EKONOMİ - 04 Aralık 2025 Perşembe 15:31

Bakan Bayraktar: "Türkiye’de madenciliğin yüzyılında hep birlikte başaracağız"

A
A
A
Bakan Bayraktar: "Türkiye’de madenciliğin yüzyılında hep birlikte başaracağız"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Türkiye Yüzyılı’nda, aynı zamanda Türkiye’de madenciliğin yüzyılında hep birlikte sizlerle başaracağız" dedi.


Eti Maden ve MTA’nın 90’ıncı kuruluş yıldönümü dolayısıyla Ankara’daki Eti Maden Genel Müdürlüğü’nde bir program düzenlendi. Prgramda gün özelinde hazırlanan MTA’nın ve Eti Maden’in tanıtım videosu seyredildi. Programda konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "MTA geçmişte dağ, taş demeden Anadolu’nun karış karış röntgenini çeken, yerin altındaki saklı hazineleri milletimizin hizmetine sunan bir kurumken, bugün aynı zamanda madenciliğimizin bilimsel pusulası, sahadaki keşif gücü olmaya devam ediyor. Ülkemizin temel jeolojik sorunlarını çözmek için çok görülmeyen ama hayati derecede önemli temel jeolojik çalışmaları büyük bir titizlikle yürütüyor. Maden aramadan kentsel planlamaya kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu çalışmalar doğrultusunda temel jeolojik verileri güncelliyor. Akredite laboratuvarlarıyla karada, havada, denizde güncel teknolojileri kullanarak her türlü yer bilim çalışmalarında başarıyla yerine getiriyor. MTA bugün alanında saygınlığı olan bir kurum olarak yaptığı çalışmalar ve buluşlar ile ülkemizin ekonomisine ve gücüne güç katıyor" diye konuştu.



"Bir asra yaklaşan bilgi birikimini ileri teknolojiyle birleştirmekte"


Eti Maden’in Türkiye adına dünya madencilik liginde bayrak taşıyıcı bir konumda olduğunu belirten Bayraktar, "Türkiye’nin milli madencilik kuruluşu olarak bugün sadece Türkiye’de değil, bölgesinde ve dünyada kabul gören küresel bir şirket haline gelmiş durumda. Yüzden fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracat faaliyetleri ve dünyada birçok noktada yürüttüğü lojistik operasyonlarıyla ülkemize her yıl döviz kazandırmakta. Bir asra yaklaşan bilgi birikimini, uzman kadrosu, global standartlarla uygun hizmet kalitesiyle ileri teknolojiyle birleştirmekte. Eti Maden, 2024 yılında dünya bor pazarındaki yüzde 61’lik pazar payıyla ülkemizin lider konumunu güçlendirmiştir. Sadece borda değil nadir toprak elementleri ve lityum gibi stratejik ham maddelerde de faaliyetlerini yoğunlaştırarak küresel bir madencilik şirketine hızlı bir şekilde evrilmektedir" ifadelerini kullandı.



"Türkiye’de madenciliğin yüzyılında hep birlikte başaracağız"


İki kurumun 90 yıllık tecrübelerini Türkiye’nin kalkınması ve milletin refahı için kullanacaklarını, tüm gücüyle çalışmaya ve üretmeye devam edeceklerini ifade eden Bayraktar, "Son 10 yılda özellikle 2016 yılından itibaren başladığımız milli enerji ve maden politikasıyla ortaya koyduğumuz Türkiye’nin enerjide bağımsızlık hikayesinde petrol ve doğal gazla yazmaya başladığımız destanın ve hikayenin inşallah madende, yer altı kaynaklarda bu iki kurumumuz başta olmak üzere, Türkiye’de yazmayı hedefliyoruz. Ben inanıyorum ki daha güçlü bir şekilde doğal kaynaklarını arayan, sadece borla değil ama biraz önce ifade ettiğim gibi madenlerin tüm alanlarında hem Türkiye’de hem yurt dışında çok daha aktif, gerçekten bizim milli maden şirketimiz olacak. Türkiye’nin bu alandaki, bir anlamda tarihini değiştirme kabiliyeti olan, oyun değiştirici etkisi olan Eti Maden’le Türkiye Yüzyılı’nda, aynı zamanda Türkiye’de madenciliğin yüzyılında hep birlikte sizlerle başaracağız" şeklinde konuştu.


Bayraktar, MTA ve Eti Maden’in 90’ıncı kuruluş yıl dönümünü kutlayarak, her iki kurumun da Türkiye için göz bebeği olduğunu ifade etti. Kurumların bugünlere gelmesinde emeği geçen işçilerden teknisyenlere, laboratuvar mühendislerinden yöneticilere kadar tüm çalışanlara teşekkür eden Bayraktar, bugüne kadar hizmet edenlerden vefat eden personele Allah’tan rahmet dileyerek, emekli olanları ise şükranla andığını belirtti. Bayraktar, mevcut yöneticilere ve çalışanlara da başarı temennisinde bulundu.


Açılış konuşmalarının ardından Eti Maden Genel Müdürü Yalçın Aydın ve MTA Genel Müdürü Vedat Yanık, Bakan Bayraktar’a hediye takdim etti. Toplu fotoğraf çekimi ile program sona erdi. Programa Bakan Bayraktar, Eti Maden Genel Müdürü Yalçın Aydın, MTA Genel Müdürü Vedat Yanık, mühendisler, maden işçileri ve davetliler katıldı.



Bakan Bayraktar: "Türkiye’de madenciliğin yüzyılında hep birlikte başaracağız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.