz bırakmıyoruz; her failin peşine düşüyor, adalete teslim ediyoruz" ifadelerine yer verdi.


Sokak çetelerinin ise ‘Yeni Nesil Suç Örgütleri’ tanımlandığını kaydeden Çiftçi, bunların hem asayişi bozan hem de mahalle huzurunu hedef alan, gençleri suça sürükleyen ve şehir güvenliğini tehdit eden yapılar olduğuna dikkati çekti.


Çiftçi, 2026 yılını ‘Yeni Nesil Suç Örgütleri’ mücadele yılı ilan ettiklerini kaydederek, "Kendilerine çizgi film karakterlerinden ya da takma isimlerden esinlenerek adlar veriyorlar. Gösterişi, sosyal medya görünürlüğünü ve korku yaymayı bir yöntem olarak kullanıyorlar. Yaş ortalamaları düşüyor, hızlı para kazanma hevesi öne çıkıyor. Dijital platformları hem propaganda hem de suç gelirleri bakımından daha yoğun kullanıyorlar. Sabit merkezleri zayıf, örgütsel bağları daha gevşek, hareket tarzları daha öngörülemez. Bu nedenle bunlarla mücadele de klasik yöntemlerle sınırlı kalamaz" diye konuştu.


Geçen yıl yılında 652 organize suç çetesine yönelik bin 730 operasyon gerçekleştirdiklerini anımsatan Çiftçi, bu operasyonlarda 14 bin 75 şahsın gözaltına alındığını, 7 bin 659 şahsın tutuklandığını, 3 bin 463 şahıs hakkında ise adli kontrol işlemi yapıldığını bildirdi.


Çiftçi 1 Ocak-16 Nisan 2026 döneminde ise 274 organize suç çetesine yönelik 676 operasyon yaptıklarını belirterek, geçen yılın aynı döneminde 222 çeteye yönelik 556 operasyon düzenlendiğini belirtti. Hem operasyon sayısını hem de darbe indirdikleri yapı sayısını artırdıklarına dikkati çeken Çiftçi, aynı dönemde 4 bin 963 şahsın gözaltına alındığını, 2 bin 219 şahsın tutuklandığını ve bin 129 şahıs hakkında adli kontrol kararı verildiğini dile getirdi.


Operasyon yapılan suç çetelerinin 191’nin KOM, 41’nin narkotik ve 42’sinin ise siber bağlantılı organize suç örgütlerinden oluştuğunu ifade eden Çiftçi TCK 220 kapsamında mevcut planlı dosya sayısının da 489 olduğunu kaydetti.



"1 Ocak-16 Nisan 2026 arasında 32 bin 523 ruhsatsız silah yakalandı"


Çiftçi, ruhsatsız silah konusunun doğrudan kamu düzenini, vatandaşların güvenliğini ve toplumsal huzuru etkileyen bir başlık olduğunu söyleyerek, bu konudaki mücadelelerini tavizsiz sürdürdüklerini vurguladı.


Çiftçi, son iki sene içerisinde ruhsatsız silah kapsamında 243 bin 208 şahıs hakkında işlem yapıldığını kaydetti ve 1 Ocak-16 Nisan 2026 arasında 32 bin 523 silah yakalandığını ve 33 bin 120 şahsa işlem yapıldığını sözlerine ekledi.


Yakalanan silahların 14 bin 226’sının tabanca, 6 bin 170’inin kurusıkı tabanca, 11 bin 554’ünün av tüfeği ve 573’ünün uzun namlulu silah olduğunu açıklayan Çiftçi, Emniyet ve jandarma güçlerinin ruhsatsız silahları kaynağında tespit etmek, ele geçirmek ve sorumluları adli mercilere teslim etmek için aralıksız çalıştığını belirtti.


Belediyelere yönelik soruşturmalara ilişkin de bilgilendirmelerde bulunan Çiftçi, İçişleri Bakanlığı’nın belediyelere yönelik işlemleri siyasi aidiyete göre değil, ihbar, şikayet, teftiş ve denetim sonuçlarına göre yürüttüğünün altını çizdi.


Çiftçi, 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinden 17 Nisan 2026 tarihine kadar 3 bin 309 araştırma ve inceleme yürütüldüğünü söyleyerek, bunların bin 535’i hakkında soruşturma izni verildiğini aktardı.


Yapılan soruşturmalarda mükerrer dosyalar da olduğunu söyleyen Çiftçi, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Dağılıma baktığımızda 677’si AK Partili belediyelerle ilgili. 371’i CHP’li, 128’i MHP’li, 18’i DEM Partili, 9’u İYİ Partili, 332’si de diğer partilere mensup belediyelerle ilgili. Bu veriye göre en fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Partili belediyelerdir. Yaklaşık toplamın yüzde 44’üne tekabül ediyor. Bu tablo bile tek başına ‘sadece muhalefet belediyeleri hedef alınıyor’ iddiasının gerçekle örtüşmediğini gösteriyor. Ankara Büyükşehir Belediyesi özelinde ise Sayın Mansur Yavaş’ın görev dönemini kapsayan yaklaşık 7 yılda toplam 49 araştırma ve ön inceleme onayı verildi. 23 ön inceleme raporu düzenlendi. 32 iddia konusu değerlendirildi. Müfettiş önerileri doğrultusunda 7 konuda soruşturma izni verildi. Bunların 2’si Danıştay tarafından kaldırıldı, 2’si halen Danıştay incelemesinde, 3 dosyada ise karar sonrası işlemler sürüyor. 25 iddiada ise Yavaş’ın imzası, onayı veya talimatı tespit edilemediği için soruşturma izni verilmedi. Ayrıca 18 konuda suç unsuruna rastlanmadı. 13 tevdi raporu Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına, 1 tevdi raporu Hazine ve Maliye Bakanlığına gönderildi. 2 tazmin raporu da belediyeye iletildi. Halen 11 araştırma ve ön inceleme süreci devam ediyor. Dolayısıyla burada yapılan işlem siyasi değil; iddia, inceleme, müfettiş raporu ve hukuk süreci temelinde yürüyen idari bir mekanizmadır.


Çiftçi, İçişleri Bakanlığınca verilen soruşturma izinlerinin nihai hüküm niteliği taşımadığını da belirterek bu kararların, 4483 sayılı ‘Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’ çerçevesinde alınan idari kararlar olduğunu ve yargı denetimine tabi olduğunu söyledi.



Bakan Çiftçi’den okul güvenliğine ilişkin açıklama: "81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul’da 23 Nisan coşkusu Devlet Arşivleri Osmanlı Arşivi Külliyesi’nde törenle kutlandı 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, İstanbul Valiliği tarafından düzenlenen resmi törenle kutlandı. Törende konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, "Çocuklarımızda davranış inşasının kaynağı artık yalnızca okul ve aile ile sınırlı değildir. İçinde yaşadığımız çağda dış çevre; kimi zaman evin duvarlarını, okulun sınırlarını aşarak çocuklarımızın dünyasına nüfuz etmektedir. Bu noktada toplumun bütün kesimlerine büyük sorumluluk düşmektedir. Şiddetin karşısında en güçlü cevap, eğitimdir" dedi. İstanbul Valiliği himayelerinde, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde İstanbul’da "Maarifin Kalbinde Çocuk" temasıyla düzenlenen 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlama programı, Kağıthane’deki T.C. Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi Külliyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Programa; İstanbul Valisi Davut Gül, İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, 1. Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, vali yardımcıları, kaymakamlar, güvenlik teşkilatının temsilcileri, eğitim yöneticileri, bazı il protokol üyeleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Program öncesi Kahramanmaraş’ta meydana gelen saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler anıldı. Tören, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Törende, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in 23 Nisan mesajı okundu. Açılış konuşmasını gerçekleştiren İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü, günün anlam ve önemine değinerek tüm çocukların bayramını kutladı. "Çocuk, eğitimin öznesidir" İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, "çocuk eğitimin öznesidir" diyerek, " Bugün, büyük emaneti geleceğe taşıyacak olan çocuklarımıza adanmış, dünyada eşi benzeri olmayan bir bayramın sevincini yaşıyoruz. 23 Nisan; bir idraktir, medeniyet tasavvurudur, milletimizin istikbalini çocuklarının kalbine emanet edişidir. Bu yıl 23 Nisan’ı ’Maarifin Kalbinde Çocuk’ temasıyla kutluyoruz. Bu tema, eğitim anlayışımızın özünü ifade etmektedir. Çünkü çocuk, eğitimin öznesidir. Öğretmen; bir kalbe yön veren, bir ufuk açan, bir sesi görünür kılan, bir çocuğa "Sen değerlisin" duygusunu hissettiren kişidir. Bugün, milletçe derin üzüntüye büründüğümüz günlerden geçerken bu hakikati çok daha derinden hissediyoruz. Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan elim hadiseler, hepimizin yüreğinde derin bir sızı bırakmıştır. Ayla Kara öğretmenimizin, Fatmanur Çelik öğretmenimizin ve kaybettiğimiz evlatlarımızın hatırası; eğitimin bir vicdan ve emanet meselesi olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatmıştır. Böyle zamanlarda acımızı, birbirimize daha sıkı sarılmamıza vesile olan bir duruşa dönüştürmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacımız vardır" dedi. "Çocuklarımızda davranış inşasının kaynağı artık yalnızca okul ve aile ile sınırlı değildir" Çocuklarımızda davranışın inşasının kaynağı yalnızca okul ve aile ile sınırlı olmadığını söyleyen Yentür, "Eğitim, bir milleti ayakta tutan erdemi, merhameti ve vicdanı nesilden nesile taşıma vazifesidir. Bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; tam da bu değerleri çocuklarımızın kalbine yeniden ve daha güçlü bir şekilde nakşetmektir. Şiddetin karşısında en güçlü cevap, eğitimdir. Kırılan her yüreği onaracak olan da, sarsılan her değeri yeniden ayağa kaldıracak olan da siz değerli öğretmen arkadaşlarımsınız. Hep birlikte kenetlendiğimizde; acıyı dönüştürür, yarınları inşa ederiz. Aynı şekilde ailelerimiz de bu büyük yürüyüşün vazgeçilmez bir parçasıdır. Bugün çok açık bir hakikatle karşı karşıyayız. Çocuklarımızda davranış inşasının kaynağı artık yalnızca okul ve aile ile sınırlı değildir. İçinde yaşadığımız çağda dış çevre; kimi zaman evin duvarlarını, okulun sınırlarını aşarak çocuklarımızın dünyasına nüfuz etmektedir. Bu noktada toplumun bütün kesimlerine büyük sorumluluk düşmektedir. Yaşanabilir bir çevre, insani hayat şartları, güven veren mahalle kültürü ve çocuklarımızın kendileri olarak var olabilecekleri tabiî ortamlar; eğitim öğretim sürecinin ayrılmaz bir parçası olmalıdır" diye konuştu. "Okul ile aile arasındaki güven bağı ne kadar kuvvetli olursa, çocuğun ruhu da o kadar emniyet içinde büyür" Yentür, okul ile aile arasındaki güven bağı ne kadar kuvvetli olursa, çocuğun ruhu da o kadar emniyet içinde büyür diyerek, "Velilerimizin öğretmenlerimize güven duyması, öğretmenlerimizle aynı istikamette yürümesi, çocuklarımızın gelişimi açısından hayati öneme sahiptir. Okul ile aile arasındaki güven bağı ne kadar kuvvetli olursa, çocuğun ruhu da o kadar emniyet içinde büyür. Biz istiyoruz ki her ev, eğitimin tabii bir destekçisi; her mahalle, çocuklarımız için koruyucu bir çevre; her okul da güven ve şahsiyet inşasının merkezi olsun. Bilginin baş döndürücü bir hızla çoğaldığı, dijital etkilerin çocuklarımızın hayatına çok erken yaşlarda nüfuz ettiği, dikkatin dağıldığı, derinliğin zayıfladığı bir zaman dilimindeyiz. Tam da bunun için çocuklarımızı çağın imkanlarıyla buluştururken çağın risklerinden de korumak zorundayız. Bugün yapılması gereken şey açıktır. Çocuklarımızı yalnız bırakmamak. Öğretmenlerimizi güçlü biçimde desteklemek. Okul ile aile arasındaki bağı daha da kuvvetlendirmek. Eğitim ortamlarımızda güveni, merhameti, psikolojik sağlamlığı ve aidiyet duygusunu tahkim etmemiz gerekir" şeklinde konuştu. Çocuklar ise 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla mutlu olduklarını ifade etti. Konuşmanın ardından program kapsamında barkovizyon gösterimi yapıldı. Etkinlikte, "Ata’mdan Armağan Bayram" adlı şiir ile "Kalemimden Hayallerim" başlıklı kompozisyon öğrenciler tarafından seslendirildi. Dereceye giren eserlerin okunmasının ardından ödül törenine geçildi. Yarışmalarda başarı gösteren öğrencilere ödülleri Vali Davut Gül ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi. Kutlama programı, hatıra fotoğrafı çekiminin ardından sona erdi.
Bursa 18 ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı işbirliği için Bursa’da Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı, sektör temsilcilerini Bursa Fuar Merkezi’nde bir araya getirirken, fuar kapsamında 18 ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı da işbirliği için Bursalı firmalarla işbirliği masasında buluştu. Türkiye’nin üretim üssü Bursa, fuarcılıkta ve kongrede marka etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor. İnşaat ve gayrimenkul sektörünü buluşturan Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı, Bursa Fuar Merkezi’nde kapılarını açtı. 26 Nisan 2026 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak fuarın açılış töreni, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Salih Altun, İMSİAD Başkanı Şeref Demir, Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, BESOB Başkanı Fahrettin Bilgit, BTSO Yönetim Kurulu, meclis ve komite üyeleri, ilçe oda ve borsaların başkanları ile sektör temsilcileri katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı’nın Bursa’nın fuarcılık vizyonunu güçlendiren önemli organizasyonlardan biri olduğunu söyledi. Fuarın her geçen sene katılımcı ve metrekare olarak kapasitesini artırdığını dile getiren Başkan Burkay, "Uzun bir aradan sonra geçtiğimiz yıl güzel bir fuara imza atmıştık. Bu sene de geçen yıla göre metrekare ve katılımcı ilgisi arttı. Sektörümüz fuara büyük önem veriyor. Bu bizim için çok değerli" dedi. Kalkınmış ve medeni toplumların en önemli göstergesinin inşa ettiği şehirler olduğunu belirten Başkan Burkay, dünyada yaşanan şartlara rağmen sektörün ciddi potansiyele sahip olduğunu ifade etti. BTSO olarak sektörün potansiyelini artırmak adına önemli organizasyonlar gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Burkay, fuarda 18 ülkeden 200’ü aşkın nitelikli yabancı alıcıları firmalarla buluşturduklarını söyledi. Türkiye’nin farklı şehirlerinden de ziyaretçileri Bursa’da ağırladıklarını vurgulayan Başkan Burkay, "Sektörümüz 200’ün üzerinde farklı alanı doğrudan etkileyen bir yapıya sahip. Bu sektörde paydaşlarımızın desteğini önemsiyorum. Bizim de Bursa’da akademik odalarla ve sektörel derneklerimizle birlikte yaptığımız çalışmalar şehrimizin önümüzdeki süreçte sadece kalkınma değil, gelişmesinin sağlayacak adımların atılmasını kapsamaktadır" ifadelerini kullandı. Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı ile aynı zamanda Bursa Fuar Merkezi’nde Karavan Show Bursa Fuarı’nın da düzenlendiğini belirten Başkan Burkay, her iki fuarın kent için hayırlı olmasını diledi. Vali Yardımcısı Salih Altun, Bursa’nın Türkiye ekonomisine değer katan büyük bir şehir olduğunu belirterek, "Dünyanın farklı coğrafyalarından birçok firmayı Bursa’da ağırlıyoruz. Güzel bir fuara imza atıldığını görüyoruz. Bursa’da görev yaptığım süre içerisinde BTSO’nun liderlik ettiği çok sayıda fuara katıldım. Sadece protokol icabı kurdele kesmek değil, bu fuarlar kente önemli bir değer kattığını görüyorum. Burada da güzel bir sinerji var. Bursa’mız makro ekonomik rakamlardaki başarısını ve liderliğini şehirleşme ile kentleşmede gösterir. Bu konuda kamu ve özel sektör arasında büyük bir uyum var." ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri fuarda stant açan firmaları ve kurumları ziyaret etti. Yerli ve yabancı yatırımcıları, sektör profesyonellerini ve nitelikli alıcıları bir araya getiren Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı; konut projelerinden yapı teknolojilerine, mimari çözümlerden inşaat malzemelerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve hizmetlerin sergilendiği önemli bir platform olma özelliği taşıyor. Bursa Fuar Merkezi’nde İMSİAD ile Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin de iş birliğiyle düzenlenen fuar aynı zamanda yeni iş birliklerinin kurulmasına ve sektörün uluslararası bağlantılarının güçlenmesine katkı sağlıyor.
Denizli Başkan Çavuşoğlu koltuğunu çocuklara devretti Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle makamını çocuklara devretti. Başkanlık koltuğuna oturan Elif Naz Alaş, barış ve kardeşlik vurgusuyla yüreklere dokundu, ilk talimatını çocuklar için verdi. Şehrin farklı okullarından ve farklı yaş gruplarından gelen 9 öğrenci ve aileleri, Başkanlık makamında ağırlandı. Özel çocukların katılımıyla gerçekleşen programda, Başkan Çavuşoğlu çocuklarla yakından ilgilendi. Engel tanımayan hayalleriyle başkanlık kürsüsüne gelen küçük misafirlerin heyecanı gözlerinden okundu. Ziyarette ayrıca 23 Nisan etkinlikleri kapsamında düzenlenen Çocuk Koşusu’nda Başkan Çavuşoğlu’nun yanına gelerek, "Bir dileğim var, ben de başkan olmak istiyorum" diyen Osman Özgür İlkokulu 2. sınıf öğrencisi 8 yaşındaki Masal Erdal da yer aldı. "Cumhuriyet bize emanet" 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Denizli Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğuna oturan Sevil Kaynak Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Elif Naz Alaş, barış ve kardeşlik mesajları yüklü duygusal bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasına geçtiğimiz günlerde yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencileri anarak başlayan Alaş, "Çocuklara savaşlar ve gözyaşı yakışmaz; çocukların kalbi sevgidir. Bizler, dünya üzerinde bayram hediye edilen tek çocuklar olarak çok şanslıyız ve Atamızın emaneti olan Cumhuriyetimizi azimle korumaya kararlıyız" ifadelerini kullandı. İlk talimat: "Yeşil alanlar ve güvenli oyun alanları" Başkanlık makamını Bülent Nuri Çavuşoğlu’ndan devralan Elif Naz Alaş, Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak çocukların mutluluğuna ve huzuruna büyük önem verdiklerini belirterek ilgili birimlere oyun alanlarının korunması ve yeşil alanların çoğaltılması yönünde talimat verdi. Şehrin her noktasında çocukların güvenle eğlenebilecekleri alanlar oluşturacaklarını vurgulayan Alaş, "Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak yediden yetmişe herkesin sorumluluğunu omuzlarımızda taşıyoruz. Denizli’mize en iyi şekilde hizmet vermek için canla başla çalışacağız. Bizim en büyük görevimiz, şehrimizin her köşesine sevgi ve güven taşımaktır" diye konuştu. "Siz kurdunuz, biz büyütüyoruz" Konuşmasının finalinde birlik ve beraberlik vurgusu yapan Elif Naz Alaş, çocukların Cumhuriyet’in parlayan yıldızları olduğunu ifade etti. Şehrin tüm güzelliklerinin kendilerine emanet olduğunu vurgulayan Alaş, "Cumhuriyeti siz kurdunuz, bizler Cumhuriyet için büyüyoruz. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’mız kutlu olsun Denizli" sözleriyle konuşmasını tamamladı. "Sizlerin ışığı yolumuzu aydınlatıyor" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, "Bugün bu koltukta oturan evlatlarımızın gözlerindeki ışık, bizlere geleceğe dair büyük bir umut veriyor. Özel çocuklarımızla, gençlerimizle hep birlikte daha yaşanabilir, daha adil ve engellerin olmadığı bir Denizli inşa etmek için çalışıyoruz. Çocuklarımızın yüzünün güldüğü bir şehir hayaliyle çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği bu bayramda, egemenliğin gerçek sahibi olan milletimizin küçük temsilcilerini ağırlamaktan onur duyuyorum" ifadelerine yer verdi. Program, Başkan Çavuşoğlu’nun çocuklara günün anısına verdiği hediyeler ve çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.