SAĞLIK - 02 Haziran 2025 Pazartesi 13:47

Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu, Sağlık Bakanlığı Obezite Bilim Kurulu üyesi oldu

A
A
A
Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu, Sağlık Bakanlığı Obezite Bilim Kurulu üyesi oldu

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı ve Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu, Sağlık Bakanlığı Obezite Bilim Kurulu üyeliğine seçildi.


Türkiye’de giderek artan obeziteyle bilimsel temelli mücadele için oluşturulan bu önemli kurulda görev almanın büyük bir sorumluluk olduğunu dile getiren Prof. Dr. Bayraktaroğlu, konu ile ilgili açıklamasında şu sözleri dile getirdi:


"Ülkemizde ve dünyada giderek artan obezite sorunu sadece bireysel sağlık değil, aynı zamanda toplumsal sağlık politikaları açısından da kritik bir öneme sahiptir. Bu alanda bilimsel yaklaşımlarla çözüm üretmek, stratejik planlamalar yapmak ve sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla Cumhurbaşkanlığı 12. Kalkınma Planı ve Sağlık Bakanlığının 2024-2028 Stratejik Planı amaç ve hedefleri doğrultusunda oluşturulan bu değerli kurulun bir üyesi olarak görev yapacak olmak benim için hem bir gurur kaynağı hem de büyük bir sorumluluktur. Bu önemli görevi şahsıma layık gören başta Sağlık Bakanımız Prof. Dr. Kemal Memişoğlu olmak üzere tüm Sağlık Bakanlığı ailesine teşekkürlerimi arz ediyorum. Aynı zamanda başta sağlık alanında Üniversitemizin gelişimine her daim büyük katkılar sunan ve değerli destekleriyle bizlerin her zaman yanında olan Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere tüm akademik ve idari personelimize teşekkürlerimi sunuyorum."


BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu’nun Sağlık Bakanlığı Obezite Bilim Kurulu üyeliğine seçilmesini büyük bir gurur ve memnuniyetle karşıladığını belirterek açıklamasında şu ifadelere yer verdi:


"Üniversitemizin kıymetli akademisyenlerinden Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu hocamızın Sağlık Bakanlığı Obezite Bilim Kurulu’nda görev alacak olması, hocamızın alanındaki hem üstün başarıları hem de Üniversitemizin bilimsel üretkenliğinin, ulusal sağlık politikalarına yön verecek düzeyde olduğunun güçlü kantını ortaya koymaktadır. Hocamızın yıllardır obezite ve metabolizma hastalıkları üzerine sürdürdüğü nitelikli akademik çalışmaları, bu önemli kurulda da büyük katkılar sunacaktır. Bu başarı, üniversitemizin sağlık bilimleri alanındaki bilimsel derinliğini ve topluma fayda üreten misyonunu bir kez daha gözler önüne sermektedir. Ortaya koyduğu akademik çalışmalar, bilim dünyasında önem arz ederken Merkezimizdeki ekip ile gerçekleştirdiği kayda değer faaliyetlerle de Obezite ve Diyabet Uygulama ve Araştırma Merkezimiz bu alanda öncü bir kurum haline gelmeye devam etmektedir. Değerli hocamız bu yeni göreviyle, hem ülkemizin sağlıklı nesiller yetiştirme hedefine katkı sunacak hem de genç akademisyenlere örnek olacaktır. Bu vesileyle, böylesine kıymetli bir kurulun oluşturulmasında liderlik gösteren ve hocamıza bu görevi tevdi eden başta Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu olmak üzere Sağlık Bakanlığının ilgili tüm birimlerine teşekkürlerimi sunuyorum. Bilim temelli politikaların şekillenmesinde üniversiteler ile bakanlıklar arasında kurulan bu güçlü iş birliği, hem ülkemiz halk sağlığı açısından hem de akademik camiamız adına büyük bir kazanımdır. Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu hocamızı gönülden kutluyor; bilgi, birikim ve tecrübesiyle bu önemli kurulda, önemli katkılar sağlayacağını temenni ederek başarılarının devamını diliyorum."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıldönümünde anma etkinliği Ankara’da, Kırım Tatar Sürgünü’nün 82. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi. Dönemin Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin’in kararıyla, 18 Mayıs 1944’te Kırım Tatar Türklerinin bir gece içinde insanlık dışı koşullarda kendi vatanlarından Orta Asya’ya sürgün edilişinin üzerinden 82 yıl geçti. Sürgünün yıl dönümünde Ulus Meydanı’nda düzenlenen anma töreninde bir araya gelen Kırım Türkleri, yaşadıkları durumu bir kez daha dile getirdi. "Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Başkanı Mükremin Şahin, Kırım Tatar halkının tüm zorluklara rağmen hala var olduğunu söyleyerek, "Bugün, 18 Mayıs 1944’ü anma günü. Halkımızın yok edilmek için hayvan vagonlarına doldurulduğu, Sibirya ve Özbekistan çöllerine sürüldüğü günün yıl dönümü. Bugün halkımızın, nüfusunun yarısını bir yıl içerisinde kaybettiği günün yıl dönümü. Bugün bizim için bir son değil. Bize uygulanan asimile sürecinin bir sonucuydu. Biz bunu 1944’ten öce de görmüştük. Eli kalem tutan bütün halkımızın kurşuna dizilerek yok edildiklerini görmüştük. Bu süreç çok uzun bir süre devam etti. O gün halkımız için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü. O gün başlayan milli hareketimiz daha sonra dünyada sesini duyurmaya başladı. Kırım Tatarları tekrardan ayağa kalkmaya başladı Sovyet Birliğinin en tehlikeli dönemlerinde sesini bütün dünyaya duyurmaya başladı. Bütün dünyada itibar kazandık. Sovyetler yıkıldı. Stalin yok oldu gitti. Bizi sürenler gitti ama Kırım Tatar halkı yaşadı. Sovyetler artık yok ama Kırım Tatar halkı hala var" dedi. "Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek" Kırım Tatar Türklerinin, vatanlarına olan sıkı bağını dile getiren Şahin, "Bize 1944’ü layık gören Rusya tekrardan vatanımızı işgal etti. Milli hareketimiz yok edilmek, kurultayımız ve meclisimiz terörist olarak kabul edilmek istendi. Halkımızın üzerindeki baskı bugün de devam ediyor. Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Oradakiler vatanları olan Kırım’a bağını hiçbir zaman koparmadı. Her geçen gün de bu bağı güçlendiriyorlar. Milli hareketleri devam ettiriyorlar. Bizler her 18 Mayıs’ta yeniden yaşama irademizi, inancımızı ve imanımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman halkımız vatanından vazgeçmeyecek. Bir gün mutlaka dünyanın dört bir yanında yaşayan Kırım Tatar’ı, Ukrayna ile toprak bütünlüğü içerisinde medeniyetlerini ve kültürlerini tekrar ayağa kaldıracaktır" ifadelerini kullandı. "Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelialov ise törende, "Kırım Tatar halkına karşı gerçekleştirilen bu durum sadece yerinden etmek eylemi değildi. Yerli halkı vatanından, tarihinden, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakma girişimiydi. Aradan 82 yıl geçti ancak bu acı yalnızca tarihi bir sayfa olarak kalmadı. Ne yazık ki Kırım Tatarları için hala yaşamının bir parçası durumunda. Kırım’ın 2014’te işgal edilmesinden sonra Rusya, yarım adaya yeni bir baskı dalgası getirdi. Zulüm, siyasi nedenlerle gerçekleştirilen tutuklamalar, ifade özgürlüğünün bastırılması, Kırım Tatar halkının ulusal kimliğinin çarpıltılmasına ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler yapıldı. Ancak ne 1944’teki sürgün ne de 2014’te işgal bu halkı yok edebildi. Kırım halkı kendi özüne bağlı kalmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi.
Antalya Denizde can pazarı: Herkes seferber oldu ancak hastanede hayatını kaybetti Antalya’nın Alanya ilçesinde serinlemek için denize giren bir vatandaş, bir süre sonra gözden kayboldu. Cankurtaranların müdahale ettiği olayda denizden çıkartılan ve sağlık ekipleri tarafnıdan sahilde ilk tedavisi yapılan tatilci hastanede hayatını kaybetti. Boğulma tehlikesi geçiren tatilciye yardım etmek için denize giren bir vatandaş ta yine cankurtaranlar tarafından kurtarıldı. Olay, saat 11.00 sıralarında Alanya ilçesi İncekum Halk Plajı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, yaklaşık 40 yaşlarında olduğu değerlendirilen ve kimliği henüz öğrenilemeyen bir vatandaş serinlemek için denize girdi. Bir süre sonra denizde açıldığı belirtilen vatandaş gözden kayboldu. Durumu fark eden çevredeki vatandaşlar, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. İhbar üzerine harekete geçen bölgede görevli cankurtaranlar, vatandaşı sudan çıkararak kıyıya getirdi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından şahsa kalp masajı yapıldı. Daha sonra ambulansa alınan vatandaşa, hastaneye sevki sırasında da müdahalenin sürdüğü öğrenildi. Hastaneye kaldırılan şahıs, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Denizde boğulma tehllikesi geçin biri olduğunu duyup kurtarmak için denize giren bir vatanadaş ta yine cankurtaranlar tarafından sağ salim kıyıya çıkartıldı. "Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık" Vatandaşı denizden çıkaran cankurtaran Ahmet Payalıoğlu, "Burada vatandaşların bağırışlarını duyunca hepimiz yardıma koştuk ve vatandaşı denizden çıkardık. Aynı anda 3-5 kişi boğulma tehlikesi geçirdi. Daha sonra vatandaşa kıyıda solunum cihazı takılarak suni teneffüs yapıldı. Diğer boğulma tehlikesi geçiren vatandaşların durumu iyiydi ancak bir kişinin durumu ağırdı. Solunum cihazıyla hastaneye götürüldü, daha sonra da hayatını kaybettiğini öğrendik. Vatandaşları denize girmemeleri konusunda uyarmıştık. ‘Tamam’ dediler ancak biz ayrıldıktan sonra tekrar denize girmişler ve akıntıya kapılmışlar. Biz vatandaşlara denize girmemeleri gerektiğini söylüyoruz ama bazen bizi dinlemiyor, hatta tepki gösteriyorlar" dedi.