ASAYİŞ - 02 Mayıs 2025 Cuma 09:40

Depremde ölenlerin altınlarını zimmetine geçiren polis ihraç edildi

A
A
A

Adana’da depremde yıkılan binanın enkazından çıkan altınları, hayatını kaybedenlerin yakınlarına teslim ettikten sonra, "Savcılık geri istiyor, bütün altınlar toplandıktan sonra yeniden teslim edeceğiz" diyerek zimmetine geçirdiği tespit edilen polis memuru hakkında 2 kez ’devlet memurluğundan çıkartma’ cezası verildi. Soruşturması devam eden eski polisin, önümüzdeki günlerde ağır ceza mahkemesinde yargılanacağı öğrenildi.

6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerde Adana’nın Çukurova ilçesi Huzurevleri Mahallesi’ndeki İhsan Bayram Sitesi C Blok’un yıkılması nedeniyle 82 kişi hayatını kaybetti, 6 kişi de yaralandı. Yıkılan binanın enkazından çıkartılan altınlar ise 100. Yıl Şehit Rüstü Bayram Polis Merkezi’ne teslim edildi. Burada görevli polis memuru E.C. (30), binada hayatını kaybedenlerin yakınlarına altınları polis merkezinde güvenlik kamerasının önünde tutanak düzenleyerek teslim etti.

"Altınlar eksik, geri verin" diyerek altınları aldı

İddiaya göre, bir süre sonra polis memuru E.C., altınları teslim ettiği kişileri arayıp, "Ailenize ait başka altınlar da var. Hepsini tek teslim tutanağı ile vermem gerek. Bu nedenle altınları iade edin, savcı incelemeyi yaptıktan sonra size geri teslim edeceğim" diyerek polis aracıyla evlerine gidip altınları geri aldı. Bu sırada altınları bozdurduğunu söyleyen Orhan Boncukluğu’na şüpheli E.C. bir de , "Benim tanıdık kuyumcum var. Oraya git o altınları yeniden yaptır ve bana teslim et" dedi. Boncukluoğlu da yeniden altın yaptırıp teslim aldı.

Altınlar gelmeyince aileler şüphelendi

Ancak bir süre sonra altınlar geri gelmedi, polis memuru da şüpheli cevaplar vermeye başladı. Mağdurlar, aynı apartmanda gelini ve 2 yeğenini kaybeden Avukat Nazan Akça Subaşı’ya ulaştı. Avukat Subaşı, polis memuru E.C. hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Ancak dönemin savcısı takipsizlik kararı verdi. Bunun üzerine avukat Subaşı, savcının verdiği takipsizlik kararı üzerine Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurdu ve dönemin savcısının verdiği karar kaldırılıp soruşturma izni verildi. Bunun üzerine Emniyet Genel Müdürlüğü konuyla ilgili müfettiş görevlendirdi.

2 kez memurluktan çıkartıldı, istifa etti

Müfettişlerin incelemesi devam ederken E.C., polislikten istifa etti. Ancak Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı, E.C. hakkında 2 kez ’devlet memurluğundan çıkartma’ cezası verdi. Hakkında zimmet, görevi kötüye kullanma, irtikap, denetim görevinin ihmali, rüşvet ve resen tespit edilecek diğer suçlar hakkında dava açılan eski polis, iddianamenin hazırlanmasının ardından önümüzdeki günlerde ağır ceza mahkemesinde yargılanmaya başlayacağı öğrenildi.

İhlas Haber Ajansı’na konuşan Avukat Nazan Akça Subaşı, "Depremlerden sonra insanlar canının derdine düşmüşken devletin polisi altınları zimmetine geçirdi. Biz savcılığa giderek şikayetçi olduk ama dönemin savcısı, polisin idari amiri olduğu için savcı hemen takipsizlik ile dosyayı kapattı. Biz de Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurduk ve onlar takipsizlik kararını kaldırdı. Emniyet Genel Müdürlüğü de müfettişleri aracılığı ile soruşturmasını tamamladı. Polis memuru hakkında 2 kez meslekten ihraç kararı verildi" dedi.

"Tarihleri değiştirip kendisini haklı göstermeye çalışmış"

Polis memurunun tutanakları dahi değiştirdiğini anlatan Subaşı, "Görevli polis hakkında soruşturma açılınca tutanakların tarihlerini dahi değiştirmiş. 28 Mart’ta teslim ettiği altınlar için 28 Nisan olarak tarihleri değiştirip kendisini haklı göstermeye çalışmış. Savcılık dosyasında bunların hepsi yer alıyor. Ben sadece kendi müvekkillerim ile ilgili olanları tespit ettim ve milyonluk bir vurgun söz konusu" diye konuştu.

Depremzedelerin mağdur olduğunu ve altınları halen alamadıklarını aktaran Subaşı, "Vatandaşlar devletin polisine güvenip altınlarını geri verdi. Ancak bir süre sonra altınları alamayınca savcılığa gitmişler ve dönemin savcısı da o mağdurları karakola yönlendirmiş. O dönem savcı vatandaşı dinleseydi eğer nasıl bir dolandırıcılığın döndüğünü ortaya çıkacaktı. Ancak bizim araştırmalarımız ile bu soruşturma derinleşti. Dileriz ki böyle arsız ve hırsız polisler kamu görevini yerine getirmez, görevini layıkıyla yapan polislerimizin adı lekelenmez" diye konuştu.

"Altınlar gitti, bir daha göremedik"

İhsan Bayram Sitesi C Blok’ta oğlunu, hamile gelinini ve torununu kaybeden Osman Özgen ise polis memuru E.C.’ye o dönem yaklaşık 200 bin liralık altın teslim ettiğini anlatarak, "Biz Kayseri’ye cenazeye giderken eşim altınlarımızı evladımın evine bıraktı. Biz Kayseri’ye giderken deprem oldu. Oğlumu, gelinimi ve torunumu kaybettim. Orada canımızın derdindeyken enkazdan altınların bulunduğu haberi geldi. Daha sonra karakola gittik, bize 2 bilezik teslim edildi ancak eve gittiğimizde ’bu altınlar sizin değil, geri verin’ denilerek altınları geri aldı. O altınlar gitti, daha da göremedik" şeklinde konuştu.

"Bizleri aylarca oyaladı"

Polis memurunun uzun süre kendilerini oyaladığını vurgulayan Özgen, "Polisi arayıp ’sıkışığım altınları ver’ dedim. Bana ’enkaz kaldırılması bitsin, bütün enkaz elensin, altınları öyle vereceğim’ diyerek oyaladı. Savcılığa gittim ve o da ’buraya gelmeyin, biz 100. Yıl Polis Merkezi’ne göndereceğiz’ dedi. Biz halen altınları beklerken başka komşulardan öğrendik ki dolandırılmışız. Şikayetçi olduk, şimdi görevden alınmış. Görevden alınmadan önce halen bizim çocukları arayıp ’altınları bulacağız, vereceğiz’ diyerek oyalamış" ifadelerini kullandı.

Kimseyi mağdur etmemiş

Öte yandan, meslekten ihraç edilen E.C.’nin ise savcılığa verdiği ifadesinde kimseyi mağdur etmediğini, altınları teslim ederken karışıklık yaptığını, bu sebeple birçok kişinin altınını gidip yeniden evlerinden aldığını söylediği öğrenildi.

Umutcan İşledici - Elif Ayşenur İşledici

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Atakum’da 19 Mayıs’ta sahne gençlerin Samsun’un Atakum Belediyesi, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenleyeceği ‘Sahne Senin’ programında genç müzisyenleri ağırlayacak. Atakum Belediyesi tarafından Kurupelit Yat Limanı’nda gerçekleştirilecek olan ‘Sahne Senin’ programında amatör müzik toplulukları ve genç yetenekler sahne alacak. Geçen yıl ilk kez düzenlenen ve yoğun ilgi gören organizasyonun bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek. Program kapsamında müziğe ilgi duyan katılımcılar, farklı müzik dallarında performans sergileyebilecek. Organizasyonda sahne almak isteyenler ise başvurularını internet sitesi adresi üzerinden yapabilecek. Katılımcılar, 16 Mayıs Cumartesi günü Kurupelit Yat Limanı’nda düzenlenecek etkinlikte sahne alarak yeteneklerini geniş kitlelere ulaştırma fırsatı bulacak. Atakum Belediye Başkanı Serhat Türkel, etkinlik hakkında yaptığı açıklamada, "19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenleyeceğimiz Sahne Senin programında bu sene de genç yeteneklerimizi, müzik topluluklarını ağırlayacağız. 19 Mayıs ruhuna ve Atakum’un dinamizmine yakışır bir organizasyon olacağına inanıyoruz. Müziğe ilgi duyan gençlerimizi programımızda görmekten büyük mutluluk ve onur duyarız" dedi. Öte yandan programın son başvuru tarihinin ise 10 Mayıs Pazar günü olduğu açıklandı.
Van Muradiye’nin minik yazarları ilk imzalarını attı VAN (İHA) – Van’ın Muradiye ilçesindeki Bebek ve Çocuk Kütüphanesi tarafından "Hayallerimiz Sayfalara Sığdı" sloganıyla düzenlenen ilham verici buluşmada minik yazarlar ilk imzalarını attı. Kütüphane müdavimi olan ve hayallerini kaleme döken dört Yazel Efna, Ruken, Eflin ve Elanur isimli minik yazarlar, düzenlenen imza gününde ilçenin kurum amirleri, akranları ve aileleri ile bir araya geldi. Kütüphanenin minik kalemlerine protokol üyeleri tarafından "Geleceğin Yazarı Sertifikası" takdim edildi. Sertifikalarını alarak büyük mutluluk yaşayan minik yazarlar, kendileri için hazırlanan masalarda akranları, aileleri ve kurum amirleri için ilk kitaplarını gururla imzaladılar. Kütüphane kullanıcısı dört minik yazar; doğa sevgisi, aile yılı, kütüphane ve kitap kültürü gibi anlamlı temalarda kaleme aldıkları eserleriyle okurlarının karşısına çıktı. Kütüphane ortamında iyileşen çocukların kendi hikâyelerini anlatmaya başlaması, törene katılan misafirler tarafından büyük takdir topladı. Kütüphane Sorumlusu Miras Kızılkaya, küçük ellerin büyük eserler ortaya koyduğuna hep birlikte tanıklık ettiklerini belirterek, "Kütüphanemizi, hayallerin gerçeğe dönüştüğü bir üretim merkezi olarak görüyoruz. Minik yazarlarımızın bu ilk imza günü, aslında gelecekte yazacakları büyük başarı hikâyelerinin de ilk cümlesidir" ifadelerini kullandı. Program, minik yazarların protokol üyeleri, arkadaşları ve aileleriyle çektirdiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi.
Gümüşhane Gümüşhane’de üniversite öğrencileri afet tatbikatında yarıştı Gümüşhane’de düzenlenen afet tatbikatında üniversite öğrencileri, gerçeğini aratmayan parkurlarda yarıştı. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nca yürütülen Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında düzenlenen tatbikatta üniversite öğrencileri kıyasıya yarıştı. Program kapsamında Gümüşhane Üniversitesi, Trabzon Üniversitesi, Avrasya Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi öğrencileri, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekibinin de desteğiyle oluşturulan senaryolarda bilgi ve becerilerini ortaya koydu. Toplam 10 ekipten oluşan 40 öğrenci, hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etaplarında mücadele etti. Gerçek afet senaryoları baz alınarak hazırlanan uygulama alanlarında öğrencilerin mezun olmadan önce sahada karşılaşabilecekleri zorlukları deneyimlemeleri amaçlandı. Etaplarda afet anında uygulanan müdahale yöntemleri birebir simüle edilirken, ekip çalışması ve kriz yönetimi ön plana çıktı. Etkinlikte yalnızca teknik ekipman kullanımına değil, ekip liderliği, koordinasyon ve kişisel gelişim konularına da dikkat çekildi. Organizasyonun üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendirmesi, öğrenciler arasında bilgi aktarımını artırması ve yeni iletişim ağlarının kurulmasına katkı sağlaması hedeflendi. "Öğrencilerimizi gerçeğe yakın senaryolarla test ettik" Etkinliğin ekip içerisindeki iletişimi geliştirmek için de büyük önem taşıdığını vurgulayan Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Olcay Karaoğlu, "Bugün burada UNIDES projesi kapsamında 4 üniversite ile birlikte AFAD ve UMKE ekiplerinin de katılım sağladığı bir program gerçekleştirdik. Program kapsamında afet tatbikatı yapıyoruz. Tatbikatta hasta taşıma, dar alan, triyaj ve ileri yaşam desteği etapları yer alıyor. Her üniversiteden çeşitli ekiplerle katılım sağlandı. Yaklaşık 10’un üzerinde ekip oluşturduk. Ekipleri öğrencilerimiz arasından dengeli bir şekilde seçmeye çalıştık. Burada alınan ödüller sadece kupa ya da madalyadan ibaret değil. Aynı zamanda üniversiteler arasındaki iş birliğini güçlendiren, öğrencilerin kendi aralarında bilgi aktarımı yapmasını sağlayan ve üniversiteler arasındaki network ağını geliştiren bir organizasyon gerçekleştiriyoruz. Burası gerçek hayatta yaşanabilecek afet senaryolarına göre simüle edildi. Öğrencilerimiz mezun olmadan ve sahaya çıkmadan önce bu zorlukları yaşayarak mesleklerine daha hazır hale geliyor. Bugün burada kurduğumuz 4 etapta öğrencilerimizi yarıştırıyoruz. Triyaj, ileri yaşam desteği, dar alan ve taşıma etapları, afet anında gerçekleştirilen uygulamaların birebir simülasyonu olarak hazırlandı. Amacımız öğrencilerimizi bu konuda geliştirmek. Ayrıca burada sadece ekipman kullanımının değil, ekip liderliğinin ve kişisel gelişimin de ne kadar önemli olduğunu göstermeyi hedefliyoruz. Bir liderin ekip üzerindeki etkisini öğrencilerimize uygulamalı şekilde aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. "Ekip ruhunu geliştirmeye çalıştık" Trabzon Üniversitesi Tonya Meslek Yüksekokulu Paramedik Bölümü öğrencisi Rüfeyda Hanım Çiçek de, "Tatbikatta ekiple birlikte olay yerine girdiğimizde zorlandık. Çünkü parkurlar ve hastalar çok gerçekçiydi. Kendimi gerçekten olay yerinde gibi hissettim. Parkurlarda hocalarımızın da yardımıyla zorlanmamak için elimizden geleni yaptık. Ekip ruhunu konuşturmaya çalıştık" diye konuştu. Aynı bölüm öğrencisi Enes Kaplan, "Tırmanma alanında zorlandık. İlerideki mesleğim açısından iyi bir tecrübe oldu bana. Daha sonra triaj alanına girerek burada ekip içi iletişimimizi test ettik. En son etapta enkaz içerisinde yaralı taşımaya çalıştık. Bu da bizi zorladı ama yine de bize tecrübe kazandırdı" ifadelerini kullandı.
Samsun Zeki Yavru: "Futbolu Samsunspor’da bırakmak istiyorum" Samsunspor’un kaptanı Zeki Yavru, 2-3 sene daha takımda oynayıp futbolu burada noktalamak istediğini söyledi. Süper Lig ekiplerinden Samsunspor, Cumartesi günü deplasmanda oynayacağı Başakşehir maçının hazırlıklarını Teknik Direktör Thorsten Fink yönetiminde sürdürdü. Sakatlıkları bulunan Olivier Ntcham ve Celil Yüksel takımdan ayrı düz koşu yaparken, takım kaptanı Zeki Yavru ise antrenman öncesinde açıklamalarda bulundu. "Çok güzel bir sezon geçirdik" 4 kulvarda yarışmalarına rağmen çok güzel bir sezon geçirdiklerini dile getiren Zeki Yavru, "Genel tabloya baktığımız zaman bizim adımıza çok güzel geçen bir sezon olduğunu düşünüyorum. Bugün hala son iki hafta kala beşincilik şansı bulunan Samsunspor bence çok başarılı bir sezon geçiriyor. O yüzden mutluyuz. Önümüzde iki karşılaşma var. İkisini de kazanmak istiyoruz ve sonrasında ligi nerede bitireceğiz, pozisyonumuz ne olur hep birlikte göreceğiz" dedi. Bazı olumsuz olayların bu sezon ilk kez başlarına geldiğine dikkat çeken Zeki Yavru, "Çok uzun sakatlığı olan arkadaşlarımız oldu. Bir anda kadromuz çok eksildi. Trabzonspor, Gençlerbirliği ve Fenerbahçe ile oynadığımız Süper Kupa maçında çok eksik kadrolarla sahada mücadele ettik. O günkü şartlarda tam kadromuzla sahada olabilseydik belki de çok farklı sonuçlar olabilirdi. Süper Kupa’da da iddialı olabilirdik o dönemde. Ama dediğim gibi uzun süreli sakatlık yaşayan arkadaşlarımız oldu. O süreçler bizi etkiledi. Sonrasında Thorster Fink’in gelmesi ve sakat arkadaşlarımızın düzelmesi, transfer döneminin ardından takımın toplanması, hocanın da tabii ki katkısıyla birlikte yavaş yavaş takım yükselişe geçti" diye konuştu. "2-3 sene daha oynayıp futbolu burada noktalamak isterim" Samsunspor forması ile kariyerini noktalamak istediğini belirten Zeki Yavru, "Son haftalarda hepimizin gördüğü gibi dörtte dört yaptık. Evimizde Beşiktaş’ı, Galatasaray’ı yenmemiz bizim için çok güzel oldu. Bu sezon ben 40 maç oynadım. En az oynayan takım arkadaşımız zaten yaklaşık 30 maç süre aldı burada. 50 maç oynayan arkadaşlarımız var. Milli takımla birlikte belki de 60 maçı bulan arkadaşlarımız var. Benim de sezon sonunda sözleşmem bitecek. Ne olacağını ilerleyen süreçte göreceğiz. 4 sezondur buradayım. Saha içi, saha dışı, bu kulübe en iyi şekilde hizmet etmeye çalıştım. Başkanımızla da görüştüm. Hocamız da benimle görüştü. Ne olacağını göreceğiz hep birlikte. Hayırlısı olsun diyelim. Şimdi bir şey söylemeyeyim. Burada çok güzel günlerim oldu. Şehirde, camiamızla birlikte, taraftarımızla birlikte 2-3 sene daha oynayıp futbolu burada noktalamak isterim. Hedeflerimden biri bu" şeklinde konuştu. Hafta sonu oynanacak Başakşehir karşılaşmasını da değerlendiren Yavru, Başakşehir’i deplasmanda yenerek, galibiyet serisini sürdürmek istediklerini ifade etti.
Ankara 2 bin 200 öğrenci sanat festivalinde 50 metrelik dev brandayı boyadı Ankara genelinden 2 bin 200 öğrencinin katıldığı Sincan Sanat Festivali başladı. Festivalin açılışında yaklaşık bin öğrenci, aileleriyle birlikte ’Nezaket ve Aile’ temalı resimler yaparak, 50 metrelik dev brandayı boyadı. Sincan Kaymakamlığı ev sahipliğinde düzenlenen Sincan Sanat Festivali’nin açılış programı Lale Meydanı’nda gerçekleştirildi. Ankara genelinden öğrencilerin öğretmenleri ile katıldığı festivalde tiyatro, müzik ve resim alanlarında hazırlanan çalışmalar, 10 gün boyunca sanatseverlerle buluşacak. Açılış programında 2 bin 200 öğrenci, aileleriyle birlikte ’Nezaket ve Aile’ temalı resim etkinliğine katılırken, etkinlik kapsamında 50 metrelik dev branda boyandı. "Çocuklar burada olmaktan çok mutlu" Sincan Kaymakamı Levent Kılıç yaptığı konuşmada, "Sincan’da 3 yıldır Milli Eğitim Bakanlığıyla, Belediyemizle, sanayicilerimizle de katkı veriyorlar. Böyle bir bayram havasında, onlarla beraber okulların da, havaların da müsait olduğu dönemlerde güzel etkinlikler yapıyoruz. Çocuklar burada olmaktan çok mutlu. Konumuz bugün aile ve nezaket. Bu konu üzerinden resimler boyuyorlar. Bundan sonra salonlarımızda tiyatrolarımız, korolarımız boy gösterecek. Çocuklarımız biraz daha sosyal medyadan uzak olsun, daha sosyal çocuklar olsunlar" dedi. "Geçen yıl roman kahramanlarıyla festivalimizde yer almıştık" Mehmet Akif Ersoy İlkokulu Müdür Yardımcısı Gamze Peksat ise festivale daha önce de katıldıklarını belirterek, "Daha önce de yer almıştık, bu yıl da yer aldık. Boyanı al etkinliğiyle öğrencilerimizle katıldık. Çok güzel bir çalışma. Geçen yıl roman kahramanlarıyla festivalimizde yer almıştık. Bu sene ise kolektif resim çalışmalarıyla buradayız" diye konuştu. "Sınıf olarak tüm veliler geldik" Velilerden Tuğba Yalçın, öğretmenlerin vesilesiyle festivali öğrendiklerini açıklayarak, "Sınıf içi etkinlik olarak katıldık. Öğretmenimiz, aile ile beraber katılımın olmasını istedi. Biz de sınıf olarak tüm veliler geldik. Hem çocukların faaliyet olarak kendilerine bir şey katabilmeleri hem de toplu etkinlik olarak çok faydalı bir etkinlik" ifadelerini kullandı. "Aile etkinliği gibi bir görsel boyuyoruz" 2’nci sınıf öğrencisi Hüseyin Duman, etkinliği çok sevdiklerini dile getirerek, "Bu etkinlik çok güzel. Bir daha olmasını istiyorum. Bütün arkadaşlarım çok sevdi. Aile etkinliği gibi bir görsel boyuyoruz. Bu etkinliği ailem de çok sevdi" dedi. Festivalin 10 binden fazla katılımcıya ulaşması bekleniyor.