EKONOMİ - 29 Eylül 2025 Pazartesi 13:55

ATO, sağlık sektörünü Riyad’da dünya ile buluşturacak

A
A
A
ATO, sağlık sektörünü Riyad’da dünya ile buluşturacak

Ankara Ticaret Odası (ATO), Riyad’da düzenlenecek ‘Global Health Exhıbıtıon 2025’te Türk sağlık ve sağlık teknolojileri sektörünü dünyaya tanıtarak, yeni iş birliklerine kapı aralayacak.


Üyelerinin uluslararası ticarette etkinliğini artırmak üzere çalışmalar yürüten Ankara Ticaret Odası (ATO), Ticaret Bakanlığı’ndan aldığı ‘Milli Katılımlı Fuar Düzenleme’ yetkisi ile ilk fuar organizasyonunu, sağlık sektörüne yönelik olarak gerçekleştirecek. ATO, 27-30 Ekim tarihlerinde Suudi Arabistan’ın Başkenti Riyad’da sağlık sektörünün uluslararası alanda en prestijli buluşmalarından biri olan ‘Global Health Exhibition 2025’te (Küresel Sağlık Fuarı 2025) sağlık ve sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren üyelerini küresel alanda tanıtarak, yeni iş bağlantıları kurmalarına zemin hazırlayacak. Dünyanın dört bir yanından sağlık profesyonellerini, sektör liderleri ve teknoloji uzmanlarını bir araya getirecek Fuar’ın, sağlık sektörü açısından önemli bir platform olduğunu kaydeden ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, "Milli Katılımla sağlıktaki gücümüzü dünyaya tanıtacağız. Küresel Sağlık Fuarı’nda Türkiye’nin dünya pazarındaki rekabet gücünü artırmayı ve sağlıkta bir marka haline getirmeyi hedefliyoruz" dedi.


ATO Başkanı Gürsel Baran, yazılı bir açıklama yaparak, ATO’nun, Başkent’in sağlık ve sağlık teknolojileri alanındaki gücünü dünya vitrinine taşıyacağı "Küresel Sağlık Fuarı 2025" hakkında değerlendirmelerde bulundu.


Ankara Ticaret Odası’nın, Ticaret Bakanlığı’ndan hizmet sektöründe milli katılımlı fuar düzenleme yetkisi aldığını hatırlatan Baran, Körfez bölgesinin önde gelen organizasyonlarından biri olan, dünya sağlık sektörünü bir araya getirecek ‘Global Health Exhibition 2025’e milli katılım organizasyonu ile üyelerinin katılımını sağlayacaklarını bildirdi.


"Riyad Sergi ve Kongre Merkezi"nde gerçekleştirilecek ‘Global Health Exhibition 2025’te 270 metrekare ile en büyük stantlardan birini açacaklarını kaydeden Baran, stantta hastane ve klinik yönetim çözümlerinden sağlık bilişimi ve yapay zeka uygulamalarına, laboratuvar teknolojilerinden medikal turizme kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren şirketlerle birlikte, ‘Şifa ve İnovasyon’ temasıyla Türkiye’nin sektördeki potansiyelini tanıtacaklarını söyledi.



"İlk defa milli katılımlı olarak gerçekleştireceğimiz bu Fuar ile Başkentimizin sektördeki gücünü dünyaya tanıtacağız"


Fuar hazırlıkları kapsamında ATO’nun sağlık sektöründe faaliyet gösteren üyelerinin kayıtlı olduğu İlaç ve Tıbbi Cihaz, Bilişim Teknolojileri ve Sağlık Hizmetleri Meslek Komiteleri ile çalışma ve hazırlık toplantıları yaptıklarını anlatan Baran, "Konuyla ilgili çalışmalara başlarken, öncelikle ilgili komitelerimize bilgilendirme yaptık. Sağlık ve sağlık bilişimi alanında faaliyet gösteren, İlaç ve Tıbbi Cihaz, Bilişim Teknolojileri ve Sağlık Hizmetleri Meslek Komitelerimiz ile bir araya gelerek, hazırlık çalışmalarını detaylarıyla ele aldık. İlk defa milli katılımlı olarak gerçekleştireceğimiz bu Fuar ile Başkentimizin sektördeki gücünü dünyaya tanıtacağız. Bu Fuar, Odamız için kıymetli bir deneyim, üyelerimiz, sektörümüz, şehrimiz için önemli bir fırsat ve kazanım olacak" diye konuştu.



"Körfez’in en büyük fuarına Ankara’nın imzasını atacağız"


Fuarın, Körfez bölgesinin en etkili sağlık organizasyonlarından biri olduğuna dikkat çeken Baran, "2024 yılında 130’dan fazla ülkeden bin.240 firma ve 100 bini aşkın profesyonelin katılım sağladığı fuar, bu yıl da sağlık sektörünün uluslararası iş bağlantıları açısından önemli bir platform olacak. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren firmaların büyük bölümü Ankara’da yer alıyor, geliştirdikleri ürünler ise dünya standartlarında rekabet edebilecek nitelikte. Ayrıca ülkemizin diğer illerinde de sektörlerinde başaralı çalışmalar yürüten şirketler var. Biz de standımızla, Körfez’in en büyük sağlık fuarına Türkiye’nin imzasını atacağız. Ülkemizin sağlık potansiyelini üretim gücünü ve teknolojik yetkinliğini tüm dünyaya tanıtacağız" ifadelerini kullandı.



"Sağlık sektörünün fırsatları en verimli şekilde değerlendirebilmesi için çalışmalarımızı titizlikle yürütüyoruz"


2025 yılı itibariyle Suudi Arabistan’ın sağlık sektörüne 66 milyar dolarlık yatırım planladığını kaydeden Baran, "Özellikle Suudi Arabistan’ın 2025 yılı itibarıyla planladığı 66 milyar dolarlık sağlık yatırımı, Türk firmaları için önemli bir ticari fırsat anlamına geliyor. Bölgenin sağlık altyapısının güçlendirilmesi, yapay zekâ ve dijital sağlık çözümlerine yönelik yatırımlar ve medikal turizmin büyümesi Türk sağlık firmaları için yeni pazarlar oluşturuyor. ATO olarak, sağlık sektörünün fırsatları en verimli şekilde değerlendirebilmesi için çalışmalarımızı titizlikle yürütüyoruz" dedi.


Firmaların güçlü ticari bağlantılar kurmasına yönelik çalışmaların da titizlikle yürütüldüğünü ifade eden Baran, programa Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin de destek vereceğini söyledi.


Bu katılımın, özellikle Körfez bölgesindeki yatırımcılarla buluşma noktasında, firmalar için önemli bir zemin olacağını dile getiren Baran, fuarda Suudi Arabistan Sağlık Bakanı ve bakanlık yetkilileriyle de bir araya geleceklerini ifade etti.



ATO, sağlık sektörünü Riyad’da dünya ile buluşturacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Annelik estetiği, birden fazla bölgeyi düzeltebilir Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, doğum sonrası vücutta bazı kalıcı değişiklikler ortaya çıkabileceğini belirterek, "Karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma, memelerde sarkma, hacim kaybı ve bacaklarda yağlanma doğum sonrası en sık görülen sorunlardır. Annelik estetiği ’mommy makevover’ ile bu sorunların kalıcı olmasının önüne geçilebilir. Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar" dedi. Annelik estetiği, diğer bir adıyla "mommy makeover" uygulamaları hakkında bilgi veren Acıbadem Bursa Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, "Gebelik ve doğum sonrası vücutta oluşan değişimler her zaman kalıcı olmak zorunda değil. Annelik estetiği, deforme olan bölgeleri yeniden şekillendirmek ve vücut oranlarını toparlamak amacıyla planlanan kombine cerrahi işlemleri içerir. Doğru planlama ile annelik estetiği sayesinde kadınlar kendilerini yeniden daha iyi hissedebilir" diye konuştu. "Her hastaya aynı işlem uygulanmaz" Annelik estetiğinin kişiye özel planlandığını vurgulayan Özyılmaz, "Her hastada tüm ameliyatlara gerek olmayabilir. Hastanın ihtiyaçları, beklentileri, vücut yapısı ve sağlık durumu değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılır" ifadelerini kullandı. "En sık meme estetiği ve karın germe uygulanıyor" Doğum ve emzirme sonrası en fazla değişimin meme bölgesinde görüldüğünü belirten Özyılmaz, "Meme büyütme, meme dikleştirme, gerekirse dikleştirme ile birlikte büyütme ya da meme küçültme ameliyatları planlanabilir. Burada hastanın beklentisi ve vücut ölçüleri mutlaka dikkate alınır" diye konuştu. Karın bölgesindeki değişimlere de değinen Özyılmaz, "Gebelik sonrası karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma ve yağlanma oluşabilir. Karın germe ameliyatı ile sarkan deri alınır, karın kasları sıkılaştırılır ve bel hattı yeniden şekillendirilir" dedi. "Dirençli yağlar liposuction ile alınabiliyor" Diyet ve egzersize rağmen bazı bölgelerde yağlanmanın kalabildiğini ifade eden Özyılmaz, "Bel, basen, bacak içi ve diz içi gibi alanlarda dirençli yağ birikimleri görülebilir. Liposuction ile bu bölgelerdeki yağlar alınarak vücut hatları daha dengeli hale getirilebilir" dedi. "Doğumdan sonra en az 1 yıl beklenmeli" Annelik estetiğinin doğum yapmış, emzirme dönemi tamamlanmış ve genel sağlık durumu uygun olan hastalara uygulanabileceğini belirten Özyılmaz, "Doğumdan sonra en az 1 yıl geçmesi ve kilo verme sürecinin tamamlanmış olması önemlidir" diye konuştu. "Bazı hastalarda tek ameliyatta yapılabilir" Birden fazla işlemin aynı seansta yapılabildiğini belirten Özyılmaz, "Tek ameliyatta tüm işlemler uygulanabilir. Ancak bunun için hastanın sağlık durumu, kilosu, sigara kullanımı ve ek hastalıklarının olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir" dedi. "Yaklaşık 10 günlük dinlenme süreci yeterli olabilir" İyileşme süreci hakkında bilgi veren Özyılmaz, "Kombine ameliyatlarda genellikle 2 gece hastane yatışı gerekir. Sonrasında evde yaklaşık 10 günlük istirahat süreci yeterli olabilir" ifadelerini kullandı. "Amaç sadece görünüm değil, özgüvenin yeniden kazanılması" Son olarak annelik estetiğinin psikolojik etkisine dikkat çeken Özyılmaz, "Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar. Başarılı sonuç için doğru planlama, hasta uyumu ve deneyimli bir uzmanla ilerlemek büyük önem taşır" dedi.
İzmir Çeşme ve Alaçatı’da bayram bereketi: 9 günlük tatil turizmcilere umut oldu Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden açıklanması, Çeşme ve Alaçatı turizminde rezervasyon hareketliliğini artırdı. Turizm temsilcileri, bayram döneminde doluluk oranlarının yüzde 75’in üzerine çıktığını belirtirken, sezonun geri kalanına ilişkin de umutlu mesajlar verdi. Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak önceden duyurulması, Çeşme turizmine olumlu yansıdı. Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Orhan Belge ile Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, bayram öncesi rezervasyonların hız kazandığını ve bölgede yoğun bir hareketlilik yaşandığını ifade etti. ÇEŞTOB Başkanı Orhan Belge, uzun bayram tatilinin erken açıklanmasının sektör açısından önemli bir avantaj sağladığını belirterek, rezervasyonların yaklaşık 15 gün öncesinden hızlanmaya başladığını söyledi. Bayram tatili sürecinde konaklama tesislerinde ortalama doluluk oranlarının yüzde 75 seviyelerini geçtiğini vurgulayan Belge, özellikle bayramın ilk günlerinde açık olan otellerin büyük ölçüde dolduğunu ifade etti. Çeşme’de bugünden itibaren yoğunluğun hissedilmeye başlandığını kaydeden Belge, "Büyük bir kalabalık bekliyoruz. Hareketlilik zaten başladı" dedi. Sezonun geri kalanına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Belge, okulların 26 Haziran’da kapanacak olmasının turizm hareketliliğini kısmen etkilediğini dile getirdi. Beklenen rakamlara henüz tam anlamıyla ulaşılamadığını ifade eden Belge, rezervasyonların günlük değişkenlik gösterdiğini belirterek sezon için umutlarını koruduklarını söyledi. Haziran ayıyla birlikte yaz sezonunun fiilen başladığını ifade eden Belge, özellikle hafta sonlarında Çeşme’nin yoğunluk yaşamaya devam edeceğini belirtti. Yeni sezon için iyi dileklerini de paylaşan Belge, "Kazasız, belasız, herkes için hayırlı ve Çeşme’nin turizm sezonlarının daha da güçlendiği bir dönem olmasını diliyoruz" ifadelerini kullandı. Kerem Ünsal: "Yüksek doluluk görüyoruz" Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal da 9 günlük bayram tatilinin önceden duyurulmasının rezervasyonlara doğrudan olumlu yansıdığını söyledi. Geçmiş yıllarda uzun tatillerde rezervasyonların belirli günlerde yoğunlaştığını ancak bu yıl bayram tatilinin daha dengeli dağıldığını belirten Ünsal, "Bu kez 9 günün neredeyse tamamında yüksek doluluk görüyoruz" dedi. Rezervasyonların tek parça uzun konaklamalardan değil, 3’er günlük periyotlar halinde dengeli şekilde dağıldığını ifade eden Ünsal, bayram döneminin Alaçatı turizmi açısından oldukça verimli geçeceğini düşündüklerini söyledi. Alaçatı’da otellerin hafta sonundan itibaren dolmaya başladığını belirten Ünsal, çarşı, restoran ve diğer işletmelerde de yoğunluğun hissedildiğini kaydetti. Bayram sonrasında da turizm hareketliliğinin devam edeceğini ifade eden Ünsal, erken rezervasyon verilerinin sezon açısından umut verdiğini belirterek, "Sıra dışı olumsuz bir durum yaşanmazsa iyi bir sezon geçireceğimize inanıyoruz" diye konuştu.