EĞİTİM - 08 Eylül 2024 Pazar 10:47

Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Sarıgeçeli: "Boykot ürünler kantinlerde yer almamalı"

A
A
A
Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Sarıgeçeli: "Boykot ürünler kantinlerde yer almamalı"

Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde boykot ürünlerinin okul kantinlerinde satılmaması gerektiğini söyledi.


Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, pazartesi günü resmen başlayacak olan 2024-2025 eğitim-öğretim yılı nedeniyle önemli açıklamalar yaptı. Yeni dönemin, geleceğe ilişkin sorumlulukların konuşulduğu, eğitimin ve eğitim çalışanlarının sorunlarının çözüme kavuşturulduğu, gelecek yıllara güven ve refah içinde erişmemizi sağlayacak eğitim sistemindeki dönüşümün temellerinin atılarak sağlam sütunlarının yükseldiği bir dönem olmasını temenni ettiklerini vurgulayan Sarıgeçili, "Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak bu uğurda üzerimize düşen sorumluluğu büyük bir gururla ve özveriyle yerine getirmeye hazır olduğumuzu açık bir şekilde ifade ediyoruz" dedi.



"Öğretmen açığı kapanmalı, sözleşmeli öğretmen uygulaması son bulmalıdır"


Öğretmen açığı, öğretmen istihdamının bölgeler arası dengesiz dağılımı, iş güvencesiz ücretli öğretmen istihdamı, çalışma barışını ve iş motivasyonunu bozan sözleşmeli öğretmenlik ve mülakat uygulaması, yer değişikliği taleplerinin karşılanamaması, yasal düzenlemeye muhtaç kariyer basamakları sistemine süreklilik kazandırılamaması, ek ders ücretlerinin yetersizliği, okul yöneticiliğinin kariyer mesleği yerine ikincil görev olarak yürütülmeye çalışılması, okulların yardımcı personel ve bütçe sorunu gibi birçok konuda beklentileri karşılayan adımların atılmadığını ifade eden Sarıgeçili açıklamalarında, "Vakit kaybına tahammülü olmayan yapılması gereken çok iş, çözüme kavuşturulmayı bekleyen onlarca sorun bulunmaktadır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Müfredatı’nın, değerlerine önem veren, bilgiyi beceriye dönüştüren, başarılı nesiller yetiştirecek bir müfredat olarak hayata geçirilecek olması yerinde olsa da yeni müfredatın uygulamaya konularak istenen sonuçları sağlaması ancak öğretmenlerin uyum sağlamasıyla mümkündür. Bu amaçla öğretmenlerin hizmet içi eğitimlerine ağırlık verilmeli; öğretmenler, yeni müfredatı özümsemeleri ve öğrencilerine aktarabilmeleri için desteklenmeli ve teşvik edilmelidir.



"Yeni eğitim-öğretim yılında sorunlara çözüm üretilmeli, beklentiler karşılanmalıdır"


Öğretmenlerin işlerinden memnuniyetleri ya da memnuniyetsizlikleri, eğitimin niteliğini, dolayısıyla ülkenin geleceğini ilgilendirmektedir. Öğretmenlerin umutsuzluğa kapılmalarını önlemek ve onlardan kaliteli hizmet almak için, kendilerine en başta iyi bir eğitim sistemi, iyi çalışma ortamı ve iyi imkânlar sunulmalıdır. Sorumluluk sahibi herkes, sorunlara çözüm üretme, beklentileri karşılama gayretinde olmalıdır" ifadelerini kullandı.


Mustafa Sarıgeçili bir an önce çözüm bulunmasını istedikleri sorunları şöyle sıraladı:


"Eğitim çalışanlarının alım gücü artırılmalıdır. 20 bin öğretmen atama sürecindeki belirsizlik bir an önce giderilmelidir. Mülakat uygulaması kaldırılmadır. Öğretmen açığı sorununa çözüm bulunmalıdır. Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik son bulmalı, kadrolu istihdam esas alınmalıdır. Yer değişikliği talepleri karşılanmalıdır. Mağduriyet giderilerek kalıcı bir kariyer sistemi kurulmalıdır. Eksiklikler giderilmeli, Öğretmenlik Meslek Kanunu adını hak eden bir içeriğe kavuşturulmalıdır. İstihdamda güçlük çekilen bölgelerde cezbedici yöntemler hayata geçirilmelidir. Eğitim yöneticiliği liyakat ve kariyer ekseninde profesyonel bir meslek olarak yapılandırılmalıdır. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı caydırıcı önlemler alınmalıdır. Öğretim yılına hazırlık ödeneği tüm eğitim çalışanlarına ödenmelidir. Görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavları yapılmalıdır. Hizmetli ve memurların hakları iyileştirilmelidir. Şube müdürlerinin sorunları çözülmelidir. Okullara doğrudan ödenek tahsis edilmelidir. Depremin neden olduğu sorunlar tamamen giderilmelidir."



"İşgücü Uygulama Programı, okulların temizlik sorununa çözüm olamaz"


Eğitim ve öğretimin sağlıklı ve uygun ortamlarda yürütülmesi, ihtiyaçların yeterli ölçüde ve zamanında karşılanmasıyla mümkün olabileceğini hatırlatan Başkan Sarıgeçili, "Okullarımızda temizlik, güvenlik gibi hizmetleri yürüten yeterli sayıda yardımcı personelin varlığı olmazsa olmazdır. Okullarımızın yardımcı personel ihtiyacı kadrolu memur statüsünde personelle karşılanamadığından vazgeçilemez nitelikteki hizmetler, okul-aile birlikleri tarafından yapılan veya İŞKUR yönetimindeki geçici istihdam programlarıyla yürütülmeye çalışılmaktadır. Ancak okulların açıldığı bugünlerde halen çok sayıda okulun yardımcı personel ihtiyacı giderilememiştir. İŞKUR tarafından yeni uygulamaya konulan İşgücü Uygulama Programı da tam olarak hayata geçirilememiştir. İşgücü Uygulama Programı iş güvencesinden yoksun, adil ve yeterli bir gelir getirmeyen, sosyal güvencesiz bir çalışma biçimi olduğu için bu hâliyle okulların personel ihtiyacına kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm sunmadığı açıktır" ifadelerini kullandı.



"Okul kantinlerinde boykot ürünlerinin satışına izin verilmemelidir"


Açıklamalarının sonunda işgalci İsrail’in abluka altında tuttuğu Gazze ve Filistin’in diğer bölgelerinde masum halka yönelik gerçekleştirdiği katliam, zulüm, insan hakları ihlalleri ve diğer insanlık dışı uygulamalara karşı sessiz kalmamak gerektiğini de sözlerine ekleyen Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, "Siyonist İsrail ekonomisine katkıda bulunmak, işgal ve zulmün devamına katkıda bulunmak anlamına gelmektedir. Bu nedenle okul kantinlerinde İsrail ya da İsrail’e destek veren firmaların ürünlerinin satılmaması, bu boykota katkıda bulunmanın bir yoludur. Yerli ürünlere öncelik vermek, millî ekonomiye katkıda bulunmak ve yerli üreticiyi desteklemek demektir. Okul kantinlerinde İsrail ürünlerinin yerine yerli ürünlerin satılması, bu amaca hizmet edecektir. Bu çerçevede, okul kantinlerinde İsrail menşeli veya İsrail’in Gazze katliamına destek açıklamasında bulunan yerli ve yabancı ürünlerin satışının yasaklanması sağlanmalıdır" dedi.


Mustafa Sarıgeçili sözlerini, "Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi olarak, yeni eğitim-öğretim yılının eğitim çalışanlarına, öğrencilerimize, velilerimize ve milletimize hayırlı olmasını diliyor; eğitimin sorunlardan arındırılan bir dönem olması için sendikal mücadelemizi sürdüreceğimizi ifade etmek istiyorum" diyerek tamamladı.



Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Sarıgeçeli: "Boykot ürünler kantinlerde yer almamalı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Kavurmanın sırrı: Kaliteli et, sabır ve doğru pişirme Ankara’nın Kızılcahamam ilçesinde sürdürülen kavurma geleneği bayram sofralarına taşınıyor. Kurban Bayramı’nda Kızılcahamam ilçesinde kuşaktan kuşağa aktarılan ve etiyle öne çıkan meşhur kavurma sofralara taşınmaya başladı. İlçede yaklaşık 75 yıldır faaliyet gösteren kasap işletmesinin 4’üncü kuşak temsilcisi Veteriner Hekim Doğanay Vural, Kızılcahamam kavurmasının yapım süreci, et seçimi ve püf noktalarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. "Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" Kızılcahamam’ın, insanların güvenle et yiyebileceği bir yer olduğunu belirten Doğanay Vural, "Kızılcahamam tüm dünyada insanların güvenle eti yiyebilecekleri bir adres. Ete güvenilir bir şekilde ulaşma, insan sağlığını kontrol etme konusunda gerçekten burası tavsiye edebileceğim ve insanların da tercih edebileceği bir adres. O yüzden Kızılcahamam’ın kavurması, sucuğu, et kalitesi gerçekten tartışmaya kapalı bir konudur" diye konuştu. "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar" Kızılcahamam yöresindeki hayvanların, doğal yollarla yayılım sağladığı için çiftlikten7 sofraya kaliteli ve lezzetli bir şekilde ulaştığını vurgulayan Vural, "Kavurma birçok hayvanın bölümünden tercih edebiliyorlar. Kimisi buttan yapıyor, kimisi güngörmez dediğimiz kol kısmından da yapabiliyor ama başlıca sebebi etin doğal beslenmesidir. Çiftlikten sofraya insan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde ulaşmasıdır" ifadelerini kullandı. "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz" Doğanay Vural, Kızılcahamam’da kavurma etinin küp şeklinde doğrandığını ve o şekilde pişirilip sofraya sunulduğunu belirterek, "Çiftlikten sofraya gelene kadar ki aşamada insanları güvenilir ete ulaştırmaya çalışıyoruz. Burası 1951’de kurulmuş bir işletme. 75 yıldır hayvanı en kaliteli şekilde misafirlerimize sunuyoruz. İnsanların ailesiyle vakit geçirmek, mangal yapmak, sucuk yemek için tercih edebilecekleri tek nokta Kızılcahamam’dır" şeklinde konuştu. "Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir" Kızılcahamam kavurmasının hikayesi olan bir yemek olduğunu söyleyen Vural, "Kimi zaman bayram sofralarında, kimi zaman toplu yemeklerde, kimi zaman da cenazelerde pişirilen bir yemektir. Fazla baharat atılarak, terbiye edilerek sofralara sunulan bir yemek değildir. İşin en önemli püf noktası da doğru, fazla baharat olmadan pişirme ve sabır" ifadelerine yer verdi. Süt danası eti püf nokta Kavurmanın bir diğer püf noktasının ise süt danası eti olduğunu belirten Vural, kaliteli et kullanıldığında kavurmanın ağızda dağılan yumuşak kıvama ulaştığını ifade etti. Öte yandan Vural, kavurmanın özellikle bayram dönemlerinde sabahın erken saatlerinde hazırlanıp uzun süre pişirilerek sofralara ulaştırılan özel bir lezzet olduğunu dile getirdi. "Et, serinlikte 12-24 saat bekletilip dinlendirilmelidir" Özellikle bayramlarda kesim sonrası sık yapılan hatalara değinen Doğanay Vural, "Kurban kesilir kesilmez etin tavaya veya mangala atılması birçok insanın da aslında travmasının oluşmasına sebep olmuştur. Eti sevmeyen insanları dinlediğinizde hep kurbanda yediği o eti söylerler. Bunun sebebi rigor mortis olayının gerçekleşmemesi. Etin o sertliğini kaybetmesi için serinlikte 12-24 saat bekletilip etin dinlendirilmiş olması gerekiyor. Bu süre zarfında et yumuşar, dinlendikten sonra lezzetinde de kalitesinde de artış gözlemlenir" dedi. "Dana etinde pembe rengi tercih ederiz" Vural, kaliteli etin renginin pembe olduğunu dile getirerek, "Kuzu da ya da bir dana etinde sararma görürseniz, daha koyu bir görüntü görürseniz bu o etin kalitesi hakkında yorum yapmanıza bir etkendir. Dolayısıyla dana etinde o pembe rengi tercih ederiz. Kuzu etinde de dışarıdan bakıldığında pembemsi, beyazımsı bir renk tercih edilir. Bu etin dış yapısında, özellikle kuzularda görülen o sararmalar farklı belirtilere sebep olabiliyor. Dolayısıyla bu tip etleri bir kez daha gözden geçirmekte fayda vardır" diye konuştu.
Antalya Futbolcu Furkan Perker bayram tatili yolunda ailesiyle kaza geçirdi: 5 yaralı Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Antalya’nın Manavgat ilçesine gelen ailenin bulunduğu otomobil, beton bloğa çarparak takla attı. Güvenlik kamerasına saniye saniye yansıyan kazada yaralananların Ankaragücü’nde oynayan futbolcu Furkan Perker ve ailesi olduğu bildirildi. Kaza, dün Akseki-Manavgat D-695 kara yolunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Akseki istikametinden Manavgat istikametine giden Vatan Perker’in kullandığı 06 FVM 59 plakalı otomobil, Manavgat Dereağzı mevkiinde kontrolden çıkarak şarampoldeki beton bloğa çarpıp takla attı. Hurdaya dönen otomobilde bulunan 5 kişi yaralanırken, araçta sıkışan 2 kişi itfaiye erleri ve sağlık ekipleri tarafından araçtan çıkarıldı. Kazada yaralanan Ferşat Perker, eşi Elif İrem Perker, oğulları Vatan ve Furkan Perker ile 11 yaşındaki kızları M.P., sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla Manavgat’ta bulunan hastanelere kaldırıldı. Kaza anı güvenlik kamerasında Kaza anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansırken, otomobilin çarptığı beton bloğu metrekarelerce ileriye fırlattığı görüldü. Perker ailesinin arkadaşlarıyla 2 araçla Ankara’dan Kurban Bayramı tatili için Manavgat’a geldikleri, yaralılardan Furkan Perker’in ise Ankaragücü kulübünde profesyonel futbolcu olduğu bildirildi. Ankaragücü ve başkandan geçmiş olsun mesajı Öte yandan kaza sonrası MKE Ankaragücü Başkanı İlhami Alparslan ve kulübün resmi web sitesi ile sosyal medya hesaplarından Furkan Perker ve ailesi için geçmiş olsun mesajı yayımlandı. Kulüpten yayınlanan mesajda, "Trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Kazada yaralanan aile bireylerine acil şifalar diliyoruz. Kulübümüz tarafından futbolcumuzun ve ailesinin tüm hastane süreçleri yakından takip edilmektedir. En kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz" ifadelerine yer verildi. İlhami Alparslan ise mesajında şu ifadelere yer verdi: "Antalya-Manavgat yolunda trafik kazası geçiren futbolcumuz Furkan Perker ve kıymetli ailesine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Futbolcumuz Furkan Perker ve ailesinin Antalya Şehir Hastanesi’nde tedavileri devam etmekte olup, ailemizin durumunu yakından takip ediyoruz. Rabbimden ailemize acil şifalar diliyorum. Tüm camiamızdan dualarını eksik etmemelerini rica ediyorum."