ASAYİŞ - 17 Ağustos 2025 Pazar 10:42

Devrilen motosikletteki genç hayatını kaybetti

A
A
A
Devrilen motosikletteki genç hayatını kaybetti

Adana’da kontrolünden çıkıp devrilen motosikletteki genç hayatını kaybederken, 1 kişi de yaralandı.


Kaza, gece merkez Seyhan ilçesi Yeşiloba Mahallesi Öğretmenler Bulvarı’nda meydana geldi. Sürücüsü henüz tespit edilemeyen 01 PM 422 plakalı motosiklet, kontrolden çıkarak devrildi. Motosiklette bulunan Mahmut Sevin (19) yola, Ömer Faruk Nas (20) ise refüje savruldu.


Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolden Nas’ın hayatını kaybettiği belirlenirken ağır yaralanan Sevin, ambulans ile hastaneye kaldırıldı.


Polis, kazayla ilgili soruşturma başlattı.



Devrilen motosikletteki genç hayatını kaybetti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Tavşanlı Halk Eğitimi Merkezi’nden uluslararası tanıtım atağı Kütahya’nın Tavşanlı ilçesi, Avrupa Birliği Erasmus+ programı çerçevesinde anlamlı bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. İtalya’nın Palermo şehrinde faaliyet gösteren CPIA Palermo Halk Eğitimi Merkezi’nden gelen heyet, ilçedeki eğitim kurumlarında incelemelerde bulunarak Türk meslektaşlarıyla bir araya geldi. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan CPIA Palermo Direktörü Fabio Pipito, Tavşanlı’da gördükleri eğitim organizasyonundan çok etkilendiklerini belirtti. Pipito, "Türkiye’deki okul organizasyonu gerçekten çok başarılı. Özellikle pratik çalışma ile teorik eğitimin bir arada yürütülme biçimi bizler için çok önemli bir model. Bu deneyimi İtalya’daki sistemimize entegre etmek istiyoruz," ifadelerini kullandı. "Dünya savaşın gölgesindeyken biz kardeşliği gördük" Dünyanın içinden geçtiği zorlu sürece değinen Pipito, Tavşanlı halkının gösterdiği samimiyete vurgu yaparak şunları söyledi: "Dünyanın savaşla sarsıldığı bu dönemde, burada gerçek kardeşliği, dostluğu ve Türk halkının eşsiz misafirperverliğini tanıdık. Buraya profesyoneller ve meslektaşlarla tanışmaya geldik ancak gerçek dostlarla ayrılarak ülkemize dönüyoruz. Kalbimiz dolu, bilincimiz taze bir şekilde Palermo’ya dönüyoruz. Bu dostluk köprüsünün gelecekte yeni iş birlikleriyle güçleneceğine inanıyoruz." Sertifikalar törenle takdim edildi Programın sonunda, İtalyan heyetine katılım belgeleri ve sertifikaları takdim edildi. Sertifika törenine Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürü Raşit Refik Küçükkağnıcı, Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Abdullah Öztürk ve kurum idarecileri katıldı. Tavşanlı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkilileri, bu tür projelerin kültürel etkileşim kadar eğitimde iyi uygulama örneklerinin paylaşılması açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayarak, İtalyan heyeti ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Ziyaret, karşılıklı hediye takdimleri ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Bolu Bolu’daki vahşet sebebi Lohusa Depresyonu mu Bolu’da bir annenin 2 aylık bebeğini katletmesinin ardından uzmanlar, gebelik ve doğum sonrası psikolojik süreçlere dikkat çekti. Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, lohusalık döneminde annelerin suçluluk ve yetersizlik duyguları yaşayabileceğine dikkat çekerek, "Yeni anne olmuş kişiye destek olurken aşırı işine karışmak ve ’şunu şöyle yap, böyle daha iyi anne olursun’ gibi onu yetersiz hissettirecek söylemlerden kesinlikle kaçınılmalıdır" uyarısında bulundu. Geçtiğimiz günlerde Bolu’nun Gerede ilçesinde bir annenin henüz 2 aylık bebeğini boğazını keserek öldürmesi kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yaşanan bu vahim olayın ardından gebelik sürecinin ve sonrasının zorluklarına dikkat çeken Uzman Psikolog Çağın Mert Öğüt, lohusalık döneminde istenmeyen psikolojik durumların ortaya çıkabileceğini belirterek uyarılarda bulundu. "Kendini yetersiz bir anne gibi görmek gibi etkiler de ortaya çıkabiliyor" Gebelik sürecinin etkilerine değinen Psikolog Çağın Mert Öğüt, "Gebelik süreci başlı başına zor bir süreç olduğu gibi, doğum sonrası da lohusalık dönemi yine başlı başına zor bir süreç oluyor. Bu durumda tabii istenmeyen durumlar da ortaya çıkabiliyor. Doğum sonrası depresyon dediğimiz, postpartum depresyon, dünya genelinde yüzde 10’la yüzde 20 arası bir oranda görülebiliyor. Burada anne, yeni anne olmuş kişi; suçluluk duyguları, değersizlik duyguları, yetersizlik duyguları, hayata karşı ilgisini kaybetme, kendine karşı ilgisini kaybetme gibi depresif süreçler yaşayabiliyor. Bu dönemde çocuğundan soğumak, çevresinden soğumak, kendini yetersiz bir anne gibi görmek gibi etkiler de ortaya çıkabiliyor" dedi. "Sosyal desteği çok önemsiyoruz" Sosyal desteğin çok önemli olduğunu ifade eden Psikolog Öğüt, "Bu kadar sert olmayan bir de lohusalık hüznü dediğimiz, ’baby blues’ dediğimiz bir durum var. Burada da bu da yüzde 50, yüzde 40 civarında görülebiliyor dünya genelinde. Daha hafif ruhsal dalgalanmalarla kendini gösteriyor ve genelde kendi kendine geçen, düzene giren bir durum oluyor. Bu dönemde, lohusalık döneminde eğer böyle bir durum ortaya çıkarsa mutlaka destek alınmasını, profesyonel destek alınmasını öneriyoruz. Ama bu kadar ileri olmasa bile mutlaka sosyal desteği çok önemsiyoruz" ifadelerine yer verdi. "Kendini yalnız hissettirmemek çok önemli" Yeni anne olan kişilere destek olunmasının önemine değinen Öğüt, "Yeni anne olmuş kişinin yanında olmak, ona destek vermek, yardım etmek, onu takdir etmek, kendini yalnız hissettirmemek çok önemli. Ama bunu yaparken bir şeye çok dikkat etmemiz gerekiyor: Ona kendini yetersiz hissettirecek telkinlerden kaçınmamız gerekiyor. Aşırı işine karışmak, ’bunu böyle yap, şunu şöyle yap, böyle yapmalısın, böyle daha iyi anne olursun’ gibi söylemlerden kaçınmamız gerekiyor. Zaten zor bir süreçten geçen anne bu durumda kendini yetersiz görebilir, ’acaba ben iyi bir anne değil miyim’ diye görebilir. Bu tarz söylemlerden ve yaklaşımlardan kaçınmak en doğrusu olur" diye konuştu.
Ankara İçişleri Bakanı Çiftçi: "1 Ocak’tan bugüne 17 bin 188 narkotik operasyon gerçekleştirdik" ‘Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü’ panelinde konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "1 Ocak-25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi" dedi. Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde, Anadolu Yayıncılar Derneği’nin İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünün destekleriyle, ‘Uyuşturucu ile Mücadelede Medyanın Rolü’ paneli düzenlendi. Programda konuşan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, uyuşturucuyla mücadeleye kararlılıkla devam ettiklerini belirterek, "Uyuşturucu, çağımızın en büyük tehdit alanlarından biridir. Bireyi hedef alan bir bağımlılık meselesi olmanın çok ötesinde bir meseledir. Aile yapımızı, gençliğimizi, toplumsal huzurumuzu, kamu düzenimizi tehdit eder, organize suç ağlarını büyütür, terör örgütlerinin finansmanına kaynak oluşturur. Uyuşturucu birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak; devlet olarak en temel sorumluluğumuz, milletimize karşı boynumuzun borcudur" ifadelerini kullandı. "1 Ocak’tan bugüne 17 bin 188 narkotik operasyon gerçekleştirdik, 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi" 2026 yılında icra edilen narkotik operasyonlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Bakan Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak bizler de Türkiye Yüzyılı’nı, ‘Huzurun Yüzyılı’ yapmak için yeni güvenlik paradigmamızda ‘önleyicilik’ ilkesini merkeze alıyoruz. Artık mücadelemizi yalnızca operasyon, yakalama ve adli süreç başlıklarıyla sınırlı görmüyoruz. Riski kaynağında tespit eden, suça giden yolları kapatan, gençlerimizi koruyan, aileleri bilinçlendiren ve toplumsal farkındalığı büyüten bütüncül bir anlayışla hareket ediyoruz. Sahada da mücadelemiz kesintisiz sürmektedir. 1 Ocak - 25 Nisan 2026 tarihleri arasında uyuşturucu imal ve ticaretine yönelik 17 bin 188 operasyon gerçekleştirdik. Bu operasyonlarda 16,8 ton uyuşturucu madde, 51,2 milyon adet uyuşturucu hap ve 49 bin kök kenevir-skunk ele geçirildi. Hedef aldığımız 298 organize suç örgütünün 46’sının narkotik suç odaklı olması, uyuşturucu tehdidinin organize suçla, sokak şiddetiyle, yasa dışı para ağlarıyla ve terörün finansmanıyla ne kadar iç içe geçtiğini açıkça göstermektedir" diye konuştu. "Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir" Uyuşturucuyla mücadelede medyanın büyük rol üstlendiğini ifade eden Bakan Çiftçi, "Uyuşturucu ile mücadelede medyanın rolü, son derece ehemmiyet arz eden bir konudur. Bizler medyayı; toplumu bilinçlendiren, aileleri uyaran, gençleri koruyan, kamuoyunu doğru bilgiyle buluşturan ve mücadele iradesini geniş kitlelere taşıyan en stratejik paydaşlarımızdan biri olarak görüyoruz. Haber dili, görsel tercihleri, başlıklar, tekrar edilen ifadeler ve yayın akışı toplumsal algıyı doğrudan etkiler. Uyuşturucuyu özendiren, normalleştiren, magazinleştiren, merak uyandıran her anlatım, mücadeleye zarar verir. Toplumu bilinçlendiren, resmi kurumların doğru bilgisini esas alan sorumlu yayıncılık ise mücadelemize büyük güç katar. Bu noktada haber metinlerinden dizi repliklerine, film senaryolarından dijital içeriklere kadar kullanılan dile özel bir hassasiyet göstermeliyiz. Medyamızdan beklentimiz; merakı artıran dili azaltması, umudu ve çözümü büyütmesidir" ifadelerine yer verdi.