GÜNDEM - 20 Ocak 2026 Salı 17:13

Ankara’da Türk dünyasının ortak acıları anıldı

A
A
A
Ankara’da Türk dünyasının ortak acıları anıldı

Ankara’da Türk dünyasının ortak acıları Kanlı Yanvar, Jeltosan, Kanlı Noel ve Kerkük Katliamları "Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam" adlı törenle anıldı.


Türklere yönelik dünya genelinde gerçekleştirilen katliamların ortak acıları, Türkiye Azerbaycan Dostluk İş birliği ve Dayanışma Vakfı (TADİV) tarafından düzenlenen törenle anıldı. "Zulme Baş Eğmeyenlerin Destanı: Bir Millet Dört Katliam" başlığıyla gerçekleştirilen programda; Bakü’de 1990’da yaşanan Kanlı Yanvar, Almatı’daki 1986 tarihli Jeltosan Olayları, Kıbrıs’ta 1963’te yaşanan Kanlı Noel ve 14 Temmuz 1959’daki Kerkük Katliamı ele alındı. Törende, konuşan İstanbul AK Parti Milletvekili Şamil Ayrım, farklı coğrafyalarda yaşanan bu acı olayların Türk milletinin ortak hafızasında derin izler bıraktığını belirterek, hayatını kaybedenleri rahmetle andıklarını ifade etti.



"Millet şehitlerini unutarak değil onların emanetine sahip çıkarak yol alır"


Kanlı Yanvar yalnızca Azerbaycan’ın değil bütün Türk Dünyası’nın ortak acısı olduğunu vurgulayan İstanbul AK Parti Milletvekili Şamil Ayrım, "20 Ocak 1990 gecesi Sovyet tankları Bakü’de yalnız bir şehre girmek için değil bir milletin iradesini ezmek için girdi. Ancak o gece çelik namlular insan onurunu yenemedi. Kadın, çocuk, yaşlı demeden can veren masumlar Azerbaycan’ın bağımsızlık yolunu kanlarıyla aydınlattılar. O gece akan kan, bir korkunun değil özgürlüğün habercisi oldu. Kanlı Yanvar yalnızca Azerbaycan’ın değil bütün Türk Dünyası’nın ortak acısı ve ortak onurudur. Çünkü bu acı başka coğrafyalarda da farklı isimlerle yaşandı. 1986’da Kazakistan’ın Almatı kentinde yaşanan Jeltoksan olayları Türk gençliğinin kimliğine ve iradesine sahip çıkma çığlığıydı. Kendi vatanında ikinci sınıf muamelesine karşı ayağa kalkan gençler ağır bedeller ödedi ama tarihe şunu yazdılar; bir millet susturulabilir ama teslim alınamaz. Bugün bizler bir millet dört katliam derken yalnızca sayıları değil aynı kaderi, aynı direnişi, aynı inancı dile getiriyoruz. Coğrafyalar farklıydı, tarihler farklıydı ama hedef aynıydı. Türk’ün iradesini kırmak ama başaramadılar. Çünkü Türk dünyası zulme baş eğmeyenlerin destanıdır. Çünkü bir millet şehitlerini unutarak değil onların emanetine sahip çıkarak yol alır. Bugün Bakü’de yanan meşale Almatı’da, Kerkük’te, Kıbrıs’ta aynı ışığı taşımaktadır. Bu meşale bağımsızlığın, kardeşliğin ve ortak geleceğin meşalesidir" diye konuştu.



"Kültürümüzü, dilimizi koruya koruya devlet kurduk"


Törende konuşan Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov ise, "Mücadelemizle ve aydınlarımızın kurban verilmesiyle kendi kültürümüzü, dilimizi koruya koruya, mücadelemizle bir devlet kurduk. 1991 yılının 18 Ekim’inde biz bağımsızlığımızı ilan ettik ve yeni Azerbaycan’ı kurduk.



"Başkaları bizi katlederken, biz kendimize sahip çıkmalıyız"


Türk dünyasında birlik ve beraberliğin önemini belirten Irak Parlamentosu Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, "Varlığımızı hiç eden, varlığımızı kaybettiren kendimiz olmamalıyız. Başkaları zaten bizi katlederken, biz kendimize sahip çıkmalıyız. 1974 senesinde Kıbrıs Barış Harekatı gerçekleştiği zaman onlarca Türkmen gençleri Türk Büyükelçiliği’ne giderek biz de savaşçı olarak gitmek istiyoruz demişti, böyle olmalıyız" şeklinde konuştu.


Törene, Azerbaycan Ankara Büyükelçisi Reşad Memmedov, Kazakistan Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi İsmet Korukoğlu, Irak Parlamentosu Kerkük Milletvekili Erşat Salihi ve ilgili kurum ve kuruluştan yetkililer katıldı.



Ankara’da Türk dünyasının ortak acıları anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kavurmanın sırrı: Kaliteli et, sabır ve doğru pişirme Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde sürdürülen kavurma geleneği bayram sofralarına taşınıyor. Kurban Bayramı’nda Kızılcahamam ilçesinde kuşaktan kuşağa aktarılan ve etiyle öne çıkan meşhur kavurma sofralara taşınmaya başladı. İlçede yaklaşık 75 yıldır faaliyet gösteren kasap işletmesinin 4’üncü kuşak temsilcisi Veteriner Hekim Doğanay Vural, Kızılcahamam kavurmasının yapım süreci, et seçimi ve püf noktalarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. "Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" Kızılcahamam’ın, insanların güvenle et yiyebileceği bir yer olduğunu belirten Doğanay Vural, "Kızılcahamam tüm dünyada insanların güvenle eti yiyebilecekleri bir adres. Ete güvenilir bir şekilde ulaşma, insan sağlığını kontrol etme konusunda gerçekten burası tavsiye edebileceğim ve insanların da tercih edebileceği bir adres. O yüzden Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" diye konuştu. "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar" Kızılcahamam yöresindeki hayvanların, doğal yollarla yayılım sağladığı için çiftlikten7 sofraya kaliteli ve lezzetli bir şekilde ulaştığını vurgulayan Vural, "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar. Kimisi buttan yapıyor, kimisi güngörmez dediğimiz kol kısmından da yapabiliyor ama başlıca sebebi etin doğal beslenmesidir. Çiftlikten sofraya insan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde ulaşmasıdır" ifadelerini kullandı. "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz" Doğanay Vural, Kızılcahamam’da kavurma etinin küp şeklinde doğrandığını ve o şekilde pişirilip sofraya sunulduğunu belirterek, "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz. Burası 1951’de kurulmuş bir işletme. 75 yıldır hayvanı en kaliteli şekilde misafirlerimize sunuyoruz. İnsanların ailesiyle vakit geçirmek, mangal yapmak, sucuk yemek için tercih edebilecekleri tek nokta Kızılcahamam’dır" şeklinde konuştu. "Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir" Kızılcahamam kavurmasının hikayesi olan bir yemek olduğunu söyleyen Vural, "Kimi zaman bayram sofralarında, kimi zaman toplu yemeklerde, kimi zaman da cenazelerde pişirilen bir yemektir. Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir. İşin en önemli püf noktası da doğru, fazla baharat olmadan pişirme ve sabır" ifadelerine yer verdi. Süt danası eti püf nokta Kavurmanın bir diğer püf noktasının ise süt danası eti olduğunu belirten Vural, kaliteli et kullanıldığında kavurmanın ağızda dağılan yumuşak kıvama ulaştığını ifade etti. Öte yandan Vural, kavurmanın özellikle bayram dönemlerinde sabahın erken saatlerinde hazırlanıp uzun süre pişirilerek sofralara ulaştırılan özel bir lezzet olduğunu dile getirdi. "Et, serinlikte 12-24 saat bekletilip dinlendirilmelidir" Özellikle bayramlarda kesim sonrası sık yapılan hatalara değinen Doğanay Vural, "Kurban kesilir kesilmez etin tavaya veya mangala atılması birçok insanın da aslında travmasının oluşmasına sebep olmuştur. Eti sevmeyen insanları dinlediğinizde hep kurbanda yediği o eti söylerler. Bunun sebebi rigor mortis olayının gerçekleşmemesi. Etin o sertliğini kaybetmesi için serinlikte 12-24 saat bekletilip etin dinlendirilmiş olması gerekiyor. Bu süre zarfında et yumuşar, dinlendikten sonra lezzetinde de kalitesinde de artış gözlemlenir" dedi. "Dana etinde pembe rengi tercih ederiz" Vural, kaliteli etin renginin pembe olduğunu dile getirerek, "Kuzu da ya da bir dana etinde sararma görürseniz, daha koyu bir görüntü görürseniz bu o etin kalitesi hakkında yorum yapmanıza bir etkendir. Dolayısıyla dana etinde o pembe rengi tercih ederiz. Kuzu etinde de dışarıdan bakıldığında pembemsi, beyazımsı bir renk tercih edilir. Bu etin dış yapısında, özellikle kuzularda görülen o sararmalar farklı belirtilere sebep olabiliyor. Dolayısıyla bu tip etleri bir kez daha gözden geçirmekte fayda vardır" diye konuştu.
Antalya Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Antalya’nın Manavgat ilçesine gelen ailenin bulunduğu otomobil, beton bloğa çarparak takla attı. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan kazada yaralananların Ankaragücü’nde oynayan futbolcu Furkan Perker ve ailesi olduğu bildirildi. Kaza, dün Akseki-Manavgat D-695 kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Akseki istikametinden Manavgat istikametine giden Vatan Perker’in kullandığı 06 FVM 59 plakalı otomobil, Manavgat Dereağzı mevkiinde kontrolden çıkarak şarampoldeki beton bloğa çarpıp takla attı. Hurdaya dönen otomobilde bulunan 5 kişi yaralanırken, araçta sıkışan 2 kişi itfaiye erleri ve sağlık ekipleri tarafından araçtan çıkarıldı. Kazada yaralanan Ferşat Perker, eşi Elif İrem Perker, oğulları Vatan ve Furkan Perker ile 11 yaşındaki kızları M.P., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Manavgat’ta bulunan hastanelere kaldırıldı. Kaza anı güvenlik kamerasında Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, otomobilin çarptığı beton bloğu metrekarelerce ileriye fırlattığı görüldü. Perker ailesinin arkadaşlarıyla 2 araçla Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Manavgat’a geldikleri, yaralılardan Furkan Perker’in ise Ankaragücü kulübünde profesyonel futbolcu olduğu bildirildi. Ankaragücü ve başkandan geçmiş olsun mesajı Öte yandan kaza sonrası MKE Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan ve kulübün resmi web sitesi ile sosyal medya hesaplarından Furkan Perker ve ailesi için geçmiş olsun mesajı yayımlandı. Kulüpten yayınlanan mesajda, "Trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kazada yaralanan aile bireylerine acil şifalar diliyoruz. Kulübümüz tarafından futbolcumuzun ve ailesinin tüm hastane süreçleri yakından takip edilmektedir. En kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz" ifadelerine yer verildi. İlhami Alparslan ise mesajında şu ifadelere yer verdi: "Antalya-Manavgat yolunda trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Futbolcumuz Furkan Perker ve ailesinin Antalya Şehir Hastanesi’nde tedavileri devam etmekte olup, ailemizin durumunu yakından takip ediyoruz. Rabbimden ailemize acil şifalar diliyorum. Tüm camiamızdan dualarını eksik etmemelerini rica ediyorum."