EKONOMİ - 30 Nisan 2026 Perşembe 11:53

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada, Türkiye’nin girişimci kadınlarıyla buluştu

A
A
A
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Hepsiburada, Türkiye’nin girişimci kadınlarıyla buluştu

"Türkiye’nin Girişimci Kadınları Buluşuyor" toplantılarının ilki Ankara’da gerçekleştirildi. 2026 boyunca devam edecek buluşmalarla girişimci kadınlar ve kadın kooperatifleriyle doğrudan temas kuruluyor.


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Hepsiburada iş birliğinde yürütülen "Türkiye’nin Girişimci Kadınları" protokolü kapsamında düzenlenen buluşmaların ilk durağı Ankara oldu. Yıl boyunca farklı şehirlerde devam edecek toplantılarla, girişimci kadınların ve kadın kooperatiflerinin e-ticarete erişiminin kolaylaştırılması ve mevcut işlerini büyütmelerine katkı sağlanması amacıyla eğitimler düzenleniyor.


Toplantılarda, e-ticarete yeni adım atmak isteyen girişimcilere yol gösterilirken, hali hazırda e-ticaret yapan kadın girişimcilerle de büyüme, operasyon ve pazarlama süreçlerine dair deneyim paylaşımı yapılıyor.


Aynı zamanda bu buluşmalar, girişimci kadınlar ve kadın kooperatifleriyle birebir iletişim kurulan; ihtiyaçların doğrudan dinlendiği ve karşılıklı etkileşimin güçlendiği bir zemin oluşturuyor.


E-ticarette büyümeyi destekleyen uygulamalı eğitimler


Ankara’da ilki düzenlenen "Türkiye’nin Girişimci Kadınları Buluşuyor" etkinliğinde katılım sağlayan girişimci kadınlara; e-ticaretin temel dinamiklerinden satış artırma stratejilerine, HepsiAd ile reklam çözümlerinden lojistik süreçlere kadar geniş bir yelpazede eğitimler verildi. Yapay zekâ destekli içerik üretimi gibi güncel konular da programın önemli başlıkları arasında yer aldı.


Eğitim içerikleri; ürün listeleme, içerik üretimi, görünürlük artırma ve sipariş süreçlerinin yönetimi gibi doğrudan uygulanabilir başlıklara odaklandı. Bu sayede girişimci kadınların dijital ekonomiye daha güçlü bir şekilde entegre olması ve operasyonel süreçlerini daha verimli yönetmesi hedefleniyor.


Yapılan açıklamaya göre; program kapsamında ayrıca girişimci kadınlara sunulan destekler de paylaşıldı. 1 milyon TL ciroya kadar yüzde 50 komisyon indirimi, hediye HepsiAd reklam bakiyesi ve ücretsiz ürün fotoğraf çekimi gibi avantajların yanı sıra kadın kooperatiflerine süresiz sabit yüzde 1 komisyon ve süresiz ücretsiz kargo gibi destekler sunuluyor.


"Girişimci kadınlarımızın emeğini dijital dünya ile birleştirerek yerelden küresele bir başarı köprüsü kuruyoruz"


Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürü Süreyya Erkan, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Kadın girişimcilerin ekonomik kalkınma, istihdam ve dijital dönüşüm süreçlerinde önemli bir rol üstlendiğini biliyor, kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi için çeşitli destek programlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. ‘Yükselen Kadınlar Programı’, ‘Hobin İşin Olsun Projesi’, ‘Kadınlar için Enerji Okulu’ ve ‘Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi’ kapsamında binlerce kadına eğitim, mentörlük ve istihdam desteği sağladık. Kadın kooperatiflerinin güçlendirilmesi amacıyla yaklaşık 247 bin kişiye ulaştık ve 1.366 yeni kooperatifin kurulmasına destek verdik. Bugün, protokolümüz kapsamında başlattığımız yeni eğitim serisiyle de kadın girişimcilere e-ticaret, satış artırma yöntemleri ve yapay zekâ destekli içerik üretimi alanlarında uygulamalı eğitimler sunacağız. Bugüne kadar 10 bini aşkın kadın girişimcinin e-ticaret yoluyla satış yapmaya başlamasına katkı sağladık. Kadınların dijital ekonomide daha güçlü aktörler haline gelmesini hedefliyoruz. Ankara’da gerçekleştirdiğimiz ve bu yıl boyunca devam edecek buluşmalarla, girişimcilik deneyimi olmayan kadınlarla aktif satış yapan girişimcileri aynı çatı altında buluşturarak bilgi paylaşımı ve dayanışma açısından önemli bir fırsat sunmayı amaçlıyoruz."


"Kadın girişimcilerin dijital yolculuğunda yanlarındayız"


Hepsiburada Kurumsal İlişkiler, İletişim ve Sürdürülebilirlik Başkan Yardımcısı Cem Tanır, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "‘Türkiye’nin Girişimci Kadınları’ protokolü kapsamında başlattığımız bu buluşmalarla, sağladığımız destekleri dijitalin ötesine taşıyoruz. Girişimci kadınlarla bir araya gelmek, ihtiyaçlarını doğrudan dinlemek ve çözüm üretmek bizim için önemli. Bu buluşmalar, girişimci kadınların ve kadın kooperatiflerinin sorularına yanıt bulduğu, deneyimlerini paylaştığı ve birbirleriyle bağ kurduğu bir etkileşim ortamı sundu. Bu süreçte, kadın girişimciliğinin Türkiye genelinde daha yaygın hale gelmesine katkı sağlamayı hedefliyor, Hepsiburada olarak 2030 yılına kadar 120 bin kadını e-ticaretle buluşturmayı hedefliyoruz."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri KTO Başkanı Gülsoy: "Mart ayında 145 ülkeye 314 milyon 106 bin dolar ihracat yaptık" Kayseri, Mart ayında 314 milyon 106 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mart Ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası (KTO) Başkanı Ömer Gülsoy, "Küresel pazarlardaki daralmaya ve maliyet artışlarına rağmen ihracatçımız büyük bir özveriyle mücadele ediyor. Bu direnci korumak için reel sektörü destekleyecek mekanizmalar hayati önem taşıyor" dedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerini değerlendiren Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, rakamları ve sektörel gelişmeleri paylaştı. Kayseri’nin Mart ayı ihracat performansına değinen Başkan Gülsoy, "Mart ayında 314 milyon 106 bin 541 dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,45 oranında bir azalış yaşansa da sanayicimiz dünyanın dört bir yanına ulaşmaya devam ediyor. İthalatımız ise 154 milyon 959 bin 912 dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 23,63 artış gerçekleşmiştir." diye konuştu. İlk çeyrekte 924 milyon dolarlık performans" 2026 yılının ilk üç aylık verilerini de paylaşan Gülsoy, "Yılın ilk çeyreğinde toplam ihracat rakamımız, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre sadece yüzde 0,71’lik sembolik bir azalışla 924 milyon 429 bin 851 dolara ulaşmıştır. Aynı dönemde ithalat rakamlarımız ise yüzde 0,37 oranında gerileyerek 430 milyon 378 bin 207 dolar seviyesine kalmıştır." dedi. Kayseri olarak Mart ayında dünya genelinde 145 ülkeye ihracat gerçekleştirme başarısı gösterdiklerini ifade eden Gülsoy, "En çok ihracat yaptığımız ilk 10 pazarımız; Almanya, Avusturya, Polonya, ABD, Belçika, İtalya, Fransa, Fas, Irak ve Mısır olarak sıralanmıştır." ifadelerini kullandı. Kayseri ihracatının sektörler bazında analizini de yapan Başkan Gülsoy, "Türkiye İstatistik Kurumu’nun belirlediği sektörlerden; Elektrik ve Elektronik, Makine ve Aksamları, Kuru Meyve ve Mamulleri, Kimyevi Madde ve Mamulleri, Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri, Halı gibi sektörlerde artış yaşanırken; Demir ve Demir Dışı Metaller, Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri, Çelik, Tekstil ve Hammaddeleri, Madencilik Ürünleri, İklimlendirme Sanayii sektöründe azalış yaşanmıştır." dedi. "Dinamik bir destek kalkanı şart" Sanayicinin üzerindeki maliyet yüküne dikkat çeken Başkan Gülsoy, "Enerji, lojistik ve finansman maliyetlerinin yükseldiği bu dönemde ihracat yapmak zor hale gelmiştir. Artan maliyetler karşısında sanayicinin sermayesini koruyacak ’dinamik bir destek kalkanı’ oluşturulması şarttır. Ticaretin önündeki en büyük engel öngörülemezliktir; ancak Kayserili tüccarımız bu süreci aktif bir şekilde yönetmektedir" dedi. İhracatın sürdürülebilirliği için yüksek teknoloji ve yeşil dönüşümün kaçınılmaz olduğunu hatırlatan Gülsoy, "Ülkemiz için rekabet eden, istihdam sağlayan ve ekonomimize değer katan tüm ihracatçı üyelerimize ve çalışanlarına teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Denizli Denizlili gazetecinin Cumhuriyet Bayramı filmi reklamcılığın ‘Oscarı’na aday gösterildi DENİZLİ (İHA) – Denizli’de görev yapan Gazeteci ve Prodüksiyon Tasarım Direktörü Veli Yunus Ünal tarafından yapay zeka kullanılarak hazırlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı reklam filmi, Times Dergisi tarafından reklamcılık dünyasının ‘Oscar’ı olarak tanımlanan Clio Awards’a aday oldu. 2025 yılının son çeyreğinde "Yerel markaları küresel sahneye taşıma" vizyonuyla yola çıkan D20 Medya ve Prodüksiyon, henüz ilk yılında dünyanın en prestijli reklamcılık arenasında yerini aldı. Denizli’nin köklü sanayi firmalarından birisi için tamamen yapay zeka teknolojisi kullanılarak hazırlanan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı reklam filmi, Times Dergisi tarafından reklamcılık dünyasının "Oscar"ı olarak tanımlanan Clio Awards’ta adaylık kazandı. Ads Of The World’den küresel onay Yayınlandığı andan itibaren büyük ses getiren çalışma, önce küresel reklamcılık vitrini Ads of the World tarafından "Öne Çıkarılanlar" (Featured) seçkisine alındı. Film, Güney Kore’den ABD’ye, Hindistan’dan İtalya’ya kadar dünya genelinde geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Google AI kategorisinde dünya devleriyle yarışıyor 1959 yılından bu yana yenilikçiliğin zirvesini belirleyen Clio Awards’ın, teknoloji devi Google ile ortaklaşa oluşturduğu "Google AI Specialty" kategorisinde yarışacak olan çalışma; fikir ve uygulamanın gücüyle yüksek bütçeli küresel kampanyalara meydan okuyor. Adaylık süreci hakkında konuşan D20 Medya ve Prodüksiyon Tasarım Direktörü Veli Yunus Ünal, şunları kaydetti: "Kuruluş amacımız, kentimizin markalarını küresel ölçekte tanıtmaktı. Tekstil firmasıyla birlikte çıktığımız bu yolculuk, dünya devlerinin ağırlandığı New York’ta bir adaylığa dönüştü. Bugün New York’ta, dünyanın en önemli tasarım direktörlerinin karşısında Denizli’den bir imza yer alıyor. Yüksek bütçeli prodüksiyonların arasında, yapay zekayı duygusal bir derinlikle birleştiren fikrimizin bu noktaya gelmesi, dijital dönüşümün sınır tanımadığını gösteriyor."
Trabzon Bursa’daki avukat cinayetine Trabzon Barosu’ndan kınama Bursa’nın Gürsu ilçesinde borcunu ödemediği için hakkında icra takibi başlatan soğuk hava deposu sahibi Elif Çalışkan’ı yaralayıp, avukat kız kardeşi Hatice Kocaefe’nin tabancayla vurarak öldürülmesi olayı Trabzon Barosu tarafından kınandı. Trabzon Adliyesi önünde baro adına basın açıklaması yapan Trabzon Barosu Başkanı Hakan Orhan, "İki gün önce bir meslektaşımız, sadece ve sadece görevini yaptığı için alçak bir saldırının kurbanı oldu. Bir hukukçunun, yalnızca mesleğini icra ettiği için hedef alınması kabul edilemez bir toplumsal yaradır. Bugün burada sadece bir meslektaşımızı kaybetmenin derin acısıyla değil, aynı zamanda savunma makamına sıkılan kurşunların neden olduğu büyük bir öfkeyle toplandık. Bursa’da, haince katledilen İstanbul Barosu üyesi meslektaşımız Hatice Kocaefe’nin acısı yüreğimizdedir. Şunun çok iyi bilinmesini istiyoruz: Avukatların katledilmesi sıradan birer asayiş vakası değildir. Bir avukata sıkılan kurşun, doğrudan doğruya adaletin kalbine sıkılmıştır" dedi. "Avukatlar, bireylerin hayatlarında ortaya çıkan uyuşmazlıkların sebebi değildir" diyen Orhan "Avukat, yalnızca uyuşmazlıkların hukuk zemininde çözümü için görev yapan bir temsilcidir. Buna rağmen, yaşanan olumsuzlukların sorumluluğunun avukata yöneltilmesi ve bunun şiddete dönüşmesi, toplumsal bir yanılsamanın ve sorumluluktan kaçışın sonucudur. Ancak bizler, sadece bu hastalıklı zihniyetle değil, aynı zamanda bu cinayetlere kapı aralayan derin bir sessizlikle de mücadele ediyoruz. Devletin, savunma makamına yönelen bu sistematik şiddet karşısındaki eylemsizliği, faillere ‘cezasızlık’ zırhı giydirmekten başka bir işe yaramamaktadır. Her saldırıdan sonra yayınlanan sıradan taziye mesajları artık samimiyetini yitirmiştir. Sessiz kalarak şiddeti normalleştirenler, yarın sığınacak bir hukuk kapısı bulamadıklarında bu sessizliğin bedelini tüm toplumla birlikte ödeyeceklerdir. Trabzon Barosu olarak; bu vahşi cinayetin faillerinin en ağır cezayı alması için davanın her anında orada olacağız. Ne silahlı saldırılar ne tehditler ne de şiddet bizi yolumuzdan döndürebilir. Savunmayı savunmaya, adaleti haykırmaya ve hukukun üstünlüğü için mücadele etmeye son nefesimize kadar devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Dijital çağ, sunduğu fırsatların yanında yeni tehditleri ve ciddi meydan okumaları da beraberinde getiriyor" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dijital çağ, sunduğu fırsatların yanında yeni tehditleri ve ciddi meydan okumaları da beraberinde getiriyor. Siber saldırılar, kişisel verilerin kötüye kullanılması, dezenformasyon, manipülasyon, dijital bağımlılık, dijital dolandırıcılık, çevrimiçi zorbalık ve bunun gibi daha birçok tehdidi sayabiliriz" dedi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Dijital Çağda Güvenli Toplum: Riskler ve Çözümler" paneline katıldı. İletişim Başkanlığı binasında düzenlenen panelde konuşan Duran, dijitalleşmenin hayatın her alanında etkisini artırdığını belirterek, bu sürecin beraberinde yeni güvenlik risklerini getirdiğini ifade etti. Sosyal medya ve dijital platformların doğru kullanımının önemine dikkat çeken Duran, dezenformasyonla mücadelenin kurumsal ve toplumsal iş birliğiyle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Duran, dünya tarihinin en büyük ve en hızlı dönüşümlerinden birini yaşadıklarının altını çizerek, bu değişime ayak uydurulması gerektiğini sözlerine ekledi. "Dijital çağ, sunduğu fırsatların yanında yeni tehditleri ve ciddi meydan okumaları da beraberinde getiriyor" Bu dönemde bilgiye erişimin iyice kolaylaştığını fakat bu durumun birtakım riskler barındırdığını belirten Duran, "İnsanlık tarihinin en büyük ve en hızlı dönüşümünden birisine tanık oluyoruz. Bilgiye erişimin kolaylaştığı, iletişimin saniyeler içinde küresel boyutlara ulaştığı, sınırların artık eski anlamını yitirdiği bir yeni dönemi tecrübe ediyoruz. Dijital dünya artık hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Bugün iş hayatından eğitime kadar hayatımızın her alanında dijital imkanlar söz konusu. İnternet, sosyal medya, yapay zeka, çevrimiçi platformlar ve uygulamaların sağlandığı kolaylıklardan istifade ediyoruz. Ancak unutmamak gerekir ki her büyük imkan, beraberinde büyük bir sorumluluk da getirir. Dijital çağ, sunduğu fırsatların yanında yeni tehditleri ve ciddi meydan okumaları da beraberinde getiriyor. Siber saldırılar, kişisel verilerin kötüye kullanılması, dezenformasyon, manipülasyon, dijital bağımlılık, dijital dolandırıcılık, çevrimiçi zorbalık ve bunun gibi daha birçok tehdidi sayabiliriz. Bu tehditler kamu kurumlarını, medya kuruluşlarını, dijital platformları, aileleri ve toplumun tamamını ilgilendiren önemli bir güvenlik meselesidir. Özellikle bilgi kirliliği ve dezenformasyon bugün toplumların huzurunu, birlik duygusunu ve ortak aklını hedef alan en sinsi tehlikelerdendir. Gerçek ile yalanın iç içe geçtiği, doğru bilginin hızla itibarsızlaştırıldığı bir ortamda hakikatin kendisini bulmak ve onu gözetlemek hepimizin ortak sorumluluğudur" diye konuştu. "İletişim Başkanlığı olarak bizim temel hedefimiz hakikat ve adalet merkezli bir iletişim ekosistemini tesis etmektir" İletişim Başkanlığı olarak her türlü dezenformasyona karşı mücadelenin süreceğini ifade eden Duran, "İletişim Başkanlığı olarak bizim temel hedefimiz hakikat ve adalet merkezli bir iletişim ekosistemini tesis etmektir. Elimizdeki her türlü imkanla dezenformasyona karşı mücadele ediyor ve epistemolojik zehirlenmenin önüne geçiyoruz. Doğruları kamuoyuyla yerinde ve zamanında paylaşıyor, sağlıklı bir iletişim ortamının oluşmasına katkı sağlıyoruz. Bu kapsamda son çalışmalarımızda yapay zekayı gündeme aldık. Yapay zeka teknolojileriyle büyüyen dezenformasyon ve sahte içerik tehditlerine karşı kamu kurumlarımızın web sitelerini güvenlik altına almayı temin ediyoruz. Böylelikle yapay zeka araçları tarafından sahte, yalan veya yanlış bilgilerin değil, doğruların ve teyitli bilgilerin referans alınmasına katkı sağlıyoruz" şeklinde konuştu. "Dijital dünyanın en hassas başlıklarından biri hiç şüphesiz çocuklarımız ve gençlerimizdir" İnternet ortamının gençler ve çocuklar için vazgeçilmez olduğunu, düzenlenecek planların buna göre revize edilmesi gerektiğini söyleyen Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dijital dünyanın en hassas başlıklarından biri hiç şüphesiz çocuklarımız ve gençlerimizdir. Bugün çocuklar ve gençler dijital dünyanın içinde doğuruyorlar. İnternet, sosyal medya ve video platformları, çevrimiçi oyunlar ve tüm bunların hepsi günlük hayatın bir parçası. Eğer doğru kullanılırsa bu mecralar öğrenmeyi destekleyen, bilgiye erişimi kolaylaştıran ve dünya ile iletişimi kuran araçlardır. Fakat kontrolsüz ve bilinçsiz kullanıldığında ciddi risklerin ortaya çıkması da kaçırılmaz hale geliyor. Siber zorbalık, dijital bağımlılık, şiddet, uygunsuz görüntüler, sahte hesaplar, kişisel verilerin kötüye kullanılması ve manipülatif içeriklerle çocuklarımız, gençlerimiz savunmasız durumda kalabiliyorlar. Bir çocuğun ya da bir gencin ekran başında geçirdiği zaman sadece bir oyalanma hali olarak görülemez. Karşısında durduğu ekran, onun düşünce dünyasına duygularına, davranışlarına, arkadaşlık anlayışlarına şekil vermektedir ve hayat anlayışını değiştirmektedir. Dijital ortamda maruz kalınan bir zorbalık, gerçek hayatta yerini derin bir yalnızlığa ve hatta anlamsızlığa bırakabilmektedir. Ne yazık ki bunun son örneklerinden bir tanesini Kahramanmaraş’ta gördük. Sürekli beğenilme ve onaylanma ihtiyacı, gençlerimizin öz güvenine, şiddet içerikleri ise merhamet duygusuna saldırmaktadır. Kontrolsüz ekran kullanımı; aile bağlarını, sosyal ilişkileri ve gerçek hayatla kurulan teması umutsuz anlamda etkilemektedir. Tüm bu nedenlerle siber dünyanın türlü tehlikelerinin kol gezdiği bir anarşi ortamı haline gelmesine göz yumamayız. Bu meseleler açık bir şekilde artık bir milli güvenlik ve beka meselesidir." Düzenlenen panelde ayrıca dijital ortamda karşılaşılan tehditler, siber güvenlik, veri gizliliği ve çocukların dijital dünyada korunmasına yönelik çözüm önerileri ele alındı. Panele İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı.