ASAYİŞ - 22 Şubat 2026 Pazar 12:01

Mesajla gelen linke tıklarsanız banka hesaplarınız boşalıyor

A
A
A
Mesajla gelen linke tıklarsanız banka hesaplarınız boşalıyor

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte yeni bir yöntem geliştiren dolandırıcılar şimdi de halkın manevi duygularını kullanarak yardım adı altında sosyal medya platformundan gönderdiği linklerle vatandaşları dolandırıyor.


Ülke genelinde birçok farklı yöntemle insanları dolandıran şahıslar Ramazan ayının gelmesiyle birlikle yeni bir yöntemle mesajlar atmaya başladı. Vatandaşların manevi duygularını kullanarak muhtaç ailelere yardım yapılacağını bildiren mesajlar atan dolandırıcılar, gerek SMS gerekse sosyal medya üzerinden gönderdiği linklerle vatandaşların kredi kartı ve banka hesaplarını hedef alıyor. Gelen mesajı okuyup yardım etmek isteyen ve linke tıklayan vatandaşların telefonlarına ve hesaplarına ulaşan dolandırıcılar saniyeler içinde tüm hesaplarınızı boşaltıyor. Yardım yapmak isterken tüm birikiminden olan vatandaşlar neye uğradıklarını şaşırırken, hukukçular 2860 sayılı yardım toplama kanununa göre hiç kimsenin valilik veya kaymakamlıkların izni olmadan yardım toplama yetkisi olmadığının altını çizerek vatandaşları uyarıyor.



"Linke tıklarsanız tüm sermayeniz yok olur"


Dolandırıcıların özellikle sosyal medya ve SMS’ler ile vatandaşların banka hesaplarını hedef aldığını belirten Avukat Bilgehan Özçifçi, "Ülkemizde bugüne kadar birçok alanda dolandırıcılık eyleminde bulunan şahıslar şu an Ramazan ayının gelmesiyle birlikte toplumumuzun manevi duygularını suistimal ederek nakdi yardım ve ramazan kolisi talepli SMS’ler ile vatandaşlarımızın banka hesaplarını hedef alıyor. Unutmayalım ki, 2860 sayılı yardım toplama kanununa göre hiçbir gerçek veya tüzel kişi kaymakamlıkların veya valiliklerin izni olmadan herhangi bir para toplama yetkisine sahip değildir. En önemlisi de şu unutmamak lazım ki, gelen SMS’lere ve içeriğindeki linklere tıklamamız sonucu banka hesaplarımızdaki bugüne kadar kazandığımız tüm sermayemizin yok olmasına sebep olabilir. Bu nedenle asla bu linklere tıklamamalıyız. İnsanlarımızı da bu konuda uyarmalıyız. Eğer bir yardım yapacaksak bunu mutlaka valilik, kaymakamlık veya muhtarlıklara danışarak yapmalıyız. Olmadı, kendimiz bireysel olarak bulduğumuz herhangi bir yardıma muhtaç aileye kendi ellerimizle ulaştıralım" dedi.



Mesajla gelen linke tıklarsanız banka hesaplarınız boşalıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Günlük hayatta sürdürülebilirlik bilinci ele alındı Anadolu Üniversitesindeki seminerde konuşan Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar, bireylerin çevre dostu niyetlerine rağmen alışkanlıklarından vazgeçemediklerini belirterek, gerçek bir değişim için geri dönüşümden fazlasının; yani kültürel bir dönüşümün şart olduğunu vurguladı. Anadolu Üniversitesi Eskişehir Meslek Yüksekokulu (EMYO) tarafından "Günlük Hayat ve İş Yaşamından Örneklerle Bireylerin Yeşil Davranışları - Kişisel Faktörler ve Duygusal Açıklamalar" başlıklı seminer gerçekleştirildi. EMYO öğretim üyesi Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar’ın konuşmacı olarak yer aldığı seminerde, davranış anatomisi ile yeşil davranışın temelleri ve etkileri ele alındı. Gündelik tercihler, büyük etkiler Seminerde konuşan Doç. Dr. Başpınar, günlük hayatta ve iş yaşamında yapılan tercihlerin çevre üzerindeki etkisine dikkat çekerek çevresel olumsuzlukları azaltmaya ve mümkünse iyileştirmeye yönelik davranışların "yeşil davranışlar" olarak tanımlandığını ifade etti. Yeşil davranışın gündelik yaşamın içinde yer alan ancak etkisi büyük bir sorumluluk alanı olduğunu vurguladı. Konfor alanı yeşil davranışın önünde engel olabiliyor Çevre dostu niyetlerle eylemler arasındaki çelişkiye değinen Doç. Dr. Başpınar, yeşil davranışın soyut bir doğa sevgisinden ibaret olmadığını, ölçülebilir ve somut eylemler bütünü olduğunu belirtti. Bireylerin çevreyi önemsediklerini dile getirmelerine rağmen yeterince yeşil davranış sergileyememelerinin temel nedeninin "konfor ve alışkanlıklar" olduğunu ifade etti. Özel araç yerine toplu taşıma kullanmak ya da tüketim alışkanlıklarını sınırlandırmak gibi konfor alanının dışına çıkan tercihlerden kaçınılmasının bu süreci olumsuz etkilediğini söyledi. Bireysel adımlar kolektif etki oluşturuyor Seminerde, "Tek başıma neyi değiştirebilirim?" düşüncesinin aşılması gerektiği üzerinde duruldu. Doç. Dr. Başpınar, her bireysel adımın kolektif bir etki oluşturduğunu belirterek, yeşil davranışın süreklilik kazanmamasının nedenlerinden birinin bu davranışların görünmez olması ve yeterince takdir edilmemesi olduğunu ifade etti. Suçluluk, gurur ve kayıtsızlık gibi duyguların çevre dostu davranışlar üzerindeki etkisine değinen Doç. Dr. Nuran Öztürk Başpınar, sürdürülebilir bir yaşam için yalnızca geri dönüşümün yeterli olmadığını; kültürel dönüşümün prosedürlerden daha güçlü bir değişim aracı olduğunu vurguladı.
Aydın EKODOSD Başkanı Sürücü: "Söke Ovası antik dönemdeki deniz görünümüne döndü" Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, son yağışların ardından Söke Ovası’nda yaşanan taşkınlara dikkat çekerek ovanın antik dönemlerdeki deniz görünümünü andırdığını söyledi. Batı Anadolu’nun en büyük akarsuyu olan Büyük Menderes Nehri’nin binlerce yıldır taşıdığı alüvyonlarla verimli ovalar oluşturduğunu hatırlatan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, nehrin aynı zamanda zaman zaman taşkınlara yol açtığını belirtti. Sürücü, "Nehir, tarih boyunca hem bereketin hem de taşkının kaynağı olmuştur" dedi. Yaşanan taşkınların sadece iklim değişikliğine bağlanmasının doğru olmadığını ifade eden Sürücü, nehir ve dere yataklarında yapılan hatalı düzenlemelerin, devrilen ağaç kütüklerinin temizlenmemesinin ve havza boyunca taşınan çöplerin köprü ayaklarını tıkamasının taşkın riskini artırdığını söyledi. Ovanın güneyi su altında kaldı Sürücü, özellikle Akçakaya, Burunköy ve Bağarası ovalarında tarım arazilerinin tamamen su altında kaldığını belirterek, "Bugün Söke Ovası’nın güneyine gidildiğinde binlerce yıl önceki coğrafi görünümü hatırlatan manzaralarla karşılaşıyoruz" diye konuştu. Azmaklar doğal tampon görevi görüyor Büyük Menderes’in tarih boyunca yatak değiştirmesi sonucu oluşan azmakların taşkın dönemlerinde doğal rezervuar görevi gördüğünü kaydeden Sürücü, bu alanların fazla suyu depolayarak taşkının etkisini azalttığını dile getirdi. Kurak dönemlerde ise azmakların bölgenin adeta yaşam sigortası olduğunu belirten Sürücü, bu alanların göçmen kuşlardan su samurlarına kadar birçok canlıya ev sahipliği yaptığını söyledi. "Azmaklara sahip çıkalım" çağrısı Bazı azmakların doldurulduğunu ve sanayi atıklarıyla kirletildiğini ifade eden Sürücü, "Taşkın günlerinde suyu depolayan, kurak günlerde yaşamı ayakta tutan azmaklara sahip çıkalım. Onları korumak Söke Ovası’nın tarımsal geleceğini de korumaktır" dedi.