POLİTİKA - 29 Nisan 2026 Çarşamba 12:58

Bakan Bayraktar: "İşçi borçlarını ödemeyen maden firması teşviklerimizden faydalanamayacak"

A
A
A
Bakan Bayraktar: "İşçi borçlarını ödemeyen maden firması teşviklerimizden faydalanamayacak"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Ankara’da eylem yapan Doruk Madencilik işçilerinin durumuna ilişkin, "Maden ruhsatlarını iptal etsek bunun işçi kardeşlerimizin faydasına olmaz. Çünkü maden kapandığı zaman istihdam biter. Biz işçilerimizin mağdur olmayacağı bir süreç yürütüyoruz" dedi.


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti TBMM Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


Bakan Bayraktar, Doruk Madencilik işçilerinin maaş ve özlük haklarıyla ilgili eylemlerinin uzlaşmayla sonuçlanmasına ilişkin sorulan soruya, ruhsatını alıp bu alanda faaliyet gösteren firmaların sorumlu davranması gerektiğini kaydetti.


"Daha önce de bu tür olaylar yaşandı, öyle gözüküyor ki firma bunu alışkanlık haline getirmiş"


Mevcut şirketin bir kömür santrali olduğunu anımsatan Bayraktar, "Burası bir kömür santrali ve kömür santralinin madeni var, fakat maalesef bu işletme bu santral alındığı günden beri, benzer sıkıntıları yaşadı. Bunlar sizin gündeminize işçi eylemi ile geldi ama bizim zaman zaman müdahalelerimiz bu konuda firmayı uyarmalarımız firmayla ilgili yaptığımız uygulamalar neticesinde çözümler üretildi. Ama öyle gözüküyor ki firma bunu alışkanlık haline getirmiş. Daha önce de ifade ettim firmanın başka şehirlerde olan işletmelerinde de esas itibarıyla benzer sıkıntılar yaşanmış. İşçilerimizin alacaklarının ödenmesinde de oldu. Orada bu firmanın hizmet aldığı ham taşeronların da oldu, nakliye hizmet aldığı lojistik hizmeti aldığı yerlerde oldu. Biz bunu uzun süredir yönetmeye gayret ediyoruz. Firmanın devlete olan yükümlülüğünü getirmediği takdirde ruhsat iptali gibi cezalar da uygulandı. Son hadisede işçilerin ödenmeyen borçlarını temin yoluna gittik" açıklamasında bulundu.


Maaş ödemelerindeki aksaklıklara değinen Bayraktar, sorumluluğun işveren firmada olduğunu vurgulayarak "İşçinin maaşını ödemesi gereken firma. Firma bunu 17 gün sonra ödediyse bu onların sorumluluğundadır. Biz bu süreçte işçilerimizin haklarını gözeterek konuyu yakından takip ediyoruz" diye konuştu.


"Maden kapandığı zaman iş biter, istihdam biter, işçinin herhangi bir alacağı kalmaz"


Bakan Bayraktar, kamuoyunda yer alan Doruk Madencilik firmasının lisansının iptal edilmesine ilişkin değerlendirmelere ise, "Bazıları ’maden ruhsatları iptal edilsin’ diyor. Şu anda oradaki ruhsatı iptal etsek bunun işçi kardeşlerimize bir faydası olur mu? Olmaz. Çünkü maden kapandığı zaman iş biter, istihdam biter, işçinin herhangi bir alacağı kalmaz. Bu nedenle biz çok hassas bir süreç yürütüyoruz. Bu iş dışarıdan göründüğü gibi basit bir konu değil" ifadelerine yer verdi.


"İş devam edecek, işçi mağdur olmayacak"


Bakan Bayraktar, temel amaçlarının işin sürekliliğini sağlamak ve çalışanları korumak olduğunu vurgulayarak, "İşçilerimiz şu an maaşlarını aldılar. Bizim amacımız işin devam etmesi. Eğer maden veya santral kapanırsa bu bizim istediğimiz bir durum olmaz. Dolayısıyla hem istihdamı korumak hem de üretimin devamını sağlamak için süreci titizlikle takip ediyoruz" şeklinde konuştu.


"Maden firmasının yüzlerce ruhsatı vardı, şu an çalışan ruhsat sayısı 92’ye kadar inmiş durumda"


Maden firmasının geçmişteki ruhsat sayılarına ve TMSF sürecine de değinen Bakan Bayraktar, "Maden firmasının yüzlerce ruhsatı vardı, şu an çalışan ruhsat sayısı 92’ye kadar inmiş durumda. TMSF netice itibarıyla bu şirketi ve diğer birçok şirketi sattı. TMSF uygulaması bu süreçte bir ara çözüm ve uygulama niteliğindedir" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay OYAK Genel Müdürü Yalçıntaş: "Ülkelerin daimi dostu yoktur, stratejik ortakları vardır" OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, stratejik ortaklıkların uluslararası ilişkilerde belirleyici unsur olduğunu belirterek, "Ülkelerin daimi dostu yoktur. Ülkelerin sadece stratejik ortakları vardır" dedi. OYAK Genel Müdürü Yalçıntaş, İskenderun Teknik Üniversitesi’nde düzenlenen etkinlikte öğrencilerle buluştu. Yalçıntaş, profesyonel yaşamındaki tecrübelerini, savunma sanayiindeki stratejik dönüşümü ve Türkiye’nin yerli-milli üretim vizyonunu gençler ile paylaştı. Konuşmasında Türkiye’nin savunma sanayiinde bağımsızlık hedefi doğrultusunda yürütülen projelerin önemine dikkat çeken Yalçıntaş, Altay Ana Muharebe Tankı Projesi’nin gelişim sürecine ve bu süreçte karşılaşılan kritik aşamalara değindi. Yalçıntaş, "Altay’ın hikayesi, Türk ordusunun tank yapma hikayesi. 2000 yılından başlıyor. 26 yıl süren, birçok defa durma noktasına gelen bir mücadele. Türkiye o anlamda vazgeçseydi, dursaydı ne Altay tankı, ne İHA’lar ne de gemiler olacaktı" ifadelerini kullandı. "Kıbrıs Barış Harekatı olunca müttefik sandığımız herkes desteği anında kesti" Türkiye’nin geçmişte savunma sanayii alanında dışa bağımlı bir yapı içerisinde bulunduğunu belirten Yalçıntaş, "1974 yılına kadar Türkiye, tüm savunma sanayii ihtiyaçlarını ithal ediyordu. Gemisini, uçağını, tankını ABD, Almanya ve başka ülkelerden satın alıyordu. ‘Biz NATO üyesiyiz, bize her zaman destek olurlar’ deniliyordu. Kıbrıs Barış Harekatı olunca müttefik sandığımız herkes her türlü desteği anında kesti" dedi. "Ülkelerin daimi dostu yoktur, stratejik ortakları vardır" Uluslararası ilişkilerde stratejik çıkarların belirleyici olduğunu ifade eden Yalçıntaş, "Ülkelerin daimi dostu yoktur. Ülkelerin sadece stratejik ortakları vardır" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin savunma sanayiinde kendi kapasitesini oluşturma kararlılığının bu süreçte şekillendiğini belirten Yalçıntaş, "Biz Türkiye olarak kendi işimizi kendimiz yapalım dedik. ASELSAN, HAVELSAN, TUSAŞ o zaman başladı" ifadelerini kullandı. Altay Projesi’nde seri üretim aşamasında yaşanan motor krizine de değinen Yalçıntaş, "Otokar firması ilk denemesini yaparken motoru Almanya’dan aldı. Seri üretimde de oradan alınacağı söylendi. Ancak seri üretim safhasına gelindiğinde ‘Biz size motor vermeyiz’ dediler. Bütün çalışmalar bir anda sıfıra indi" dedi. Savunma sanayiinde bağımsızlığın önemine dikkat çeken Yalçıntaş, "Stratejik anlamda savunma alanında ülkelerin kendi kendine yeterli olması şarttır" şeklinde konuştu. Gençlere kariyer planlaması konusunda da tavsiyelerde bulunan Yalçıntaş, büyük hedefler doğrultusunda çalışmanın önemini vurguladı. Program sonunda öğrencilerin sorularını cevaplayan Prof. Dr. Yalçıntaş, "Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi" kitabını üniversiteli gençler için imzaladı.
Zonguldak 65 yaşındaki diş hekimi Fedai Kürtül, İstanbul’dan Samsun’a koşuyor Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e saygı için 19 Mayıs’ta Samsun’da olmayı hedefleyen 65 yaşındaki Fedai Kürtül, İstanbul’dan başlattığı koşusunun 10. gününde Zonguldak’a ulaştı. Kürtül, 30. etabın sonunda Samsun’a varmayı hedefliyor. 19 Mayıs’ta Samsun’a ulaşma hedefiyle İstanbul’dan koşmaya başlayan 65 yaşındaki Fedai Kürtül, koşusunun 10. gününde Zonguldak’a vardı. Burada açıklamalarda bulunan Fedai Kürtül, "Ben Atatürk’e saygı, sevgi ve minnetlerimi sunmak için böyle bir projeye kalkıştım" dedi. Daha önce Cumhuriyetin 100. yılında Selanik’ten, Ankara’ya koştuğunu belirten Kürtül, mevcut koşusunun detaylarıyla ilgili şu bilgileri verdi: "Bu sefer de Bandırma vapurunu takip eder gibi Dolmabahçe’den, Samsun’a diye başladık. 19 Nisan’da Atamızın hareket ettiği noktada törenimizi yaptıktan sonra 20 Nisan’da Üsküdar’dan koşmaya başladım. Sahil boyunca, bugün 10. etap, Zonguldak’a varıyoruz. Daha 20 etabımız var yani 3’te 1’ini tamamlamış olduk koşumuzda." Koşu boyunca ciddi bir sorun yaşamadığını ifade eden Fedai Kürtül, "İnsanlar değişik yerlerde karşılıyorlar. Yollarda çok gören eden pek olmuyor. Ama bitiş noktalarında arkadaşlar karşılıyor, muhabbet ediyoruz, konaklıyoruz güzel oluyor. Bir sıkıntı yok, şuana kadar gayet normal gidiyor" şeklinde konuştu. "Gençler, sporu önemsemeliler" Kendisinin 65 yaşında bir diş hekimi olduğunu hatırlatan Kürtül, gençlere tavsiyelerde bulundu. Fedai Kürtül, "Gençler, sporu önemsemeliler. Çünkü sağlıklı bir vücut için spor çok önemli. Ben 65 yaşımdayım, diş hekimiyim. Bu yaşta bu faaliyeti yapabiliyorsam, gençlerin de sporu önemsemeleri gerekir. Atatürk’ün kurduğu bu cumhuriyeti devam ettirmek için ellerinden geleni yapmaları lazım. yoksa olmaz" ifadelerini kullandı.
Samsun Kut’ül Amare ruhu Vezirköprü’de yeniden canlandı Kut’ül Amare Zaferi’nin 110. yıl dönümü, Samsun’un Vezirköprü ilçesinde düzenlenen programla anıldı. Programda öğrenciler, tarih sahnesine damga vuran zaferi şiirler ve tiyatro gösterileriyle yeniden canlandırdı. Ayşe Hatun Kız Meslek Lisesi tarafından Vezirköprü Belediyesi Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen program öncesinde protokol üyeleri, zaferi konu alan resim sergisini inceledi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Kur’an-ı Kerim tilavetiyle devam eden programda, günün anlam ve önemine dikkat çekildi. Ayşe Hatun Kız Meslek Lisesi Müdürü Ufak İlhan konuşmasında, Kut’ül Amare’nin Türk tarihindeki yerinin iyi anlaşılması gerektiğini vurgulayarak, bu zaferin Birinci Dünya Savaşı’nda Irak cephesinde İngilizlere karşı kazanılan büyük bir başarı olduğunu ifade etti. Kaymakam Özgür Kaya ise aradan geçen 110 yıla rağmen zaferin önemini koruduğunu belirterek, "Küçük bir orduyla büyük bir güce karşı kazanılan bu zafer, milletimizin azmini ve inancını gösteriyor. Bu başarılar kolay elde edilmedi" dedi. Programda öğrenciler tarafından okunan şiirler ve sahnelenen tiyatro gösterisi, izleyenlerden büyük beğeni topladı. Etkinlik, günün anısına çekilen hatıra fotoğraflarıyla sona erdi. Programa Belediye Başkanı Murat Gül, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Mehmet Uyar, İlçe Milli Eğitim Müdürü Resül Özata, İlçe Müftüsü Vekili Muhammet Ali Ünal, Türk Kızılay Vezirköprü Şube Müdürü Bekir Kurtoğlu ile birlikte kurum amirleri, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı.