POLİTİKA - 23 Ağustos 2025 Cumartesi 12:38

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman’dan Özel’e tepki

A
A
A
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman’dan Özel’e tepki

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in son günlerde Cumhur ittifakı aleyhine yaptığı açıklamaları eleştirerek, "Özel akıl tutulması yaşıyor, öfke dili ve hakaret üslubuyla siyaseti çıkmaza sürüklüyor" dedi.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in son günlerde Cumhur ittifakı aleyhine yaptığı açıklamalara ilişkin bir paylaşım yaptı.


Yayman yaptığı açıklamada, "CHP Genel Başkanı Özel’in Cumhur İttifakı’na yönelik sözlerin siyaset adına büyük bir talihsizlik. Bunun sonucunda CHP yine kaybedecek" ifadelerini kullandı.


Özel’in öfke ve hakaret dilinin Türkiye’nin gerçek gündeminden kopuk bir siyasi tarzı yansıttığını belirten Yayman, "Bu yolun sonu yeni bir seçim yenilgisidir. Siyaset, milletin derdine derman olmak için yapılır; kavga, hakaret ve öfke nöbetleriyle değil" değerlendirmesinde bulundu.


"CHP proje üretmiyor, umut olamıyor"


Yayman, CHP’nin toplumun sorunlarına çözüm geliştiremediğini vurgulayarak, "Son tahlilde CHP proje üretemiyor, halka umut veremiyor, milletimize alternatif olamıyor. Parti Ontolojik sorun yaşıyor. Buna karşılık AK Parti eser üretir, Özgür Özel ise sadece laf üretir" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin büyük bir dönüşüm yaşadığına işaret eden Yayman, "Türkiye; yollarıyla, köprüleriyle, hastaneleriyle, savunma sanayindeki dev atılımlarıyla çağ atlamışken, CHP Genel Başkanı sadece polemiklerle gündem olmak istemektedir" dedi.


"CHP gemisi rotasını şaşırmıştır"


Özgür Özel’in siyasette yönünü kaybettiğini dile getiren Yayman, "Gideceği limanı bilmeyen gemiye hiçbir rüzgarın faydası olmaz. CHP gemisi rotasını şaşırmıştır. Parti içi taht kavgaları CHP’nin önüne geçmiştir. Bugün CHP’nin siyaseti, GPS’i sürekli ‘yeniden hesaplanıyor’ diyen bir cihaz gibi çıkmaz sokaklarda yön aramaktadır" şeklinde konuştu.


"1989’daki tablo tekrar ediyor"


CHP lideri Özel’in partisini ‘birinci parti’ ilan etmesine de değinen Yayman, "1989 yerel seçimlerinde SHP yüzde 38 oy almıştı. Belediyeleri çok kötü yönettiniz ve 1991 genel seçimlerinde milletimiz size kırmızı kart gösterdi. Oyunuz yüzde 21’e düştü. 1994 yerel seçimlerinde ise yüzde 19’a gerilediniz. Bugün de aynı senaryonun yaşandığını görüyoruz" değerlendirmesinde bulundu.


"Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz"


Yayman, CHP Genel Başkanı Özel’in irrasyonel tutumunun hem CHP’ye hem de Türk siyasetine zarar verdiğini savunarak, şunları kaydetti:


"Bizim siyasetimiz, milletimizin birliği, refahı ve geleceği için eser ve hizmet üretmektir. Milletimiz çok iyi bilmektedir: Kim kavga peşinde, kim ülkesine hizmet peşinde. Atalarımız ne güzel söylemiş: ‘Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.’"



AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman’dan Özel’e tepki

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.