ÇEVRE - 22 Ocak 2026 Perşembe 11:29

Ağrı’da köyler kışın tamamen kar altında kaldı

A
A
A
Ağrı’da köyler kışın tamamen kar altında kaldı

Ağrı’nın Patnos ilçesinin yüksek kesimlerinde ve köy yerleşim alanlarında kar kalınlığının 1 ile 2 metre arasında değişen seviyelere ulaşması, bölgedeki evlerin adeta kara gömülmesine neden oldu. Yoğun kar yağışıyla başlayan bu sert kış koşulları, köy sakinlerinin günlük yaşamlarını zorlaştırdı.


Son günlerde bölgede hava sıcaklıklarının sıfırın altındaki derecelerde seyretmesiyle birlikte doğa da bu kış şartlarından büyük ölçüde etkilendi. Toprak üzerindeki bitkiler ve ağaçlar tamamen donarak buz tuttu. Bunun yanında, köy meydanlarında ve sokaklarda bulunan çeşmelerin de donduğu gözlemlendi. Bölgedeki ağır kış koşulları, hem insanların hayatını hem de doğal yaşamı ciddi anlamda zorluyor. Şiddetli soğukların etkisiyle oluşan buzlanma ve don, özellikle ulaşımı ve günlük ihtiyaçların karşılanmasını etkiliyor.



Ağrı’da köyler kışın tamamen kar altında kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep’te 17 yaşındaki Ezgi Alya’nın öldüğü scooter kazası davasında karar onandı Gaziantep’te scooter’daki Ezgi Alya Yiğit’in hayatını kaybettiği, arkadaşı İrem Şimal Toprak’ın ise ağır yaralandığı kazaya ilişkin davada ehliyetsiz sürücü Osman S.’ye verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası onandı. Gaziantep’te scooter kullanan Ezgi Alya Yiğit’in hayatını kaybettiği, arkadaşı İrem Şimal Toprak’ın ise ağır yaralandığı trafik kazasına ilişkin davada, ehliyetsiz sürücüye verilen 1 yıl 8 ay hapis cezası istinaf incelemesinde onandı. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, ilk derece mahkemesinin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirtti. Kararda, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun şekilde yapıldığı, iddia ve savunmaların eksiksiz değerlendirildiği, delillerin hukuki çerçevede tartışıldığı ve vicdani kanaatin kesin, tutarlı ve çelişmeyen delillere dayandırıldığı vurgulandı. Eylemin doğru nitelendirildiği ve cezanın kanuni bağlamda uygulandığı gerekçesiyle, SSÇ müdafii ile katılanlar Mehmet Şahin, Elif, Emine Gilay ve Hatice Kübra Yiğit vekilinin istinaf başvuruları esastan reddedildi. Olayın geçmişi Gaziantep’te 12 Nisan 2022 tarihi akşam saatlerinde Batıkent Mahallesi’nde yaşanan kazada Osman S. (17) idaresindeki 27 SR 997 plakalı otomobil, üzerinde Ezgi Alya Yiğit ve Şimal Toprak’ın bulunduğu scooter’a çarpmıştı. Kaza sonucu 17 yaşındaki lise son sınıf öğrencisi Ezgi Alya Yiğit hayatını kaybederken Şimal Toprak ise ağır yaralanmıştı. Feci kazanın ardından ehliyetsiz olduğu belirlenen Osman S. gözaltına alınmış, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmiş ancak 28 gün sonra serbest bırakılmıştı. Daha sonrasında ise otomobil sürücüsü Osman S. hakkında ’taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle iddianame hazırlanmıştı. Heyet, Gaziantep’te scooter’daki Ezgi Alya Yiğit’in ölümü, arkadaşı İrem Şimal Toprak’ın ise ağır yaralandığı kazaya ilişkin davada ehliyetsiz sürücü Osman S.’ye 1 yıl 8 ay hapis cezası vermişti.
Denizli PAÜ Hastanesindeki tehdit ve taciz iddiaları yargıya taşındı Denizli Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Hastanesinde görevli erkek hemşire mobbing, tehdit ve sözlü tacize maruz kaldığını iddia ettiği ses kayıtlarıyla birlikte suç duyurusunda bulundu. Pamukkale Üniversitesi Hastane Müdürlüğü makamında yaşandığı ileri sürülen ve hastanede görevli bir erkek hemşire K.D.’ye yönelik mobbing, tehdit ve ağır sözlü taciz iddiaları yargıya taşındı. Görev yaptığı birimde gördüğü aksaklıklarla ilgili olarak verdiği dilekçe hakkında görüşmek için çağrıldığı makamda hak etmediği bir tavırla karşılaştığını savunan K.D., yaşadıklarının katını olan ses kayıtları birlikte Denizli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu. Ayrıca Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğüne de müracaat eden K.D., baskı gördüğünü ileri sürdüğü yönetici ve kişiler hakkında idari soruşturma başlatılması talep etti. Sağlık çalışanı K.D.’nin aksaklıklarla ilgili dilekçe vermesi sonrası yapılan görüşmede kayda alındığı belirtilen konuşmalar kamuoyunda büyük tepki topladı. Yaşadıklarının ardından yasal mücadele başlatan erkek hemşire K.D., görüşme sırasında baskı ve tehdit göreceğini öngördüğü için konuşmayı kayıt altına aldığını ve ses kayıtlarını savcılığa delil olarak sunduğunu ifade etti. Yaşananları savcılığa verdiği şikayet dilekçesinde anlatan K.D.’nin dilekçesinde şu ifadeler yer aldı: "Çalıştığım birimdeki sorunların çözülmesi için resmi dilekçe verdim. Görüşmeye çağrıldım. Hastane Müdürünün odasına girdiğimde yönetici, aynı zamanda bir sendikanın başkan yardımcısı olan A.A. ve sendika temsilcisi vardı. Sorunlarımı konuşmak yerine sendikam sorgulandı. Ardından bana açıkça ‘Sana tecavüz ederlerse ses çıkaracaksın’ denildi. Bu sözleri duyduğumda donup kaldım. Kendimi değersiz, çaresiz ve tehdit altında hissettim. Bana ‘Hangi sendikaya üyesin?’ diye soruldu. İstedikleri sendikada olmadığımı söylediğimde, ‘O zaman sana yardımcı olamayız’ dediler. Nöbetlerim, çalışma koşullarım ve hatta işimle tehdit edildim. Hak aramanın bedelinin bu kadar ağır olacağını düşünmemiştim"
Samsun Dönem dizileri ahşaba olan ilgiyi arttırdı Televizyon ekranlarında izleyiciyle buluşan dönem dizileri ve geçmişe duyulan özlem, ahşap eşyalara olan ilgiyi artırdı. Samsun’da özellikle şimşir kaşıklar, el örmesi sepetler ve bastonlar vatandaşlardan yoğun talep görüyor. Geçmişi konu alan dizi ve filmler, yalnızca hikâyeleriyle değil, kullandıkları eşyalarla da nostalji duygusunu canlandırıyor. Eski zamanlarda günlük yaşamda yer alan ahşap ürünler, bu yapımlarla birlikte yeniden dikkat çekiyor. Vatandaşlar, geçmişe duyulan özlemle tahta kaşıklar, sepetler, yer masaları ve tabureler gibi birçok ahşap ürünü hem kullanım hem de dekoratif amaçla evlerine taşıyor. İnsanların hâlâ ahşaba meraklı olduğunu, satışların güzel gittiğini ifade eden esnaf Abdullah Torun, "İnsanlar ahşaba meraklı. Genelde kaşık ürünlerine çok ilgi oluyor. Dönem dizileri ve filmleri de ahşap eşyalara olan ilgiyi arttırıyor. Geçmişte kullanılan ahşap kap-kaçaklar, kaşıkların rağbet görmesinde bu dizi ve filmlerin etkisi olduğunu düşünüyorum. Bastonlara da yine gençler filmlerden özenip yöneliyorlar. Gençler daha çok dekoratif bastonları tercih ediyorlar. Yaşlılar ise ihtiyaçtan dolayı görsellik yerine daha çok fiyat-performans bastonlarını tercih ediyorlar" dedi. "En çok şimşir kaşıklar rağbet görüyor" Vatandaşların en çok rağbet gösterdiği ürünün şimşir kaşık olduğunu dile getiren Abdullah Torun, "En çok rağbet gören ürün, şimşir kaşıklar. Şimşir ağacından yapılan işlemeli kaşıkların fiyatı 4 bin TL’ye kadar çıkıyor. Bastonlar da 4 bin TL’ye kadar gidiyor. Bastonlarda ise en çok gürgenden yapılan ürünler tercih ediliyor. Satışların çoğu fiziki mağazada oluyor. İnsanlar dokunarak, görerek almayı daha çok seviyorlar. Ahşaba dokunmanın hissiyatı daha güzel olduğundan internetten çok, mağazadan satış yapılıyor" diye konuştu. Sepetlerin de dekoratif olarak çok tercih edilen eşyalar arasında yer aldığına değinen Torun, "Ahşap sepetler de çok rağbet gören ürünler arasında yer alıyor. Plastik çıktığından beri yöresel el örmesi sepetler eskisi kadar çok kullanılmıyor. Yine de birçok insan geleneksel sepetlere ilgi duyuyor. Sepetler de 150 TL’den 2 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Sepetler günümüzde farklı amaçlarda kullanılıyor. Önceden alışveriş çantası olarak kullanılan sepetler, şimdilerde ise dekoratif olarak masa üzeri meyve sergilemek için, şömineye odun koymak için, fındık, ceviz koymak için kullanılıyor" şeklinde konuştu.
Şırnak Vergide dijital devrim: Kağıt fatura tarihe karışıyor Serbest Muhasebeci Mali Müşaviri (SMMM) Mesut Balta, bu yıl Türkiye’de vergi sisteminde köklü bir dijital dönüşümün başlayacağını belirterek, mükellefleri yakından ilgilendiren önemli uyarılarda bulundu. Serbest Muhasebeci Mali Müşaviri Mesut Balta, 2026 yılıyla birlikte Türkiye’de vergi sisteminin kökten değişeceğini belirterek, mükellefleri yakından ilgilendiren çok çarpıcı uyarılarda bulundu. Balta, "2026 artık sadece bir takvim yılı değil, vergi sisteminde bir kırılma noktasıdır" dedi. Balta, bu yılın "tam anlamıyla bir dijital dönüşüm yılı" olacağını vurguladı. Yeni düzenlemelerle birlikte fatura, vergi ve diğer tüm mali işlemlerin dijital yaşamla birebir paralel şekilde yürütüleceğini ifade eden Balta, "2026 yılının bir dijital dönüşüm yılı olacağını başta belirtmekte fayda var. Buna göre dijital yaşamla fatura ve diğer vergisel işlemlerin birebir paralel bir şekilde yürüyeceğini şimdiden söyleyebiliriz. 2026 yılı içerisinde dijital fatura dönemi ile birlikte tüm faturalar artık dijital ortamlarda kesilerek düzenlenmek zorunda. Artık kağıt fatura döneminin 2026 başı ile birlikte bittiğini net bir şekilde ifade edebiliriz" diye konuştu. Kayıt dışı ekonomiye dijital kalkan Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hayata geçirilen "Kurgan Sistemi"nin’ de bu yıl itibarıyla aktif şekilde devrede olacağını aktaran Balta, bu sistemle tüm mali işlemlerin anlık olarak analiz edileceğini söyledi. Balta, "Bunun yanı sıra kayıt dışı ekonomi ile mücadele konusunda Hazine ve Maliye Bakanlığının Kurgan Sistemi de devreye girmiş bulunuyor. Bu sistemle birlikte bütün mali işlemler, faturalandırılmalar ve vergisel işlemler Kurgan Sistemi tarafından analize tabi tutulacak ve görülen eksiklikler, görülen hatalar anında mükelleflere ve mali müşavirlere bildirilecektir. Bu aynı zamanda sistemin disipline edilmesinde de oldukça önem taşıyan bir hususu ifade etmektedir" şeklinde konuştu. Basit usul dönemi sona eriyor Yeni düzenlemeler kapsamında nüfusu 30 bini aşan ilçelerde basit usul vergilendirmenin de sona erdiğini hatırlatan Balta, "Nüfusu 30 bini aşan ilçelerde basit usul vergilendirme sisteminin artık sona erdiğini ifade edebiliriz. Burada artık bütün mükellefler basit usulde değil, gerçek usulde vergilendirmeye tabi tutulacaklardır" dedi. 2026 yılıyla birlikte birçok parasal sınırın da güncellendiğini aktaran Balta, ’’2026 yılı içerisinde çeşitli parametrelerin de göz önünde bulundurulması lazım. Buna göre fatura düzenleme sınırının 12 bin lira olduğunu, kira gelir istinasının meskenler için 58 bin liraya çıkarıldığını, genç girişimci kazanç istisnasının da 430 bin lira gibi iyi bir rakama yükseltildiğini, günlük yemek bedel istisnasının da 300 artı KDV olduğunu, şüpheli alacak davasının da 25 bin liraya yükseltildiğini belirtmekte fayda var" diye konuştu. Mesut Balta, vergi mükelleflerine önemli bir çağrıda bulunarak, "Tüm bunların özellikle vergi mükellefleri tarafından dikkatle izlenmesi ve göz önünde bulundurulması gereken rakamlar olduğunu, herhangi bir cezai işlemle karşılaşmamak için özellikle mali müşavirleriyle doğrudan diyalog halinde olmaları kendileri için bir fayda özelliğini taşımaktadır" ifadelerini kullandı.