EKONOMİ - 23 Mayıs 2026 Cumartesi 11:32

Sunar Yatırım’dan sürdürülebilirlik vurgusu: "Üretimin geleceği dönüşümde"

A
A
A
Sunar Yatırım’dan sürdürülebilirlik vurgusu: "Üretimin geleceği dönüşümde"

Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, "Sürdürülebilir üretim bizim için verimlilik, düşük karbon ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillenen bütüncül bir dönüşüm modelidir" dedi.


Türkiye’nin tarıma dayalı en köklü sanayi gruplarından biri olan Sunar Yatırım’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, Yeşil İş Platformu’nun COP31 çerçevesinde Adana’da düzenlediği konferansa konuşmacı olarak katılarak, sanayideki dönüşümün üretimin geleceği üzerindeki etkisini değerlendirdi. Sanayide karbon azaltımı, enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi ve yeşil finansman başlıkları ele alındığı konferansta Çomu, Sunar Yatırım’ın entegre üretim modeli, sürdürülebilirlik yaklaşımı ve biyoendüstriye dönüşüm stratejilerini de paylaştı.


"Çukurova’dan dünyaya uzanan biyoendüstri yolculuğu"


Konuşmasında Sunar Yatırım’ın dönüşüm hikayesini anlatan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, şirketin üretim modelini anlatarak, "Sunar Yatırım olarak yapımızı Çukurova’dan dünyaya uzanan entegre bir biyoendüstri yolculuğu olarak görüyoruz. 1974 yılında başlayan üretim serüvenimiz bugün 6 kıtaya yayılan, 120’den fazla ülkeye ihracat yapan bir yapıya dönüştü. Bizim yaklaşımımız yalnızca tarımsal hammaddeleri işlemek değil; onları gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda yüksek katma değerli ürünlere dönüştürmektir" dedi.


Çomu konuşmasında, sürdürülebilirliğin şirket stratejisinin merkezinde yer aldığını vurgulayarak, üretim kararlarının artık yalnızca ekonomik değil, çevresel etkileri de dikkate alacak şekilde şekillendiğini ifade etti.


"Entegre yapı ile çevresel etkiyi azaltıyor, verimliliği artırıyor"


Mustafa Nuri Çomu, entegre yapıları sayesinde aynı tarımsal hammaddenin gıda, kimya, ilaç ve biyoplastik gibi farklı alanlarda katma değerli ürünlere dönüştürülebildiğini, böylece hem kaynak verimliliğinin artırıldığı hem de döngüsel ekonomi yaklaşımının üretim süreçlerine entegre edildiğini söyledi. Çomu, sürdürülebilir üretim yaklaşımına ilişkin değerlendirmesinde, "Sürdürülebilir üretim bizim için verimlilik, düşük karbon ve döngüsel ekonomi ekseninde şekillenen bütüncül bir dönüşüm modelidir. Enerji verimliliği, su yönetimi, atık geri kazanımı ve ambalaj optimizasyonu gibi tüm süreçlerimizi birbirine entegre bir sistem olarak ele alıyor; üretimimizi hem çevresel etkiyi azaltacak hem de verimliliği artıracak şekilde sürekli geliştiriyoruz" ifadelerini kullandı.


2027’de tesislerin tüm elektrik ihtiyacını kendi GES santrallerinden karşılayacak


Konferansta Sunar Yatırım’ın sürdürülebilirlik stratejisine de değinilerek, şirketin yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği çalışmaları ve döngüsel üretim yaklaşımını üç ana eksende yürütüldüğü ifade edildi. 41,5 MWp kurulu güce sahip güneş enerjisi yatırımlarının bu dönüşümün en önemli bileşenlerinden biri olduğu belirtildi. 2025 yılı itibarıyla gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında 7,36 milyon kWh enerji tasarrufu sağlandığı ve 3.529 ton karbon salımının önlendiği paylaşıldı. Ayrıca 36 ambalaj optimizasyon projesiyle plastik kullanımının azaltılması ve kaynak verimliliğinin artırılması yönünde önemli ilerleme kaydedildiği ifade edildi. İleri biyolojik atıksu arıtma sistemleri ve biyogaz üretimi uygulamalarıyla da suyun yeniden kullanımının sağlandığı ve atıkların enerjiye dönüştürülerek üretim süreçlerine geri kazandırıldığı aktarıldı. 2025 yılı itibarıyla tükettiği elektriğin yüzde 50’sini kendi güneş enerjisi santrallerinden (GES) karşılamaya başlayan şirket, 2027 yılına kadar üretim tesislerinin elektrik ihtiyacının tamamını GES’lerinden karşılamayı; karbon salınımını da 2027’ye kadar yüzde 50, 2030’a kadar ise yüzde 75 azaltmayı hedefliyor.


"Petrol bazlı plastiklere alternatif olan biyobozunur biyopolimerleri, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz"


Konferansta Sunar NP’nin biyoplastik alanındaki çalışmaları, sanayi ölçeğinde uygulanabilirlik ve dönüşüm kapasitesi açısından da değerlendirildi. Bu kapsamda Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, biyoplastiklerin gelecekteki üretim modelleri içindeki konumuna ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Çomu, biyoplastik dönüşümünü "alternatif bir ürün geliştirme süreci" olarak değil, doğrudan sanayinin üretim altyapısını etkileyen stratejik bir dönüşüm alanı olarak tanımladı. Bu çerçevede Sunar NP’nin geliştirdiği çözümlerin yalnızca çevresel fayda değil, aynı zamanda mevcut endüstriyel sistemlerle uyumlu çalışabilirlik hedefi taşıdığını vurguladı. Çomu, "Plastik tartışması bugün dünyada çok kritik bir noktaya geldi. Ancak burada önemli olan, her malzemenin aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğidir. Sunar NP olarak biz, petrol bazlı plastiklere alternatif olarak geliştirilen biyobozunur biyopolimerleri yalnızca çevresel bir çözüm değil, sanayiyle uyumlu, üretim hatlarına entegre edilebilir bir teknoloji olarak ele alıyoruz" dedi.


"Dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönüdür"


Biyoplastik üretiminde en kritik unsurun üretim süreçlerinin sürekliliğini ve verimliliğini koruyabilmek olduğunu söyleyen Çomu, geliştirilen ürünlerin mevcut üretim hatlarında kullanılabilir, proses stabilitesi sağlayan ve ölçeklenebilir yapıda tasarlandığını belirtti. Sunar NP’nin W-Natural ürün grubunun ambalaj, e-ticaret, perakende ve endüstriyel uygulamalarda yaygın şekilde kullanıldığına dikkat çekildi. Bu ürünlerin 90 ila 180 gün içerisinde biyolojik olarak çözünerek mikroplastik oluşumunu engellediği ve böylece döngüsel ekonomi yaklaşımına doğrudan katkı sunduğunu ifade etti. Çomu, biyoplastiklerin gelecekteki rolüne ilişkin değerlendirmesinde "Biz biyoplastikleri yalnızca çevre dostu bir alternatif olarak değil, geleceğin üretim standardını şekillendiren temel yapı taşlarından biri olarak görüyoruz. Bu dönüşüm artık bir tercih değil, sanayinin kaçınılmaz yönüdür" ifadelerini kullandı.


Konferansta Sunar Yatırım’ın tarımdan biyoendüstriye uzanan entegre üretim modeli, sürdürülebilir sanayi dönüşümüne yönelik örnek yaklaşımlar arasında gösterildi.



Sunar Yatırım’dan sürdürülebilirlik vurgusu: "Üretimin geleceği dönüşümde"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Başkan Altay: "Genç Seyyah projemizle bu yıl 25 bin 920 öğrencimizi İstanbul’un tarihi atmosferiyle buluşturduk" Konya Büyükşehir Belediyesi’nin şehir genelindeki 11. sınıf öğrencilerinin Yüksek Hızlı Trenle seyahat ederek İstanbul’un doğal ve tarihi güzelliklerini yakından görmeleri amacıyla yürüttüğü "Genç Seyyah" projesi bu yıl da başarılı şekilde tamamlandı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, gençlerin geçmişin izlerini anlayan, medeniyet birikimini özümseyen, milli ve manevi değerlerle donanmış bir şekilde yetişmelerine büyük önem verdiklerini vurguladı. Gençlerin tarihi ve kültürel mirasın izlerini yerinde görerek öğrenmelerini çok kıymetli bulduklarını belirten Başkan Altay, "Genç Seyyah projemiz kapsamında bu yıl 31 ilçemizden 25 bin 920 lise öğrencimizi İstanbul’un tarihi ve manevi atmosferiyle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yüksek Hızlı Tren ile gerçekleştirdiğimiz ve 54 sefer olarak planlanan gezilerimizi sorunsuz bir şekilde tamamladık. Bu yılla birlikte projemize katılan öğrenci sayımız 138 bin 496 oldu. Öğrencilerimizin medeniyetimizin izlerini yakından hissetmeleri ve kültürel birikimimizi doğrudan tecrübe etmeleri bizler için son derece anlamlı. Gençlerimizin bu seyahatler sayesinde hem sosyal yönden gelişim sağlamalarını hem de tarih bilinci kazanarak şehirlerimizin taşıdığı değerleri daha iyi kavramalarını amaçladık. Önümüzdeki dönemde de inşallah projemizi sürdürerek gençlerimizi İstanbul’la buluşturmaya devam edeceğiz. Destekleri için Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Abdulkadir Uraloğlu’na ve TCDD Genel Müdürümüz Veysi Kurt’a şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca projemize katılan tüm öğrencilerimize, süreç boyunca desteklerini esirgemeyen ailelerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. İnşallah evlatlarımız bu programdan unutamayacakları dostluklar, kıymetli deneyimler ve güzel hatıralarla ayrılmıştır" ifadelerini kullandı. Öğrenciler keyifli ve verimli anlar yaşadı "Genç Seyyah" projesi kapsamında İstanbul’un önemli tarihi ve turistik mekanlarını ziyaret eden öğrenciler de kendilerine sunulan bu imkandan duydukları memnuniyeti dile getirerek, gezi sayesinde hem tarihi yakından tanıma fırsatı bulduklarını hem de keyifli ve verimli bir gün geçirdiklerini söyledi. Organizasyonun kendileri için unutulmaz bir deneyim olduğunu ifade eden gençler, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ve emeği geçen herkese teşekkür etti. Büyük Çamlıca Camii, Gülhane Parkı, Ayasofya-i Kebir Camii ile Sultanahmet Camii ve Meydanı’nı gezen gençler, tekneyle yapılan boğaz turuyla da şehrin köklü tarihine tanıklık etme ikanı buldu. Öğrenciler ayrıca hızlı tren seyahati boyunca düzenlenen oyunlar, yarışmalar ve etkinliklerle de yolculuğun keyfini çıkardı. "Genç Seyyah İstanbul Gezisi Fotoğraf Yarışması"nda başvurular başladı Konya Büyükşehir Belediyesi’nin "Genç Seyyah" projesi kapsamında gençlere yönelik düzenlediği fotoğraf yarışmasında başvurular başladı. Öğrenciler, gezi sırasında İstanbul’da çektikleri fotoğraflarla yarışmada dereceye girmek için mücadele edecek. "Genç Seyyah İstanbul Gezisinde Çektiğin Fotoğrafları Gönder, Yarışmaya Katıl" sloganıyla duyurulan yarışmada dereceye giren katılımcılara çeşitli ödüller verilecek. Son başvuru tarihi 25 Mayıs olan yarışma ile ilgili ayrıntılı bilgiye Genç Seyyah sosyal medya hesaplarından ulaşılabiliyor.
İstanbul Türk Telekom’un çevresel faaliyetlerine uluslararası liderlik ödülü İklim değişikliğiyle mücadelede ve su yönetiminde de önemli adımlar atmaya devam eden Türk Telekom, Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek seviye olan "A" notunu 2025 yılında da korudu. Sürdürülebilirlik çalışmalarını tüm faaliyet alanlarına yansıtan Türk Telekom, Su Güvenliği Programı’ndaki ilk raporlamasında "A-" notunu elde ederek bu alanda da küresel liderler arasında yer aldı. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla evrensel sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerinin merkezine yerleştiren Türk Telekom, iklim kriziyle mücadele, enerji verimliliği ve sınırlı kaynakların bilinçli tüketimi alanlarında öncü çalışmalarına devam ediyor. Türk Telekom, dünyanın önde gelen çevre raporlama platformlarından Karbon Saydamlık Projesi’nin (CDP) İklim Değişikliği Programı’nda en yüksek seviye olan "A" notunu korurken, Su Güvenliği Programı’ndaki ilk raporlamasında "A-" notunu elde etti. Türk Telekom’un çifte başarısı, "COP31’e Doğru: Raporlama İvmesi" temasıyla düzenlenen CDP Türkiye 16. İklim & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde ödüle layık görüldü. "Çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık" Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, "Türk Telekom olarak gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla sürdürülebilirlik ilkelerini tüm iş stratejilerimizin merkezine yerleştiriyoruz. İş birimlerimiz ve paydaşlarımızla birlikte yürüttüğümüz kapsamlı sürdürülebilirlik çalışmaları sonucunda CDP İklim Değişikliği Programı’ndaki "A" skorumuzu bu yıl da korurken, ilk kez raporlama yaptığımız CDP Su Güvenliği Programı’nda "A-" skorunu elde ettik. Böylelikle ülkemizdeki ve küresel A Listesi’ndeki çevresel liderliğimizi yeni bir boyuta taşıdık. 2020 baz yılından 2025’e kadar olan süreçte, grup düzeyinde Kapsam 1, 2 ve 3 kategorilerindeki tüm emisyon hesaplamalarımızı büyük bir titizlikle tamamladık ve raporlamamızı en üst seviyeye çıkardık. Türk Telekom olarak sadece çevresel etkilerimizi yönetmekle kalmıyor, iklimle ilgili risk ve fırsatlarımızı ölçülebilir hale getirip finansal kararlarımızın bir parçası yapıyoruz. Kapsamlı İklim Eylem Planımızı Entegre Raporumuza dahil ederken, emisyon azaltma hedeflerimizi Bilimsel Tabanlı Hedefler Girişimi (SBTi) uyum süreciyle daha da somutlaştırdık. Bu vizyonun kalıcı olması adına sürdürülebilirlik KPI’larını tüm çalışan seviyelerimize yayarak güçlü bir yönetişim sergiliyoruz. Sürdürülebilirliği; Türkiye’nin kendi kaynaklarıyla gücünü geleceğe taşıma iradesinin önemli bir parçası olarak görüyor, bu yaklaşımı Türk Telekom’un iş yapış biçimine ve çalışma vizyonuna entegre ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de raporlama süreçlerimizi en üst seviyeye taşırken, çevresel ve finansal sürdürülebilirliği bütüncül bir yaklaşımla yönetmeye devam edeceğiz" dedi. Türk Telekom Sivas GES enerji üretimine başladı Ulaşımdan sağlığa, enerjiden güvenliğe kadar pek çok alanda çevre dostu çözümler sunan Türk Telekom, 15 şehirde yürüttüğü akıllı şehircilik uygulamaları, akıllı aydınlatma projeleri ve akıllı kavşak çözümleriyle farklı alanlarda da sürdürülebilir ve çevreci projeler geliştiriyor. Yeni nesil çevreci iletişim teknolojileri ile güneş enerjisi gibi yenilenebilir kaynaklara yönelerek yeşil dönüşüm adına öncü çalışmalar gerçekleştiren Türk Telekom, Güneş Enerjisi Santralleri’ne (GES) yönelik yatırımlarla enerji tüketimini yenilenebilir kaynaklardan sağlamaya odaklanırken, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedeflerine de katkı sunuyor. Türk Telekom’un 1.300 dönümlük arazi üzerine Sivas’ta inşa ettiği GES, yıllık 128 MWp enerji üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olarak enerji üretimine başladı. GES yatırımlarını Malatya ve Ağrı’da sürdürecek olan Türk Telekom, toplam 6 bin dönüm arazi üzerinde 530 MWp seviyesinde kurulu güce sahip üç adet GES’i önümüzdeki yıllarda devreye alarak tam kapasite üretim yapmayı hedefliyor. Üç şehirde yapacağı yatırımlarla yıllık 800 GWh enerjiyi yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı hedefleyen Türk Telekom, yıllık 350 bin ton seviyesinde karbon salımını engelleyecek. Sürdürülebilir teknolojileri günlük yaşamda da erişilebilir kılmayı amaçlayan Türk Telekom, girişim sermayesi şirketi TT Ventures ile E4 Şarj - Elektrikli Araç Şarj Ağı projesini hayata geçirdi. Türkiye’nin dört bir yanında şarj istasyonları kuran Türk Telekom, elektrikli araç kullanıcılarına her anlamda güvenli, çevreci ve kesintisiz bir şarj hizmeti sunuyor. Hedef 2050’de "Net Sıfır" Türk Telekom, çevresel sürdürülebilir ilkelerle iş geliştirme faaliyetlerine devam ediyor. Veri yönetişimi ve finansal analizlerle güçlenen stratejisi kapsamında, iklim değişikliğinin iş üzerindeki potansiyel etkilerini sayısallaştırarak risk-fırsat analizlerini finansal tablolara yansıtan Türk Telekom, kurumsal karar alma süreçlerini bu verilerle şekillendiriyor. Enerji verimliliği çözümleri, akıllı şehir uygulamaları ve yeni nesil yeşil şebeke teknolojileriyle iklim kriziyle mücadelede sektör liderliğini güçlendiren Türk Telekom, 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 45 azaltmayı ve 2050 yılında "Net Sıfır"a ulaşmayı hedefliyor.
Kastamonu Kastamonu Valiliğinden bayram tedbirleri Kastamonu Valiliği’nden yapılan açıklamada, Kurban Bayramı tatili süresince vatandaşların huzuru, güvenliği ve sağlığı için il genelinde tedbirlerin üst seviyeye çıkartıldığı duyuruldu. Kastamonu Valiliği Kurban Bayramı dolayısıyla alınan tedbirleri duyurdu. Açıklamada, asayiş ve trafik güvenliğini sağlamak amacıyla il genelinde 404’ü trafik personeli olmak üzere toplam 485 emniyet personeli ve 2 bin 653 jandarma personelinin görev yapacağı ifade edildi. Özellikle meydanlar, otobüs terminalleri, mezarlıklar, alışveriş merkezleri gibi insan yoğunluğunun fazla olduğu bölgeler ile bayram namazı vaktinde büyük camilerde güvenlik önlemleri artırılacağının belirtildiği açıklamada, il merkezindeki kavşaklar, kalabalık caddeler ve otobüs terminalinde, ayrıca şehirler arası yolların Kastamonu geçiş güzergahlarındaki devriyelerin yoğunlaştırılacağı dile getirildi. Kara yolu güvenliğini sağlamak ve kazaları önlemek amacıyla, başta hız kontrolü ve emniyet kemeri denetimleri olmak üzere tüm kontroller sıklaştırılacak. Bayram tatili boyunca sağlık hizmetlerinde de aksama yaşanmaması adına tüm planlamaların tamamlandığı kaydedildi. Açıklamaya göre, il genelinde hastane öncesi acil sağlık hizmetlerinin kesintisiz sürmesi amacıyla, 43 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda günde 129 sağlık personeli mesai yapacak. 112 Acil Çağrı Merkezindeki Sağlık Komuta Kontrol Merkezinde ise her gün 2’si doktor olmak üzere toplam 6 sağlık personeli 24 saat esasıyla görevlerini sürdürecek. Ayrıca bayramda ziyaretçi yoğunluğunun büyük ölçüde artması beklenen Pınarbaşı ilçesindeki Horma Kanyonu’nda da tatil boyunca 3 kişilik bir sağlık ekibi gündüz saatlerinde hazır bulundurulacak. Vatandaşların huzurlu ve sağlıklı bir bayram geçirmesi amacıyla İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri de sahada olacak. Kurban satış alanları ile komisyon tarafından belirlenen kurban kesim yerlerinde gerekli tüm tedbirler alınarak denetimler aralıksız sürdürülecek. Açıklamada, denetimlerin temel amacının vatandaşların sevdiklerine huzur içinde kavuşmalarını ve bayram sevincini en güzel şekilde yaşamalarını sağlamak olduğu vurgulandı. Kolluk kuvvetlerinin bayram süresince vatandaşlara rehberlik etmek, yol göstermek ve ihtiyaç anında yanlarında olmak üzere görev başında olacağı bildirildi.