SAĞLIK - 17 Nisan 2026 Cuma 12:24

Kalp Sağlığı Haftası’nda kritik uyarı: "Kalp hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir"

A
A
A
Kalp Sağlığı Haftası’nda kritik uyarı: "Kalp hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir"

Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Öğr. Gör. Dr. Ziya Gökalp Bilgel, basit yaşam tarzı değişiklikleriyle kalp ve damar hastalıklarının büyük ölçüde önlenebileceğini söyledi.


Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Öğr. Gör. Dr. Ziya Gökalp Bilgel, 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası kapsamında açıklamalarda bulundu. Kalp ve damar hastalıklarının hem Türkiye’de hem de dünyada en önemli ölüm ve engellilik nedenleri arasında yer aldığını belirtti.


Kalp Sağlığı Haftası’nın temel amacının toplumda farkındalık oluşturmak olduğunu söyleyen Bilgel, "Kalp ve damar hastalıkları çoğunlukla önlenebilir hastalıklardır. Bu nedenle bu hafta boyunca yaptığımız çalışmalarla insanlara bunu hatırlatmak istiyoruz" dedi.


Kalp hastalıklarının geniş bir yelpazeye sahip olduğunu belirten Bilgel, "En sık karşılaşılan durum koroner arter hastalıkları. Halk arasında kalp krizi olarak bilinen bu hastalıklar, kalbi besleyen damarlardaki daralma ya da ani tıkanmalar sonucu ortaya çıkmaktadır. Koroner iskemik hastalıklar hem dünyada hem de ülkemizde en sık ölüme ve engelliliğe neden olan hastalık grubudur. Bu tür hastalıklarda erken müdahale hayati önem taşımaktadır. Gelişen tıbbi yöntemler sayesinde kalp damar hastalıklarına müdahale imkanlarının arttığına değinen Bilgel, anjiyografi ile damarları görüntüleyebiliyor ve gerekli durumlarda balon, stent ya da bypass ameliyatı gibi yöntemlerle tedavi uygulayabiliyoruz. Ancak ne yazık ki bazı hastalar hastaneye ulaşamadan hayatını kaybedebiliyor. Bu nedenle önleyici yaklaşım her zaman en önemli unsur olarak karşımıza çıkıyor" şeklinde konuştu.


Yaşam tarzı en önemli risk faktörü


Kalp ve damar hastalıklarının oluşumunda genetik faktörlerin yanı sıra çevresel etkenlerin de büyük rol oynadığına dikkat çeken Bilgel, ‘’Özellikle yaşam tarzı alışkanlıklarını, tütün kullanımını en önemli risk faktörleri arasında sayabiliriz. Sigara ve diğer tütün ürünlerinin bırakılması kalp sağlığı için atılabilecek en önemli adım. Bunun yanı sıra sağlıklı beslenme de büyük önem taşımaktadır’’ dedi.


Beslenme alışkanlıklarının kalp sağlığı üzerindeki etkisine değinen Bilgel, "Katı yağlar ve yüksek kolesterol içeren besinler damar tıkanıklığına yol açabilir, doymuş yağların azaltılmasını sebze, meyve ve tahıl ağırlıklı Akdeniz tipi beslenilmesini tavsiye ediyoruz. Aşırı tuz tüketimi tansiyonu yükselttiği, yüksek şeker tüketimi ise diyabete yol açarak kalp hastalıklarını tetiklediği için tuz ve şekerin aşırı kullanılmasından kaçınılmalıdır. Tansiyon yüksekliği ve diyabet, kalp damar hastalıkları açısından ciddi risk oluşturur. Kilo kontrolünün sağlanması ve vücut kitle indeksinin normal sınırlar içinde tutulması kalp sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.


Ani ve aşırı egzersizden kaçının


Öğr. Gör. Dr. Ziya Gökalp Bilgeli, toplumda obezite oranlarının artmasının da kalp sağlığını tehdit ettiğini söyleyerek, "Kilo kontrolü ihmal edilmemelidir. Düzenli egzersiz bu noktada büyük önem taşımaktadır. Tempolu yürüyüş, yüzme ve koşu gibi düzenli yapılan egzersizler kalp sağlığını korumada etkili yöntemlerdir. Ani ve aşırı zorlayıcı egzersizlerden kaçınılmalı özellikle düzenli spor yapmayan bireylerin birden yoğun fiziksel aktivitelere, örneğin halı saha maçlarına katılması kalp üzerinde ciddi yük oluşturabilir. Bireylerin kendi efor kapasitelerini artıracak şekilde düzenli ve kademeli egzersiz yapmalarını öneriyoruz. Stresinde kalp sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunuyor" dedi.


Düzenli kontrol yaşı 30-35’e indi


Kalp hastalıklarının artık daha genç yaşlarda görülmeye başladığını belirten Bilgel, "Geçmişte ileri yaş gruplarına önerilen taramalar günümüzde daha erken yaşlara çekildi. Özellikle ailesinde kalp hastalığı bulunan bireyler daha dikkatli olmalı ve 30-35 yaşından itibaren düzenli kontrollerini yaptırmalılar. Bu kapsamda tansiyon ölçümü ve kan testlerinin yanı sıra elektrokardiyografi ve ekokardiyografi gibi tetkikler de önemli yaptırılmalıdır. Basit yaşam tarzı değişiklikleriyle kalp ve damar hastalıkları büyük ölçüde önlenebilir. Tütün kullanımının bırakılması, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerekir" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Gençlik Merkezleri yeni yol haritasını belirledi Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri Müdürlüğü tarafından organize edilen "Gençlik Merkezleri Değerlendirme Toplantısı "yapıldı. Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Hizmetleri Müdürlüğü tarafından Sporcu Eğitim Merkezi’nde "Gençlik Merkezleri 3 Aylık Değerlendirme Toplantısı "yapıldı. Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, Gençlik Hizmetleri Metin Günay ile Spor Faaliyetleri Şube Müdürü İbrahim Hakkı Akpınar’ın katıldığı toplantıda yeni yol haritası belirlendi. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ile Gençlik Haftası’nda yapılması planlanan faaliyetlerin yanı sıra gençlik ve doğa kampları ile şehirler kültürler ve medeniyet gezileri ele alındı. Aylardır GSB İl Karnesine sporda olduğu gibi gençlik hizmetlerinde de Türkiye’de zirvede olduklarını belirten Erzurum Gençlik ve Spor İl Müdürü Levent Çakmur, başarıda emeği bulunan herkese teşekkür ederek, "Bu başarıyı bir takım ruhu ile hareket ederek başardık" dedi. Gençlik Hizmetleri Müdürü Metin Günay ise "Bu değerlendirme toplantımızda geride bıraktığımız dönemin faaliyetlerini mercek altına aldık. Bakanlığımızın vizyon projelerini ve uygulama süreçlerini değerlendirdik. Gençlerimize dokunacak yepyeni hedeflerimizi belirledik. Daha dinamik, daha üretken ve daha güçlü bir gelecek için çalışmaya, üretmeye ve gençlerimizle birlikte yürümeye devam ediyoruz. Hedefimiz zirvedeki yerimi korumanın yanı sıra daha fazla gence dokunmak ve daha fazla faaliyetle hizmeti gençlerimizin ayağına kadar götürmek olacak" dedi. Bu arada Sporcu Eğitim Merkezi’ndeki değerlendirme toplantısına gençlik merkezlerinin müdürleri ile ilçe müdürleri ile gençlik liderleri katıldı.
Nevşehir Nevşehir’de TOKİ konutları hak sahiplerine teslim edildi Nevşehir’de Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapımı tamamlanan sosyal konutların teslim süreci başladı. Merkez ilçeye bağlı Sulusaray beldesinde 15 ay gibi kısa sürede tamamlanan 177 konut, hak sahiplerine teslim edilmeye başlandı. Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlelerinden biri olan "İlk Evim Projesi" kapsamında hayata geçirilen konutlar, özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların ev sahibi olmasına imkân sağlıyor. Proje sayesinde Nevşehir’de de çok sayıda vatandaş ilk kez kendi evine kavuşmanın mutluluğunu yaşıyor. İlk kez ev sahibi olan hak sahiplerinden Emre Kayadibi, "TOKİ İlk Evim projesinden evim çıktı. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Bugün de anahtarımızı teslim almaya geldik. Biraz heyecanlıyız ama daha çok sevinç var" dedi. Aylin Ulusoy ise "Yaşadığım yerde bir evim olduğu için çok mutluyum. Geldim, gözlerimle evimi de gördüm. Evimizi gezdik, şu ana kadar hiçbir eksiği yok. Sayın Cumhurbaşkanımızın vermiş olduğu bu imkânı kullanarak ilk defa ev sahibi oldum. Kuraya genç kategorisinden yazılmıştım" ifadelerini kullandı. Projeye ilişkin bilgi veren İnşaat Kontrol Mühendisi Yasin Türkmen de konutların planlanan süreden kısa bir zamanda tamamlandığını belirterek, "Sulusaray beldesi 177 sosyal konut projesi kapsamında yapılan konutlarımızın teslimatlarını yapmaya başladık. Bu projede 3+1 50 daire ve 2+1 128 daire olmak üzere toplam 177 dairemiz bulunmakta. Dairelerimiz 4 katlı olarak inşa edildi ve toplam 11 bloktan oluşmaktadır" diye konuştu. TOKİ tarafından hayata geçirilen projeyle birlikte hem modern hem de güvenli yaşam alanlarının vatandaşlara sunulduğunu belirten yetkililer, "İlk Evim Projesi" kapsamında Türkiye genelinde olduğu gibi Nevşehir’de de konut teslimlerinin etap etap devam edeceğini ifade etti.
İstanbul Pendik’te 15 yaşındaki Işıl’ın öldüğü kazada sanık 3’üncü kez hakim karşısına çıktı Pendik’te 15 yaşındaki Işıl Öykü Dinç’in hayatını kaybettiği kazaya ilişkin, ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istenen sanık Ömer Faruk Ballı 3’üncü kez hakim karşısına çıktı. Mahkeme tanıkları dinleyerek eksik hususların giderilmesi için duruşmayı 11 Eylül tarihine erteledi. Olay, 18 Mayıs’ta Kaynarca Mahallesi Erol Kaya Caddesi Tuzla istikametinde meydana geldi. 34 KAB 356 plakalı otomobilin sürücüsü Ömer Faruk Ballı (26), yolun karşı tarafına geçmek isteyen Işıl Öykü Dinç’e çarptı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yapılan müdahalelere rağmen Dinç olay yerinde hayatını kaybetti. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı. Ömer Faruk Ballı’nın ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapsi istendi. Anadolu 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün 3’üncü celsesi görülen davaya, tutuksuz sanık Ömer Faruk Ballı, hayatını kaybeden Işıl Öykü Dinç’in annesi Özlem Dinç, baba Yunus Dinç, Yasemin Akıncılar Minguzzi ve taraf avukatları katıldı. Işıl Öykü Dinç’in arkadaşları ve yakınları destek için duruşma salonu dışında bekledi. "Biz kazadan sonraki manzaraya şahit olduk" Tanık polis Serdar K., "Olay günü yoğun bir gündü, yaralamalı trafik kazası olarak anons geldi. Olabildiğince hızlı şekilde intikal ettik. Olay yerinde trafik ekipleri vardı. Merhume kız çocuğunu görmedim. Trafik ışığından yaklaşık 15-20 metre ileride yoğun bir kan birikintisi vardı. Sağ şeritte sanığın aracı vardı. Yanında bayan şahıs vardı. Kız çocuğunun hastaneye kaldırıldığı bilgisini aldık. Daha sonra Pendik Devlet Hastanesi’ndeki hastane polisi vasıtasıyla çocuğun vefat ettiğini öğrendik. İlk giden ekip bizdik. İlk müdahale eden ekipler trafik ekipleriydi. Biz kazadan sonraki manzaraya şahit olduk. Tutanağımızda araç sürücüsünü erkek şahıs olduğunu edindiğimiz bilgiye göre yazdık" dedi. "Mobese birimi bölgedeki kameranın çalışmadığını belirtti" Tanık polis Oğuzhan K., "Bölge amirimiz kazaya denk geldi. Anons yardımıyla bizi çağırdı. Olay yerine gittiğimizde yayayı ağır yaralı olarak hastaneye kaldırmışlardı. Kusurları, elimizde olan görüntü kaydı, olay yeri incelemesi ve sürücü beyanına göre verdik. Yaralanmalı kazalarda elle tutanak doldurulmaz. Sistem üzerinden doldurulur. Mobese birimi bölgedeki kameranın çalışmadığını belirtti" ifadelerini kullandı. Mahkeme, eksik hususların giderilmesi ve sanığın adli kontrol tedbirlerinin devamına karar vererek duruşmayı 11 Eylül tarihine erteledi.