SAĞLIK - 29 Haziran 2025 Pazar 09:54

Prof. Dr. Özkan: "Diş eksikliği kalp krizi riskini nasıl artırıyor?"

A
A
A
Prof. Dr. Özkan: "Diş eksikliği kalp krizi riskini nasıl artırıyor?"

Uzman Diş Hekimi Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan: "Kalp krizi geçirme riskinizi sadece kalp değil, ağzınızda eksik olan dişleriniz de belirliyor" dedi


Özkan yaptığı açıklamada, "Kliniklerde diş çürüğü ve diş eti hastalıklarına bağlı olarak çekilen dişler, sadece estetik kaygı oluşturmakla kalmıyor. Uzun yıllardır üzerinde çalışılan ve geçtiğimiz günlerde Güney Kore’den gelen kapsamlı bir araştırmayla kanıtlanan gerçek artık bilimsel bir netliğe kavuştu. Diş kaybı kalp yetmezliğine zemin hazırlıyor. Üstelik bu ilişki, ileri yaş grubunun ötesinde, genç bireylerde de ciddi riskler taşıyor" diye konuştu.


Ağız ve diş, kalbin aynası mı?


Özkan, ağzın, vücudun giriş kapısı olduğuna dikkat çekerek şöyle devam etti:


"Bu kapıda yaşanan bir bozulma, domino taşı etkisiyle tüm sistemleri etkiler. Diş eksikliği sadece ağız bölgesinde bir sorun olmasının ötesinde, kronik sistemik hastalıkların tetikleyicisi haline gelir. Bir dişinizi kaybettiğinizde o dişin yanında beslenmenize katkı sağladığı dişeti, çene kemiğiniz, komşu dişler ve hatta kalbiniz de bu eksiklikten etkileniyor. Ağız sağlığı ile kalp sağlığı arasında doğrudan, bilimsel olarak kanıtlanmış bir bağ var. Kalbinize giden yol dişlerinizden geçiyor. Bu çalışmayla bir kez daha anlıyoruz ki, erken yaşta başlayan diş eksikliği, ilerleyen yaşta kalp yetmezliğiyle sonuçlanabiliyor. Özellikle periodontitis gibi ileri diş eti hastalıklarıyla başlayan süreçte, bakterilerin kana karışarak damar sertliğine ve inflamasyona yol açtığı net olarak görülüyor."


Gençler de risk altında!


Bilimsel araştırmalar, 65 yaş altındaki bireylerde de kalp krizi riskinin yüksek olduğunu anlatan Özkan, "Özellikle sigara kullanan, diyabet hastası olan veya stresli yaşam süren bireylerde, erken diş eksikliği kalp damar sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisi daha belirgin hale geliyor. Peki diş eksikliği kalbi nasıl çökertir? Ağızdaki iltihap, kana karışır. Eksik diş bölgesindeki çene kemik zamanla eriyor, dişeti çekiliyor ve çevre dokular iltihaplanıyor. Bu iltihaplı ortam, bakterilerin kan yoluyla vücuda yayılmasına neden oluyor. Bağışıklık sistemi bu yükü taşımakta zorlanıyor, kalp-damar sistemi strese giriyor. Vücut, her gün ağızdan yayılan bu mikro enfeksiyonlarla boğuşurken kalp yavaş yavaş yetmezliğe doğru ilerliyor. Damar iç yüzeyi hasar görür. İltihaplanma, damarların iç duvarında mikro çatlaklar oluşturur. Bu da ateroskleroz (damar sertliği) ve hipertansiyonun temelini hazırlar.


Kalp kası yıpranır. Kalp, bu enfeksiyöz yükü taşımak için daha fazla çalışır. Sürekli inflamasyon kalp kasının işlevini bozar. Sonuç: Kalp Yetmezliği! Dişi tedavi ettiğimizde, kalpleri de düzeliyor. Çünkü iltihap asıl kaynak noktasından kesildiğinde, vücut toparlanmaya başlıyor" diye konuştu.


Her kaybedilen diş başına kalp kriz risk oranı nasıl etkileniyor? Peki çözüm?


Her kaybedilen dişin yapılan araştırmalara göre, yüzre 1 oranında kalp krizi (MI), yüzde 1.5 oranında kalp yetmezliği (HF), yüzde 1.5 oranında felç ve yüzde 2 oranında ölüm riski artışı anlamına geldiğinin altını çizen Özkan şunları kaydetti:


"Ve en çarpıcı bulgu şu oldu: Eksik 1-4 diş bile bu riskleri belirgin şekilde yükseltirken, 5 ve üzeri diş eksikliği tehlikeyi adeta katlıyor. İstatistik değil, gerçek: Ağızda başlayan sessiz yıkım, yıllar içinde kalbinize ulaşabilir.


Prof. Dr. Özkan, şunları söyledi: "Bugün bir diş kaybını sadece implantla telafi etmek yetmez. Ana dişi korumak ve dişi çekmeden kurtarmak yaşam kalite artışıyla birlikte yaşam süresi uzaması meselesi haline geldi. Her eksik dişin, vücutta sistemik bir karşılığı var. Kalp, böbrek, beyin Hepsi etkileniyor. Bu yüzden bizim artık ‘dişi çekmeden kurtarma’ operasyonlarımız, yalnızca bir dişi değil, bir hayatı kurtarmak anlamına geldiğini anlamamız gerekiyor. Diş eksikliğiyle gelen domino taşı etkisi. Her diş bir organ gibi değerlendirilmeli. Diş eksildiğinde; komşu dişler boşluk olan bölgeye devrilir, boşluğa karşılık gelen diş kendini boşluğa bırakır, geriye kalan tüm dişler kökten hareketlenir, çürük artışı gözlenir, çiğneme etkinliği yitirilir, ağzın dengesi kaybolur, çene kası dengesizleşir, çene eklem stresi artar, çene kemik erimesi ve dişeti çekilmesi gelişir, sindirim sistemi bozulur ve kalp, bu sistemik yükü taşımakta zorlanır."


Özkan: vücudun, bir bütün olarak çalıştığını, diş eksikliğinin domino etkisiyle sadece çene kemiğini değil, kalbi de yere serebileceğini belirterek, "Diş eti kanaması = kalp alarmı. Periodontitis (Kronik dişeti hastalığı) sadece ağız değil, kalp sağlığı için de büyük tehlikedir. Diş eti iltihabı, kalp kapakçıklarında endokardit gibi ölümcül enfeksiyonlara yol açabilir. Bu yüzden kanayan her diş eti, kalbinizden gelen sessiz bir yardım çağrısıdır." dedi.


Bu hastalıkların önüne geçmek için Özkan’ın Önerdiği 6 hayat kurtarıcı yol şöyle:


"Dişi çekmeden kurtar. Çekmek kolay, yaşatmak sanattır. Dişi kaybetmeden önce uygulanabilecek en gelişmiş tekniklerle hastanın kendi dişini kurtarılması esastır; minividalı anatomik dolgu, Kanal tedavisi, Kanal tedavisi yenileme, Apikal rezeksiyon, Hemiseksiyon, Reimplantasyon, Diş nakli yöntemi gibi Dişi çekmeden kurtarılması yöntemleriyle Kalp krizi riskinin de azaltılması hedeflenmeli" şeklinde özellikle vurguluyor. "Bugün çekilecek dediğiniz dişler bile dişi çekmeden kurtarma yöntemleriyle yaşatılabilir. Çünkü her doğal diş, vücutla mükemmel bir uyum içindedir. Onun yerini en iyi implant bile doldurması güçtür. Lazerle dikişsiz implant. Kalbe saygılı çözüm. Diş kaybından sonra çene kemik erimesi ve dişeti çekilmesi başlar ve implant uygulanacak alan kaybolur. İlk 45 gün bu açıdan kritiktir. "Dişi çektikten sonraki zaman kaybı, çene kemik erimesi anlamı taşır. Çene kemik erimesi, sistemik hastalıkların önünü açar. Kalp bu yükü taşıyamaz." Lazerle Dikişsiz İmplant yöntemi sayesinde; dikişsiz, lazerle dişetinde ve çene kemiğinde hızlı iyileşme süreci oluşur. "Lazerle dikişsiz implantlar, iltihap riskini azaltarak kalp dostu bir tedavi sunar. Özellikle kalp rahatsızlığı olan bireyler için altın standart denilebilir. Kalbiniz için dişlerinizi kurtarın. Diş eksikliğini önemsememek, kalbinizin çöküşünü hızlandırmak demektir. Her eksik diş, kalp sisteminde bir yük daha oluşturur. Bugün ihmal edilen bir boşluk, yarın sizi yoğun bakım kapısına götürebilir. "Her sabah aynaya baktığınızda eksik bir diş görüyorsanız, bilin ki eksilen sadece estetik değildir. Eksilen; sağlıktır, yaşam kalitesidir, belki de ömürdür."



Prof. Dr. Özkan: "Diş eksikliği kalp krizi riskini nasıl artırıyor?"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Kuma saplana saplana tezahürat eşliğinde halat çektiler Mersin’in Silifke ilçesinde düzenlenen 2. Turan Cup Uluslararası Halat Çekme Turnuvası, farklı ülkelerden gelen sporcuların katılımıyla büyük heyecana sahne oldu. Türkiye Halat Çekme Federasyonu ile Avrupa Halat Çekme Federasyonu iş birliğinde gerçekleştirilen organizasyona 14 ülkeden 220 sporcu katıldı. Turnuvada Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Rusya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Sudan, Afganistan, Bangladeş, Irak, Suriye, Yemen, Lübnan ve Afrika ülkelerinden sporcular mücadele etti. Erkekler, genç erkekler ve karışık kategorilerinde gerçekleştirilen karşılaşmalarda toplam 25 takım dereceye girebilmek için kıyasıya yarıştı. Uluslararası organizasyona Türkiye Halat Çekme Federasyonu Başkanı Eray Aldemir ile Avrupa Halat Çekme Federasyonu Asbaşkanı ve Azerbaycan Halat Çekme Federasyonu Başkanı Elnur Şikaliyev de katıldı. Turnuva sonrası açıklama yapan Türkiye Halat Çekme Federasyonu Başkanı Eray Aldemir, organizasyonun her geçen yıl daha da büyüdüğünü belirterek şunları söyledi: "Silifke’de çok güzel bir atmosfer oluştu. 14 ülkeden sporcuları burada ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Halat çekme sporunun uluslararası alanda gelişmesi adına önemli bir organizasyona imza attık. Sporcular arasında dostluk ve kardeşlik bağlarının güçlenmesi bizim için çok değerli. Avrupa Halat Çekme Federasyonu ile birlikte bu turnuvayı büyüterek devam ettireceğiz. 3. Turan Cup organizasyonu ise Kazakistan’da düzenlenecek."
Karabük KBÜ’den küre dağları’nda kritik araştırma: İklim değişikliği ormanları nasıl etkiliyor Karabük Üniversitesi (KBÜ) tarafından yürütülen TÜBİTAK destekli araştırmada, Küre Dağları Milli Parkı’nda yetişen ağaç türlerinin iklim değişikliğine verdiği tepkiler bilimsel verilerle ortaya kondu. Çalışma, iklim değişikliğinin orman ekosistemleri üzerindeki etkilerine ışık tuttu. KBÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Dr. Cemil İrdem’in yürütücülüğünü yaptığı, yüksek lisans öğrencisi Selinay Atay’ın bursiyer olarak yer aldığı TÜBİTAK 1002-A destekli proje kapsamında; sarıçam, göknar ve karaçam ağaçlarının sıcaklık ve yağış değişimlerine verdiği tepkiler kapsamlı şekilde incelendi. "Ağaç halkaları iklimin izini sürdü" "Küre Dağları Milli Parkı’nda Sarıçam, Göknar ve Karaçamların Yıllık Halka Gelişimi ile İklim İlişkileri" başlıklı proje, dendrokronoloji yöntemiyle gerçekleştirildi. Araştırmada, farklı yükselti basamaklarında bulunan ağaçlardan alınan örnekler Karabük Üniversitesi Coğrafya Bölümü Dendrokronoloji Laboratuvarı’nda yüksek hassasiyetle analiz edilerek sıcaklık ve yağış verileriyle birlikte istatistiksel olarak değerlendirildi. "Kış sıcaklıkları büyümeyi artırıyor" Elde edilen bulgulara göre, kış aylarında görülen ılıman sıcaklıkların ağaç büyümesini genel olarak olumlu etkilediği belirlendi. Göknar türü dışında, daha sıcak geçen kışların yıllık halka gelişimini artırdığı tespit edildi. Buna karşılık, mayıs ayında artan sıcaklıkların ağaç büyümesini olumsuz etkilediği, bu etkinin özellikle göknar türünde belirgin olduğu ortaya kondu. "Yaz yağışları kritik önem taşıyor" Araştırmada yağış verileri de dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Haziran ve temmuz aylarında artan yağışların tüm ağaç türlerinde büyümeyi desteklediği belirlenirken, özellikle temmuz yağışlarının yüksek düzeyde pozitif etki oluşturduğu tespit edildi. "2040 için uyarı: sıcaklık artacak, yağış azalacak" Proje kapsamında yapılan iklim projeksiyonlarına göre, RCP8.5 senaryosu doğrultusunda 2040 yılına kadar yaz sıcaklıklarının artması ve ilkbahar-yaz yağışlarının azalması bekleniyor. Bu durumun, bölgedeki ağaçların çap artımını ciddi şekilde olumsuz etkileyebileceği öngörülüyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin özellikle artan sıcaklık ve yaz kuraklığıyla birlikte orman ekosistemleri üzerinde baskı oluşturacağına dikkat çekerek, sürdürülebilir orman yönetimi ve uyum stratejilerinin önemine vurgu yaptı. Çalışma kapsamında 1’i ESCI indeksli olmak üzere 2 uluslararası makale ve 3 uluslararası sempozyum bildirisi bilim dünyasına kazandırıldı. Elde edilen verilerin, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir kaynak oluşturması bekleniyor.
Muğla Menteşe’de geleceğin hitabet ustaları yarıştı Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde yer alan Uluslararası Gençlik Merkezi, gençlerin fikir dünyasına ışık tutan "Türkiye Münazara Yarışması Menteşe İlçe Finali"ne ev sahipliği yaptı. Gençlerin özgüveni ve güçlü argümanlarıyla dikkat çektiği final programı, büyük bir heyecana sahne oldu. Menteşe’de gençlerin etkili iletişim kurma, analiz yapma ve demokratik tartışma kültürünü benimseme amacıyla düzenlenen münazara yarışması tamamlandı. Uluslararası Gençlik Merkezi tarafından organize edilen etkinlikte, ilçedeki gençler bilgi birikimlerini ve hitabet yeteneklerini sergileme fırsatı buldu. Yarışmacı takımlar; eleştirel düşünme, hızlı karar verme ve ikna kabiliyeti gibi kriterler üzerinden jüri karşısına çıktı. Takım çalışmasının en güzel örneklerinin sergilendiği finalde, gençlerin güncel konular üzerine geliştirdiği seviyeli tartışma ortamı izleyicilerden tam not aldı. Katılımcılar, savundukları fikirleri güçlü argümanlarla destekleyerek jüri üyelerini etkilemeyi başardı. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü yetkilileri, ödül töreninin ardından yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:"Gençlerin sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerine katkı sağlayan bu tür faaliyetler, onların kendilerini özgürce ifade edebilmeleri adına çok önemli bir platform sunuyor. Bu seviyeli tartışma ortamını oluşturan tüm gençlerimizi tebrik ediyoruz. Bu tarz eğitim ve kültür odaklı projelerimiz artarak devam edecek." Yarışma sonunda sergiledikleri üstün performansla dereceye giren takımlara ödülleri takdim edilirken, katılım sağlayan tüm öğrencilere cesaretleri ve emekleri için teşekkür edildi.