ASAYİŞ - 19 Ağustos 2025 Salı 09:34

Vicdansızlar: "Vatanı FETÖ’cülere mi bırakacağız" diyerek şehit tazminatını dolandırmışlar

A
A
A

Adana’da kendini savcı ve polis olarak tanıtan şüpheliler, telefonla ulaştığı şehit babasını "Eşinizin kimlik bilgileri FETÖ’cülerin eline geçti, vatanı FETÖ’cülere mi bırakacağız" diyerek kandırıp şehit tazminatının 1 milyon 200 bin lirasını dolandırdı. Şehit babası, "Tazminat ile köyde damı akan evi yaptıracaktım. Ama olmadı" diyerek gözyaşlarına boğuldu.

Özel Harekat Polisi Yiğitcan Yiğit, Tunceli’de görevliyken 14 Kasım 2024 günü atış eğitim alanında meydana gelen kaza sonucunda şehit oldu. Yeni evli şehit Yiğit, memleketi Adana’nın Ceyhan ilçesine bağlı Isırganlı köyünde toprağa verildi. Haziran ayının başında baba Mehmet Yiğit’e (58) 2 milyon 450 bin lira şehit tazminatı verildi. Baba Yiğit, şehit tazminatı ile köydeki damı akan evini yaptırmayı planlıyordu. Ancak kendini savcı ve polis olarak tanıtan dolandırıcılar "FETÖ eşinizin kimlik bilgilerine ulaşmış hesabınızı boşaltacak" yalanıyla şehit tazminatını tarla ve gübre parası olarak kendilerini yatırttı.

Vicdansızlar:

"Eşimin adına düzenlenmiş kimliği attılar"

Yaşadığı olayı anlatan Şehit babası Yiğit, "Kurban Bayramında bacanağım Necmi Yaplıcan’ın (68) yanına gittim. Bacanağımı telefonla aradılar ‘Sizin hesabınızı kopyaladılar, videoları Whatsaptan atayım’ dediler. O da benim Whatsapım yok deyince benim telefonuma yolladılar. Sonra da ‘Meryem Yiğit senin neyin oluyor’ diye bana sordular. Bende eşim oluyor deyince yakalanan FETÖ’cülerin fotoğrafını bana atıp eşimin adına düzenlenmiş kimliği attılar. Bize 155’i arayın dediler bizde aradık ama meğerse bunlar onu da kendilerine bağlamış. ‘Allah Allah nidasıyla aldığımız bu vatanı çapulculara mı bırakacağız. Bu FETÖ’cüleri bulalım, bunlar buradan para kaçırıyorlar’ dediler. Bizde öyle deyince devlet yanlısıyız, her şeyimizi döktük. Benim oğlum vatan sevdalısıydı, bende öyleyim zaten devlet memuru emeklisiyim. Bu FETÖ’cüler bulunsun dedik ama meğerse bizi dolandırıyorlarmış. Paraları bizden ‘Tarla aldım, gübre aldım’ diyerek göster dediler. Bende bankadaki görevliye öyle deyip paraları gönderdim. Sonra bir kişi bana ‘Bunlar bana sahtekar’ deyince uyandım. Ceyhan Emniyet Müdürlüğü’ne gittim, onlardan Allah razı olsun. Paranın yarısını kurtardım" dedi.

"Şehit tazminatı ile damı akan evi yaptıracaktık"

Yiğit, "Ceyhan’daki evimiz eski, evimiz akıyor. Rahmetlik oğlum için Ceyhan’a ev yaptıracaktım. Ev yarım kaldı, yaptıramadım. Ev için ayırdığımız parayı dolandırıcılara kaptırdık. Ben daha önce izlediğim haberlerde bunlara pabuç bırakmam diyordum ama beni hipnoz ettiler. Bizi arabayla zaten takip ediyorlardı. Ceyhan’da petrole girince ‘Siz niye burada bekliyorsunuz’ diye bizi uyardılar. Telefonu hiç kapatmadık" diye konuştu.

"Dolandırılınca ikinci kez vuruldum"

Yiğit, "Bu paranın şehit oğlumun tazminatı olduğunu söyleyince ‘Başınız sağ olsun’ diyerek bana birde başsağlığı dilediler. Vicdansızlar şehit oğlumun parasını da alıp götürdüler. Zaten oğlum şehit olunca derbeder oldum, birde böyle olunca çok kötülendim. Birde üstüne dolandıran kişinin eşi beni arayıp mağdur olduklarını söyledi. Ben ne yapacağım. Oğlum vuruldu şehit oldu, böyle de olunca ikinci kez vuruldum. 10 ay oldu ama sanki yeni olmuş gibi, Allah kimsenin başına vermesin" diye gözyaşlarına boğuldu.

Öte yandan polisin konuyla ilgili 3 şüpheliyi yakaladığı, şüphelilerin tutuklandığı öğrenildi. Ancak dolandırıcılara geçen tazminatın 1 milyon 200 bin lirasına ulaşılamadı. Gere kalan para ise şehit babasının para yatırdığı hesaba bloke konduğu için hesapta kaldı. Şehit babası hesap blokeli olduğu için o parayı da henüz alamadı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.