ÇEVRE - 01 Nisan 2025 Salı 10:44

600 yıllık geçmişi olan ata ekmeğini ekmek kapısı yaptılar

A
A
A
600 yıllık geçmişi olan ata ekmeğini ekmek kapısı yaptılar

2021 yılında tescillenerek Mamak’ın yöresel lezzetleri arasına eklenen ve kadınlar tarafından üretilen ekşi mayalı Kutludüğün ekmeğinin 600 yıllık lezzeti sürdürülüyor.


Mamaklı kadınlar tarafından istihdam oluşturmak ve kültürel mirasa sahip çıkmak amacıyla kurulan Mamak Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nde (MAKKOP), kadınlar tarafından üretilen Kutludüğün ekmeğinin 600 yıllık tarihi günümüzde yaşatılıyor. 2021 yılında ‘Coğrafi İşaret Tescil Belgesi’ alan ekmek, ekşi maya ile yapılıyor. Kadınlar tarafından üretilen ekmek Ankara’nın çeşitli yerlerinde 60 liradan satılıyor.



"Ekmeğimizi meclise kadar gönderiyoruz"


MAKKOP sorumlu şefi ve 3 çocuk annesi Emine Ediz, Kutludüğün’de bulunan fırında hem ekşi mayalı Kutludüğün ekmeği hem de sütlü ekmek ürettiklerini belirterek, "Ekmeğimizin 600 yıllık bir geçmişi var. Odun ateşinde pişiriyoruz ve ekşi maya kullanıyoruz. Tamamen doğal malzemeler var. Biz bu ekmekle büyüdük. Ekmeğimizi meclise kadar gönderiyoruz. Onun dışında fırınlarımız ve satış yerlerimiz var. Vatandaş istediği zaman buradan da gelip ekmeği temin edebiliyor. Diğer ürünlerimizden de alabiliyor. Ekmeğin içinde sadece un, su, tuz ve ekşi maya var. Hiçbir katkı maddesi yok. Aynı zamanda da coğrafi işaretli bir ekmek. Günlük üretimimiz siparişe göre değişiyor. Yaklaşık 200-300 ekmek üretiyoruz. Köy civarında bulunan 30’u aşkın fırında bulunan tüm ustalar kadın" diye konuştu.



Ekmekler ziyan olmuyor


Fırında hiçbir ekmeğin ziyan olmadığını vurgulayan Ediz, "Biz ekmekleri geri dönüşüm olması için ekmek kesme makinasında keserek tepsilere koyduktan sonra tekrar fırınlıyoruz. Böylece çorbalarda kullanılmak amacıyla satılıyor" ifadelerini kullandı.



"Kadının başaramayacağı şey yoktur"


Kutludüğün’deki fırında toplam 10 kişinin çalıştığını açıklayan Ediz, "Biz buradaki 4 kişi üretimden sorumluyuz. Bir arkadaşımız sipariş alıyor, diğeri siparişleri dağıtıyor. Kadın olarak çalışmak insana gurur veriyor. Kendi ayakları üzerinde durmak kadar güzel bir şey yok. Evde olsak elimizden hiçbir iş gelmiyor. Kadının başaramayacağı şey yoktur. Odun taşımak, ekmek taşımak bize normal geliyor artık. Herhangi bir ev işi gibi yapıyoruz" açıklamasında bulundu.



600 yıllık geçmişi olan ata ekmeğini ekmek kapısı yaptılar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Vanlı annelerin evlat nöbeti 99’uncu haftasında Van’da terör örgütü PKK tarafından çocukları dağa kaçırılan ailelerin evlat nöbeti devam ediyor. Van’da terör örgütü PKK tarafından çocukları dağa kaçırılan aileler, 99’uncu haftada da eylemlerini sürdürüyor. Evlatları değişik tarihlerde PKK terör örgütü tarafından dağa kaçırılan 35 aile, ellerindeki dövizlerle DEM Parti İl Örgütü binası önüne kadar yürüdü. DEM Parti ve PKK aleyhine slogan atan aileler, bu mücadelelerinin evlatlarını alana kadar süreceğini söylediler. Eylemlerine ilişkin konuşan anne Nazlı Sancar, 6 yıldır evladı için DEM Parti önündeki nöbetini sürdürdüğünü belirtti. Evladından dolayı bütün bayramlarının buruk geçtiğini ifade eden Sancar, "Evlattan öte bir şey yoktur. Ne bayramımız var ne seyranımız. Bizim için bayram diye bir şey yoktur. Kızım gelirse o zaman benim için bayramdır. Kızım, 27 bayram sensiz geçti. Allah rızası için geri dön. Senden bir haber alamıyorum. Bana bir ses ver, telefon aç. Hasretle, özlemle seni bekliyoruz. Senin peşini asla bırakmayacağım. Allah rızası için annenin sesini duyuyorsan gel teslim ol. Sen bu bayrağın altında doğdun, bu bayrağın altında yaşa" dedi. "İki evlat acısı çekiyorum" Necibe Çiftçi isimli anne ise iki evladı için nöbette olduğunu dile getirerek, "İlk çocuğumu 2015 yılında 16 yaşındayken kaçırdılar. Diğer oğlum ise kardeşinin peşine düştü, aramadığı yer kalmadı. 2017 yılında PKK’lılar evimize gelerek oğlumu şehit ettiler. İki evlat acısı çekiyorum. Bizde bayramlar buruk geçiyor. Ben oğullarımı çok özlüyorum. Bir oğlumu mezara koydular diğer oğlumu dağa mahkum ettiler. Oğlum, yeter artık geri dön. Senin kardeşini şehit ettiler. Dayanacak gücüm kalmadı. 60 evladımız anne babalarına kavuştu. Sen de teslim ol" diye konuştu.
İzmir TBF’den, Karşıyaka Basketbol’a 260 bin TL para cezası Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu, Basketbol Süper Ligi’nin 23. haftasında Bursaspor ile oynanan maçta seyircilerinin neden olduğu çirkin ve kötü tezahüratlar nedeniyle Karşıyaka Basketbol’a 260 bin TL para cezası verildiğini açıkladı. Basketbol Süper Ligi’nin 23. haftasında Karşıyaka ile Bursaspor, Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu’nda karşı karşıya geldi. İzmir ekibi, başa baş geçen mücadelede rakibini 82-78 mağlup etti. Zorlu karşılaşmada seyircilerinin neden olduğu çirkin ve kötü tezahüratlar nedeniyle yeşil-kırmızılı ekibe Türkiye Basketbol Federasyonu Disiplin Kurulu tarafından 260 bin TL para cezası verildiği duyuruldu. Türkiye Basketbol Federasyonu’nun resmi internet sitesinden yapılan açıklama ise şu şekilde: "Karşıyaka Spor Kulübü’nün, 29.03.2025 tarihinde İzmir’de oynanan Karşıyaka - Bursaspor Yörsan Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi müsabakasında seyircilerinin neden olduğu çirkin ve kötü tezahüratlar nedeniyle; Eylemin 2024-2025 sezonu içerisinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada üçüncü kez (T.07.11.2024-E.2024/290, T.09.01.2025-E.2025/1) gerçekleştirilmesinden dolayı Basketbol Disiplin Talimatı’nın 39/1. ve 39/2. maddeleri gereğince 200 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına, Eylemin Basketbol Süper Ligi Yönetim Esasları Talimatı’nın 69. maddesi uyarınca iki anons yapılmasına neden olduğu anlaşılmakla, ihlalin ağırlığı dikkate alınarak verilen cezaya ek olarak Basketbol Disiplin Talimatı’nın 39/7. maddesi gereğince 60 bin TL eklenmek sureti ile toplam 260 bin TL para cezası ile cezalandırılmasına oy birliği ile (K.2025/192) karar verilmiştir."
Antalya Antalya’da güneş açtı, sahiller doldu, yüzler güldü Güneşin yüzünü gösterdiği Antalya’da bayram tatilini fırsat bilen vatandaşlar sahillere akın etti. Denize giren, yürüyüş yapan ve manzaranın tadını çıkaran tatilciler, yazdan kalma bir gün yaşadı. Günlerdir süren yağışların ardından güneşin yüzünü göstermesiyle Antalya adeta baharı değil, yazı karşıladı. Hava sıcaklığı 18 dereceye, deniz suyu sıcaklığı ise aynı seviyeye ulaşınca tatilciler sahillere akın etti. Antalya’nın simge noktalarından Konyaaltı Sahili, kalabalık görüntüleriyle yaz aylarını aratmadı. Kimi kumsalda yürüyüş yapmayı tercih ederken, kimileri sahil şeridindeki banklarda manzaranın keyfini çıkardı. Deniz kenarında çocuklar çakıl taşlarıyla oynarken, gençler ve aileler denizin serin sularında yüzdü. Bazı vatandaşlar, kayalıklardan denize atladı, bazıları ise denizi izleyip dinlendi. Tatilini Antalya’da geçirenler arasında deprem bölgesinden gelenler de vardı. Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinden gelen Nurhan Deveci, kardeşini ziyaret etmek için geldiği şehirde denize girerek bayramın tadını çıkardığını söyledi. "Antalya’ya daha önce defalarca geldim. Bu kez bayram için geldik. Elbistan’dan, deprem bölgesinden. Hazır fırsat bulmuşken denize girelim dedik. Su serin ama girmeye değer. Dün Olympos’a da gittik. Antalya çok güzel. Her zaman gelinmesi gereken bir yer" dedi. Nurhan Deveci’nin Antalya’da yaşayan abisi İlhan Deveci ise 35 yıldır Antalya’da olduğunu belirterek, "Yaz kış, gece gündüz fark etmez, sürekli denize giriyorum. Şu an deniz suyu çok güzel. Dışarısı serin ama deniz sıcak. Yüzmek en iyi spor. İnsan kendini özgür ve mutlu hissediyor. Antalya’da yaşamak gerçekten ayrıcalık. Atatürk’ün dediği gibi, burası dünyanın en güzel cenneti" diye konuştu. Antalya’da yalnızca deniz değil, sahil parkları ve yürüyüş alanları da doldu. Bebek arabalarıyla yürüyüş yapan ailelerden scooterla gezen gençlere, piknik yapanlardan bisiklete binenlere kadar herkes güneşi yakalayarak tatilin tadını çıkardı.
Denizli Denizli OSB Yönetim Kurulu Baltalı, "Üretim ve tüketimin aksatılması gelecek hedeflerimizi sekteye uğratır" Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, Türkiye genelinde gerçekleştirilen boykot çağrısı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı, kişilerin özgürce düşüncelerini ifade edebilmesinin demokratik bir hak olduğunu belirtirken üretimi ve ticari hayatı olumsuz etkileyecek her türlü söylem ve davranıştan kaçınılması gerektiğini ifade etti. Denizli OSB Yönetim Kurulu Başkanı Derya Baltalı , Türkiye genelinde gerçekleştirilen boykotlara ilişkin yaptığı açıklamada; "Türkiye Cumhuriyeti, demokratik bir devlettir. Kişiler fikirlerini özgürce ifade edebilme hakkına sahiptir. Fikir ayrılıkları yaşanabilir. Ancak ülke genelinde başlatılan ‘boykot’ çağrısı üretimi, ticari hayatı, sanayicilerimizi, esnafımızı olumsuz etkilemekte ve ekonomimize zarar vermektedir. Özellikle tekstil sektöründe maliyetlerin artması ile rekabet gücümüzün azaldığı bir dönemden geçiyoruz. Sanayicilerimiz hem mevcut nitelikli personelini hem de müşteriyi kaybetmemek adına çok düşük kar marjı ile hatta bazı durumlarda zararına olacak şekilde çarkı döndürmektedir. Yaşadığımız bu zorlu süreci toplumun tüm kesimlerini memnun edecek ve hukukun üstünlüğünü hakim kılacak çözümlerle aşacağımıza inanıyoruz. Üretimin ve tüketimin aksamasına yol açan her türlü söylem ve davranışlar gelecek hedeflerimizi sekteye uğratmaktadır. Sanayi bir ülkenin gelişimindeki en önemli alandır ve üreten, istihdam sağlayan, ekonomiye can veren sanayicilerimiz her türlü tartışmanın, eylemin dışında tutulmadır. Kurumlarımızı ve vatandaşlarımızı bu kapsamda sağduyulu davranmaya davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.