SAĞLIK - 16 Eylül 2025 Salı 10:57

Ankara’daki özel hastanede skandal iddia: Safra kesesi ameliyatında bağırsağı kesildi, 2 aylık bebeği yetim kaldı

A
A
A
Ankara’daki özel hastanede skandal iddia: Safra kesesi ameliyatında bağırsağı kesildi, 2 aylık bebeği yetim kaldı

Ankara’da Özel Polatlı Can Hastanesinde safra kesesi ameliyatı olan ve ameliyat sırasında bağırsağının kesildiği, doktoru tarafından bu durumun saklandığı iddia edilen kadın hayatını kaybetti.

Ankara’nın Polatlı ilçesinde yaşayan 23 yaşındaki kreş öğretmeni Kevser Çuhadar, geçirdiği rahatsızlığın ardından Özel Polatlı Can Hastanesinde safra kesesi ameliyatı olmak için gitti. İddialara göre, Çuhadar’ın bağırsağı ameliyat esnasında doktor tarafından yanlışlıkla kesildi. Doktorun durumu saklayıp sonradan açıklaması ile kasıtlı bir şekilde ihmallere başvurduğu Çuhadar’ın ailesi tarafından iddia edildi. İhmaller sonucu hayatını kaybeden Çuhadar’ın ise henüz 1 senedir evli olduğu ve geride 2 aylık bebeğinin kaldığı öğrenildi.

"Sonradan ben bağırsağı delmişim dedi"

Kızının safra kesesinden ameliyat olmak için Polatlı Can Hastanesi’ne gittiğini söyleyen Çuhadar’ın annesi Durhanim Çetinkaya, "Ameliyat olayım, bir an önce iyileşeyim, işime döneyim demişti. Hiçbir hastalığı yoktu, gayet sağlıklı gitmişti. Ameliyat oldu ama doktor bağırsağını kesmiş, bize söylemedi. Kızım birinci günü çok kötü oldu. Doktora dedim ben, kızım iyileşemiyor, iyi değil dedim. Gayet iyi dedi. Hemşerilere söyledim, her şey normal dedi. Tansiyonu düştü, ikiye düştü. Normal dediler, biz onu yükseltiriz dediler. Doktor geldi, bir ultrason isteyelim dedi. Herhalde bir damar mı kesmişim, ne yapmışım dedi. Kan verelim dedi, kanlar gelmedi zaten. Kızılay’dan bekliyoruz dedi. Biz dedik ki Ankara’ya götürelim. Sakıncalı olur, yolda ölebilir dedi. Göndermedi bizi. Ben Ankara’dan doktor arkadaşımı çağıracağım, ameliyatı burada yapacağım dedi. Küçük bir damarda kesin kesik oldu dedi. Ya gördü bize söylemedi, bilmiyorum artık. İkinci ameliyata alındı kızım. 3 saat sonra çıktı ameliyattan. Sonradan ben bağırsağı delmişim dedi. 3-4 saat sonra kalkar dedi" şeklinde konuştu.

Ankara’daki özel hastanede skandal iddia: Safra kesesi ameliyatında bağırsağı kesildi, 2 aylık bebeği yetim kaldı

"Doktor ‘Allah rahmet etsin deriz’ dedi"

Durhanim, gece 3’te kızının tansiyonunun düşmesi üzerine hemşirelerin doktoru çağırdığını, kızının o haliyle doktora "Ben ölüyor muyum?" diye sormasının üzerine doktordan "Allah rahmet etsin deriz" dediğini belirtti. Ardından Durhanim, doktorun bilerek ambulansı aradığını ve kızının başka bir hastaneye transfer esnasında yolda öleceğini hesap ettiğini iddia etti.

2 aylık bebek geride kaldı

Durhanim, kasıtlı olarak uzakta olan bir şehir hastanesine götürülmek üzere gelen ambulansın şans eseri bozulduğunu ve Bilkent Şehir Hastanesinden başka bir ambulansın gelip aldığını ifade etti. Orada ise kızının kalbinin durduğunu, her şeyin orada ortaya çıktığını söyleyen Durhanim, otopsi yapılarak adli tıptan sonuç beklediklerini dile getirdi. Durhanim, kızının 23 yaşında olduğunu ve geride 2 aylık bebeğinin kaldığını vurguladı.

"Dalga geçti benimle doktor"

Daha önce de Can Hastanesi’nde birçok skandal olayın olduğunu belirten Çetinkaya, "Ben o hastanenin kapatılmasın istiyorum. Sağlık Bakanlığı’ndan da rica ediyorum. O hastane kapatılsın. Çünkü bu hastane ilk sefer kapatıldı. El değiştirdi, tekrar açıldı. Başka canlar yanmasın. Benim yüreğim yandı. Gül gibi çocuğum gitti gözümün önünde. Doktor bir de benimle dalga geçti. 2 gündür dedim ben ona, benim çocuğum iyi değil ölüyor dedim. Dalga geçti benimle doktor. Asım Yalvaç diye bir doktor" dedi.

"Hastanede başka vukuatlar da olmuş ama herkes susmuş"

Hastanede yoğun bakım ve oksijen tüpünün olmadığını belirten Çuhadar’ın babası Fatih Çetinkaya, "Kan yok. Kan verelim diyelim, bizim kanımızı almıyor. Bizimki de 0 pozitif. Kanların tahlilleri gerekiyor falan. Biz oradan kurtulmak için artık yalvarıyoruz adama. Diyoruz ki arkadaş bizi buradan gönder. Polatlı’da koskoca bir özel hastane. 112’ye bir becerip de arkadaş bize bir ambulans verin. Biz göndereceğiz diyemedi. Beceremediler. Çünkü neden? Burada bir hata var. Karşı taraf diyor ki bilgilerini istiyorlar. Bakıyor bu bilgilerle, bu değerlerle bu hasta benim elimde ölür. O yüzden kimseye gönderemedi. En sonunda kendi anlaşması olduğu bir özel hastaneye gönderdi. Gönderdiklerinde Allah’tan ambulans yolda bozuldu. Tekrar ikinci bir ambulans istendi. Ambulansın şoförü de bu hasta buraya yetişmez. Ben bunu şehir hastanesine götürüyorum dedi. Oranın yoğun bakımına aldılar. Böbreği, karaciğer, akciğer hepsini zehirlemiş. Zehir oranı yükselmiş. Ben davacı olacağım bu adamdan. Bu hastanede başka vukuatlar da olmuş ama herkes susmuş. Ben dün savcılıkta öğrendim. 2 gün önce 8 yaşındaki bir çocuğun dişine yüksek dozda narkoz verdiği için çocuk hayatını kaybetmiş diş çekiminde" diye konuştu. Edinilen bilgiye göre ailenin doktor hakkında suç duyurusunda bulunduğu ve Çuahadar’ın otopsi raporunun sonucu beklendiği öğrenildi

Bilal Sarıkavak - Tolga Başer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Müdür Bülent Küçük: "Kütahya 3 büyük organizasyona ev sahipliği yaptı" Kütahya Gençlik ve Spor İl Müdürü Bülent Küçük, hafta sonu kentte eş zamanlı düzenlenen üç büyük organizasyona ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Küçük, Kütahya’nın sporun birleştirici gücünü ve organizasyon kabiliyetini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Kütahya’nın adeta bir spor şölenine sahne olduğunu belirten Küçük, Türkiye Oryantiring Federasyonu 1. Milli Takım Seçme Yarışları’nda sporcuların doğayla iç içe zorlu parkurlarda mücadele ettiğini söyledi. Aynı zamanda Yeşilay iş birliğiyle gerçekleştirilen Özel Sporcular Türkiye Basketbol Şampiyonası’nda azim ve kararlılığın sahaya yansıdığını vurguladı. Genç sporcuların sahne aldığı Anadolu Yıldızlar Ligi Kros Yarı Final Yarışları’nın da büyük heyecana sahne olduğunu belirten Küçük, organizasyonların unutulmaz anlara ev sahipliği yaptığını dile getirdi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcular, antrenörler ve idarecilerle birlikte Kütahya’nın sadece müsabakaların değil; dostluk, kardeşlik ve fair-play ruhunun da merkezi hâline geldiğini ifade eden Küçük, tribünlerden yükselen alkışların ve sahalardaki mücadelenin şehrin spor kültürünü en iyi şekilde yansıttığını söyledi. Küçük, gerçekleştirilen organizasyonlarla birlikte Kütahya’nın güçlü tesis altyapısı, tecrübeli organizasyon yapısı ve misafirperverliğiyle örnek bir ev sahibi olduğunu bir kez daha gösterdiğini belirterek, "Sporun ve gençliğin şehri Kütahya, her geçen gün daha büyük organizasyonlara imza atmaya devam ediyor" dedi.
Kütahya Kütahya’da "Tezhip ve Kalem İşi Sanatı" konferansı Kütahya Dumlupınar Üniversitesi tarafından düzenlenen "Tezhip ve Kalem İşi Sanatı" başlıklı konferans, Ahmet Yakupoğlu Müzesi’nde gerçekleştirildi. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, akademi ve geleneksel sanatları bir araya getirdi. Türk Sanatları Topluluğu tarafından organize edilen programa, Rektör Süleyman Kızıltoprak, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, sanatçılar, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Müzeler Koordinatörü Pınar Yazkaç’ın moderatörlüğünü yaptığı konferansta konuşmacı olarak yer alan Münevver Üçer, tezhip sanatının klasik kuralları ile çağdaş yaklaşımlar arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Geleneksel sanatların günümüz estetik anlayışıyla nasıl harmanlanabileceğini anlatan Üçer, tezhip sanatının sabır ve disiplin gerektirdiğini vurgulayarak gençlere özgün bir tarz geliştirmeleri tavsiyesinde bulundu. Uluslararası sanat ortamına da değinen Üçer, Türk süsleme sanatlarının yurt dışında gördüğü ilgiyi örneklerle aktardı. Konuşmasında eğitim yöntemlerine de değinen Üçer, geleneksel atölye anlayışı ile akademik eğitimin birlikte yürütülmesinin önemine işaret etti. Diğer konuşmacı Kaya Üçer ise kalem işi sanatının teknik özellikleri ve uygulama süreçlerine ilişkin bilgiler paylaştı. Bu sanatın özellikle mimari yapılardaki yerini ele alan Üçer, tarihi süreçteki kullanım alanlarını örneklerle açıkladı. Etkinlikte ayrıca sanatın yalnızca büyük şehirlerde değil, farklı şehirlerde de gelişebileceğine vurgu yapılarak, öğrencilerin bulundukları coğrafyayı avantaja dönüştürebilecekleri ifade edildi.
Eskişehir Havacılık sektörü uzmanları öğrencilerle bir araya geldi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Yabancı Diller Kulübü iş birliğinde "Pilotluk ve Kabin Memurluğu Üzerine Kariyer Sohbeti" semineri düzenlendi. Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Taciser Sivas Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen seminere moderatörlük yapan Doç. Dr. Sonnur Aktay’ın yanı sıra konuşmacı olarak Pilot Eğitmen Barış Meral, Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve çok sayıda öğrenci katılım gösterdi. Etkinlikte, havacılık sektöründe kariyer hedefleyen öğrencilere yabancı dilin önemi, mülakat teknikleri, uçuş fizyolojisi ve sektördeki teknolojik gelişmeler hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Doç. Dr. Aktay: "Öğrencilerimizi doğru yönlendirmek istiyoruz" Etkinliğin açılışında konuşan Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Sonnur Aktay, havacılık alanına yoğun ilgi duyan öğrencilere rehberlik etmeyi amaçladıklarını belirterek "İyi bir Rusça ve İngilizce eğitimiyle mezun olan öğrencilerimiz kabin memurluğu veya pilotluk konusunda bize çok sık başvuruyorlar. İnternetteki bilgi kirliliği nedeniyle onları nasıl yönlendirmemiz gerektiği konusunda bu tür etkinliklerin yol gösterici olacağına inanıyoruz." dedi. Eğitmen pilot Yasin Yasa: "Dil bilmeyen birinin havacılıkta yer edinmesi mümkün değil" Anadolu Uçuş ve Havacılık Akademisi Eğitmeni Yasin Yasa, mülakat süreçlerine dikkat çekerek şunları söyledi: "Havacılık camiasında net bir kural var; dil bilmeyen bir insanın bu sektörde yer edinmesi söz konusu bile olamaz. Mülakatlarda sadece dil yeterliliği değil duruş, oturuş düzeni ve giyim kuşam da belirleyici kriterlerdir. Havacılık ciddi bir disiplin ister, disiplinsiz birinin bu alanda barınabileceğini düşünmüyorum." Prof. Dr. Hasan Fehmi Töre: "Pilotların fiziksel sağlığı hayati önem taşıyor" Pilotlukta fiziksel dayanıklılığın ve sağlığın önemine değinen Prof. Dr. Pilot Hasan Fehmi Töre, "Pilotluk normal bir insan uğraşı değildir. 350 tonluk bir uçağı yüzlerce yolcuyla uçurmak farklı bir boyuttur. Özellikle yüksek G-kuvvetine dayanıklılık ve kalp sağlığı pilotlar için hayati önem taşır. Kalbinizi koruyun çünkü içinde sevdikleriniz var." ifadelerini kullandı. Barış Meral: "Havacılıkta her kural kanla yazılmıştır" Tecrübeli Eğitmen Pilot Barış Meral ise havacılıkta hata payının olmadığını vurgulayarak "Havacılık dili İngilizcedir ancak Rusça veya başka bir yabancı dil bilmek sizi her zaman rakiplerinizden öne geçirir. Unutmayın ki havacılıkta her kural kanla yazılmıştır, şakası yoktur. Acil durumlarda dil hakimiyeti ve iletişim becerisi hayat kurtarıcı rol oynar." dedi. Etkinlik kapsamında ayrıca, İHA, SİHA ve yapay zekâ teknolojilerinin, havacılık sektöründeki yeni kariyer alanlarını nasıl genişlettiği üzerine sunumlar yapıldı. Seminerin ardından, katılımcıların sorularını yanıtlayan konuşmacılara ödülleri takdim edildi. Ödül takdiminin ve çekilen hatıra fotoğrafının ardından program Anadolu Parkta, Eğitmen RPAS Pilotu Yasin Yasa ve Yamaç Paraşütü Pilotu Ali Esmen tarafından gerçekleştirilen paraşüt açma gösterisiyle sona erdi.