ASAYİŞ - 18 Ağustos 2025 Pazartesi 12:42

Veteriner ve ailesine ‘Sokak köpeklerini besledin’ dayağı iddiası

A
A
A
Veteriner ve ailesine ‘Sokak köpeklerini besledin’ dayağı iddiası

Adana’nın Pozantı ilçesinde yayla evinin önünde sokak köpeklerini besleyen veteriner, komşuları tarafından darp edildi. Annesi ve kardeşinin de darp edildiği olay cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı.


Olay, Cumartesi günü Pozantı ilçesine bağlı Akçatekir Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Adana’da veterinerlik yapan Melek Nida Urazan (32), geçtiğimiz hafta ailesinin yanına yaylaya gitti. Burada veteriner Urazan, belediyenin kısırlaştırdığı ve küpe taktığı sokak hayvanlarını beslemeye başladı. Ancak Urazan’ın avukat olan komşusu Y.K. ve eşi F.K., durumdan rahatsız olup aileyi uyardı.



Köpek besledin dayağı


Uyarılara aldırış etmeyen Urazan, hayvanları beslemeye devam etti. Geçtiğimiz cumartesi günü ise evlerinin suyunun vanasının kapatılması üzerine Urazan’ın kardeşi 2 evin ortak alanına gidip vanayı açtı. Bunun üzerine Y.K. ve eşi F.K., Onur İbrahim Atay’a (27) saldırdı. Veteriner Melek Nida Urazan ve annesi Mürşide Atay (72) ise Onur İbrahim’i kurtarmaya gittiklerinde saldırıya uğradı. 72 yaşındaki Mürşide Atay sürüklendi. Çevredekilerin araya girmesiyle saldırı sonlanırken o anlar cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. Olayda anne Atay’ın kaburgalarında kırık oluşurken Melek Nida’nın ve kardeşinin vücutlarının çeşitli yerleri morardı.


Pozantı Devlet Hastanesi’nden darp raporu alan veteriner ve ailesi Y.K. ile eşi F.K.’dan şikayetçi oldu.


Yaşadıklarını anlatan veteriner Melek Nida Urazan, "Biz burada belediyenin kısırlaştırdığı köpekleri beslerken bu şahıslar sürekli bize tehditler savurdular. Son olarak evimizin suyunu kestiler ve vanayı açmaya gittiğimizde bize saldırdılar. Annem yaklaşık 10 metre sürüklendi. Kaburgalarında kırıklar oluştu. Bu şahıslardan şikayetçiyiz, umarım hak ettikleri cezayı alırlar. Bu adam avukat olmasına sığınıyor, ‘Bana bir şey olmaz’ diyor. Ancak görüntüler ortada, darp raporu da aldık. Bu işin peşini bırakmayacağız" dedi.



Veteriner ve ailesine ‘Sokak köpeklerini besledin’ dayağı iddiası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde hastalara uygulanmaya başlandı. Ameliyat sırasında kaybedilen kanın yeniden kazandırılmasıyla kritik operasyonlarda önemli avantaj sağlanması amaçlanıyor. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde, ameliyat sırasında hastanın kaybettiği kanı toplayıp filtreleyerek yeniden hastaya verilmesini sağlayan yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ kullanılmaya başlandı. Türkiye’de ilk kez kullanılan yeni nesil modelin, önceki cihazlara kıyasla kanın daha fazla ve daha nitelikli şekilde geri kazanılmasına imkan sunduğu, özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hasta güvenliğini artırmasının hedeflendiği belirtildi. Sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeye yönelik yatırımlar kapsamında envantere kazandırılan cihazın, travma, kardiyovasküler, ortopedik ve jinekolojik operasyonlar gibi yoğun kan kaybı riski bulunan cerrahilerde önemli rol oynadığı belirtildi. Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Handan Birbiçer, cihazın özellikle yüksek riskli ameliyatlarda hastanın kendi kanının yeniden kullanılmasına imkan sağladığını ifade ederek, "Kan kurtarma cihazları, özellikle yüksek riskli kanamalı ameliyatlarda ‘kardiyovasküler cerrahi, ürojinekolojik ameliyatlar, ortopedik cerrahiler ya da majör kanamalı hastalar gibi’ hastanın donör, yani bağışçı kanı alma miktarını azaltmaya yarıyor" dedi. "Diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır" Prof. Dr. Birbiçer, cihazın çalışma sistemine değinerek, "Bu cihazlarla kanamalı bölgeden kanı steril bir kaba topluyorsunuz. Ondan sonra buradan filtre sistemiyle hastanın kanını ayrıştırıp hastaya tekrar geri verebiliyoruz. Bizdeki cihazın diğer cihazlardan farkı, yeni nesil bir teknoloji olmasıdır. Diğer cihazlarda toplanan kanın bir bölümü kaybedilebilirken, burada bir filtre sistemi kullanıldığı için kanın daha değerli bir kısmını elde edebiliyoruz diyebilirim" ifadelerine yer verdi. Prof. Dr. Birbiçer, cihazın pıhtılaşma sürecine de katkı sunduğunu belirterek, "Bu cihazda trombosit dediğimiz, yani pıhtılaşmayı sağlayan hücreleri de toplayabiliyoruz. Bu da tabii ki çok önemli, hastanın kanamasına bağlı olan ameliyat sonrasında da pıhtılaşmasına yardımcı oluyor. Yine bu cihazla çok fazla kan transfüzyonundan kaçınmış oluyorsunuz" şeklinde konuştu. "Yoğun bakımda yatış süresi kısalmış oluyor" Kan transfüzyonunun muhtemel risklerine de dikkat çeken Birbiçer, "Biliyorsunuz kan bir organ aslında, işlemi bir organ nakli gibi düşünün. Hastaya çok kan verdiğiniz zaman bu durum hastada bazı immun reaksiyonlar ve yoğun bakım ihtiyacı oluşturacak komplikasyonlar ortaya çıkarabilir. Eğer böyle bir cihaza sahipseniz hastaya verdiğiniz kan miktarını azaltıp bu sorunlar ile karşılaşma riskini azaltmış olursunuz. Sonuç olarak hastanın yoğun bakım ihtiyacı azalır ve hastaneye yatış süresi kısalır" dedi. Cihazın acil durumlarda sağladığı avantajlara da değinen Birbiçer, "Tabii ki bu teknolojik cihazın önemli bir faktörü de, diyelim ki çok kanamalı bir hasta geldi, akut olarak o an kan temin edemiyorsanız, böyle bir cihazınız varsa kan hazırlanmasını beklerken cihazı kullanarak hastanın kendi kanını hastaya vererek yine zaman kazanmış oluyoruz" ifadelerini kullandı.
Manisa Manisa’dan Tarsus’a "Mesir" damgası Türkiye Kent Konseyleri Platformu’nun (TKKP) 33. Genel Kurulu Tarsus’ta gerçekleştirilirken, Manisa Kent Konseyi’nin Mesir Macunu jesti programa damga vurdu. Manisa heyeti, hem güçlü temsili hem de kentin kültürel mirasını yansıtan anlamlı hediyesiyle dikkat çekti. Tarsus Kent Konseyi ev sahipliğinde düzenlenen genel kurula Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar ve Genel Sekreter Gökmen Aytaç da katıldı. İki gün süren programda kent konseylerinin sürdürülebilir kent politikalarındaki rolü, yerel demokrasi ve katılımcı yönetim anlayışı ele alındı. Genel kurul kapsamında dönem başkanlığı Çankaya Kent Konseyi’nden Tarsus Kent Konseyi’ne devredilirken, yeni dönemin yol haritası da belirlendi. Mesir Macunu ile kültürel köprü Toplantı sonrasında Manisa Kent Konseyi Başkanı Hakkı Bayraktar, Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ile Tarsus Kent Konseyi Başkanı Musa Ceylan’a Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun selamlarını ileterek, Manisa’nın asırlık geleneği olan Mesir Macunu hediye etti. Manisa’nın şifa kaynağı ve köklü kültürel mirası olarak bilinen Mesir Macunu, genel kurulda şehirler arası dostluk ve dayanışmanın simgesi oldu. Genel kurulu değerlendiren Bayraktar, Tarsus’un tarihi ve kültürel önemine vurgu yaparak, "Şehzadeler şehri Manisa’mızdan kadim şehir Tarsus’a uzanan bu gönül köprüsünde yer almaktan büyük mutluluk duyduk. Platform Başkanlığına seçilen Sayın Musa Ceylan’ı tebrik ediyor, yeni dönemin tüm kent konseylerimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi.