SAĞLIK - 08 Ekim 2024 Salı 09:19

Prof. Dr. Sezer: “Akıllı ilaçlar, meme kanserinde tümör büyümesini durduruyor”

A
A
A
Prof. Dr. Sezer: “Akıllı ilaçlar, meme kanserinde tümör büyümesini durduruyor”

Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Sezer, akıllı ilaçların kanser tedavisinde önemli yenilikler sunduğunu belirterek, “Bu ilaçlar, kanser hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını destekleyen spesifik moleküler hedeflere yöneliktir” dedi.


Medikal Park Seyhan Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Sezer, meme kanseri hakkında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Sezer, kadınlar arasında en yaygın kanser türü olan meme kanserinin erken aşamalarda tespit edilmesinin tedavi başarı oranlarını artırdığını vurguladı.


“40 yaşından itibaren yıllık mamografi çekilmeli”


Prof. Dr. Sezer, “Meme kanseri, özellikle erken dönemlerde belirti vermeyebilir. Bu nedenle, düzenli tarama testleri ve kendi kendine muayene, kadınların yaşamında hayati bir rol oynamaktadır. 40 yaşından itibaren yıllık mamografi çektirmek, muhtemel riskleri minimize etmek için oldukça önemlidir” diye konuştu.


Meme kanserinin tedavisinde çeşitli yaklaşımlar bulunduğunu değinen Prof. Dr. Sezer, “Cerrahi, kemoterapi, radyoterapi ve hedefe yönelik tedavi yöntemleri, hastaların bireysel özelliklerine göre uygulanmaktadır. Ayrıca, genetik testler de meme kanseri riskini değerlendirmede önemli bir rol oynamaktadır. BRCA1 ve BRCA2 genleri gibi belirli genetik mutasyonları taşıyan kadınlar için kişiselleştirilmiş tedavi seçenekleri sunulmakta ve bu testler sayesinde hastalar daha etkili ve hedefe yönelik tedavi planlarına yönlendirilmektedir. Kişiselleştirilmiş tıp, bireylerin benzersiz genetik yapılarına uygun tedavi seçenekleri sunarak başarılı sonuçlar elde edilmesine imkan tanımaktadır” dedi.


“Tedavi süreci dikkatlice planlanmalı”


Her hastanın durumunun farklı olduğunu söyleyen Sezer, “Bu nedenle, tedavi süreci çok dikkatlice planlanmalıdır. Özellikle son 10 yılda immünoterapiler ve hedefe yönelik tedavi yöntemlerinde kaydedilen ilerlemeler, kanserle mücadelede devrim niteliğinde gelişmeler sunmaktadır. 2015 yılından itibaren HER2 pozitif metastatik meme kanserinde kullanılan trastuzumab, pertuzumab ve neratinib gibi yeni hedefe yönelik tedavi ajanları, hastaların tedavi yanıtını önemli ölçüde artırmış ve yaşam sürelerini uzatmıştır. Bu tedavi seçenekleri, kanser hücrelerinin HER2 proteinine bağlanarak tümör büyümesini engellemektedir” şeklinde konuştu.


“Kemoterapi uygulanabilir”


2020 yılından sonra geliştirilen kombinasyon tedavileri ve yeni immünoterapilerin tedavi süreçlerini daha etkili hale getirdiğini belirten Prof. Dr. Sezer, “Kombinasyon tedavileri, iki veya daha fazla tedavi yönteminin bir arada kullanılmasını içermektedir. Örneğin, kemoterapi ile hedefe yönelik tedavilerin birleştirilmesi, tümör üzerinde daha fazla etki oluşturmakta ve tedaviye direnç geliştirme ihtimalini azaltmaktadır. İmmünoterapiler, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerine karşı daha etkin bir yanıt vermesini sağlamak amacıyla geliştirilmiştir. Pembrolizumab ve atezolizumab gibi ilaçlar, bağışıklık sistemini aktive ederek tümör hücrelerini hedef alır ve hastanın doğal savunma mekanizmasını güçlendirir” ifadelerini kullandı.


“Akıllı ilaçlar tedavi süresini uzatarak yaşam kalitesini artırır”


Akıllı ilaçlarının, kanser tedavisinde önemli yenilikler sunduğunu belirten Sezer, “Bu ilaçlar, kanser hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını destekleyen spesifik moleküler hedeflere yöneliktir. Örneğin, CDK4/6 inhibitörleri (palbociclib, ribociclib ve abemaciclib) hormon reseptör pozitif meme kanserinde sıklıkla kullanılmaktadır. Bu ilaçlar, kanser hücrelerinin döngüsünü düzenleyen proteinleri hedef alarak tümör büyümesini durdurur, tedavi süresini uzatır ve yaşam kalitesini artırır. Bu akıllı ilaçların genetik profilleme ile kişiye özel olarak seçilebilmesi, tedavi sonuçlarını önemli ölçüde iyileştirmektedir. Kişiselleştirilmiş tıp yaklaşımı, hastaların genetik yapısına uygun tedavi seçeneklerinin belirlenmesine imkan tanır ve böylece tedavi etkinliğini artırır” diye konuştu.


“Dengeli beslenme riski azaltır”


Beslenme ve yaşam tarzının meme kanseri üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Prof. Dr. Sezer, “Dengeli bir beslenme düzeni, düzenli fiziksel aktivite ve zararlı alışkanlıklardan kaçınma, meme kanseri riskini azaltmada önemli faktörlerdir. Obezite, hormon seviyelerini etkileyerek meme kanseri riskini artırabilmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar, sağlıklı yaşam tarzlarının tedaviye yanıtı olumlu yönde etkilediğini göstermektedir” şeklinde konuştu.


“Erken teşhis önemli”


Toplumda meme kanseri farkındalığının artırılmasının kritik önemde olduğunu belirten Prof. Dr. Sezer, “Erken teşhis ve tedavi konularında bilgi sahibi olmak, tüm kadınlar için hayati bir öneme sahiptir. Aile üyeleri ve arkadaş desteği, bu süreçte hastaların moral ve motivasyonunu artırmak için oldukça faydalıdır. Bu nedenle, her bireyin bu konudaki bilgilerini artırması büyük önem taşımaktadır” dedi.


“Amaç toplumsal farkındalık oluşturmak”


Sonuç olarak erken teşhis ve etkili tedavi yöntemleri ile meme kanseri mücadelesinde umut verici gelişmeler yaşandığına dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet Sezer, “Hedefimiz, daha fazla kadının sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlamak ve bu konuda toplumda farkındalık oluşturmaktır” diyerek sözlerini tamamladı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Avukat Üregen: "Genel Başkanımız şu an Kemal Kılıçdaroğlu’dur" İstinaf kararını tebliğ etmek üzere Kemal Kılıçdaroğlu’nun ofisine gelen Ankara 3. Genel İcra Dairesi heyetinde yer alan Avukat Onur Üregen, "Genel Başkanımız şu an CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’dur" dedi. CHP, istinaftan çıkan mutlak butlan kararının ardından parti lideri Özgür Özel ve yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılması hakkında mahkemeye itiraz dilekçesi sunmuştu. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP Kurultayı’na yönelik verdiği tedbir kararına CHP Genel Merkezi tarafından yapılan itirazı reddetti. Ankara 3. Genel İcra Dairesi heyeti, istinaf kararını tebliğ etmek üzere ilk olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nu çalışma ofisinde ziyaret etti. 15 dakika süren görüşmenin ardından heyet ofisten ayrıldı. Ankara 3. Genel İcra Dairesi heyetinde yer alan ve aynı zamanda Lütfü Savaş’ın avukatı olan Avukat Onur Üregen, çıkışta açıklamalarda bulundu. "Genel Başkanımız şu an Kemal Kılıçdaroğlu’dur" Kurultay davasında delegelerin avukatı olduğunu belirten Üregen, "Bu karar, davada ne kadar haklı olduğumuzu bir kez daha ortaya koydu. Bundan sonrası partimizin iç işleyişine, siyasetine yönelik. Artık yeni bir süreç başlıyor. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na hayırlı olmasını diliyorum. Kendisinin partiyi bir şekilde birlik içerisine sokacağına inancım tam. Görevi tebliğ edildi. Genel Başkanımız şu an CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Artık partimiz siyaseten nasıl bir yol izleyecek, genel başkanımız ve çevresindeki yardımcıları karar verecektir diye düşünüyorum. Süreç içerisinde size yine bilgilendirme yapacağız" diye konuştu.
Manisa Salihli’nin coğrafi işaretli lezzetleri tanıtıldı Manisa’nın Salihli ilçesinde, Hafsa Sultan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Yiyecek İçecek Hizmetleri Alanı öğrencilerinin organizasyonuyla düzenlenen "Türk Mutfağı Haftası" etkinliği yoğun katılımla gerçekleştirildi. Ramiz Turan Spor Kompleksi bahçesinde düzenlenen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmalar yapılırken, etkinlik kapsamında Türk mutfağının birbirinden özel yöresel lezzetleri katılımcıların beğenisine sunuldu. Programda konuşan Ali Güldoğan, Türk Mutfağı Haftası’nın yalnızca gastronomik bir etkinlik olmadığını, aynı zamanda kültürel mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Türk mutfağının binlerce yıllık birikimle oluşmuş köklü bir kültür olduğuna dikkat çeken Güldoğan, bu zenginliğin yerel değerlerle birlikte yaşatılmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Coğrafi işaretli ürünlerin ilçelerin marka değerini artırdığını belirten Güldoğan, bu ürünlerin üreticiyi desteklediğini ve yerel ekonomiye katkı sağladığını söyledi. Salihli’nin gastronomi alanında önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Güldoğan, Salihli Kirazı ve Salihli Odun Köftesi’nin yalnızca birer lezzet değil, aynı zamanda bölgenin kimliğini yansıtan değerler olduğunu ifade etti. Bu tür etkinliklerin tanıtım ve turizm açısından önemli katkılar sunduğunu kaydetti. Programa Kaymakam Ali Güldoğan’ın yanı sıra İlçe Emniyet Müdürü Bircan Baycan, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mahmut Yenen, esnaf odası başkanları, okul müdürleri, öğretmenler, öğrenciler, okul aile birliği temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Trabzon Şeflerden Karadeniz’in yöresel peynirleriyle özel ve geleneksel tarifler Karadeniz’in dört ilinden getirilen coğrafi işaretli ürünler ve farklı peynirle hazırlanan yaklaşık 100’e yakın özgün tarifler, Trabzon’da düzenlenen "Dört Şehir Bir Miras" etkinliğinde gastronomi tutkunlarıyla buluştu. Türk mutfak kültürünün köklü mirasını yaşatmak ve bölgesel gastronomi değerlerini görünür kılmak amacıyla Türk Mutfağı Haftası kapsamında Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü tarafından "Dört Şehir Bir Miras" temalı gastronomi etkinliği düzenlendi. Etkinlikte Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane’nin yöresel lezzetleri ile coğrafi işaretli ürünleri tanıtıldı. Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü bahçesinde gerçekleştirilen etkinlikte Karadeniz mutfağının kültürel mirasını yansıtan ürünler katılımcılarla buluşturuldu. Trabzon, Rize, Artvin ve Gümüşhane illerinin yöresel mutfak kültürünü bir araya getiren organizasyonda coğrafi işaretli ürünler, geleneksel üretim teknikleri ve bölgeye özgü lezzetler ön plana çıkarıldı. Program kapsamında yöresel peynir çeşitlerinin tanıtımı yapılırken, şefler tarafından farklı peynir kullanılarak hazırlanan yaklaşık 100’e yakın yemek ve tatlılar davetlilerin beğenisine sunuldu. Etkinlikte Karadeniz mutfağının simge lezzetlerinden kuymak ve muhlamanın yapımı da uygulamalı olarak anlatıldı. Şeflerin hazırladığı özel tarifler arasında ‘Poşe Armutlu Peynir Tatlısı’, ‘Koloroll’, ‘Peynirli Tavuk Lokması’, ‘Çilekli Koloti Lokması’ ve ‘Kuruti Peynirli Gaspacho’ gibi özgün lezzetler yer aldı. Katılımcılar, hem yöresel ürünlerin hikayeleri hakkında bilgi aldı hem de geleneksel tatları deneyimleme fırsatı buldu. "Türk mutfak kültürünün en önemli unsurlarından bir tanesi de süt ürünleridir" Trabzon Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Sibel Karabina yaptığı konuşmada, "Türk mutfağı yüzyıllar boyu farklı dönemlerde şekillenmiş çok katmanlı bir mirastır. Türk mutfak kültürünün en önemli unsurlarından bir tanesi de süt ürünleridir. Süt ve süt ürünleri Anadolu’da emeğin, bereketin, sevginin simgesidir. Özellikle Doğu Karadeniz mutfağında sürdürülen geleneksel peynir üretimi doğa ve uyumu yaşamın üretiminin mirasıdır. Bu etkinliğimiz kapsamında sergilenen ürünler bölgelerimizin yüksek yaylalarında doğal üretim yöntemleriyle kuşaktan kuşağa aktarılan bilgi ve deneyimi sunmaktadır. Bugün değerli şeflerimiz yöresel peynirlerimizi kullanarak yeni reçeteler, özgün yorumlarını geleneksel tatlarımızı buluşturacaklar. Misafirlerimiz bölgemize özgü peynir çeşitlerini ve bunlardan hazırlanan lezzetleri tatma fırsatı bulacaktır" ifadelerini kullandı.