EKONOMİ - 15 Temmuz 2025 Salı 09:58

Abdi Sütcü Sağlık Hizmetleri MYO 407 Mezun Verdi

A
A
A
Abdi Sütcü Sağlık Hizmetleri MYO 407 Mezun Verdi

Çukurova Üniversitesi Abdi Sütcü Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nun 34. Dönem Mezuniyet Töreni, coşkulu ve duygu yüklü anlara sahne oldu. 407 mezunun sağlık ordusuna dahil olduğu törende, okulun yapımına katkı sunan Sütcü ailesi, akademisyenler, veliler ve öğrenciler aynı gururu yaşadı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törende, okul birincisi Ela Övenç Karabulut’un konuşmasının ardından kürsüye davet edilen Abdioğulları Plastik Ambalaj Sanayi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı, AOSB Yönetim Kurulu Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcısı Bekir Sütcü, duygu yüklü ve ilham dolu mesajlar verdi.


Merhum babaları Abdi Sütcü’nün ismini taşıyan okulun kendileri için büyük bir anlam ifade ettiğini belirten Sütcü, "Bu okul, bizim için yalnızca bir eğitim kurumu değil; babamızın hayat felsefesini, emeğini ve değerlerini yaşatan kalıcı bir mirastır. Bu mirasın sağlık alanında, insan hayatına dokunan bir yapıya dönüşmüş olması bize ayrıca gurur veriyor" dedi.


Konuşmasında anneleri adına hayata geçirilen yeni bir projeyi de paylaşan Sütcü, "Şimdi de merhum annemiz Fatma Sütcü’nün adını yaşatacak önemli bir sağlık projesini daha hayata geçirmeye hazırlanıyoruz" dedi.


Ailenin değer anlayışına da değinen Sütcü, başarı tanımlarının sadece iş dünyasıyla sınırlı olmadığının altını çizerek şöyle devam etti:


"Biz Sütcü ailesi olarak, hayattaki başarıyı yalnızca unvanlarla, kurduğumuz fabrikalarla ya da elde ettiğimiz kazançla ölçmüyoruz. Bizler, babamızdan vatana ve millete hayırlı bireyler olmanın değerini öğrendik. Bugün aynı anlayışı kendi evlatlarımıza da aktarıyoruz. Ben beş evlat sahibi bir baba olarak inanıyorum ki; gerçek başarı, ülkesine fayda sağlayan, vicdanlı ve ahlaklı bireyler yetiştirebilmektir. Çünkü kalıcı başarı; kazandığınız parayla değil, insanlığa kazandırdığınız değerlerle ölçülür. Kıymetli akademisyenlerimiz, sizlere en derin şükranlarımı sunuyorum. Bu salonu dolduran pırıl pırıl gençlerimize sadece bilgi aktarmakla kalmadınız; onlara ilham verdiniz, içlerindeki potansiyeli keşfetmelerine vesile oldunuz. Değerli velilerimiz, sizler bu sürecin en fedakâr kahramanlarısınız. Evlatlarınızın eğitim yolculuğunda maddi ve manevi her türlü desteği gösterdiniz. Gözlerinizdeki gurur, bu başarının en anlamlı yansımasıdır. Sevgili gençler, yalnızca birer mezun değil, aynı zamanda yarının sağlık sistemini omuzlayacak donanımlı ve sorumluluk sahibi bireylersiniz. Yüksekokulumuz sizlere yalnızca mesleki bilgi kazandırmadı; aynı zamanda bir etik duruş, bir sorumluluk anlayışı ve insan odaklı bir bakış açısı kazandırmaya çalıştı."


"Bilgiyle başlar, beceriyle gelişir, şefkatle tamamlanır"


Sağlık mesleğinin teknik bilgiyle sınırlı kalamayacağına işaret eden Sütcü, Seçtiğiniz meslek yalnızca teknik yeterlilik değil; vicdan, sabır ve merhamet gerektirir. İnsan yaşamına dokunmak, acıyı hafifletmek ve şifaya vesile olmak sadece mesleki bir görev değil, aynı zamanda kutsal bir sorumluluktur. Ülkemizin sizin enerjinize, bilginize ve vicdanınıza her zaman ihtiyacı var. Cesur olun, ilkelerinizden taviz vermeyin ve insanlığa fayda sağlayacak işler yapmayı hayatınızın merkezine alın. Ve unutmayın: ‘Beni Türk hekimlerine emanet ediniz’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözü, sadece Türk hekimlerine değil, aynı zamanda sizler gibi sağlık çalışanlarına duyulan büyük inancın ifadesidir. 34. Dönem mezunlarımızı yürekten kutluyor, başarılarınızın hayat boyu sürmesini diliyorum. Yolunuz açık, geleceğiniz aydınlık ve umut dolu olsun" diye konuştu.


Prof. Dr. Hüseyin Akıllı: "Bu Başarı, Ailelerin De Başarısıdır"


Çukurova Üniversitesi Rektör Vekili Sn. Prof. Dr. Hüseyin Akıllı, törende yaptığı konuşmada ,mezuniyetin bireysel değil, kolektif bir başarı olduğunu kaydetti. Akıllı, "Bugün burada yalnızca öğrenciler değil, sabırla, inançla yanlarında yürüyen aileleri de mezun oluyor" dedi.


Sütcü ailesine okula katkılarından dolayı teşekkür eden Akıllı, konuşmasını 15 Temmuz vesilesiyle tüm şehitleri anarak tamamladı.


Yüksekokul Müdürü Sn. Prof. Dr. Şule Menziletoğlu Yıldız ise 407 mezunun sağlık sektöründe önemli görevler üstleneceğini belirtti.


Yıldız, okullarının 9 branşta eğitim öğretim verdiğini, yakında sağlık bilişimi alanında yeni bir program açılacağını da müjdeledi. Prof. Dr. Yıldız, Sütcü ailesine teşekkür ederek, "Bu destekler yalnızca bir bina değil, aynı zamanda geleceğe bırakılan bir mirastır" dedi.


Mesleki Yemin Töreni


Konuşmaların ardından, mezun öğrenciler sağlık mesleğinin etik değerlerine bağlı kalacaklarına dair mesleki yeminlerini ettiler. Salondaki yoğun duygu eşliğinde yemin töreni gerçekleşti.


Okul birincisi Ela Övenç Karabulut’un yaş kütüğüne ismini çakmasının ardından başarı ödülleri; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hüseyin Akıllı, MYO Müdürü Prof. Dr. Şule Menziletoğlu Yıldız, Abdioğulları Plastik Ambalaj Sanayi A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, AOSB Yönetim Kurulu Üyeleri M. Nedim Büyüknacar, AOSB Müdürü Ersin Akpınar, akademisyenler ve okul yöneticileri tarafından takdim edildi. Mezuniyet coşkusu yaşanırken, Bekir Sütcü, ayrıca, dereceye giren öğrencilere Sütcü Ailesi adına hediyelerini verdi.



Abdi Sütcü Sağlık Hizmetleri MYO 407 Mezun Verdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bitlis Tatvan’da Sumud Filosu’na destek eylemi Bitlis’in Tatvan ilçesinde, Gazze’deki insanlık dışı ablukayı kırmak amacıyla yola çıkan Global Sumud Filosu’na İsrail’in uluslararası sularda yaptığı müdahale protesto edildi. Bitlis Filistin Dayanışma Platformu öncülüğünde İbadullah Camii önünde bir araya gelen STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş, alıkonulan 21 gemi ve aktivistler için destek eylemi gerçekleştirdi. Grup adına açıklama yapan Cihat Bakırhan, "Zalimlere buradan sesleniyoruz, açlığa, susuzluğa ve ölüme mahkum etmeye çalıştığınız Gazze halkının imanını yenemeyeceksiniz. Buradan tüm dünyaya haykırıyoruz: Global Sumud Filosu’na el koyan, aktivistleri hukuksuz şekilde alıkoyan İsrail, bu illegal eylemine derhal son vermelidir. Kardeşlerimizin can güvenliğinden tamamen İsrail rejimi sorumludur. Gazze bir hapishane değil, onurlu insanların vatanıdır. İnsani yardımların önündeki tüm engeller kalkmalı, limanlar ve kapılar dünyaya açılmalıdır. Uluslararası kamuoyu, kınama mesajlarının ötesine geçmeli bu terör şebekesine karşı siyasi, askeri ve ekonomik yaptırımları derhal devreye sokmalıdır. Bizler Türkiye’nin meydanlarından ilan ediyoruz; Filistin davasını savunmaya devam edeceğiz. Zulmünüz arttıkça zevaliniz de yaklaşıyor. Gazze özgür olana dek, son kirli siyonist postalı o kutsal topraklardan çekilene dek susmayacağız, durmayacağız, vazgeçmeyeceğiz" dedi. "Gazze özgür olana dek susmayacağız" mesajıyla sona eren basın açıklaması, atılan sloganların ardından sona erdi.
Ankara İslam coğrafyasının renkleri aynı fuarda buluştu Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından düzenlenen fuarda İslam ülkelerinin kültürlerini, geleneksel lezzetlerini ve dayanışma mesajlarını ziyaretçilerle buluşturdu. Yeni Bir Dünya Vakfı tarafından Ankara Millet Bahçesi’nde düzenlenen "Ülke Tanıtım Fuarı", İslam coğrafyasının kültürel mirasını, sanatını ve birlik mesajını ziyaretçilerle buluşturdu. 3 Mayıs’a kadar devam edecek fuarda farklı ülkelerin stantlarının yoğun ilgi gördüğü gözlemlendi. Fuarda Filistin standında yer alan Zahir Elbek, Filistin’in köklü bir medeniyete sahip olduğunu belirterek geleneksel kültürlerini tanıtmaya çalıştıklarını söyledi. Elbek, Filistin’e özgü kıyafetlerin ve sembollerin ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördüğünü ifade ederek, "Filistin çok eski ve kadim bir medeniyet. Yıllardır geleneksel kıyafetlerimiz, kültürümüz, yemeklerimiz ve daha birçok değerimiz var. Kadınlara özel kıyafetlerimiz var, aynı şekilde erkeklerin de geleneksel kıyafetleri bulunuyor. Bizde simgeleşmiş olan atkımız var. Bu artık bir direniş sembolü oldu. Dünyanın birçok yerinde insanlar bu atkıyı takıyor çünkü bu atkı Filistin direnişini anlatıyor" dedi. Filistin kültürünün önemli parçalarından biri olan Debke dansına da değinen Elbek, "Çok güzel bir dansımız var. Debke bizim için çok özel ve çok meşhur bir halk dansıdır" ifadelerini kullandı. "Filistin’de şehitsiz aile yok" Filistin halkının yaşadığı acılara da değinen Elbek, "Filistin’de şehitsiz aile yok. Bizim kültürümüzde bunun çok büyük bir yeri var. Bayrağımızdaki kırmızı şahadeti temsil ediyor. Siyah hüznü, yeşil ise geleceği anlatıyor. İnşallah yakında özgür Filistin’e kavuşacağız" ifadelerine yer verdi. "Kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil" İran standında görev alan Fariba Nazari ise fuarda yer almaktan dolayı heyecan duyduğunu belirtti. İran kültürünün çok geniş olduğunu ifade eden Nazari, "İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi dini İslam’dır ancak dinimizi ve kültürümüzü tek kelimeyle anlatmak mümkün değil. Bu savaşta zulme karşı boyun eğmeyeceğimizi göstermiş olduk. İslam’ın ilk şartlarından biri zulme boyun eğmemektir. Bizim halkımız ve devletimiz bunu dünyaya gösterdi. Savaştan kalan eserleri anlatmaya çalıştık. Okullardan kalan kalıntılar, çocukların eşyaları ve çeşitli karikatürler savaşı bize anlatıyor. Çok can yakıcı şeyler ama bir taraftan da zafer bizimdir. Çok şükür kazandık" diye konuştu. "Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik" Nazari, ABD ve İsrail ile olan savaş sürecinde İslamiyet’in kendilerine güç verdiğini belirterek, "Ben gerçekten bunu Müslüman olmamıza bağlıyorum. Yoksa böyle bir savaşı kazanmak imkansızdı. Biz inandık, mücadele ettik ve devam ettik. Kültürel mirasımız oldukça zengin ama bu stantta daha çok savaşta nasıl ayakta durduğumuzu ve nasıl kazandığımızı anlatmaya çalıştık. Herkesi buraya davet ediyorum. Bizim standımızı ve diğer İslam ülkelerinin stantlarını gezsinler. Eminim ki bende oluşan bu duygu onlarda da olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. "Farklı kültürler görmeyi seviyorum" Fuara gelen ziyaretçilerden Hatice Yıldız ise etkinliği billboard reklamlarında gördüğünü belirterek, "Hacı Bayram’a gidiyordum, orada denk geldim. Zaten böyle festivalleri çok severim. Değişik insanlar ve farklı kültürler görmeyi seviyorum. Malezya standında farklı tatlar denedik. Küçük kuşlardan yapılan bir yemek yedim. Değişik geldi bana. Tavuk eti yeriz ama onu hiç yememiştim. Hepsini gezmeye çalışıyorum ama daha gezemediklerim de var. Yaşadığın sürece gezip göreceksin. Çeşit çeşit insanlar ve kültürler tanıyacaksın. Dünyanın tadı böyle çıkar. Yiyeceksin, içeceksin, gezeceksin" cümlelerine yer verdi.