SAĞLIK - 08 Ağustos 2025 Cuma 12:23

Uzmanı uyardı: "Burun ameliyatı olanlar yazın sıcaktan korunmalıdır"

A
A
A
Uzmanı uyardı: "Burun ameliyatı olanlar yazın sıcaktan korunmalıdır"

Burunu yeniden şekillendirme ameliyatı olanları uyaran Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Soner Kadıköylü, "Burun estetiği düşünen bir hastanın eş zamanlı olarak burun tıkanıklığı da varsa, buna sebep olan durumlar muayene veya görüntülemeyle tespit edilerek fonksiyonel, sağlık amaçlı yaklaşım göz önünde tutulmalıdır. Yaz veya kış aylarında operasyonun yapılmasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Ancak yaz aylarında burun cildini güneşten ve sıcaklardan korumaya dikkat edilmelidir" dedi.


Medical Park Seyhan Hastanesi’nden Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Soner Kadıköylü, rinoplasti (burun estetiği) hakkında açıklamalarda bulundu. Kadıköylü, "Rinoplasti, burunu yeniden şekillendirme ameliyatıdır. Hastanın eş zamanlı olarak burun tıkanıklığı varsa, buna sebep olan durumlar muayene veya görüntülemeyle tespit edilerek fonksiyonel, sağlık amaçlı yaklaşım göz önünde tutulmalıdır" diye konuştu.



"İsteğe bağlı ve zorunlu olabilir"


Burun estetiğinin çoğu zaman hasta isteği ile yapıldığını dile getiren Kadıköylü, "Bazı durumlarda ise hastanın isteği olmadan da yapılması gerekebilir. Örnek olarak, burunda oluşan çökme, aşırı burun eğriliği, aşırı burun ucu düşüklüğü gibi nedenler gösterilebilir"ifadelerini kullandı.


Burun estetiğinin kemik ve kıkırdak gelişimi tamamlandıktan sonra yapılabildiğini, bu nedenle 18 yaşından itibaren yapıldığının altını çizen Op. Dr. Kadıköylü, "Fiziksel gelişimini tamamlamamış bireyler, ciddi kronik rahatsızlığı olanlar, kanama bozukluğu olanlar veya cerrahın önerilerini takip edemeyecek durumda olan kişiler rinoplasti ameliyatı için uygun aday değillerdir. Ameliyat planlanan hastalar genel anestezi tetkiklerine göre değerlendirilirler. Kan tetkikleri (kanama zamanı, kan sayımı, duruma göre Hepatit markerlar), EKG ve akciğer röntgeni rutin istenen tetkiklerdir. Hastada guatr veya farklı bir ek hastalık varsa bu doğrultuda gerekli tetkiklere de ayrıca bakılmalıdır" şeklinde konuştu.


Ameliyat süreci ve sonrasından bahseden Kadıköylü, şu bilgileri paylaştı:


"Ortalama ameliyat 2-3 saat kadar sürmektedir. Genel anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyat sonrasında ilk gün hastada genellikle hafif kan sızıntısı, ağrı, ödem az da olsa görünür. 3. gün gözaltı şişliği maksimum düzeye çıkarak sonra hızlıca inmeye başlar. 10. güne kadar minimal düzeye ulaşmış olur. Bu süreç içerisinde buz uygulaması, baş kısmı yüksekte tutarak uyumak, oluşan şişliği belirgin düzeyde azaltmaktadır. Hastanın özellikle ilk bir ay dolana kadar, hatta üçüncü aya kadar burun travmalarından kendisini koruması son derece önemlidir. Gözlük kullanıyorlarsa 6. Haftadan sonra kullanabilirler. İlk üç ay hastanın kendisini güneşten de koruması gerekmektedir. Ortalamada 10 günlük bir sürede hasta kendisine verilen önerilere tam uyum sağlaması durumunda etkiler geçmeye başlar. Burun son halini operasyondan 6-12 ay sonra almaktadır. Bu süre özellikle hastanın cilt kalınlığıyla orantılıdır. İnce cilt yapısına sahip hastalarda iyileşme süreci daha kısa sürmektedir."



"Açık veya kapalı ameliyat uygulanabilir"


Rinoplastinin açık veya kapalı yöntem ile yapıldığını dile getiren Kadıköylü, "Her iki yöntemin de artı ve eksileri mevcuttur. Doktor hangi yöntemle kendisini daha rahat hissediyor ve başarılı oluyorsa, o yöntemi kullanmaktadır. Rinoplasti ameliyatı sürekli ilerleyen teknoloji ve tekniklerle bağlantılı olarak gelişmekte olan bir operasyondur. Birçok tekniğin bir arada kullanılması da mümkündür. Doktorlar bu gelişmeleri takip ederek hastalarına daha iyi sonuçlar verebilmek adına çoğu zaman değişiklikler yapmaktadırlar"diye kaydetti.


Yazın ya da kışın operasyon olmanın hasta konforu açısından bir farkı olup olmadığı konusunda bilgi veren Kadıköylü, "Yaz veya kış aylarında operasyonun yapılmasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Ancak yaz aylarında burun cildini güneşten ve sıcaktan korumak açısından ekstra dikkat edilmesi gerekmektedir"diyerek sözlerini tamamladı.



Uzmanı uyardı: "Burun ameliyatı olanlar yazın sıcaktan korunmalıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da yaz erken geldi, yerli ve yabancı turistler sahile koştu Antalya’nın Alanya ilçesinde yaz havası, turizmi hareketlendirdi. Yerli ve yabancı turistler sahile indi, güneşin ve denizin tadını çıkardı. Karavanla Türkiye’yi dolaşan vatandaş, "Alanya’ya bayıldım. O yüzden buraya taşındım. Bu yazı burada geçireceğim" dedi. Alanya’da bahar aylarının bitimine sayılı günler kala yaz havası yüzünü gösterdi. Hava sıcaklığının 23 derece, deniz suyu sıcaklığının ise 20 derece olarak ölçüldüğü ilçede yerli ve yabancı turistler sahillere akın etti. Dünyaca ünlü Kleopatra Plajı’nda yoğunluk dikkat çekerken, güneşli havayı fırsat bilen vatandaşlar sahile indi. Bazı tatilciler denize girerek serinlerken, bazıları ise kumsalda güneşlenmeyi tercih etti. Öte yandan, tekne kiralayan turistlerin Akdeniz’in berrak sularında vakit geçirdiği görüldü. Teknelerin güvertesinde güneşlenen tatilciler, denizin ve güneşin tadını çıkardı. Sahilde vakit geçiren aileler ise çocuklarıyla birlikte oyun oynayarak keyifli anlar yaşadı. Ayrıca bazı vatandaşlar su sporları yaparak renkli görüntüler oluşturdu. Bahar aylarında yazı aratmayan hava durumları, turizm hareketliliğini de artırdı. Karavan ile Türkiye’yi gezen Nedim Bircan, (43) "Ben normalde karavanda yaşıyorum, 2 yıldır Antalyadaydım. Antalya’da yaz bitti dediğimiz zamanlarda bu bölgeyi motorla gezmek için geldim. Burada hala yaz devam ediyordu. Bayıldım. O yüzden buraya taşındım. Bu yazı burada geçireceğim. Şu anda Alanya’da yaz havası var" dedi.
Yalova Yalova’da Kocadere şehitleri anıldı Yalova’nın Çınarcık ilçesinin Kocadere köyünde 29 Nisan 1921 tarihinde Yunan işgal kuvvetleri, Rum ve Ermeni çeteleri tarafından katledilen 830 şehit düzenlenen törenle anıldı. Kocadere şehitlerini anma programı, Kocadere İlkokulu önündeki Mehteran konseri ile başladı. Ardından şehitliğe yürüyüş gerçekleştirildi. AKocadere Şehitliği’nde düzenlen törende şehitliğe karanfiller bırakılırken 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu ve akabinde İstiklal Marşı okundu. Kuran-ı Kerim tilavetinin ardından ise İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk şehitler için dua okudu. Programda ardından konuşma yapan Kocadere Köyü Muhtarı Volkan Varol ise 105 yıl önce yaşanan vahşetle ilgili, "1921 Yılının 29 Nisan günü Şenköy ve Kocadere’de yaşayan Müslüman halka, Yunan düşman kuvvetlerinin önderliğinde Rum ve Ermeni çeteleriyle soykırım yapılmıştır. O yıllarda milli mücadele boşaltılmış, eli silah tutan herkes cephelere koşmuştur. Köylerde kadın, çocuk ve yaşlılar kalmıştır. Şanköy Engere’de kurşun zilmiş, türlü işkenceler uygulanarak denizde boğulmuş, büyük bir kısmı ise Kocadere’de şu an bulunduğumuz yerde Bekir Onbaşı’nın iki katlı evine doldurulmuş, üzerlerine gaz dökülerek ev ateşe verilip diri diri yakılarak vahşice katledilmiştir. Burada yaşanan bir cephe savaşı değildir. Savunmasız silahsız mağdur vatan, namus ve bayrak uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle aldınız. Bedelini şehitlerimizin kanlarıyla ödediğimiz vatanımız bizlere emanettir. Ezan dinmez, bayrak inmez, şehitler ölmez. Kahraman ve aziz şehitlerimiz huzur içinde uyu. Ruhunuz şad, mekanınız cennet olsun" dedi. Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta ise yaşanan katliamla ilgili şunları kaydetti: "Bugün, 105 yıl önce Kocadere’de yaşanan büyük acıyı anmak, kaybettiğimiz canlarımızı rahmetle yâd etmek üzere bir aradayız. Hatıralarımızı değil hafızamızı tazelemek açısından neler yaşandığına kısaca bakmamız gerekiyor. İtilaf Devletleri’nin, kendi güvenliklerini tehlikede gördükleri stratejik noktaları işgal etmelerine imkân tanıyan 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi’nin 7. maddesine dayanarak, Yalova ve çevresi 15 Eylül 1920 tarihinde işgal edilmiştir. Devamında yine aynı madde gerekçe gösterilerek, Yalova’nın batısında bulunan Kocadere de dahil tüm köylerdeki silahlar toplatılmıştır. Ancak İtilaf Devletleri bununla da yetinmemiş; 24 Nisan 1921 günü, 300 kişiden oluşan Yunan birliği Kocadere’ye baskın düzenleyerek sistematik bir katliam başlatmıştır. Bu vahşet, 29 Nisan’da maalesef en acı noktasına ulaşmıştır. Silahlarını teslim eden masum insanların, köyün tüm ahalisinin toplandığı Bekir Çavuş’un evi ateşe verilmiş, kaçmaya çalışanlar ise kurşunlanmıştır. Bu insanlık dışı saldırı sonucunda 830 vatandaşımız şehit edilmiş, tarihe kara bir leke olarak geçen büyük bir katliam yaşanmıştır. 29 Nisan 1921’de; yalnızca kendi köylerinde, kendi yuvalarında huzur içinde yaşamak isteyen masum insanlar, hiçbir savunma imkânı kalmadan tarifsiz bir zulme maruz bırakılmıştır. Kocadere, o gün yalnızca bir köyün değil, insanlık vicdanının da ateşe verildiği yer olmuştur. Yaşanan bu katliam, sadece Kocadere’nin değil, aziz milletimizin yüreğine kazınmış derin bir acıdır. Aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük uğruna ne büyük bedeller ödediğinin ibret vesikalarından biridir. Rabbim milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın." Konuşmaların ardından öğrenciler tarafından şiirler okundu. Sonrasında ise katılımcılara ikramlarda bulunuldu. Öte yandan, şehitler için Kocadere Merkez Camii’nde mevlit okutuldu. Programa Garnizon ve Karamürselbey Eğitim Merkezi Komutanı Tuğamiral Mehmet Tahir Göncüoğlu, İl Genel Meclisi Başkanı Hasan Soygüzel, belediye başkanları, kurum müdürlerinin yanı sıra siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da katıldı.