ASAYİŞ - 29 Haziran 2025 Pazar 14:19

Kocası tarafından balkondan atıldığını öne süren öğretmen felç kaldı

A
A
A
Kocası tarafından balkondan atıldığını öne süren öğretmen felç kaldı

Adana’da bundan 6 ay önce evlendiği ve 21 gün önce düğün yaptığı kocası tarafından balkondan atıldığı iddia edilen kadın öğretmenin belden aşağısı felç kaldı.


Olay, 24 Mayıs günü Sarıçam ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre, emlakçılık yapan Ç.G. (36), sosyal medyadan tanışıp 6 ay önce nikah kıydığı, 21 gün önce de düğün yaptığı Muğlalı eşi Dilek Gökgül (31), telefonla görüştüğü kocasının bir mekanda içki içtiğini öğrenince, içmemesini istediği için aralarında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine koca eve gelerek giyim öğretmeni eşini darbetti. Arbede sırasında kocanın eşini balkondan attığı öne sürüldü. Zemin kattaki iş yerinin sundurmasına düştükten sonra beton zemine çakılan Dilek Gökgül ağır yaralandı. Çevredekilerin ihbarıyla olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan Dilek Gökgül, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Gözaltına alınan koca, işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede tutuklandı.



Öğretmenin belden aşağısı felç kaldı


Hastanede 1 hafta tedavi gören Dilek Gökgül’ün belden aşağısı felç kaldı. Yatalak kalan talihsiz kadın, kısa bir süre önce gelin geldiği Adana’da kimsesi olmadığı için kabusu yaşadığı eve dönmek zorunda kaldı. Yaşadıklarını anlatan Dilek Gökgül, "Eşimle aramızda normalde hiçbir sorun yoktu. Sabah dualarla eşimi işe gönderdim, daha sonra namazımı kıldım. İçimde kötü bir his oluştu, eşimi aradım. ’Müşterim var’ diye mesaj attı. Müşterisi varken de telefonunu açtığı için görüntülü aradım. Açtığında ocak başındaydı. İçki içmek istediğini söyledi. Ben içmesini istemediğimi söyledim. Hiçbir zaman da istemedim. Ama o ısrarla devam etti. Bana yeminler ederek evlenmişti" dedi.



"Korkuluklara tutundum ’öl’ diyerek beni attı"


Evlendiği günden bu yana eşinin alkol problemi olduğunu ileri süren Dilek Gökgül, "Ağzına bile sürmeyeceğini söylemişti ama evlendiğim günden bu yana benimle alkol pazarlığı yaptı. Gece 22.30 sıralarında eve geldi. Beni aradığında sesi çok kötü geliyordu. Ben o sıra apartmanın bahçesinde onu görebileceğim bir pozisyonda duruyordum. Sonra onu karşıladım ve beraber eve çıktık. Ben masada, o koltukta oturuyordu. Neden içtiğini sorduğumda delirdi. ’Bundan sonra her gün içeceğim, var mı itirazın’ diye bağırdı. Sonra beni masaya fırlattı. Başka odaya kaçtım ama yakalayıp darbetmeye devam etti. Sonra balkona kadar sürükledi ve aşağı attı. Demir korkuluklardan tutunmuştum ama gözümün içine bakarak ’bana içirmiyorsun, öl, geber’ dedi ve sonra parmaklarımı açtı. Sonrasını hatırlamıyorum, 6’ncı kattan düştüm. Valimden, savcılarımdan rica ediyorum adalet yerini bulsun. Benim intihar girişiminde bulunup kendimin atladığını iddia ediyor. Emlakçı olduğu için çevresi geniş ve yalancı şahitler tutuyor. Ailesi bana destek olacağı yerde tehditler savuruyor. Geçmiş olsun bile demediler. Burdur’dan buraya gelin geldiğim için Adana’da kimseyi tanımıyorum, ailem uzakta ve destekçim yok. Maddi zorluklar da yaşıyorum. Üstelik, bu kabusu yaşadığım evde yatalak halde hapis hayatındayım. Bu ülkede onlarca kadın balkonlardan atıldı, intihar diye kayıtlara geçti. Çok şükür ben ölmedim ve hukuk mücadelemi veriyorum" diye konuştu.


Dilek Gökgül’ün avukatı Ozan Karabulut ise dosyada çok zorluklar yaşadıklarını belirterek şunları söyledi:


"Olayla ilgili hanımefendinin 6’ncı kattan adeta eşya fırlatırcasına aşağı atılmasına şahit olduk. Lakin şüpheli taraf hanımefendinin intihar girişiminde bulunduğunu iddia etmekte ve parayla yalancı tanıklar bulmaya çalışmaktadır. Ama mevcut dosya kapsamında hala 6’ncı katın balkonlarının kan izlerine bakıldığı zaman müvekkilimin intihar etmediği ortada. Müvekkilimin zorluk yaşadığı ve yaşama tutunmak için parmaklıklara tutunduğu net bir şekilde görülmektedir. Bu dosyanın en acımasız kısmı bence intihar değil de müvekkilin öldürülmeye kastedildiği evde hala yaşamak zorunda kalıyor olmasıdır. Çünkü müvekkilim gelin olarak Adana’ya gelmiştir ve gidebileceği, yaşayabileceği başka bir yer bulunmamaktadır. Mevcut olayı her gün aynı evde yaşamaktadır. Ayaklarında his bulunmamaktadır, sağlık problemleri yaşamaktadır. Hastaneye gidip gelmekte zorlanmaktadır. Bir çuvala koyulurcasına bir kız çocuğunu hastaneye götürüp geri getirmek zorunda kalmıştır aile. Soruşturma sürecimiz devam ediyor. Karşı taraf emlakçı olması sebebiyle çevreye verdiği satılık ve kiralık dairelerdeki tanıdığı insanları tutuklanmış olmasına rağmen etki altına alarak tanık göstermek istiyor. Yaptığımız araştırmalara göre bu şahıs yalan görgü tanıkları ayarlayarak, ücret karşılığında dosyayı lehine çevirmek istemektedir. Adalete ve yargıya güvenimiz, inancımız tam. Bu yönden bir kuşkumuz yok."



Kocası tarafından balkondan atıldığını öne süren öğretmen felç kaldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Kuma saplana saplana tezahürat eşliğinde halat çektiler Mersin’in Silifke ilçesinde düzenlenen 2. Turan Cup Uluslararası Halat Çekme Turnuvası, farklı ülkelerden gelen sporcuların katılımıyla büyük heyecana sahne oldu. Türkiye Halat Çekme Federasyonu ile Avrupa Halat Çekme Federasyonu iş birliğinde gerçekleştirilen organizasyona 14 ülkeden 220 sporcu katıldı. Turnuvada Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Rusya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Sudan, Afganistan, Bangladeş, Irak, Suriye, Yemen, Lübnan ve Afrika ülkelerinden sporcular mücadele etti. Erkekler, genç erkekler ve karışık kategorilerinde gerçekleştirilen karşılaşmalarda toplam 25 takım dereceye girebilmek için kıyasıya yarıştı. Uluslararası organizasyona Türkiye Halat Çekme Federasyonu Başkanı Eray Aldemir ile Avrupa Halat Çekme Federasyonu Asbaşkanı ve Azerbaycan Halat Çekme Federasyonu Başkanı Elnur Şikaliyev de katıldı. Turnuva sonrası açıklama yapan Türkiye Halat Çekme Federasyonu Başkanı Eray Aldemir, organizasyonun her geçen yıl daha da büyüdüğünü belirterek şunları söyledi: "Silifke’de çok güzel bir atmosfer oluştu. 14 ülkeden sporcuları burada ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Halat çekme sporunun uluslararası alanda gelişmesi adına önemli bir organizasyona imza attık. Sporcular arasında dostluk ve kardeşlik bağlarının güçlenmesi bizim için çok değerli. Avrupa Halat Çekme Federasyonu ile birlikte bu turnuvayı büyüterek devam ettireceğiz. 3. Turan Cup organizasyonu ise Kazakistan’da düzenlenecek."
Karabük KBÜ’den küre dağları’nda kritik araştırma: İklim değişikliği ormanları nasıl etkiliyor Karabük Üniversitesi (KBÜ) tarafından yürütülen TÜBİTAK destekli araştırmada, Küre Dağları Milli Parkı’nda yetişen ağaç türlerinin iklim değişikliğine verdiği tepkiler bilimsel verilerle ortaya kondu. Çalışma, iklim değişikliğinin orman ekosistemleri üzerindeki etkilerine ışık tuttu. KBÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Coğrafya Bölümü öğretim üyesi Dr. Cemil İrdem’in yürütücülüğünü yaptığı, yüksek lisans öğrencisi Selinay Atay’ın bursiyer olarak yer aldığı TÜBİTAK 1002-A destekli proje kapsamında; sarıçam, göknar ve karaçam ağaçlarının sıcaklık ve yağış değişimlerine verdiği tepkiler kapsamlı şekilde incelendi. "Ağaç halkaları iklimin izini sürdü" "Küre Dağları Milli Parkı’nda Sarıçam, Göknar ve Karaçamların Yıllık Halka Gelişimi ile İklim İlişkileri" başlıklı proje, dendrokronoloji yöntemiyle gerçekleştirildi. Araştırmada, farklı yükselti basamaklarında bulunan ağaçlardan alınan örnekler Karabük Üniversitesi Coğrafya Bölümü Dendrokronoloji Laboratuvarı’nda yüksek hassasiyetle analiz edilerek sıcaklık ve yağış verileriyle birlikte istatistiksel olarak değerlendirildi. "Kış sıcaklıkları büyümeyi artırıyor" Elde edilen bulgulara göre, kış aylarında görülen ılıman sıcaklıkların ağaç büyümesini genel olarak olumlu etkilediği belirlendi. Göknar türü dışında, daha sıcak geçen kışların yıllık halka gelişimini artırdığı tespit edildi. Buna karşılık, mayıs ayında artan sıcaklıkların ağaç büyümesini olumsuz etkilediği, bu etkinin özellikle göknar türünde belirgin olduğu ortaya kondu. "Yaz yağışları kritik önem taşıyor" Araştırmada yağış verileri de dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Haziran ve temmuz aylarında artan yağışların tüm ağaç türlerinde büyümeyi desteklediği belirlenirken, özellikle temmuz yağışlarının yüksek düzeyde pozitif etki oluşturduğu tespit edildi. "2040 için uyarı: sıcaklık artacak, yağış azalacak" Proje kapsamında yapılan iklim projeksiyonlarına göre, RCP8.5 senaryosu doğrultusunda 2040 yılına kadar yaz sıcaklıklarının artması ve ilkbahar-yaz yağışlarının azalması bekleniyor. Bu durumun, bölgedeki ağaçların çap artımını ciddi şekilde olumsuz etkileyebileceği öngörülüyor. Uzmanlar, iklim değişikliğinin özellikle artan sıcaklık ve yaz kuraklığıyla birlikte orman ekosistemleri üzerinde baskı oluşturacağına dikkat çekerek, sürdürülebilir orman yönetimi ve uyum stratejilerinin önemine vurgu yaptı. Çalışma kapsamında 1’i ESCI indeksli olmak üzere 2 uluslararası makale ve 3 uluslararası sempozyum bildirisi bilim dünyasına kazandırıldı. Elde edilen verilerin, iklim değişikliğiyle mücadelede önemli bir kaynak oluşturması bekleniyor.
Muğla Menteşe’de geleceğin hitabet ustaları yarıştı Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü bünyesinde yer alan Uluslararası Gençlik Merkezi, gençlerin fikir dünyasına ışık tutan "Türkiye Münazara Yarışması Menteşe İlçe Finali"ne ev sahipliği yaptı. Gençlerin özgüveni ve güçlü argümanlarıyla dikkat çektiği final programı, büyük bir heyecana sahne oldu. Menteşe’de gençlerin etkili iletişim kurma, analiz yapma ve demokratik tartışma kültürünü benimseme amacıyla düzenlenen münazara yarışması tamamlandı. Uluslararası Gençlik Merkezi tarafından organize edilen etkinlikte, ilçedeki gençler bilgi birikimlerini ve hitabet yeteneklerini sergileme fırsatı buldu. Yarışmacı takımlar; eleştirel düşünme, hızlı karar verme ve ikna kabiliyeti gibi kriterler üzerinden jüri karşısına çıktı. Takım çalışmasının en güzel örneklerinin sergilendiği finalde, gençlerin güncel konular üzerine geliştirdiği seviyeli tartışma ortamı izleyicilerden tam not aldı. Katılımcılar, savundukları fikirleri güçlü argümanlarla destekleyerek jüri üyelerini etkilemeyi başardı. Menteşe Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü yetkilileri, ödül töreninin ardından yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:"Gençlerin sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerine katkı sağlayan bu tür faaliyetler, onların kendilerini özgürce ifade edebilmeleri adına çok önemli bir platform sunuyor. Bu seviyeli tartışma ortamını oluşturan tüm gençlerimizi tebrik ediyoruz. Bu tarz eğitim ve kültür odaklı projelerimiz artarak devam edecek." Yarışma sonunda sergiledikleri üstün performansla dereceye giren takımlara ödülleri takdim edilirken, katılım sağlayan tüm öğrencilere cesaretleri ve emekleri için teşekkür edildi.